İleri yaştaki anne adaylarına tüp bebekle yeni umut

ABD ve İtalya’dan sonra Türkiye'de 'Kantitatif PCR Genetik Tarama Testi' (Qpcr) tüp bebekte yeni bir dönem başlattı. Özellikle ileri yaştaki anne adayları için önemli özelliklere sahip qPCR testi ile anne adaylarının gebelik şansının...

İleri yaştaki anne adaylarına tüp bebekle yeni umut

ABD ve İtalya’dan sonra Türkiye'de 'Kantitatif PCR Genetik Tarama Testi' (Qpcr) tüp bebekte yeni bir dönem başlattı. Özellikle ileri yaştaki anne adayları için önemli özelliklere sahip qPCR testi ile anne adaylarının gebelik şansının...

16 Ağustos 2015 Pazar 14:30
İleri yaştaki anne adaylarına tüp bebekle yeni umut
ABD ve İtalya’dan sonra Türkiye'de 'Kantitatif PCR Genetik Tarama Testi' (Qpcr) tüp bebekte yeni bir dönem başlattı. Özellikle ileri yaştaki anne adayları için önemli özelliklere sahip qPCR testi ile anne adaylarının gebelik şansının yüzde 65 arttığı iddia edildi.

Üreme Sağlığı ve Tüp Bebek Uzmanı Eurofertil Tüp Bebek Merkezleri Medikal Direktörü Op. Dr. Opr. Dr. Hakan Özörnek, Dünya’da 3. Merkez olan İstanbul Eurofertil Tüp Merkezi’nde başlatılan 'Kantitatif PCR Genetik Tarama Testi'ni basın toplantısıyla tanıttı. Girne Acapulco Hotel'de yapılan toplantıda basın sunumu ile tüp bebekte gelinen son nokta ve üreme checkup, kısırlık, genetik test konusunda önemli açıklamalarda bulundu.

ÖZÖRNEK; DÜNYADA SAĞLIK PROBLEMLERİNİN ÜÇÜNCÜSÜ KISIRLIK

Hakan Özörnek, Türkiye’de ilk defa uygulanan genetik tarama testi hakkında bilgi verdi. Üreme sağlığındaki problemlerin dünyada uzun süredir dikkatle izlendiğine işaret etti. Dünya Sağlık Örgütü’nün 21. yüzyılın en önemli sağlık olaylarında 3. sırada kısırlığın geldiğini ortaya koyduğunu belirten Op. Dr. Hakan Özörnek, “Kanser, kardiyavisör hastalıklardan sonra dünyada global sağlık problemlerin üçüncüsü kısırlıktır.” dedi.

Kısırlığın yıllar içinde artmasının sebeplerini aktaran, söz konusu kısırlığın erkek ve kadınlarda farklı sebeplerden meydana geldiğini belirten Op. Dr. Özörnek şöyle konuştu:

“Erkeklerde, çevresel faktörlerin bozuluyor olması özellikle endüstriyelleşmiş ülkelerde erkeklerdeki sperm kalitesinin düşmesine sebep oluyor. Nedir bunlar? Ozon deliğinden tutun, büyük şehir stresi, egzoz gazı, ceplerde cep telefonu, kucaklarda laptop, yani elektromanyetik bir alan içinde yaşıyoruz. Çok sigara içiyoruz ve yediğimiz her şeyin içinde de ekstra maddeler var. Bütün bunlar sperm kalitesini yani sayısını, hareketini ve şeklini olumsuz yönde etkiliyor. Ve biz görüyoruz ki artık bize başvuran hastaların yüzde 50’den fazlası erkeklerdeki problem dolayısıyla bizlere başvuruyor."

KADINLARDA KISIRLIK

Kadınlarda yaşam süresinin yıllar içerisinde uzadığını, 1950’lerde 50 iken şu anda 80’lere geldiğini aktaran Özörnek, "Önce eğitim, sonra kariyer sonra evlilik ve ondan sonra çocuğa sıra geliyor. Çocuğa sıra geldiği zaman 30 yaşların sonu, 40’lı yaşların başına ulaşılmış olunuyor. Bu da kadınların üreme şansının düşük olduğu bir dönem. Çünkü biliyoruz ki, ideal doğum yaşı 25’te başlıyor, 35’te bitiyor esasında. Dolayısıyla her iki sebepten dolayı hem erkeklerdeki sperm kalitesinin düşmesi, hem de kadınların daha geç yaşta hamile olma arzuları bizim kısırlıkla ilgili hasta sayımızın yıllar içerisinde artmasına sebep oluyor.” diye konuştu.

Op. Dr. Hakan Özörnek, konuyla ilgili sürekli araştırma içerisinde olduklarını ve hiçbir zaman boş durmadıklarını da belirterek, hastalara yardımcı olabilecek çok farlı yöntemler bulunduğunu kaydetti.

1978’de tüp bebek bulunduktan çok önemli bir çığır açıldığını belirten Özörnek, şöyle dedi:

“Son zamanlarda gelişen bir takım teknolojileri kullanıyoruz. Mesela bir embriyoskop cihazımız var embriyoyu 24 saat takip edebiliyoruz. En iyi embriyoyu seçebiliyoruz. Bu nedenle de gebelik oranları artıyor. Bu cihaz, çoğul gebeliklerin de engellenmesine sebep oluyor.”

“EMBRİYOYU DONDURMAYA GEREK KALMADAN TRANSFER”

Op. Dr. Hakan Özörnek, genetik taramaların embriyonun 5. gününde yapılabildiğini hatırlatarak eskiden embriyonun 5. gününde yapılan tarama testinin sonucunu yaklaşık 12 saat sonra alabildiklerini bu durumda da sonuç olumlu çıksa bile embriyonun transfer için geçerli süre geride kaldığı için dondurularak bir sonraki ay transfer edilebildiğini anlattı.

Üreme Sağlığı ve Tüp Bebek Uzmanı Özörnek, “İkinci önemli faktörden biri de tekrarlanan tüp bebek başarısızlığı. Bu noktada elimizde iki tane güçlü yardımcımız var. Bu bir genetik test. Embriyoların kusursuz olanını seçmemizi sağlayan bir test. Özellikle yaşı ileri olan hastalarda veya tekrarlayan başarısız olan tüp bebek olan hastalara bu testi yapıyoruz. Diğer testlere avantajı, 5. gün yaptığımız bu testle aynı gün transferi de yapabiliyoruz. Embriyoyu dondurup ileriki bir tarihe saklamak zorunda değiliz. İkincisi de fiyat olarak da yüzde 15’lik bir avantaj sağlıyor hastalara. Bu da daha fazla hastaya yapabilmemizi sağlıyor.” ifadelerini kullandı.

Yeni genetik tarama testinde 4 saat sonra sonuç alındığına dikkat çeken Özörnek böylece embriyoyu dondurmaya gerek kalmadan aynı gün içinde transfer edebildiklerini belirtti.

Yeni genetik tarama testinin önceki testlerden ucuz olduğunu kaydeden Özörnek bunun da aileler için önemli bir avantaj olduğunu söyledi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126