Bilim, Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık:

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “2002’de, yüzde 80 oranında dışa bağımlı, uluslararası silah şirketlerinin tekelinde olan bir savunma sanayimiz vardı. Bugün ise savunma ihtiyacımızın yüzde 60’ını yerli üretimle karşılıyoruz”...

Bilim, Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık:

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “2002’de, yüzde 80 oranında dışa bağımlı, uluslararası silah şirketlerinin tekelinde olan bir savunma sanayimiz vardı. Bugün ise savunma ihtiyacımızın yüzde 60’ını yerli üretimle karşılıyoruz”...

03 Mayıs 2016 Salı 19:00
Bilim, Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık:
banner203
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “2002’de, yüzde 80 oranında dışa bağımlı, uluslararası silah şirketlerinin tekelinde olan bir savunma sanayimiz vardı. Bugün ise savunma ihtiyacımızın yüzde 60’ını yerli üretimle karşılıyoruz” dedi.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, “TÜBİTAK Uzay Optik Sistemler Araştırma ve Uygulama Laboratuvarı Temel Atma ile TÜBİTAK Sage-İleri Birleştirme Teknolojileri, Mobil Uçuş Test Altyapısı Açılış Töreni”ne katıldı. TÜBİTAK Sage Yerleşkesi’nde düzenlenen temel atma töreninde konuşan Bakan Işık, bugün iki önemli açılışın yapıldığını ve bir başka önemli projenin de temelinin atıldığını söyledi.
Bakan Işık, açılışı yapılan İleri Birleştirme Teknolojileri Altyapısı ile Mobil Test Uçuş Altyapısı hakkında bilgiler vererek şunları kaydetti:
“İleri birleştirme teknolojileri altyapısında; Lazer Kaynak, Lazer Lehimleme, Delik Delme, Isıl İşlem, 3 Boyutlu Lazer Kesme, Lazer Kaplama, Katmanlı İmalat gibi kritik çalışmalar yapılacak. Böylece yüksek basınçlı kapları ve füzelerin yakıt tanklarını hızlı, kaliteli ve yerli üretebileceğiz. Ayrıca füze gövdelerini ve yüksek mukavemetli çelikleri tek seferde ve yüksek kalitede kaynaklayabileceğiz. Mobil Uçuş Test Altyapısı ise iki temel fonksiyon icra edecek. Birincisi, telemetri sistemi sayesinde, uçmakta olan mühimmattan gerçek zamanlı veriler toplayacak. Bu veriler, mühimmatın tasarımının geliştirilmesinde kullanılacak. Bu altyapının ikinci fonksiyonu olan uçuş sonlandırma sistemi ise, yörüngeden çıkan mühimmatın uçuşunu çevreye zarar vermeyecek şekilde sonlandıracak.”
Bugün ayrıca, TÜBİTAK Uzay Optik Sistemler Merkezi’nin de temelini attıklarını dile getiren Bakan Işık, merkezin kendilerini çok heyecanlandıran bir proje olduğunu ifade etti. Optik sistemlere enerji, savunma, uzay, medikal gibi yüksek katma değerli alanlarda ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Bakan Işık, “Ülkemizde, bu alanlarda hem altyapı hem de kalifiye insan kaynağı açısından kısıtlı durumdayız. Şu an ülkemizde geliştirdiğimiz görüntüleme sistemlerinde kullanılan mercek, prizma ve aynaların tamamına yakınını ithal ediyoruz. Parasıyla bile olsa, ihtiyaç duyduğumuz ürünleri temin etmekte zorlanabiliyoruz. Savunma sanayinin böyle bir özelliği bulunuyor” diye konuştu.
“BU MERKEZLE, OPTİK BİLEŞENLER HUSUSUNDA BİLGİ BİRİKİMİ OLUŞTURMAYI, ALTYAPI VE İŞ GÜCÜNÜ MİLLİLEŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”
İnsansız hava aracı Bayraktar’a yerleştirilmiş olan Roketsan’a ait füzelerin, 8 kilometre mesafedeki hedefi yüzde 100 isabetle vurduğunu hatırlatan Bakan Işık, eskiden olsa tahrip gücü olanları bir yana bırakıp, gözlem amaçlı İHA’ların bile Türkiye’ye satılmasının istenilmediğini aktardı. Temelleri atılan Optik Sistemler Merkezi’nin bu açıdan önem taşıdığına dikkat çeken Bakan Işık, “Bu merkezle, optik bileşenler hususunda bilgi birikimi oluşturmayı, altyapı ve iş gücünü millileştirmeyi hedefliyoruz. Böylece milli projelerimizde kullandığımız optik ürünleri yerli imkanlarla geliştireceğiz. Daha da önemlisi, katma değeri çok yüksek olan optik ürünlerde, Türk sanayisinin bir atılım yapmasını sağlayacağız. Bu manada optik, uzay, havacılık, biyoteknoloji, ilaç, ileri malzeme, nanoteknoloji gibi alanları çok önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.
“MİLLİ TEKNOLOJİLERİN KULLANILMASI, ORDUMUZUN CAYDIRICI GÜCÜNÜ ARTIRIYOR”
Bakan Işık, Türkiye’nin 14 yılda, hayatın her alanında çok büyük bir değişime, gelişime imza attığını ifade ederek şunları söyledi:
