Azerbaycan'da petrol banyoları, şifa kaynağı

Son yüzyılın en önemli enerji kaynaklarından kabul edilen petrol, Azerbaycan'da şifa kaynağı olarak da kullanılıyor. Dünyanın bir çok ülkesinden gelen hastalar, ülkenin sadece Naftalan bölgesinde çıkan ham petrolle şifa bulmaya çalışıyor.Bölgedeki...

Azerbaycan'da petrol banyoları, şifa kaynağı

Son yüzyılın en önemli enerji kaynaklarından kabul edilen petrol, Azerbaycan'da şifa kaynağı olarak da kullanılıyor. Dünyanın bir çok ülkesinden gelen hastalar, ülkenin sadece Naftalan bölgesinde çıkan ham petrolle şifa bulmaya çalışıyor.Bölgedeki...

06 Haziran 2015 Cumartesi 12:04
Azerbaycan'da petrol banyoları, şifa kaynağı
Son yüzyılın en önemli enerji kaynaklarından kabul edilen petrol, Azerbaycan'da şifa kaynağı olarak da kullanılıyor. Dünyanın bir çok ülkesinden gelen hastalar, ülkenin sadece Naftalan bölgesinde çıkan ham petrolle şifa bulmaya çalışıyor.

Bölgedeki sağlık merkezlerinde uygulanan petrol banyolarıyla hastalar, özellikle sedef ve egzama gibi deri hastalıklarıyla birlikte, eklem rahatsızlığı, kadın hastalıkları, romatizma gibi bir çok hastalığın tedavisi için tercih ediliyor.

Türkiye'de pek bilinmeyen ve alternatif tıp olarak değerlendirilen petrol banyoları Azerbaycan'da uzun yıllardır uygulanmakta olup, tıp ve bilimin imkanları ölçüsünde hastalara hizmet veriyor. Tesisleşme problemlerinin büyük bir kısmını tamamlayan ve eski Sovyet ülkelerinden önemli ölçüde turist ağırlayan Naftalan, 5 yıldızlı otelleri, tatil merkezleri ve üstün konforlu klinik imkanlarıyla göz dolduruyor.

Tedavi amacıyla gelen hastalar, öncelikle doktor kontrolünden geçiriliyor. Hastaya uygulanacak tedavi, petrol banyosunun süresinden petrolle masaja, fizik tedavi hatta yiyeceği yemeklere varana kadar tamamen doktor kontrolünde gerçekleşiyor. Hastalara uygulanan petrol banyosunun süresi en fazla 10 dakika olurken, petrolün sıcaklığının vücut ısısıyla aynı, yani 36 ilâ 38 derece olmasına dikkat ediliyor.

Petrol banyosunun yapılacağı mekana girildiğinde hissedilen ağır koku dolayısıyla banyonun hiç de kolay olmadığı anlaşılabiliyor. İçerisi ham petrolle doldurulmuş küvete hasta başı dışarıda kalacak şekilde giriyor. Doktorun belirlediği süre kadar ham petrolün içerisinde kalan hastanın banyodan çıkması da oldukça meşakkatli bir süreç. Vücudun petrolle kaplanan bölgeleri, öncelikle bir ayakkabı çekeceği yardımıyla sıyrılıyor. Daha sonra emiciliği normal peçeteden daha fazla olan özel bir kağıtla vücudun tamamı siliniyor. En sonunda ise özel bir şampuanla vücut tamamen yıkanıyor. Tüm temizlik işlemlerine rağmen vücutta belirli bir miktar petrol atığı kalması sebebiyle banyodan birkaç gün sonrasına kadar beyaz kıyafet giyilmemesi tavsiye ediliyor.

''AMAN NAZAR DEĞMESİN''

Tedavi için Moskova'dan gelen Lyudmila Anatolyevna hastalığıyla ilgili yaşadığı olumlu gelişmeleri nazar değmesinden endişe ettiği için yakınlarına anlatamadığını söylüyor. Yaklaşık 30 yıl önce geçirdiği ağır gribal enfeksiyona bağlı felç olduğunu bildiren Anatolyevna şimdiye kadar Rusya, Almanya ve Çin'deki bir çok merkeze gittiğini ancak hastalığına şifa bulamadığını ifade ediyor. Anatolyevna, petrol tedavisi ve yıllardır her türlü ihtiyacını büyük bir özveri ile yerine getirerek yanından bir an olsun ayrılmayan eşi Yuri'nin sevgisiyle iyileşeceğinden emin olduğunu söylüyor.

Özbekistan'ın başkenti Taşkent'ten gelen Siraceddin Rahimov ise kulağa çok hoş gelen tatlı Özbekçesiyle Naftalan'a ayakları, beli ve eklem yerlerinden ağrılar hissettiği için geldiğini ifade ediyor. İki haftalık bir tedavi sürecini geride bıraktığını bildiren Rahimov, artık kendisini çok daha iyi hissettiğini söyledi.

HASTALARIN BIRAKTIKLARI KOLTUK DEĞNEKLERİ MÜZEDE SERGİLENİYORDU

Petrol banyosu ve tedavisi konusunda en önemli merkezlerden bir olan Çınar Otel ve Spa Merkezi Polikliniği'nin doktoru Afet Demirova, Naftalan'a koltuk değneği veya bastonla gelen ve bunlara ihtiyacı kalmadan geri dönenlerin bıraktıkları baston ve koltuk değneklerinden bir müze oluşturulduğunu ancak söz konusu müzenin 8 yıl önce yaşanan talihsiz bir yangınla küle döndüğünü ifade etti.

Afet Demirova, Naftalan petrolü kullanarak uyguladıkları tedavi neticesinde eklem hastalıkları, romatizma, sinir hastalıkları, zührevi rahatsızlıklar, sedef ve egzema başta olmak üzere, deri hastalıklarını rahatlıkla tedavi edebildiklerini söyledi. Demirova ayrıca ham petrolün çocuklarda alerji kaynaklı astım hastalığına çok iyi geldiğini de vurguladı.

Kalp damar hastaları, guatr rahatsızlığı bulunanlar ile böbreğinde ve safra kesesinde taş bulunan hastalara petrol banyosu önermediklerini bildiren Demirova, bu hastalar için de katranı ayrıştırılmış Naftalan petrolüyle masaj ve kürü tedavisi uyguladıklarını bildirdi. Doktor Demirova, ham petrolün insan vücuduna olan pozitif etkisinin 4 ay süresince devam ettiğini ve bu süre zarfında vücuttaki iltihabi durumları durduğunu söyledi.

Naftalan'da bulunan Çınar Otel'in Genel Müdürü Hacı Ömer Özkul, otellerinin 170 oda kapasiteli ve 5 yıldızlı olduğunu, dünyanın çeşitli yerlerinden özellikle sedef hastalığı ağırlıklı misafirleri ağırladıklarını bildirdi. Yılın her mevsiminde hizmet verdiklerini belirten Özkul, zaman zaman Türkiye'den de konuklarının geldiğini belirterek, İstanbul üzerinden Azerbaycan'ın Gence şehrine direkt uçak seferleri olduğunu, havaalanının ise otellerine 45 dakikalık bir mesafede bulunduğunu söyledi.

Dünyada sadece Naftalan Bölgesindeki 12 kuyudan çıkan tedavi edici petrol türü, Sovyetler Birliği döneminde de en zor tedavi edilen hastaların rehabilitasyonu için kullanılıyordu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126