BM oturumunda Türkiye'ye basın özgürlüğü eleştirisi

Türkiye'nin insan haklarına dair durumunun gözden geçirildiği Evrensel Periyodik İzleme (EPİ) toplantısında, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevaplaması için çok sayıda soru soruldu. Arınç, başta basın özgürlüğü olmak üzere...

BM oturumunda Türkiye'ye basın özgürlüğü eleştirisi

Türkiye'nin insan haklarına dair durumunun gözden geçirildiği Evrensel Periyodik İzleme (EPİ) toplantısında, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevaplaması için çok sayıda soru soruldu. Arınç, başta basın özgürlüğü olmak üzere...

27 Ocak 2015 Salı 17:58
BM oturumunda Türkiye'ye basın özgürlüğü eleştirisi
banner203
Türkiye'nin insan haklarına dair durumunun gözden geçirildiği Evrensel Periyodik İzleme (EPİ) toplantısında, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevaplaması için çok sayıda soru soruldu. Arınç, başta basın özgürlüğü olmak üzere insan hakları ile ilgili eleştirilere cevap verdi.

Türkiye'nin insan haklarına dair durumunun gözden geçirildiği Evrensel Periyodik İzleme (EPİ) toplantısında konuşan Arınç, özellikle Avrupa ülkelerinden gelen basın ve ifade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı ilgili eleştirilere muhatap oldu. Bir dakikalık konuşma süreleri sebebiyle bazı ülke temsilcileri, eleştirilerinin tamamını dile getiremedi.

Toplantı öncesinde yazılı olarak verilen sorularda Çek Cumhuriyeti; insan hakları savunucuları ve basın mensuplarına yönelik karamalara ve ceza yasasının kötüye kullanılmasına karşı korumak için hükümetin neler yaptığını sordu. İnternete erişimin kısıtlanması ile ilgili idari yetkilerin ifade özgürlüğüne dair uluslararası standartlarla uyumlu hale getirilmesi konusunda hükümetin yasayı gözden geçirme planı olup olmadığının açıklanmasını istedi. Prag yönetimi ayrıca, Türkiye'de yargının yürütmenin önemli ölçüde etkisi altında olduğuna dair raporlara atıf yaparak, yargının bağımsızlığının nasıl güçlendirileceğini sordu. Kolluk kuvvetlerinin aşırı güç kullanılmasının engellenmesine yönelik tedbirler de sorular arasında yer aldı.

Almanya ise Alevilerin hakları ilgili atılacak adımlar, dini azınlıkların haklarının yasal çerçeveye kavuşturulması, toplantı özgürlüğü, göstericilere kötü müdahalenin önlenmesi konularını gündeme getirdi. Almanya ayrıca sözde 'paralel yapı'ya karşı savaşın şeffaflığı, anayasada belirtilen haklar ve özgürlükler çerçevesini aşmamasının nasıl sağlanacağını sordu. Türkiye'nin basın özgürlüğü endeksinde 154. sırada olduğunu hatırlatan Almanya, basın özgürlüğünün garanti altına alınması için atılacak somut adımların açıklanmasını istedi.

Norveç ise Türkiye'deki insan hakları örgütlerinin bağımsızlığı ve tarafsızlığının; ifade, toplantı özgürlüğünün nasıl geliştirileceği, son dönemde Gezi parkı göstericileri, basın mensupları ve polislerin adil ve tarafsız şekilde yargılanmasının nasıl sağlanacağını sordu. Medyaya sansür ve oto-sansürün nasıl hafifletileceği ve yetkililer tarafından sıkça sarf edilen tehdit ve nefret söylemlerinin nasıl azaltılacağının da açıklanmasını istedi.

İspanya ise eşcinsellikle ilgili ordudaki bakış açısının değişip değişmeyeceğini sordu, Roman çocukların ve geçici tarım işçisi olarak çalıştırılan çocukların eğitim hakkı için atılan adımların açıklanmasını istedi.

İsveç, Türkiye'de medya üzerine güçlü baskı ile ilgili iddialara cevap verilmesini istedi, cinsiyet eşitliği ile ilgili taahhütlerin yerine getirilmesi için neler yapılacağını sordu.

İngiltere ve Kuzey İrlanda, ombudsmanlığa ya da Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvurular konusunda toplumun bilgilendirilmesi için bir stratejinin bulunup bulunmadığını, Diyanet'in desteklemediği dini gruplara bağlı insanların haklarının nasıl korunduğunu, Gezi olaylarında göz yaşartıcı gaz kullanımı ile ilgili endişelerin nasıl giderileceği, işyeri güvenliğine dair taahhütlerin nasıl yerine getirileceğin ve iş kazalarının önleneceğini sordu.

Konuşmasına Mısır'dan gelen eleştirileri reddederek başlayan Bülent Arınç, yapıcı eleştirilere her zaman açık olduklarını söyledi. Arınç, "Bu eleştirilerin bizimle ortak değerleri benimsemiş olanlardan gelmesini arzu ederdik." dedi.

Avrupa'dan gelen eleştirilere cevap veren Bülent Arınç, Türkiye'de basın özgürlüğüne değindi ve 'tam bir çoğulculuğun hakim olduğunu' savundu. Arınç, hapisteki basın mensuplarının ise gazetecilik faaliyetleri haricindeki eylemleri sebebiyle demir parmaklıklar ardında olduğunu öne sürdü. Arınç, bunlar arasında 'terör örgütü üyeliğini' saydı. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun hapisteki gazeteciler ile ilgili Avrupa'daki konferanslarda verdiği '7' sayısının aksine Arınç, '31' sayısını telaffuz etti.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arın. Yargı bağımsızlığı ile ilgili eleştirilere de cevap verdi ve Türkiye'de yargı mensuplarına kimsenin talimat veremeyeceğini savundu.

Bülent Arınç, Gezi olaylarında kolluk güçlerinin yasalar çerçevesinde müdahalede bulunduğunu anlattı. Aşırı güç kullanan emniyet güçlerinin de soruşturulduğunu söyledi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126