Afganistan’ın Nevruz geleneği 'Sümelek'

Afganistan’da baharın başlamasına müteakip hemen hemen her evde, sümelek hazırlama heyecan ve coşkusu başlıyor. Aile fertleri küçüklerden büyüklere kadar herkes sümelek kazanı etrafından bir araya gelerek söyledikleri türkülerle bu geleneği...

Afganistan’ın Nevruz geleneği 'Sümelek'

Afganistan’da baharın başlamasına müteakip hemen hemen her evde, sümelek hazırlama heyecan ve coşkusu başlıyor. Aile fertleri küçüklerden büyüklere kadar herkes sümelek kazanı etrafından bir araya gelerek söyledikleri türkülerle bu geleneği...

13 Nisan 2015 Pazartesi 10:05
Afganistan’ın Nevruz geleneği 'Sümelek'
banner203
Afganistan’da baharın başlamasına müteakip hemen hemen her evde, sümelek hazırlama heyecan ve coşkusu başlıyor. Aile fertleri küçüklerden büyüklere kadar herkes sümelek kazanı etrafından bir araya gelerek söyledikleri türkülerle bu geleneği doya doya yaşıyor.

Afganistan'da uzun süren Nevruz kutlamalarında, sümelek tatlısının yapımı ve dağıtılması büyük bir öneme sahip. Baharın gelişi ve tabiatın yeşillere bürünmesini simgeleyen Nevruz bayramı kutlamaları başlamadan önce sümeleğe hazırlık yapan Afganlı kadınlar, sümeleği bereketin simgesi olarak biliyor. Buğdaydan yapılan bu tatlıyı Afganlılar, özellikle geceleri bir araya gelip sabahın ilk ışıklarına kadar şarkılar söyleyerek yapıyor.

Afganistan'da 80 yaşındaki 6 kız ve 3 erkek çocuğu olan Raziye adlı vatandaş, Cihan Haber Ajansı’na gelenek hakkında bilgi verdi: "Sümelek zamanını, tüm aile olarak sabırsızca bekliyoruz ve yılda bir defa sümelek yapıyoruz. Sümelek çok eskilere dayanan bir gelenektir. Ben küçükken annemler sümelek yapıyorlardı. Şimdi ise gelin, kız, torun ve komşularımla bu coşkuyu beraberce paylaşıyoruz."

SÜMELEK NEDİR, NASIL YAPILIR?

Afganistan kültürünün bir parçası haline gelen sümeleği vatandaşlar hazırlarken büyük emek veriyor. İlk olarak İyice temizlenen buğday bir kovada ıslatılıyor ve keten kumaştan yapılmış çuvalların içerisine konarak oda sıcaklığında üç gün bekletiliyor. Bu işlem buğdayın hafifçe kök verip yeşermesini sağlıyor. Üçüncü günün sonunda çuvalların içerisindeki buğday taneleri 3-4 santimetre kalınlıktaki tepsilere yayılarak dört gün boyunca yine oda sıcaklığında bekletilmeye devam ediliyor. Bu işlemin ise buğdayların çürümesini önlediği ve uzamasını sağladığı belirtiliyor.

Dördüncü günün sonunda her buğday tanesi yaklaşık 4 santimetre boyuna ulaşıp yeşeriyor. Buğdayların al kökleri ise beyaz rengini alıyor. Bu işlemler yapılırken 7 gün boyunca günde bir defa tepsilerin üzerine su serpiliyor. Su serpme işleminin ise uğursuzluk sayıldığı için abdest alınmadan yapılmadığı dile getiriliyor. 7 gün sonra buğday kökleri tepsi tabanında tek parça haline gelerek birbirine kenetleniyor. 7'inci günün sonunda ise yeşermiş buğdayın yeşil kısımları makasla kesiliyor. Hiç yeşil kalmayana kadar bu işlem kontrol ediliyor. Geriye yalnızca buğdayın beyaz kökü kalıyor.

Söz konusu beyaz kökler, derin kaplar içerisine konularak iyice ezilir ve suyu çıkartılıyor. Beyaz bir tülbent bezi yardımıyla buğday köklerinin posaları ile suyu birbirinden süzülerek ayrılıyor. Süzülen buğday suyu ile kökleri ayrı ayrı kaplarda biriktiriliyor. Buğday posalarının bulunduğu leğene su eklenerek iyice karıştırılıyor ve tekrar süzülüyor. Bu işlem 3 defa tekrar ediyor. Buna buğday süsü (Buğday suyu) adı verilir. Koyu kıvamlı olan bu buğday suyu 7 defa Kur’an-ı Kerim okunarak taş kazana dökülüyor ve posaların birbiriyle pekişmesi sağlanıyor. En sonunda ise buğday suyu sakız kıvamına geliyor.

SÜMELEĞİN PİŞTİĞİ KAZAN, KUR’AN-I KERİM OKUNARAK AÇILIYOR

Elde edilen kıvam, önce yağlanmış kazan içine dökülüyor ve harlı ateşte pişirilmeye başlanıyor. Bu esnada iki kişi tarafından sümelek kazanı kaynayana kadar sürekli karıştırılıyor. Bir saatin sonunda kaynamaya başlayan sümelek, ilk anda mercimek çorbası kıvamını alıyor. Sümelek kaynamaya başladıktan sonra, kazanın altında yakılan odun ateş kısılıyor orta derecede kaynatılıyor. 3-4 saat yalnızca un, buğday suyu ve saf sudan oluşan karışım kıvamı koyulaşana kadar karıştırılıyor. Sümelek pişirenlerin en yaşlısı gelip kıvamını kontrol ettikten sonra kazanın ağzı kapatılıyor ve ocağın ateşi iyice azaltılıyor. (Ateş bir iki saat sonra kendiliğinden sönecektir). Sabaha kadar dinlenmeye bırakılan sümelek artık açılmaya hazır hale geliyor.

Afganlarda sümelek açma töreni oldukça önemlidir. Sümelek pişirmede yardımcı olan herkes kazanın etrafında halka oluşturur. Bu işlem esnasında genelde Kur’an-ı Kerim ve ilahiler okunur. Kapağı açarken manevi olarak kim neye niyet ettiyse sümeleğe bakarken onu gördüğüne inanılır. Hayır duası verilir ve sümeleğin pişiren en yaşlı ve saygı duyulan kişi tarafından kapağı açılır ve dağıtılmaya başlanır.

SÜMELEK BEREKETİ SİMGELİYOR

Sümelek renk olarak kahverengi, lezzet olarak ise şekerlidir. Oysa ki sümelek pişirirken içerisine hiçbir zaman şeker koyulmaz. Sümeleğin şekeri, beyaz buğday köklerinin ihtiva ettiği glikoz içeriğinden gelmektedir.

Afganistan’da sümelek bereketi simgelediği belirtiliyor. Bu nedenle sümelek yapılırken, karıştıran kişiler yeni baharın bereket getirmesini, evlerinden bereket eksik olmaması yönünde dilekler ve dualarda bulunurlar. Ayrıca ülkedeki vatandaşlar, evlerine bereket getirmesi için sümelek tatlısını alıyor.
Sümeleği alan kişi gelen bereketin boş gitmemesi için sümelek kabı boşalınca içerisine şeker, tuz, mendil ya da farklı gıda maddeleri koyarak geri teslim eder.

Öte yandan Afganistan’da bahar aylarında hazırlanan sümeleğin insan sağlığına faydalı olduğuna inanılıyor. Hastalara da rahatsızlığına iyi geleceği ümidiyle yine bu tatlı yediriliyor.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126