Ergenlik Dönemi Gelişim Özellikleri ve Madde Bağımlılığı

Atatürk Anadolu Lisesi müdürlüğü organizesi ile hazırlanan “Ergenlik Döneminin Gelişim Özellikleri ve Madde Bağımlılığı” konulu program Necip Fazıl Kısakürek Kültür merkezinde gerçekleştirildi.

Ergenlik Dönemi Gelişim Özellikleri ve Madde Bağımlılığı

Atatürk Anadolu Lisesi müdürlüğü organizesi ile hazırlanan “Ergenlik Döneminin Gelişim Özellikleri ve Madde Bağımlılığı” konulu program Necip Fazıl Kısakürek Kültür merkezinde gerçekleştirildi.

30 Aralık 2008 Salı 11:36
Ergenlik Dönemi Gelişim Özellikleri ve Madde Bağımlılığı
Program saygı duruşu ve İstiklal marşı ile başladı. Programın açılış konuşmasını okul müdürü Mustafa Hatipoğlu' yaparak şu ifadelerde bulundu: “Değerli misafirlerimiz, