25 ilde daha okul öncesi zorunlu eğitim

MEB, geçen yıl 32 ilde başlattığı okul öncesinde zorunlu eğitime, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında 25 ili daha ekleyecek. 2010-2011 eğitim-öğretim yılından itibaren zorunlu eğitime geçilmesi planlanan iller:

25 ilde daha okul öncesi zorunlu eğitim

MEB, geçen yıl 32 ilde başlattığı okul öncesinde zorunlu eğitime, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında 25 ili daha ekleyecek. 2010-2011 eğitim-öğretim yılından itibaren zorunlu eğitime geçilmesi planlanan iller:

22 Nisan 2010 Perşembe 13:18
25 ilde daha okul öncesi zorunlu eğitim
banner203

MEB Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürü Remzi İnanlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu eğitim-öğretim yılında 32 ilde zorunlu okul öncesi eğitime geçildiğini anımsatarak, bu uygulamanın başarıyla yürütüldüğünü ifade etti. Okullaşma oranının 32 ilde ortalama yüzde 93.1'e yükseldiğini bildiren İnanlı, zorunlu eğitim uygulamasını gelecek yıl, şu anda okul öncesinde okullaşma oranı yüzde 50'nin üzerinde olan 25 ile daha yaygınlaştıracaklarını kaydetti. Okul öncesi eğitimin, çocuğun gelişiminde ve okul hayatında büyük katkıları bulunduğunu vurgulayan İnanlı, velileri bilinçlendirme çalışmalarının devam edeceğini söyledi. İnanlı'nın verdiği bilgiye göre, 2010-2011 eğitim-öğretim yılından itibaren Yozgat, Denizli, Ayfonkarahisar, Şanlıurfa, Sakarya, Kocaeli, Hatay, Elazığ, Sivas, Erzincan, Mersin, Balıkesir, Niğde, Tokat, Antalya, Bitlis, Aydın, Malatya, Muş, Aksaray, Osmaniye, Manisa, Siirt, Bingöl ve Çorum'da zorunlu eğitime geçilmesi planlanıyor. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, bu illerin valileriyle 27 Nisan 2010'da Ankara'da değerlendirme toplantısı yapacak. MEB, okul öncesi eğitimde 5 yaş (60-72 ay) grubunu, Türkiye'de aşamalı olarak zorunlu eğitime almayı planlıyor. Bu çerçevede, geçen yıl Amasya, Trabzon, Burdur, Rize, Nevşehir, Yalova, Kırklareli, Isparta, Çanakkale, Muğla, Karaman, Kırşehir, Bilecik, Tunceli, Düzce, Giresun, Edirne, Kilis, Bartın, Uşak, Karabük, Bolu, Artvin, Eskişehir, Ardahan, Kırıkkale, Çankırı, Sinop, Gümüşhane, Bayburt, Kütahya ve Samsun'da zorunlu eğitime geçilmişti.

Anahtar Kelimeler:
ZorunluInanlı
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Eshâbil KARAHAYDAROĞLU 7 yıl önce

Çocuklarımızı çağdaş sömürgecilere uşak yapmak için hazırlanan bütün tezgahlar Türkiye'de kurulurken, tuzaktan habersiz yığınlar, câzip reklam söylemleriyle aldatılıyorlar.
Bu tür aldatıcı reklamlarda aynen şu cümleler kullanılıyor:
“Çocuklarımız küçük yaştan itibaren belirli yaşam kalitesi içerisinde, nerede ne yapması gerektiğini öğrenerek ilköğretime hazır hale gelecektir. Hatta bu adımı atmakta geç bile kaldık. Bu konuda Avrupa, Amerika bizden çok ileri gitmiştir. Artık klasik önyargılardan uzaklaşıp çağa ayak uydurmalıyız.”
Milleti, bu tür söylemlerle aldatmaya çalışanlara, “sen o çağdaş ülkelere git, yerleş; oralarda doya doya çağdaşlığın tadını çıkart” demek lazım ama”¦
Gerekmez!
Çünkü; onların asıl amaçları bizleri uyutup aldatmak olduğundan,onlara söz kâr etmez. Bu yüzden onlara haklı ve mantıklı sözler söylemeye çalışmak boşuna yorulmaktır.
YÜCE MİLLETİMİZE ŞU GERÇEĞİ HATIRLATMAK İSTERİZ:
Çağa ayak uydurma kaygımızın olmadığı zamanların, yani 40-50 yıl öncesinin ilkokul mezunu yavrularımız bile, çağa ayak uydurma yarışına girdiğimiz son 10 yıl içerisinde liselerimizden mezun olanlardan daha bilgili, daha görgülü, daha çalışkan, daha akıllı, daha ahlaklı, daha erdemli bireylerdi.
Günümüzde, mecburi eğitimdi, okul öncesi eğitimdi diyerek, hem milletimize büyük büyük paralar harcatıyorlar, hem de adına okul denilen; ama çocuklarımızın doğuştan getirdiği yeteneklerini öldürüp yok etmekten başka hiçbir işe yaramayan kurumlarda, çocuklarımızın ömürlerinin en az üçte birini ziyan etmelerine sebep oluyorlar.
Çağı yakalama saplantısına kendini kaptıranlar yüzünden her alanda yozlaşıyoruz; her alanda daha geriye gidiyoruz.
Diplomalı hırsızların, diplomalı ayyaşların, diplomalı kumarcıların, diplomalı katillerin, diplomalı yalancıların, diplomalı tecavüzcülerin, diplomalı ensestçilerin, diplomalı sahtekarların, diplomalı hilebazların, diplomalı gaspçıların sayısı katlana katlana artıyor.
Şu üç günlük fânî dünyada huzurumuz kaçıyor, güven duygumuz azalıyor. Kilitli kapıların arkasında bile can-mal ve ırz güvenliğimizden endişe duyarak yaşıyoruz.
Türkiye'nin böylesine yaşanamaz hale gelmesinin baş sorumluları ise çok şey bildiklerini zanneden “Çağdaşlık Hastası” eğitimcilerimizdir.
"Çağdaş eğitim" çağdaş bir hurâfedir.
"Çağdaş eğitimciler" de çağımızın çağdaş üfürükçüleridir.
Şu üç günlük dünyada güvenli, huzurlu ve rahat yaşamak isteyenler, sömürgeci şeytanların sözde bilimsel palavralarına ve aldatıcı reklamlarına karşı daha dikkatli ve daha uyanık olmak mecburiyetindedirler.

