(Özel Haber) Kendi Çabasıyla Osmanlıca Öğrendi

Bitlis’in Ahlat ilçesinde ikamet eden 60 yaşındaki Salih Kardoğan, hiç kimseden destek almadan kendi çabasıyla Osmanlıca öğrendi.Yıllarca nakliyecilik yaptığını ve her nereye gittiyse Osmanlı’nın ayak izlerini gördüğünü, bunun da...

(Özel Haber) Kendi Çabasıyla Osmanlıca Öğrendi

Bitlis’in Ahlat ilçesinde ikamet eden 60 yaşındaki Salih Kardoğan, hiç kimseden destek almadan kendi çabasıyla Osmanlıca öğrendi.Yıllarca nakliyecilik yaptığını ve her nereye gittiyse Osmanlı’nın ayak izlerini gördüğünü, bunun da...

04 Nisan 2016 Pazartesi 09:41
(Özel Haber) Kendi Çabasıyla Osmanlıca Öğrendi
Bitlis’in Ahlat ilçesinde ikamet eden 60 yaşındaki Salih Kardoğan, hiç kimseden destek almadan kendi çabasıyla Osmanlıca öğrendi.
Yıllarca nakliyecilik yaptığını ve her nereye gittiyse Osmanlı’nın ayak izlerini gördüğünü, bunun da kendisini oldukça etkilediğini belirten Kardoğan, Osmanlıca öğrenmeye büyük bir arzu duyduğunu ifade etti. Okuma hevesinin olduğunu ve çeşit çeşit kitaplar okuduğunu belirten Kardoğan, Risale-i Nur ile tanıştıktan sonra Osmanlıca öğrenmek için büyük çaba sarf ettiğini kaldetti. Arapça okuduğu için Osmanlıca harfleri tanımakta çokta zorlanmayarak yavaş yavaş öğrendiğini ifade eden Kardoğan, artık Osmanlıca eserler okuduğunu söyledi. 2 bin yıllık şanlı tarihimizin şifrelerinin Osmanlıcada saklı olduğunu vurgulayan Kardoğan, "Öncelikle Selçuklu’nun başkenti olan tarihi ilçemiz Ahlat’ta olmaktan gurur duyuyorum. Yıllarca nakliyecilik yaptım. Her nereye gitsem Osmanlı’nın ayak izlerini gördüm. Bu içimde bir nükte olarak kaldı. Tabi bir zaman sonra şoförlüğü bıraktığım. 1-2 yıl önce Risale-i Nur ile tanıştım. Külliyat kitabını okudum. Okudukça hep Osmanlıca ile karşılaştım. Osmanlıcayı okuduğum zaman gördüm ki, Osmanlının neyi varsa hepsi külliyat. Üstad; Osmanlının, Selçuklunun, İslamiyet’in ve cumhuriyetin her şeyini külliyata bırakmış. Bu nedenle Osmanlıcaya böyle bir başlangıç yaptım. 1-2 yıl bol bol Osmanlıca eserler okuyarak, kendi çaba ve gayretimle öğrendim. Artık zamanımın çoğunu Osmanlıca kitaplar okuyarak geçiriyorum. Zaten kitap okuma hevesim vardı. Risale-i Nur ile tanıştıktan sonra Osmanlıcayı öğrenmem gerektiğini düşündüm. 2 yıl boyunca hiç kimseden destek almadan Osmanlıcayı öğrendim. Tabi çokta kolay olmadı öğrenmem. Öyle zamanlar oluyordu ki saatlerce bir satırı okuyarak, harfleri inceliyordum. Günümüzde okullarımızda gençlerimize Osmanlıcayı öğretmezsek daha çok şey kaybederiz. Allah Cumhurbaşkanımızdan razı olsun. Son zamanlarda bu konuyla oldukça iyi ilgilendi. Kurslar açılarak eğitimler verildi. Kökümüz Selçuklu, gövdemiz Osmanlı, cumhuriyet ise dallarımızdır. Osmanlı Devletinin kültürü İslamiyet’in kültürüydü. Fakat zamanla bizleri Avrupa kültürüne yönlendirdiler. Osmanlının gereken medeniyeti ve kültürü tamamen İslamiyet ile özdeşiyordu. Osmanlıcayı öğrendikten sonra araştırmalar yaparak Osmanlı tarihini okuyor ve tarihimizi daha iyi öğreniyorum. 2 bin yıllık şifremiz Osmanlıca da saklıdır. Osmanlıcayı öğrenmezsek 2 bin yıllık geçmişimizi öğrenemeyiz. Bunu öğrenmemiz lazım ki geleceğimize umutlu adımlarla ilerleyebilelim" dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126