Obama'ya çağrı: Bırak, AKP 'değerli yalnızlık'ın tadını çıkarsın

Washington'da Obama yönetimine en yakın düşünce kuruluşlarından biri olarak bilinen Amerikan İlerleme Merkezi (Center For American Progress - CAP) Beyaz Saray'ı 'Türkiye politikasını değiştirmeye' çağırdı.ABD'nin Türkiye’den beklentilerinin...

Obama'ya çağrı: Bırak, AKP 'değerli yalnızlık'ın tadını çıkarsın

Washington'da Obama yönetimine en yakın düşünce kuruluşlarından biri olarak bilinen Amerikan İlerleme Merkezi (Center For American Progress - CAP) Beyaz Saray'ı 'Türkiye politikasını değiştirmeye' çağırdı.ABD'nin Türkiye’den beklentilerinin...

13 Mart 2015 Cuma 06:36
Obama'ya çağrı: Bırak, AKP 'değerli yalnızlık'ın tadını çıkarsın
banner203
Washington'da Obama yönetimine en yakın düşünce kuruluşlarından biri olarak bilinen Amerikan İlerleme Merkezi (Center For American Progress - CAP) Beyaz Saray'ı 'Türkiye politikasını değiştirmeye' çağırdı.

ABD'nin Türkiye’den beklentilerinin 'gerçekçi olmadığını' ve şu ana kadar yapılan siyasi yatırımların 'karşılık bulmadığı'na dikkat çeken CAP, Obama yönetimine "Bırakın, AKP 'değerli yalnızlığı'nın tadını çıkarsın" diye seslendi.

AKP’deki 'otoriterleşme ve batı karşıtlığı' dönüşümünün Türkiye'yi Soğuk Savaş’tan bu yana hiç olmadığı kadar "soyutlanmış" hale getirdiğini savunan raporda, Türkiye'nin bölgesel politikayı diğer dönemlere göre "daha az şekillendirebilecek durumda" olduğu savunuldu. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik girişimlerinin hız kestiğini hatırlatan uzmanlar "'Güvenilir bir NATO üyesi' rolü artık sorgulanıyor. Bunun ötesinde, ülkenin 'bölge için model olma' çekiciliği önemli bir ölçüde eridi. Bölgesel dinamikler üzerine etki kabiliyeti Suriye ve Irak’ın kontrolden çıkmasıyla düştü." ifadesi kullanıldı.

CAP tarafından yayınlanan "Bir Adım İleri, Üç Adım Geri" başlıklı rapor, Obama yönetimine yakınlığı ile bilinen Türkiye uzmanı Michael Werz ile Politika Analisti Max Hoffman’ın imzasını taşıyor.

GEZİ, KONSOLOSLUK BASKINI, KOBANİ

Raporda Gezi Parkı olayları, Musul’da Konsolosluk çalışanlarının rehin alınması ve IŞİD’in Kobani’ye saldırısı, ABD-Türkiye ilişkilerinin dönüşümüne etki eden 3 önemli faktör olarak gösterildi. Ayrıca bu gelişmelerin Türkiye'nin 'kapasite ve etkisinin' limitlerini ortaya koyduğuna dikkat çekildi.

Bu üç faktörün de kendi içerisinde değerlendirildiği rapora göre AKP, Gezi olayları sonrası demokratik reformlardan uzaklaştı bu da Türk-Amerika ilişkilerinin "Türkiye’nin güçlü, enerjik, laik demokrasisi ve hukukun üstünlüğüne bağlılığı" dayanağına olumsuz etki etti.

Musul’da 49 konsolosluk çalışanın IŞİD tarafından rehin alınması, Türkiye’nin 'stratejik öngörüsünün zayıflığının ve sınırlı taktik kapasitesini' gösterdi. Kobani’de ise Türkiye IŞİD’den ziyade Kürt otonomisinden çekiniyor gibi bir tavır sergiledi. ABD’nin 19 Ekim’de havadan silah ve insani yardımı yapması Türkiye’nin ABD’den Kürt meselesine yönelik temennilerinden önemli bir kopuş oldu.

İki uzman, raporda ilk olarak Başkan Obama’nın 2009 yılında 'çok sayıda zorunlu nedenden dolayı' Türkiye’ye büyük bir siyasi yatırım yaptığını hatırlattı. Obama'nın ilk denizaşırı ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirdiği ve TBMM'de iki ülke ilişkilerinin önemine değindiği bir konuşma yaptığı ifade edildi.

OBAMA, İLK DÖNEMİNDE TÜRKİYE'YE NEDEN ÖNEM VERDİ?

Uzmanlar, ABD'nin ilk dönemde Türkiye’ye bu kadar önem vermesini şu sözlerle açıkladı: "ABD yönetimi, Irak’ta istikrarın sağlanması, İran’ın nükleer tutkusunu müzakere etmek için yaptırımların sertleştirilmesi ve terörle mücadele dahil ABD için önemli olan çok sayıda zorluk ile mücadelede Türkiye’nin rolünün önemli olacağını farketmişti."

Rapora göre, Türkiye ABD ortaklığının 3 temel dayanağı bulunuyor. Bunlar, Türkiye’nin güçlü, enerjik, laik demokrasisi ve hukukun üstünlüğüne bağlılığı; NATO’daki önemli rolü ve Avrupa Birliği’ne üyelik için bastırması; Ortadoğu ve İslam Dünyası’na model ve muhatap olma potansiyeli.

ABD’NİN YATIRIMLARI KARŞILIĞINI BULAMADI

Raporda ABD’nin 2009 yılından bu yana Türkiye’ye yönelik siyasi yatırımlarının karşılığını bulamadığına dikkat çekildi. Buna neden olarak AKP yönetimi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yurt içi ve bölgesel gelişmeleri ele alma şeklinin bu 3 temel dayanağa yönelik şüpheleri artırması gösterildi.

Türkiye'nin Batı’dan ve Batı değerlerinden uzaklaştığının belirtilen raporda, "AKP’nin üst düzey isimleri retorik söylemlerle sık sık ABD’ye, Avrupa Birliği’ne ve İsrail’e saldırıyor. Bu sadece Türk toplumundaki Anti-Amerikancı potansiyeli arttırıyor." ifadesine yer verildi. Raporda, "Az sayıda gözlemci Türkiye’yi enerjik demokrasi olarak addediyor. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik girişimlerinin hızı kesildi. Ayrıca 'güvenilir bir NATO üyesi' rolü sorgulanıyor. Bunun ötesinde ülkenin 'bölge için model olma' çekiciliği önemli bir ölçüde eridi. Bölgesel dinamikler üzerine etki kabiliyeti Suriye ve Irak’ın kontrolden çıkmasıyla düştü." ifadeleri kullanıldı.

ABD YENİ BİR POLİTİKA BELİRLEMELİ

Geçtiğimiz iki yılın ABD’nin Türkiye’den beklentilerinin gerçekçi olmadığını 'acı bir şekilde' ortaya koyduğunun dile getirildiği raporda, "Sözün özü şu ki ABD’nin Erdoğan ve AKP’ye yönelik yatırımı işe yaramadı. ABD bu konuda yeni bir yaklaşımı denemeli." denildi.

ABD için yeni bir politika geliştirme ve kayda değer etksini devreye sokma zamanının geldiği belirtilerek, "ABD, AKP’yi, hükümet yanlısı kişilerin ülkelerini çağırdığı gibi 'değerli yalnızlığı'nın tadını çıkarmasına müsaade etmelidir." ifadesi kullanıldı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126