Bizim öğretmenlerimiz

Günlük olarak imkânlar ölçüsünde yazılı basın, televizyon kanalları ve internet sitelerinden merak ettiğimiz haberleri takip etmeye çalışıyoruz. Bizler öğretmen olduğumuz ya da memur statüsünde görev yaptığımız için kendimizi ve camiamızı ilgilendiren konular daha çok ilgimizi çekiyor.

Bizim öğretmenlerimiz

Günlük olarak imkânlar ölçüsünde yazılı basın, televizyon kanalları ve internet sitelerinden merak ettiğimiz haberleri takip etmeye çalışıyoruz. Bizler öğretmen olduğumuz ya da memur statüsünde görev yaptığımız için kendimizi ve camiamızı ilgilendiren konular daha çok ilgimizi çekiyor.

14 Kasım 2010 Pazar 19:56
Bizim öğretmenlerimiz
banner203

Bilim adamları göçmen kuşlarının göç ederken yönlerini nasıl tayin ettikleriyle ilgili olarak yaptıkları bir araştırmada, denek olarak kafese konulan bir göçmen kuşun göç mevsimi gelince gitmek istediği yöne doğru uçmak için kafeste çırpındığını görüyorlar. Yani güzün güneye sıcak bölgelere doğru, yazın da kuzeye serin bölgelere doğru. Daha sonra dünyanın kutuplarındaki manyetik alanın etkisi ile göç yollarını belirledikleri hipotezini doğrulamak için kuş kafesi, manyetik etkilerinden tecrit edilen bir ortama yerleştirilince kuşun göç mevsimi gelince sadece uçmak için çırpındığı ama her hangi bir tarafa yönelmediği gözlenmiş. Böylece göçmen kuşların dünyanın kuzey ve güney kutuplarının manyetik etkisinden hareketle yön tayininde bulundukları ortaya çıkarılmıştır denilir. Bu kuş deneyinde olduğu gibi okullar açıldıktan sonra Ekim ayı içinde göç mevsimi gelen kuşlar gibi bizim medyamız da mutlaka öğretmen camiası ile ilgili haber gündemi oluştururlar. Bu haberler istisnasız olarak 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ'ne kadar değişik versiyon ve yorumlarıyla bu hafta geçinceye kadar devam eder. Tabi ülkemizin yönetim kademesindeki büyüklerimiz de sağ olsunlar bu hafta içinde öğretmenlik mesleğinin kutsiyeti, öğretmenlerin fedakârlıkları, maaş ve diğer özlük haklarının tam olarak kendilerine yansıtılamadığı, ahh şu maliye bakanlığının bir türlü kesenin ağzını açmayışı v.d konular yurt sathından allanıp pullanarak harmanlanır. Bu güzel duygu ve düşüncelerin yoğunlaştığı günler 25 Kasımda maalesef son bulur ve bir daha ki Ekim ayına kadar gündeme bir daha pek getirilmezler. Bundan şuraya geleceğim. Geçenlerde ÖĞRETMENLERE MÜJDE!.. Şeklinde bir haberle çalkalandı haber ve memur siteleri. Sonra öğrendik ki bir memur konfederasyonu Millî Eğitim Bakanlığına bu konuda bir teklif götürmüş. Bu kadar”¦ Geçen hafta içinde de yine FLAŞ”¦FLAŞ”¦ diye HER 24 KASIMDA ÖĞRETMENLERE EK BİR MAAŞ VERİLECEĞİ ve EK DERSLERİN 12 TL ye çıkarılacağı müjdeli haberleri çalkalandı beyinlerde. O haberin ardında da O hafta içinde yapılan Millî Eğitim Şurası'nda bir komisyonun hazırladığı bu konudaki teklifin Şura tarafından benimsenmiş olduğu idi. Daha nice böyle öğretmenlerimizi heyecanlandıran özellikle özlük haklarıyla ilgili çok sayıda haberlere rastlamaktayız. Bir de yine sevgili medyamızın memur maaş artışlarını açıklama formatı var ki örnek verecek olursak aşağıdaki gibi olmaktadır. ”¦..nca yapılan açıklamaya göre: ”¢Yeni göreve başlayan polis memuru, ”¢Yeni göreve başlayan teğmen, ”¢Yeni göreve başlayan hâkim, ”¢Yeni göreve başlayan kaymakam, ”¢Yeni göreve başlayan tıp doktoru gibi görevlilerin Ocak ayında ellerine geçecek maaş ”¦.. TL olacaktır. Öğretmenlere sıra gelince de; 1.derecenin 4. kademesindeki öğretmenin Ocak ayı maaşı ”¦.TL olarak gerçekleşmiştir. Denilmektedir. Peki, insana sormazlar mı: Nerede kaldı öğretmenlerin zor şartlarda görev yaptıkları, öğretmenlik