Engelliler Kur'an öğrenmek için engellerini aşıyorlar

Sessiz dünyalarındaki engellere aldırış etmeyen işitme engelli kadınlar, Malatya'da bu yıl ilk kez kendileri için düzenlenen kurslarda Kur'an-ı Kerim öğreniyor.

Engelliler Kur'an öğrenmek için engellerini aşıyorlar

Sessiz dünyalarındaki engellere aldırış etmeyen işitme engelli kadınlar, Malatya'da bu yıl ilk kez kendileri için düzenlenen kurslarda Kur'an-ı Kerim öğreniyor.

23 Aralık 2014 Salı 17:35
Engelliler Kur'an öğrenmek için engellerini aşıyorlar
banner203
Diyanet İşleri Başkanlığının başlattığı çalışma kapsamında Malatya İl Müftülüğünce  yaklaşık 9 ay önce işaret diliyle Kur'an kursu eğitimi verilmeye başlandı. İlk aylarda 6 işitme engelli kadının eğitim aldığı kursa zamanla talep artmaya başladı. Çoğunluğu ev hanımı işitme engelli 20 kursiyerin Kur'an-ı Kerim öğrendiği kurs sayesinde kadınlar namaz kılmayı, ibadetleri ve İslam dininin hükümleri konusunda da eğitim alıyor.  

İnönü Mahallesi Çok Amaçlı Sosyal Tesislerindeki kursta işitme engelli kadınlara Kur'an-ı Kerim ve din eğitimi veren Kur'an kursu öğreticisi Sevim Çancı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Diyanet İşleri Başkanlığının yıl içinde düzenlediği seminer kapsamında işaret diliyle Kur'an-ı Kerim öğretmeyi öğrendiğini anlattı.

Seminerin ardından kentte işitme engelli kadınlara ulaşmaya çalıştıklarını ifade eden Çancı, ilk olarak 6 kursiyerle başladıkları kursa zamanla pek çok işitme engelli kadından talep geldiğini ifade etti.  

Kursun açılmasıyla bu alanda önemli bir boşluğun dolduğunu vurgulayan Çancı, "Bu zamana kadar Kur'an-ı Kerim'i bilen bir işitme engelliye rastlamadım. Kur'an harflerini dahi ilk kez burada öğrenmeye başladılar. Hatta namaz kıldıklarını söylüyorlardı. 'Namazda ne okuyorsunuz' diye sorduğumda 'Allah Allah' diyoruz dediler. Biz elhamdülillah onlara hem namaz surelerini, dualarını hem diğer ibadetlerinde lazım olacak dini bilgileri öğretiyoruz" diye konuştu.

Kurslarında hem Kur'an-ı Kerim hem de din dersleri verdiklerini anlatan Çancı, işitme engellilerin hayat içinde yaşadıkları zorluklara rağmen Kur'an öğrenmede istekli olduklarını söyledi. Çancı, "Şimdiye kadar çok ötelenmiş, ertelenmiş, toplumdan soyutlanmış bir grup. Buraya geldiklerinde gayet mutlu oluyorlar. Birlikte olmak, ilk defa bir şeyler öğrenmek, kendilerini çok mutlu ediyor ve sosyalleşiyorlar" dedi. 

İşitme engellilerle çalışmanın kendisini de mutlu ettiğini dile getiren Çancı, şunları kaydetti:

"Kursu verirken sevgi ve sabır çok önemli. Normal bir Kur'an-ı Kerim eğitimi gibi değil. Ben Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde 12 senedir görev yapıyorum. Sağlıklı insanlara da ders verdim ama bu daha fedakarlık istiyor. Aynı zamanda da çok zevkli. Severek öğrendikleri ve istekli oldukları için de severek özveriyle işimizi yapmaya gayret ediyoruz. İlk olarak 6 kişiyle başladık. 2 ayda hepsi de Kur'an okumaya başladı. Şimdi 20 öğrenciye ulaştık. Artık namaz surelerinin hepsini biliyorlar. Haramı helali ayırt etmeye başladılar. İşitme engellilerin içlerine girdiğimde bazı korkuları olduğunu gördüm. Evde tek başlarına kaldıkları için kendilerine göre korkular üretmişler. Mesela evde birilerinin dolaştığını, birilerinin kendilerini takip ettiğini veya siyah karartıların yanlarından geçtiğini falan söylüyorlardı. Ben bunların gerçek olmadığını, Allah'a sığınarak bu tür korkularını yenebileceklerini anlattım. Onlar da şimdi 'biz evde çok rahatladık. Kendimizi evimizde güvenli hissediyoruz. Namaz kıldığımızda ve Kur'an okuduğumuzda kendimizi çok huzurlu hissediyoruz' diyorlar." 

- "Ağlaya ağlaya Kur'an okudu"

Kursa başladıkları günden beri çok güzel anılar biriktirdiklerini ifade eden Çancı, kursiyerlerinden 49 yaşındaki Nermin Toper'in yaklaşık iki ay içinde Kur'an-ı Kerim okumayı öğrendiğini söyledi. Toper'in Kur'an okumaya ilk başladığında gözyaşlarını tutamadığını anlatan Çancı, "Kur'an-ı ilk okumaya başladığında hem ağladı, hem okudu. Çok duygulandı. 'Neden ağlıyorsun' diye sorduğumda. 'Bana dediler ki siz işitme engellisiniz, Kur'an öğrenemezsiniz, yapamazsınız. Ama hocam bakın artık ben de Kur'an okuyorum' dedi ve ağlaya ağlaya okuduğuna şahit oldum" diye konuştu.

Toper de Kur'an okumanın kendisini çok mutlu ettiğini belirterek, yaşadığı duyguları "Kur'an okudukça heyecanlanıyorum, içim açılıyor ve çok rahatlıyorum" sözleriyle anlattı.  

3 yaşında geçirdiği ateşli hastalık sonucu işitme engelli olan ev hanımı Gülhayat Can da kursa gelmeden önce Kur'an-ı Kerim'i yanlış yapma korkusundan hiç okumadığını kaydederek, "Buraya geldikten sonra Kur'an okumayı öğrendim. Çok mutluyum. Evdeyken hep iş yapıyordum buraya gelmeye başladıktan sonra çok daha mutlu olmaya başladım" dedi. 

Kursiyerlerden Funda Güvercin de Kur'an-ı Kerim öğrendiği için çok mutlu olduğunu belirterek, "Önceden sağlıklı insanlar Kur'an okuduğunda biz sadece bakıyorduk, anlamıyorduk ve üzülüyorduk ama şimdi çok mutluyum, içim ferahladı, rahatladım. Beni gördüklerinde insanlar çok şaşırıyor ve 'maşallah devam et' diyorlar" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126