İslam Nobeli'ni Türk milleti adına aldı

Suudi Arabistan'da ''Kral Faysal Uluslararası Ödülü''nün verildiği törende Kral Faysal'ın Sekreteri Al Uthaim, Başbakan Erdoğan için 'hiçbir zaman davasından vazgeçmeyen' dedi

İslam Nobeli'ni Türk milleti adına aldı

Suudi Arabistan'da ''Kral Faysal Uluslararası Ödülü''nün verildiği törende Kral Faysal'ın Sekreteri Al Uthaim, Başbakan Erdoğan için 'hiçbir zaman davasından vazgeçmeyen' dedi

10 Mart 2010 Çarşamba 06:38
İslam Nobeli'ni Türk milleti adına aldı

Erdoğan, Kral Faysal Vakfı tarafından kendisine verilen ''Kral Faysal Uluslararası Ödül'' takdimi nedeniyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada, bugün yeryüzünde yaşanan sorunların bir çoğunun temelinde adalet eksikliği ve mahrumiyetinin yattığını söyledi. -''NEFES ALIP VERDİĞİM SÜRECE BÜYÜK BİR GURURLA TAŞIYACAĞIM''- Başbakan Erdoğan, adaletsizliğin, yaşanan dramların baş sebebi olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: ''Türkiye olarak başta bölgemizde olmak üzere, küresel ölçekte barış, huzur, istikrar ve güvenliği tesis etmek için samimi gayret içindeyiz. Komşularımızla başlattığımız diyalog sürecini dalga dalga bölgemize ve dünyaya hakim kılmak daha yaşanabilir bir dünya inşa etmek için hep birlikte yoğun bir çaba ortayaya koyuyoruz. Orta Doğu'nun bir kan ve gözyaşı coğrafyası olarak anılması her birimizin vicdanını sızlatıyor. Biz hep birlikte bu coğrafyanın tarih boyunca olduğu gibi bugün de bilimle sanatla edebiyatla barış ve huzurla dayanışma ve paylaşmayla anılmasını arzu ediyoruz. Bizim barış, uzlaşma, diyalog ve adalet çağrılarımız çok geniş bir coğrafyada yankı buluyor. Huzura susamış gönüllerin adeta çöldeki bir vahaya kavuşuyor gibi umuda kavuşmalarını sağlıyor. Ben inanıyorum ki ortak bir tarihi ve kültürü paylaştığımız bölgemizdeki tüm ülkeler yıllardır devam edegelen savaş ve çatışmaların son bulmasını en az bizler kadar arzu ediyorlar. Bu mücadelede tek başımıza olmadığımzı görmek, yalnız olmadığımız hissetmek, cesaretimizi arttırıyor. Uluslararası Kral Faysal Ödülü işte bu mücadelemizi destekleyen, teşvik eden, bize güç veren son derece anlamlı bir katkı olmuştur. Bir kez daha şahsımı bu ödüle layık gördükleri için Kral Faysal Vakfı'na teşekkür ediyorum. Özellikle barış mücadelesinde Kral Abdullah bin Abdülaziz'e, bu konudaki fayretleri sebebiyle tüm aileye ayrıca teşekkür ediyorum. Nefes alıp verdiğim sürece bu büyük payeyi büyük bir gururla taşıyacağımı ifade ediyorum.'' Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bizler anlamı barış olan bir dinin mensuplarıyız, tarih boyunca var olduğumuz, nefes alıp verdiğimiz her yerde barışı, insani değerleri, kul hakkını savunduk'' dedi. Kral Faysal Vakfı tarafından verilen ''Kral Faysal Uluslararası Ödülü'' töreninin başlangıcında Kur'an-ı Kerim okundu. Başbakan Erdoğan, ''İslama Hizmet'' alanında aldığı ödül için teşekkür ettiği konuşmasına ''Bismillahirrahmanirrahim'' diyerek başladı. Bu bölgenin insanlarını birleştiren çok sayıda payda bulunduğunu belirten Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: ''Ancak ben bu ortak paydalardan bir tanesinin diğer hepsinden önemli olduğuna inanıyorum. Bizler anlamı barış olan bir dinin mensuplarıyız. Tarih boyunca var olduğumuz nefes alıp verdiğimiz her yerde barışı, insani değerleri, kul hakkını savunduk. Yine asırlar boyunca ortaya koyduğumuz medeniyetler her zaman insan merkezli oldu ve sevgi medeniyeti olarak anıldı. Bugün tarihin bize yüklediği sorumluluk gereği o sevgi medeniyetinin en güzel numunelerini yeniden ortaya koymak, medeniyetimizin temelini oluşturan barış mesajını tüm dünyaya gür bir seda ile duyurmak gibi bir vazifemiz olduğunu düşünüyorum. Müslümanları farklı bir şekilde algılamak eğiliminde olanlara, ön yargıları körüklemeye çalışanlara inat, bizim tüm dünyaya hoşgörü, diyalog, birbirini anlama ve birlikte yaşama tavsiyelerimizi iletmemiz bu noktada öncü ve örnek olmamız gerekiyor. Dünyanın neresinde olursa olsun renkleri, dilleri, inançları her ne olursa olsun her bir insanı, tüm yaratılanları, yaradandan dolayı seviyor, her bir insanın hakkını ve hukukunu her şeyin üzerinde görüyoruz. Bizim ilkemiz her işimizde emredildiği gibi dosdoğru olmaktır. Bu ilkeden asla taviz vermeden adaleti her zeminde cesaretle savunmak durumundayız. Adalet,hayatın her alanında gerçekleştirilmesi, yüceltilmesi, korunması gereken en temel değerdir.'' -''KENDİSİ BİR NEVİ ŞÖVALYE''- Başbakan Erdoğan tören salonuna Suudi Arabistan Kralı Abdullah ile geldi. Kral Faysal Vakfı Genel Sekreteri Dr. Abdallah Al-Uthaimin de ödül alanları takdim ederken yaptığı konuşmada, töreni ''Recep Tayyip Erdoğan'ın düğünü'' olarak nitelendirdi. Uthaimin, ''gecenin yıldızı, kendine özgü bir insan'' olarak tanımladığı Erdoğan'ın, hiçbir zaman davasından vazgeçmeyen bir insan olarak tanındığını söyledi. Uthaimin, ''Kendisi bir nevi şövalye, kendisi eşsiz, kendisi çok kararlı, adalet için barışın tesisi için Kur'an'dan feyz alarak yola çıkıyor'' dedi. Başbakan Erdoğan'ın belediye başkanlığı yaptığı dönemde de büyük hizmetler verdiğini, hem Türkiye'nin hem bölgenin gelişmesi için büyük çaba harcadığını anlatan Uthaimin, Filistin halkı için de büyük çaba gösterdiğini dile getirdi. Tören öncesi Başbakan Erdoğan ile Kral Abdullah bin Abdülaziz, ''Filistin ve Kudüs'' konulu bir serginin açılışını yaptı. Erdoğan ve Kral Abdullah daha sonra sergiyi gezdi. -5 DALDA 8 ÖDÜL- Kral Faysal Vakfınca beş kategoride dağıtılan ödüllere bu yıl yedi ülkeden sekiz kişi layık görüldü. ''Arap Dili ve Edebiyatı'' dalındaki ödül, Cezayirli Prof. Dr. Abdurrahman el Houari Hardj-Saleh ve Lübnanlı Prof. Dr. Remzi Münir Baalbaki'ye verildi. ''Tıp'' dalındaki ödül, Alman Prof. Dr. Reinhold Ganz, Kanadalı bilim adamları Jean Pierre Pelletier ve Johanne Martel- Pelleiter arasında paylaşıldı. ''Bilim'' dalındaki ödül ABD'li Prof. Dr. Enrico Bombieri ve Avustralyalı bilim adamı Terence Chi-Sehn Tao'ya verildi. Başbakan Erdoğan'a verilen ''İslam'a hizmet'' ödülü ''En prestijli kategori'' olarak görülüyor.

