Alman istihbarat şefi: Türk imamlar radikalleştirmiyor

Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Hans-Georg Maaßen, terör örgütü IŞİD’e katılan gençleri Türk imamlarının değil Arap ve Alman imamlarının radikalleştirdiğini söyledi. Çarpıcı açıklamalarda bulunan Maaßen, “Radikallerin...

Alman istihbarat şefi: Türk imamlar radikalleştirmiyor

Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Hans-Georg Maaßen, terör örgütü IŞİD’e katılan gençleri Türk imamlarının değil Arap ve Alman imamlarının radikalleştirdiğini söyledi. Çarpıcı açıklamalarda bulunan Maaßen, “Radikallerin...

22 Ocak 2015 Perşembe 16:30
Alman istihbarat şefi: Türk imamlar radikalleştirmiyor
Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Hans-Georg Maaßen, terör örgütü IŞİD’e katılan gençleri Türk imamlarının değil Arap ve Alman imamlarının radikalleştirdiğini söyledi. Çarpıcı açıklamalarda bulunan Maaßen, “Radikallerin Türk camilerinde zaten şansları yok.” dedi.

Berlin merkezli Yabancı Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen bir toplantıda soruları cevaplayan Maaßen, “Suriye ve Irak’a Türkiye üzerinden savaşa giden gençlerin çok büyük bir çoğunluğunun Arap kökenlilerden oluştuğunun” altını çizerek, “radikalleşmenin Türklerle alakalı bir sorun olmadığını” söyledi. Açıklamalarının devamında “Aşırı dinci radikaller Türk camilerine gitmiyorlar. Bu camileri kendilerine hitap eden camiler olarak da görmüyorlar. Türk imamlarını muhatap almıyorlar.” tespitinde bulunan Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Hans-Georg Maaßen, “Türk imamlar bu gençleri radikalleştirmiyorlar. Radikalleşmeler Arap ve Alman imamlar yoluyla gerçekleşiyor. Zaten radikallerin bu camilerde şansları da yok.” dedi.

Selefiliğin Türklerle ilişkili bir problem olmadığını örnekleriyle anlatan Maaßen, radikalleşmelerin Araplar arasında yaygın olduğunu söyledi. “Suriye ve Irak gibi ülkelere terör örgütü IŞİD’e destek vermek amacıyla giden gençlerin yüzde 10’a yakınının sonradan Müslüman olan Almanlardan ve büyük bir çoğunluğun ise Arap gençlerinden oluştuğunu” belirten Hans-GeorgMaaßen, “Selefilerin sayısı 7 bine yükseldi ve sayı artmaya da devam ediyor. 2013 yılında sayı 5 bin 500 idi. Anayasayı Koruma Teşkilatımız 100’ün üzerinde selefi kuruluşu izlemektedir. 600’ün üzerinde kişi Almanya’dan Suriye ve Irak’a gitti. Bunların yaklaşık üçte biri ise geri döndü. Yaklaşık 35 kişinin savaş eğitimi aldığı bilgisine ulaştık. Ayrıca, yaklaşık 60 kişinin hayatlarını kaybettikleri yönünde bilgiler mevcut.” dedi.

“HIRSIZLIK, UYUŞTURUCU SUÇLARINDAN SABIKASI OLANLAR GİDİYORLAR”

“Yaş ortalaması 13 ila 30 arasında değişen ve büyük bir çoğunluğu erkeklerden oluşan gençler radikalleştikten sonra IŞİD’e katılmak için savaşmaya gidiyorlar.” diyen Maaßen, “Gençler arasında bir alt kültür oluşmuş durumda. Sosyal hayatta sorunu olanlar kendilerini ispat etmeye çalışıyorlar. Örneğin hırsızlık, uyuşturucu suçlarından sabıkası olanlar Selefi akımlara katılarak radikalleşiyorlar. Almanya’da ailesinde, çevresinde, okul hayatında sorunlar yaşayanlar, bir diploma dahi alamamış gençler çareyi farklı yerlerde arıyorlar.” dedi.

Kız çocuklarının oldukça az sayıda olmasına rağmen, yine de bazı durumlarda kandırıldıklarını da örneklendiren Hans-Georg Maaßen, “13 yaşındaki bir kız çocuğunun WhatsApp yazışmaları üzerinden evlenmek amacıyla Türkiye’ye üzerinden Suriye’ye geçmeye çalıştığını” anlattı.

"TÜRK TARAFI DAHA FAZLA ÇABA GÖSTERMELİ" ELEŞTİRİSİ

“Suriye ve Irak’taki bilgi kaynaklarınızın yetersiz olduğunu söylüyorsanız demek ki Türkiye ile yeterince işbirliği yapılmıyor. Bunun nedeni nedir?” şeklindeki sorusunu cevaplayan Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Hans-Georg Maaßen şunları kaydetti: “Türkiye, bizim için anahtar bir ülke. Savaşmaya gidenlerin artık tamamı Türkiye üzerinden sınırı geçerek Suriye ve Irak’a ulaşıyor. Türk hükümeti ile ilişkilerimiz iyi. İyi kontaklarımız mevcut. Fakat yine de neticeye bakmak zorundayız. 600 kişi seyahat ediyor ve 200 kişi Almanya’ya geri dönüyor. Bu çok büyük bir sayı. Türkiye’den büyük bir beklentim var, o da ülkeye giriş yapan gençlerin daha sıkı biçimde kontrol edilmeleridir. İstanbul üzerinden Gaziantep havalimanına, oradan da, kaçak yollarla sınıra ulaştırılıp Suriye ve Irak’a geçiyorlar. Türk tarafı daha fazlasını yapmalıdır.”

“İslamcılık ideolojisi ile İslamiyet açık biçimde ayırt edilmelidir.” uyarısında da bulunan Hans-GeorgMaaßen, “Müslümanların ezici çoğunluğu kanunlara riayet eden kişilerdir. Bu insanları aşırı dincilerle aynı kefeye koymak hem bu insanlara haksızlık olur, hem de Almanya’ya haksızlık olur.” dedi. “Almanya’nın bir parçası olan Müslümanların kendilerini rahat hissetmeleri için her şeyi yapmalıyız.” ifadesini kullanan Maaßen,İslam karşıtı PEGİDA hareketinden aşırı dinci grupların memnuniyet duyduklarını, çünkü bu sayede kendilerine taraftar kazanmak için mevcut gösterileri malzeme yaptıklarını da belirtti.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126