Künye   İletişim   Kayıt Ol  Üye Girişi    Parolamı Unuttum   Sık kullanılanlara ekle    Açılışım Olsun  Ziyaretçi Defteri   

Hapşırana 'Allah rahmet etsin' diyelim
 
25 Mart'ta saatler ileri alınacak

Yeni çıkacak TTK neleri değiştirecek?

 

 
Kahramanmaraş Milletvekilleri
Kahramanmaraş Telefon Rehberi
Kahramanmaraş İlçeleri
Kahramanmaraş'ın Tarihi
Kahramanmaraş'ta kim kimdir?
 

 
 Şikayetlerinizi yazabileceğiniz özgür bir platform. Şikayetinizi tüm Kahramanmaraş halkı ile paylaşın!! Siz yazın biz onaylayalım. Sizde şikayet platformuna mesaj bırakmak istiyorsunuz tıklayınız..

 
 
Şiirler ve yaşam



Şiirler sıkıştırılmış küçük ilaçlar gibidir, açtıkça açılırlar, açanın anlayanın idrakinin çapına göre zemin bulur.

Bilmem hiç şiir yazmayı denediniz mi? Hakiki manada şiiri anlamak için mutfakta biraz eğitim almak lazım, bıçağı eline alıp sebzeyi soymak, malzemelere dokunup hissetmek, alınan lezzeti daha anlamlı kılar.
     Şiirler üstünde çok düşünülerek, ayıklanarak, yunup damıtılarak insanlara sunuldu mu tadına doyum olmaz, hele usta kalemlerden çıktı mı içtikçe içesiniz, anladıkça daha da anlayasınız gelir. Bazen saatlerce anlatamadığınız duygu ve düşüncenizi bir dörtlük, bir iki mısra halleder yerinize…
     Şiirlerle anlatasım geldi, insanı ülkeyi, daldan dala konup mısraları serpmeyi sağa, sola… Söz söylenmeli ama hakikat olmalı, Akif’in dediği gibi:
“Hayır,hayâl ile yoktur benim alış verişim
İnan ki:her ne demişsem görüp de söylemişim
Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek:
Sözüm odun gibi olsun,hakikat olsun tek.”
Bazı sözler canımızı sıksa da odun gibi sert gelse de hakikatse ders almak, kıssadan hisse çıkarmak gerekir.Yalakalık yapıp gavur parasıyla beş kuruş etmeyenlerin zağarlığını yapıp onları menfaat uğruna alkışlamak , köleliğini köpekliğini yapmak, kula kulluk etmek, makama, sıfata, paraya tamah etmek, kaliteden yoksun ayarıyla oynanmışların şiarıdır.
“Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam
Hele hak namına ölsem, haksızlığa tapamam. “diyen merhum Akif, yalakalığın hiç de güzel bir haslet olmadığını gündüz gibi kör gözlere sokuyor.

     İşlediği günahlardan tövbe eden Cahit Sıtkı, aklı başına geç geldiğini söylüyor ve saz arkadaşlarından cümbüşe niye gelmediğini, gelecek kaygısını, ölümün ayak seslerini, pişmanlıklarını o yolun yolcularına erkenden hatırlatıyor, ne güzel anlatıyor:
Paydos
Paydos bundan böyle çılgınlıklara!
Sert konuşmaya başladı aynalar,
Yetişir koştum aşkın peşi sıra;
Bitirdi beni bu içki, bu kumar.

Ne saklayayım gaflet ettiğimi,
Elimle batırmışım gençliğimi;
Binip gideceğim en güzel gemi!
Aldığını geri vermez dalgalar.

Meyhaneler, sabahçı kahveleri,
Cümle eş dost, şair, ressam, serseri,
Artık cümbüşte yoksam geceleri
Sanmayın tarafımdan hıyanet var.

Yaş ilerliyor... Artık geçti bizden;
Kişi ev bark edinmeli vakitken.
Gün gelince biz değil miyiz ölen?
Cenazemiz yerde kalmasın dostlar!
Ömrüm boyunca içkinin, kumarın, alemlerin arasında boğuşmaktan en değerli zamanımı, gençliğimi heba ettim, ev bark da edinemedim, mutlu bir yuva da kuramadım, yarın ölsem cenazem sokak ortasında kalır, cenazemi kaldıracak kadar dahi bir evlat yetiştiremedim, yatırımı yanlış yere yaptım, diyor… İnsanı gerçekten bir muhasebeye çekerek, nelere yatırım yaptığını sorgulayan, düşündüren harika bir eser…

Necip Fazıl da birinci döneminde yaptığı yanlışlardan tövbe ederek dönmüş ve kendi içinde bulunduğu durumu:     
“Tam otuz yıldır saatim işlemiş ben durmuşum;
Gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum...” diyerek özetlemiştir. Gökyüzünden kastı, her şeyi yaratan yüce varlığın isim ve sıfatlarının mücessem hali olan yeryüzünde, asıl mal sahibini tanımadan geçen o yılların serencamını özetler gibi…

Irkçılık belasının insanları nasıl parçalayıp böldüğünü, onlara zarar verip aralarındaki birliğin manevi gücünü yok edip dağılmalarına neden olduğunu, insanların bu numaraları artık yutmamasının gerektiğini yüzyıllarca önceden insanlığa haykıran Mevlana olayın iç yüzünü nasıl da apaçık ortaya koyuyor ve insanlara bu çukura düşmeyin diye nasıl haykırıyor:
Bir çeşmeden su almışız
Kırk ayrı testiye koymuşuz
Büyük testi ,küçük testi, kulplu testi, kulpsuz testi
Bütün testileri kır hele
Birer birer kır
Karışsın sular sulara…
Şimdi ayır bakalım
Hangi su hangi, testinin suyu?
Tüm insanların Allah tarafından yaratıldığı, bizlerin belli bir ırktan olmak için herhangi bir çaba sarf etmediğimiz, siyah- beyaz, Türk- Kürt gibi sıfatların sadece sıfat boyutunda temsili birer makyaj, kılıf olduğu aslında özümüzün bir, yapımızın sistemimizin bir olduğunu anlatan, ayırıcıların, parçalayıcıların zihninde testileri kırar gibi kafalarına vuruyor. Kabukçulara, etiketçilere yol yakınken kafalarınıza sıvadığınız ağırlıklardan kurtulun, yaşamın asıl gayesine kendinizi teslim edin, diyor.
                    