Anahtar Kelimeler:
Faysal
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
E.YÜCE 7 yıl önce

Eshabil beyin yorumunda doğruluk payı var,fakat bu ülkenin 1952 de resmen sömürge olduğunu unutmuş gibiyiz dolayısıyla bu dava bu günün evelki günün davası değil daha gerilerde aramak lazım kusuru şu andaki mevcut duruma göre en vatanperver olanlar bile oraya çıksa hiç bir şey yapamaz. malesef domuz bağı ile bağlanmışız kıpraştıkça sıkıyo bizi akp falan filan hikaye hoşlarına gitmeyen bişe yap depetaklak yaparlar adamı alimallah buna incirlik de dahil

Avatar
Eshâbil KARAHAYDAROĞLU 7 yıl önce

HALKI MÜSLÜMAN AMA YÖNETİCİLERİ AMERİKANCI OLAN iki ülkenin, ABD'nin denetimi, müsaadesi ve onayı olmadan birbirine yakınlaşması ve her ikisinin de emrolunduğu gibi dosdoğru olması samimî Müslümanların hasreti ve temennisidir.
ANCAK, her iki ülkenin yöneticilerinin de tamamen ABD'nin vesayeti, İsrail ve AB'nin kontrolü ve güdümü altında olduğunu herkesler bilmektedir.
Bu iki ülkenin iki önde gelen kişisisin ve çalışma arkadaşlarının da, İslâmın azılı düşmanlarına rağmen Müslümanlar adına yaptıkları ve yapabilecekleri güzel ve olumlu bir şeyleri de yoktur.
Darbeci askerleri hizaya getiriyormuş gibi poz verenler gerçekten ABD'den bağımsız davransalardı ve kendileri de gerçekten emrolunduğu gibi dosdoğru olsalardı, bugün BAŞÖRTÜSÜ mağduriyetini istismar etmekle kalmazlar, arslan gibi çözüme kavuştururlardı.
ABD'nin müsaadesi ve onayıyla Kasımpaşalı pozu vermeye çalışanların pozuna bu milletin karnı toktur.
Zira bu millet dünyayı kendisine bağlayan ve kendi denetiminde tutarak adaletle hükmeden nice FATİHLER, NİCE KANÛNÃŽLER görmüş bir millettir.
Bu sebeple Tayyip Beyin kabadayılık pozu bizim dişimizin kovuğunu bile dolduramaz.
Esasen onun yaptığı da gerçek bir kabadayılık değildir; sadece kabadayılık pozu vermekten ibarettir.
Kaldı ki ABD'nin milyonlarca MÜSLÜMAN IRAKLININ tepesine milyonlarca ton bomba yağdırabilmesi için İNCİRLİK ÜSSÜNDEN YÜZ KÜSÜR BİN SORTİ YAPMASINA MÜSAADE EDENİN DE TAYYİP BEY ve AK PARTİ OLDUĞUNU HİÇBİR ÇABA GİZLEYİP SAKLAYAMAMAKTADIR.
Durum bu iken, kim kime ne ödülü veriyor, kim kimi kandırmaya çalışıyor?
BEYLER, OYNADIĞINIZ OYUNU KİMSE YUTMUYOR.
LÜTFEN, EMROLUNDUĞUNUZ GİBİ DOSDOĞRU OLUN.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126