Eğitim Ve Anne- Baba (Aile) Sorumlulukları”“2

Bundan yaklaşık 180 yıl önce ölen Alman şair, düşünür, bilim adamı, devlet adamı ve bilge kişi Goethe (ki kendisini saygı ile anıyorum) derki;

Eğitim Ve Anne- Baba (Aile) Sorumlulukları”“2

Bundan yaklaşık 180 yıl önce ölen Alman şair, düşünür, bilim adamı, devlet adamı ve bilge kişi Goethe (ki kendisini saygı ile anıyorum) derki;

16 Şubat 2010 Salı 19:17
Eğitim Ve Anne- Baba (Aile) Sorumlulukları”“2
banner203

”˜Anne ve babalar eğitilmiş olsalar, eğitilmiş çocuk doğurmak mümkün olurdu.' Bizim manevi dünyamızda da alışkanlığımız bu minval üzerine kurulmuştur. Eğer bizler, geleceğe güvenle bakabileceğimiz ve geleceğimizden emin toplulukları oluşturmak istiyor isek, bizden eskinin yaşadığı tecrübeleri önümüze ışık huzmesi olarak tutup, aydınlık bir dünya oluşturma sevdamızı gerçekleştirebiliriz. Sadece ahmaklar geçmişte yaşanan olumsuzluğu deneyerek yeniden öğrenirler. Bizim önümüzde, geçmişten bize kalan bir dünya tecrübe deryası var. Bize düşen bu dünyanın kapısını aralamak olmalıdır. Bizler bunu gerçekleştirebildiğimiz zaman, batı angaryalarına boğulup kalmayacağız, bizi, bizden olanla tedavi etme yöntemlerini yeniden kullanarak, özümüze uygun insani değerleri yaşayıp yaşatabileceğiz. Israrla tekrar etmek zorundayız. Eğitimli çocukları olan ebeveynler olmak gayreti içinde isek, mutlaka biz ebeveynler olarak ta eğitimli aileler de yetişmemiz gerekiyor. Eğer böyle fırsatı kaçırmış isek telafisi gayet zor ve uzun bir yolculuğu kat etmemiz gerekmektedir. Aksi halde istediğimiz düzeyde çocuklarımızın yetişmesi imkânsızdır. Günümüzde eğitim görmüş birçok aile de, yetiştirmiş oldukları çocuklarıyla çok büyük sorunlar yaşamaktadırlar. Aslında söylemeye dilim varmıyor ama adeta çocuk yapma amacımızda bile zafiyet içinde olduğumuz söylemek zorundayız. Ne için çocuk istiyoruz? Ya da neden çocuk yapıyoruz? Çocuğumuzu hangi amaç için yetiştiriyoruz? Çocuğumuzu nasıl eğitmeliyiz? Bu buna benzer soruları mutlaka cevaplandırıp, kendimize bir yön çizmemiz gerekir. Maksat çocuğumuzun eğitimi ise (ki bu bizim, olmazsa olmazımız olmalıdır) bizim fedakârlığımızın derhal başlama anıdır. Burada kullanacağımız onlarca argüman içinde sadece Hz Meryem' in annesi Hanna ve babası İmran'dan kısaca bahsedeceğiz. İmran'ın hanımı Hanna, kısır bir kadındı ve hiç çocuğu olmamıştı. Bir gün bir ağacın gölgesinde otururken yavrusunu doyurmaya çalışan bir kuş gördüğünde çok etkilenmişti ve bunun üzerine çocuk sahibi olmayı bütün benliğinde hissetmişti. Ellerini açarak bütün bedeni ile Allahtan bir çocuk istemişti ve Allah kendisine bir çocuk nasip etmişti. Hamile kaldığını anlayınca der ki: Rabbim: Karnımda taşıdığım çocuğu sadece sana hizmet etmek üzere adadım. Bunu benden kabul et. Sonunda dünyaya gelen çocuk bir kız çocuğudur. Bu çocuğa verilen isim Meryem, ikinci isim ise Betül dür. Meryem ismi, inançlara gereği gibi bağlı, içi iman dolu kadın sıfatını taşır iken, Betül ismi de; gereği gibi sakınmasını bilen, iffet sahibi kadın anlamına gelmekteydi. Duanın devamında ise; ”˜Onu ve neslini kovulmuş Şeytanın şerrinden sana emanet ediyorum' diyordu Hz. Meryem in annesi Hanna. Kovulmuş şeytanın şerrinden sudur eden nesilden ise Hz İsa doğmuştu. Yaşanmış olan bu berrak misalden çıkartacağımız birçok dersin olduğu kesin bir yargı. Bu misali okuyan her insan çok farklı çıkarımlarda da bulunacaktır elbette. Öncelikle geleceğimizi ve neslimizi sürdürecek olan çocuğu, bedenimizde bulunan tüm uzuvlarımızla en üst düzeyde bizleri titreten bir istekle arzulamalıyız. Bu arzuyu duyabilmeliyiz ki imkânsızlığı üzerimizden yok ederek, kısır halimizde bile Allah bizlere çocuk vermeyi nasip etsin. Duanın gücüne inanarak, samimi bir yakarışla istemeyi vermenin bir nedeni saymayı kendimize ilke edinebilmeliyiz.. Çocuk edinme amacımızın, sadece dünyevi değerlere has bir istek olmadığını, yaratıcının isteği doğrultusunda, fıtrata uygun olan bir yaşam biçiminin ikamesi adına büyük beklentilerimizin olmasını arzulamalıyız. Çocuğumuza güzel isimler vererek, verdiğimiz ismin, çocuğun şahsiyetine uygun olumlu izler bırakmasını sağlamak olmalıdır bir diğer amacımız. Eğitimli çocuklarımız olmasını gerçekten arzu ediyorsak şu esasları da bilmeliyiz: İmran ve Hanna gibi samimi ve doğru olmak. Çocuğa olan ihtiyacımızda, samimi arzu ve istek içinde bulunmak. Çocuğu yaratıcının, istekleri doğrulusunda yaşayabileceği bir yaşam biçimi içinde yetiştirmeye istekli ve aday olmak. Ona güzel isimler vermek. Onun neslinden güzel insanların devamı için dua etmek. Son olarak hatırlatmada yarar gördüğümüz sözü bir kez daha tekrar ediyorum; ”˜Anne ve babalar eğitilmiş olsalar, eğitilmiş çocuk doğurmak mümkün olurdu.'