mesleğinin kutsiyeti, yeni nesillerin onlara emanet edilmelerindeki önemleri, öğretmenliğin bir peygamberlik mesleği olduğu gibi soruların yanı sıra ve en önemli soru da bu ülkenin maliye yöneticileri ve siyasi iradesi, başka ülkeden mi gelmiş ki bizim şartlarımızı bilmesin, ya da devletimizin temel omurgasını teşkil eden ve olmazsa olmazı olan memurlarımıza hak ettiği maaş ve diğer özlük hakları verildiği takdirde hazine mi boşalıyor? Ülkemizin insanlarının hizmetine sunulan; yüksek hızlı tren sistemleri, otoban ve bölünmüş yollar, sağlıkta gerçekleşen reformları, doğrudan veya dolaylı ilişkilerimiz olan ülkelerle kurulan işbirlikleri, ders kitaplarının ücretsiz dağıtımı, okul yapım ve donatım ve özellikle de teknolojik imkânların kazandırılması, bütün kamu kurum ve kuruluşlarının kullanmakta olduğu on-line sistem üzerinden hizmet yürütülmesi gibi büyük projelerin hazırlanması va hayata geçirilmesi için yapılan harcamalara gücü yeten devletimizin hazinesi, bahsettiğimiz memur kitlesi ve içlerinde öğretmelerimizin maaş ve özlük haklarının hak ettikleri şekilde iyileştirilmelerine ayrılacak paya da yeteceği konusunda bir vatandaş olarak inancım tamdır. Yeter ki büyüklerimizin öncelikleri arasına girsin. Öncelikler arasına girmesi için kamu personel sendikalarının teklifleri, iş yavaşlatma-oturma ve grev gibi eylemlerini beklemeye gerek yoktur diye düşünüyorum. Çünkü kendisini bu geminin içinde bilen ve devleti için var olduğunu düşünen memur kitlesi artık sonu ”¦cek, ”¦cak ile biten cümlelerin yer aldığı stratejik plan, toplantı kararları ve kamera önünde sarf edilen konuşma ve temennilere doydu ve bıkkınlık yaşamakta oldukları da hiçbir zaman unutulmamalıdır. Evet, değerli öğretmenlerimiz; şu andaki görevlerimiz ve görev yerlerimiz nerede olursa olsun zaten görevimizi mevcut şartlarımızı en sonuna kadar zorlayarak yerine getirmekteyiz. İçimizde hiç mi bari öğretmenlik olsun diye eğitim fakültelerine gidenlerimiz çok azdır. Mesleğimizi bu şekilde ya rastlantı ya da istemeden şartlar gereği seçmiş olsak bile o sınıfa girip pırıl pırıl ve ışıltılı gözlerle temas edip onlarla birkaç yıl geçirince kovsalar bile bu meslekten ayrılmamız zordur. Değil meslek olarak öğretmenlik, vekil olarak yapılan öğretmenlik günleri bile hayatımızdaki en anlamlı ve unutulmaz ve canlı hatıralardır. Öğretmenlik mesleğinin ve öğretmenlerimizin hayatta en güzel olarak nitelediği ve kendilerini en mutlu eden olayın, öğrencilerini bir üst makamda/önemli bir görevde görmeleri veya öğrenmeleri. Bir de hiç beklemediği bir anda kaşından gözünden tanıdığı, adını ve okul numarasını kendini zorlamadan hatırladığı öğrencileriyle karşılaşmalarıdır. Ama en güzeli de nerede ve hangi şartlarda hayatlarını devam ettiren öğrencileri tarafından hatırlanmasıdır. Sonuç olarak değerli öğretmenlerimiz, hepimiz bugün için idare ve sınıf ortamında da olsak öğretmeniz. Yine sizler, balık bilmezse Hâlik bilir prensibinden hareketle zaten mum misali kendinizden öğrencilerinize bir şeyler vererek gençlerimizi aydınlatmaya, böylelikle mesleğinizi sürdürmeye devam ediyorsunuz. Allah şevkinizi kıracak olay ve insanlarla karşılaştırmasın. Yüzünüzden gülümseme eksilmesin inşallah. Aileniz ve öğrencilerinizle nice yıllara”¦ Bir dörtlüğe ne dersiniz? Durumlar iyi olacakmış güyâ 24 Kasımda olmazsa riyâ Her sene görülür böyle çok rüyâ Ne olur hayıra yor, öğretmenim. Bayramınızı tebrik ediyor, bu bayramın sizlere, ailenize ve İslâm alemine hayırlar getirmesini yüce Mevlâ'dan diliyorum. Gönül dolusu selam, sevgi ve saygılar”¦ NOT:Şiirin devamı antoloji.com/mustafa zincirkıran adresinden okunabilir.

