BAHANELER DİYARININ İNSANLARI

Yine bu âdemoğlu ki; “Çiğ süt emmiş” deyip bahaneyi taa ilk dünyaya geldiğinde içtiği süte bulur. Bilmez ki en saf zamanı ve en temiz hali odur.

BAHANELER DİYARININ İNSANLARI

Yine bu âdemoğlu ki; “Çiğ süt emmiş” deyip bahaneyi taa ilk dünyaya geldiğinde içtiği süte bulur. Bilmez ki en saf zamanı ve en temiz hali odur.

18 Şubat 2012 Cumartesi 13:58
BAHANELER DİYARININ İNSANLARI
Bilmez de, der durur bu çelişkili bahane sözünü. Yok, biraz düşünse bu bahanenin anlamını idraka kavuşacaktır ama işine gelmez. Tıpkı “ya tuz da kokarsa” sözünü hatırlatır bu bahane. İşte en sonunda olacağı söyler: Ya tuz da kokarsa”¦ Madem süt ise olay, bahane bulunacaksa süte, o zaman; “sütten çıkmış ak kaşık mıyım” dese olmaz mı? Yaa o zaman bir yerlere dokunuyor değil mi? İşte âdemoğlu böyledir. Lakin neden ola ki, önce ayna yerine etrafa bakmama meziyyeti. Konuşmaya gelince “sıfır hata” kesilir. Hâlbuki atalar ne güzel demiş: “iğneyi kendine, çuvaldızı ele batır.” ama kendine gelince ne çuvaldız, ne de iğneye dokunur. Ve devam eder”¦ Öncesinden yargıda bulunarak, bahaneci ustalarının eline su dökemeyecek nispette söylenilen diğer büyük hatamız da: ””Bunun tipini beğenmedim. ””Bu adam olmaz, hem adam da değil. ””Bu adama benzemiyor, hem de sevimsiz duruyor. ”” Bundan ne köy olur, kasaba”¦ İşte dünyanın en büyük döşünce suçu bu olsa gerek! Hem de temyizsiz müebbet tecziyesine şayan”¦ Tabii ki bu bahaneler, bahaneler diyarında yaşayan âdemoğullarına mahsustur. Lakin en kötüsü de bu diyarın insanları aramızda gezmesi. Çok dikkatli olmalıyız bunlara karşı. Çünkü bize o kadar yakınlar ki, hatta bazıları her gün işte gördüğümüz memur ya da amirler olabilir. Bu diyardan aramıza giren insanları ayırt etmek zor değil. Çünkü bunlar yedisinde nasılsa, yetmişinde de aynı huydadır. En kötüsü de hırçın, bahaneci, enaniyetci, sevimsiz,inatçı karakter ve yapıya sahiptirler. Engin dağları ben yarattım, tapusu da bende, derler. Bazı şakşakçıları da “yağmasada gürlüyor” derler lakin onun açılımı; “boş teneke misali gürültü eder” derim. Geçen gün bilge bir yaşlı ile konuşuyor ona bu bahane diyarının insanlarını anlatıyor ve şikâyette bulunuyordum. Sordum: ”” Üstat, ölümü yakın olan bir tanıdığım var. Bu şahıstan herkes genç iken de şikâyetçiydi, şimdi ölüm döşeğinde de böyle. Adam ölecek yine de ahlaksızlığını, inadını ve hasetini sürdürüyor. Nedendir ki, bu insanın yaşlılığı bile onu böyle olgunlaştırmaması? Diye sorduğum zaman bilge adamın cevabı çok nüktedandı: ””Evladım, Âlimin kocamışı, kocadıkça koç olur. Cahilin kocamışı, kocadıkça hiç olur. Suat GÜNEŞ
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126