Necip Fazıl insanların adaletli olmasına vurgu yaparken, eşitlik ve taksimin yerinde yapılmasına işaret ederken günümüz hadiselerine de ışık tutuyor:
Allah'ın bir pulunu bekleye dursun on kul,
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul,
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa,
Yaşasın kefenimin kefili kara borsa...
     Günümüz insanlarının bir kısmı çöplük karıştırırken, ağaç köklerini kemirirken, bir kısmının ucundan yenmiş et tabaklarını çöpe sıyırıp döktüğü bir zamanda çok anlamlı olan bu taksim, tüm insanlara vicdani adalet terazisini hatırlatır gibi…
     Can Yücel de ince ayarın derinliklerinden hayatı ve yaşamı sıyırıp insanlara üzülmeden sevmenin sırlarını ” Bağlanmayacaksın öyle körü körüne” diyerek yaşama, dünyaya seviyeli bir duruştan bakar.
     Yunus Emre kısaca hayatı özetlemiş ve hiç akıllardan çıkarılmaması gereken bu öğüdü şu dörtlüklerle ölümsüzleştirmiştir:
Mal sahibi, mülk sahibi
Hani bunun ilk sahibi?
Mal da yalan, mülk de yalan,
Var biraz da sen oyalan…
               İYİ OYALANMALAR…


9 Ocak 2012 00:53 Bu haber 423 defa okundu  Facebook'da Paylaş

  Yorumlar(3)   Yorum Yaz    Favorilerime Ekle   Arkadaşına Gönder

 
Yorum yazmadan önce lütfen YORUM KURALLARINI okuyunuz

 
 Ankaralı fotoğrafçılar Afşin'de
 Seher Türker’in yeni kitabı “Yaşama Bakış” görücüye çıktı
 Merdan Çevre Derneği, Kur’an’la buluşturacak
 Poyraz Şiir Festivali’ni canlı yayınlarda anlattı
 Doğukent’te Halk Eğitim Kursları Sergileri Açıldı
 Üniversite öğrencilerinden ''kitap okuma'' eylemi
 ''Osmanlı İmparatorluğu'nun Modern Dünyadaki İzleri'' konferansı
 Halk Oyunları İntibak Kursu Başladı
 Kahramanmaraş'ta ''Kardeş Şehirler, Kardeş Türküler'' konseri
 Kahramanmaraş Belediyesi ve Şiir Festivali
 

ANKET

 
 

 

Beyoğlu Belediye Başkanı Osman Okumuş'la bir gün
Asım Ziya
Abdurrahim Karakoç’a vefa borcunu ödeme vakti
Ali ÇAM
Kahramanmaraş Belediyesi ve Şiir Festivali
Ahmet Sandal
Memura verilecek zam oranı ne olmalı?
Mustafa ZİNCİRKIRAN
Ölüm! Ne Olur Anne Olmadan Gelme!
Suat GÜNEŞ
Yoldaki taşlar
Yusuf Yeşilkaya
Örtülü mesajlar
Rıdvan AKGÜL
Ana Rahminde Diğer Eğitimler
Nuri YILDIZ
Savaş Ortasındaki Bir Bilim İnsanın Fedakâr Çalışmaları
Oğuzhan Saygılı
Kalplerimize Doğ Ya Muhammed (A.S.M. )
Mehmet Diken
Televizyonsuz yaşayabilir misiniz?
Şule TARAK YEŞİL
Alkol Saltanatı
İsmail ÇELİK
‘Devlet Kapısı’
Ramazan AYDIN
Şampiyonluk yakın, edeler meşaleyi yakın…!
İlker Yiyen
Yeşil Doğukent
Misafir Kalemler

 
Kahramanmaraş'ta inşaat iskele 26
Memur-Sen Kahramanmaraş İl Tem 20
Kahramanmaraş'ta otomobil dire 14
Poyraz Şiir Festivali’ni canlı 10
Hızlı Davranan Belediye, Kents 7
Çevre ve Şehircilik Bakanı Bay 6
Mavi kapaklarla engellilerin y 5
Terör ve teröristlerle mücadel 4
Kahramanmaraş Belediyesi ve Şi 3
Kipaş Holding'den 800 milyonlu 3
 
Bu topu kurtaracak kaleci yok! / Vİ
Messi'nin bu sezon attığı 72 gol
Ümmügülsüm Helete Cesedi bulunma an
Kahramanmaraş’ın turizm alanları ve
Çağlayancerit Hatırası – 5
AKP'li vekilin polise hakaretleri
Gazi açlıktan öldü
İşyerinin 2. katından düşerek hayat
Devlet teröristle pazarlık etmez /

  Kahramanmaraş Firma Rehberi

  Maraş Firma Rehberi

  K.Maraş Firma Rehberi

  Maraş Rehber

  Kahramanmaraş Rehber

  K.Maraş Rehber