Anahtar Kelimeler:
Göç
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ziyaretçi 6 yıl önce

yazılarınızı zevkle okuyorum.yazdıklarınızın hepsi olur inş.sabır.

Avatar
ziyaretçi 6 yıl önce

Öğretmenim,
Ben bir çocuğum
Taze fidanım
Çok narindir canım
Dünyaya ilk adımım
Yeni başlıyor yolculuğum
Sensin rehberim
Sensin ışığım
Doğruya
Güzele
Gerçeğe
Al götür beni
Donat beni
Benzemek istiyorum
Kardelen denen çiçeğe
Yürümek istiyorum sağlam adımlarla
Yarına
Yarınlara
Geleceğe
Öğretmenim
Uzaklarda kaldı köyüm
Annem, babam, kardeşlerim
Şimdi çok uzaklarda
Uzaklarda kaldı sarı ineğim
Kocabaş köpeğim
Geldim YİBO' ya
Bazen aç kaldım
Bazen doydu karnım
Toplar böldü uykumu
Hasret kaldım uykuya
Öğretmenim
Hani olacaktın ana
Hani baba olacaktın bana
Göstermek için gerçeği
Hani mum gibi yanacaktın
Sen yanmadın öğretmenim
Bana inanmadın
Aldın maaşını
Salladın başını
Mark dolar biriktirdin burada
Kıbleni para yaptın
Eğitimi-öğretimi bir yana attın
Sen güldün oynadın öğretmenim
Bir şeyler öğrenirim sandım
Senin elinde ben yandım

Avatar
ziyaretçi 6 yıl önce

Devamlı değişen müfredat ile,
Kafası karışan bir bedenim ben.
Çırpınıp bir şeyler vereyim diye,
Eriyen, tükenen ve bitenim ben.
Tatili herkesçe dile dolanan,
Geçim derdi ile aklı bulanan,
Susuz, yolsuz dağ köyüne yollanan,
İtiraz etmeden de gidenim ben.
8-5 memurun gözüne batan,
Kimisine göre yan gelip yatan,
Ayın 15inde maaşı yatan
Ekdersi 10 gün geç ödenenim ben.
İlim düşmanıyla muhattap olup,
Gençliği bir dağın başında kalıp,
Her eylül ayında umutla dolup,
Sonra yavaş yavaş tükenenim ben.
Kırtasiyesini kömüre veren,
Temmuzda zam alıp dilime giren,
Aralık bitince murada eren,
Ocaktan ocağa sevinenim ben.
Bir harf vermek için filim çevirip,
Öğretince çocuk gibi sevinip,
8 ay uğraşıp dönüp devinip,
10 dakkaya teftiş edilenim ben.
Kimsesizim, ağamda yok dayımda,
Bir seçimde varım bir de sayımda,
Senede bir defa kasım ayında,
Yalandan kıymeti bilinenim ben,
Bir garip memurum öğretmenim ben.

Avatar
Süleyman Nuri 6 yıl önce

Mustafa Hocam ne güzel yazdınız.Elinize ve dilinize sağlık.Bu söz (yazınız) üzerine başka ne denirki. Allah razı olsun sizden...

Avatar
menderes çamlı 6 yıl önce

Sayın Hocam, kurban bayramınızı kutlar, sağlık ve afiyetler dilerim...

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126