“Özellikle savunma sanayimizin geldiği seviye, Türkiye’deki zihniyet devrimini açıkça ortaya koymaktadır. 2002’de, yüzde 80 oranında dışa bağımlı, uluslararası silah şirketlerinin tekelinde olan bir savunma sanayimiz vardı. Bugün ise savunma ihtiyacımızın yüzde 60’ını yerli üretimle karşılıyoruz. Savunma sanayisinde yapılan çalışmaların çok değişik faydaları bulunuyor. Ordumuzun, güvenlik güçlerimizin ihtiyacı yerli üretimle karşılandıkça, ithalatımız azalıyor. Dış alımların bütçe üzerinde oluşturduğu büyük yük, yerli projeler sayesinde kademeli olarak azalıyor, düşüyor. Milli teknolojilerin kullanılması, ordumuzun caydırıcı gücünü artırıyor. Milli silahlarımızı, uydularımızı kullanmanın terörle mücadelede nasıl bir fark oluşturduğunu hep birlikte müşahede ediyoruz.”
“EN ÖNEMLİ KAMU HİZMETİ GÜVENLİKTİR”
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, TÜBİTAK’tan memnun olduklarını belirterek, TÜBİTAK’ın sadece son füzesini üretmiş olması dahi bu memnuniyetin bariz bir göstergesi ve delili olduğunu dile getirdi. En önemli kamu hizmetinin güvenlik olduğunu vurgulayan Bakan Yılmaz şunları dile getirdi:
“Eğer güvenliği sağlayamazsanız sağlık hizmetini veremezsiniz, eğer güvenliği sağlayamazsınız eğitim hakkını, hürriyetini sağlayamazsınız. Her kamu hizmetinin başında güvenlik hizmeti vardır. Bu güvenliğe bizim ihtiyacımız var. Ben TÜBİTAK’a teşekkür ediyorum kendisine bağlı birimlerle birlikte halkımıza verilecek güvenlik hizmetini en üst seviyeye çıkarabilmek için gece gündüz çalışıyor. İnşallah bir milli seferberlik içinde karada, denizde, havada olacağız ama uzayı da boş bırakmayacağız. Bildiğiniz gibi Göktürk-2’yi gönderdik, Göktürk-1 teste tabi tutuluyor. İnşallah bundan sonra hem iletişim de hem de istihbarat amaçlı uydularda kullanacağız. Biz kurumlarımıza güveniyoruz, şirketlerimize güveniyoruz, Türkiye’nin geleceğine güveniyoruz, çünkü biz insanımıza güveniyoruz. Çok şeyde dışarıya bağımlıydık ama o bağımlılığımıza her geçen gün daha da azaltıyoruz. Biz bu yolda gidersek inşallah 2023’de Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi yapmak için hedefimiz var.”
Dünyanın ilk 10 ekonominin arasına girmek için 500 Milyar dolarlık bir ihracatı yakalayabilmek gerektiğinin altını çizen Bakan Yılmaz, “Bu hiç kolay değil, kesinlikle kolay değil ama inanırsak başarırız. Genelde Türkiye’nin ihracatının kilogramı 1.5 dolar civarında. Eğer önümüzde yüksek katma değerli ürünleri üretirsek, bilgiye dayalı ürünleri üretirsek ve bunları ihraç edersek hiç şüpheniz olmasın bu hedefi yakalarız. Türkiye artık kendi helikopterini, eğitim uçağını, insansız hava aracını yapıyor. Türkiye’nin her neye ihtiyacı varsa yaparız” dedi.
“TÜBİTAK OLARAK ÜLKEMİZE TEKNOLOJİK ÜSTÜNLÜK KAZANDIRACAK PLATFORM VE SİSTEMLERİN YURTİÇİNDE GELİŞTİRİLMESİNE YÖNELİK ÇALIŞMALARA DEVAM EDİYORUZ”
TÜBİTAK Başkanı Arif Ergin ise konuşmasında TÜBİTAK olarak ülkemize teknolojik üstünlük kazandıracak platform ve sistemlerin yurtiçinde geliştirilmesine yönelik çalışmalara devam ettiklerini aktardı. “Ülkemiz bir bütün olarak artık havacılık ve uzay sektöründe haberleşme uydusu ve alt sistemlerini, uydu veri işleme ve bilgi destek sistemlerini, yerli uçak ve helikopter tasarımını ve üretimini gerçekleştirecek bir konuma doğru gitmektedir” diyen Ergin şunları kaydetti:
“TÜBİTAK Sage ve TÜBİTAK Uzak Teknolojileri Enstitütümüz bu amaçlar doğrultusunda yetkin Ar-ge çalışmaları yürütmektedir. TÜBİTAK Sage ve TÜBİTAK Uzay söz konusu sistemlerin geliştirilmesi amacıyla farklı üniversiteler, kamu araştırma merkezleri ile ortak projeler geliştirmekte ve kritik teknolojilerin millileştirilmesi için azami çabayı göstermektedir. Türkiye’nin askeri ve teknolojik bilgi dağarcığını geliştirmek amacıyla kurulmuş olan TÜBİTAK Sage yurt içinde üretilmesi gereken sistemlerin üretim prototiplerini diğer kuruluşlarla işbirliği yaparak geliştirmekte. Burası bir üretim merkezi değil Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik araştırmaların yapıldığı, teknolojilerinin geliştirdiği ve daha sonra özel sektörünün kullanımına sunulduğu bir merkez olarak sürdürülecektir. Bunu sadece Sage için değil TÜBİTAK’ın bütün araştırma merkezleri için söylememiz gerekir.
TÜBİTAK uzay bünyesinde yerli Ar-ge ‘den yerli üretime geçiş için gerekli çalışmaların gerçekleştirileceği ve sektöre katkı sağlayacak kalifiyede bir optik sistemler araştırma ve uygulama laboratuarının kurulması amaçlanmıştır. Bugün bunun temel atma törenine de başlamış bulunmaktayız.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126