Avatar
öğretmen 7 yıl önce

Bence süper bir ilerleme.Neden?Çünkü çocuklarımız küçük yaştan itibaren belirli yaşam kalitesi içerisinde,nerede ne yapması gerektiğini öğrenerek ilköğretime hazır hale gelecektir.Hatta ben bu adımı geç kalınmış bir gelişme olarak değerlendiriyorum.Artık klasik önyargılardan uzaklaşıp çağa ayak uydurabilecek bireylere ihtiyacımız var.Ancak bu girişimler işini seven çalışanlarla yürütülürse başarıya ulaşılabilir.Para kazanma hevesiyle çalışanlar olursa iyilikten çok zararı olur.Çünkü zavallı yavrular erken yaşta okuldan soğurlar.Vatana ve milletimize hayırlı omasını dilerim.

Avatar
Eshâbil KARAHAYDAROĞLU 7 yıl önce

Ben bu yazımla bugünün insanına bir şey söylemiyorum.
Çünkü, mevcut şartlandırılmış kafaların, kendilerine ezberletilenleri reddederek benim söylediklerimi anlayabileceklerine ihtimal vermiyorum.
Bu yazımla ben, TARİHE, BİLİNÇLİ BİR NOT DÜŞMEK İSTİYORUM:
"Okul öncesi eğitimi"nin zorunlu hale getirilmesi bir ihanet projesidir!
Okul öncesi eğitim yerli bilimsel kafaların tasarısı değildir.
Bu proje, dış mihrakların, "isteseniz de istemeseniz de bu hapı yutacaksınız" şeklindeki dayatmasıdır.
Bu projenin sahipleri, benim bu sözümle Türk Milletinin uyanacağını zannederek, benim gibi bir adamı gericilikle, bilmemnecilikle suçlayabilirler.
Zaten beni suçlamayı, karalamayı ihmal ederlerse efendilerine karşı görevlerini yapmamış olurlar.
Onların suçlamalarına meydan okuyorum!
Tarih benim söylediklerimin haklılığını, zamanı geldiğinde mutlaka ispat edecektir.
Bu proje Türkiye'de, dış mihrakların sevk ve idaresiyle uygulamaya konulmuştur.
Kendi başına çemberini kırıp büyük adam olabilecek bir avuç çocuk müstesna; bu eğitim sistemine yakasını kaptıran, kesinlikle BÜYÜK ADAM olamayacaktır.
Halbuki genç Türkiye'nin behemahal, "fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür" bilgili, imanlı, yüksek ahlâk ve fazîlet sahibi, çelik iradeli, çalışkan bir nesle ihtiyacı vardır.
Çocuklarımızı ve gençlerimizi bu niteliklere sahip bireyler olarak yetiştirmek ise, "sözde millî" özde "gayri millî" olan bu eğitim sisteminin harcı değildir.
Binaenaleyh, Türkiye'de eğitim için harcanan bütün paralar ve verilen bütün emekler boşa gitmektedir.
Bizden sonraki neslin, bu eğitim sistemiyle ve bu kafayla ne vatanımıza ne de millî kimlik ve değerlerimize sâhip çıkabilmesi mümkün gözükmemektedir.
Bütün çamur atmalara, aşağılanmalara, alay etmelere, fizikî ve manevî saldırılara aldırmadan, kim bu yolda sağlam, doğru ve kalıcı bir adım atabilirse, 21. yüzyılın Atatürk'ü O olacaktır.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126