Anahtar Kelimeler:
EğitilmişHanna
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ali 7 yıl önce

hocam eğitimle ilgilileniyorsunuz ama kapanan erol altaca mağduru çocukların durumalrıyla ilgili bir haber bile yok.bu konuyla kim ilgilencek.biz siz sahip çıkmazasak nolacak bu öğrenciler ,össye 1 aykaldı.acil olarak yetkilileri uyarlım

Avatar
mustafa bağlar 7 yıl önce

sevgili hocam aile olabilmek çocuk yetiştirmek çok zor bir işmiş. bunu çocuklarımız büyüyünce anladı. çocuklarımızı bir oyuncak gibi sevdiğimiz günler geride kaldı.bizim isteklerimiz kadar onların istekleride arttı.allah yardımcımız olsun. çok gayretmemiz gerekiyor ve kendimizi de sürekli yenilememeiz gerekiyor. ellrinize sağlık. güzel bir yazı olmuş.

Avatar
SITKI SIYRILDI 7 yıl önce

Günümüzde eğitim görmüş birçok aile de, yetiştirmiş oldukları çocuklarıyla çok büyük sorunlar yaşamaktadırlar. Aslında söylemeye dilim varmıyor ama adeta çocuk yapma amacımızda bile zafiyet içinde olduğumuz söylemek zorundayız.
HOCAM ELLRİNİZE SAĞLIK. YENİ YAZILARINIZI BEKLİYORUZ AİLE EĞİTİMİ İLE İLGİLİ.

Avatar
şeref yurdagül 7 yıl önce

hocam güncelliği hiç ölmeyecek bir konu
nekadar üzerinde durulsa azdır.Eğitim işi sadece okumak(OKUL)ile olmuyor sosyal kültürel ve bilgi ile beraber bir eğitim olmalıdır.
iyi eğitim ve sosyal hayat dileğiyle

Avatar
ALİ UZUN 7 yıl önce

SAYIN HOCAM ELLERİNİZE SAĞLIK. EĞİTİM KONUSUNDA HEPİMİZ ÇIKMAZLAR YAŞIYORUZ.SİSTEMDEN KAYNAKLANAN SORUNLAR, ZİHNİYETTTEN KAYNAKLANAN SORUNLAR, ARTI ANNE VE BABA SORUMSUZLUĞU. BUNLAR VARKEN HANGİ AİLE VE ÇOCUK EĞİTİMİNDEN BAHSADEBİLİRKİ?

Avatar
A.Yaylacikv (Russia) 7 yıl önce

Hocam,sizin,sizin guzel dusuncelerinizi surekli olmasada takip etmeye calisiyorum. Emekleriniz icin tesekkur ederim.....ALLAH RAZI OLSUN

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126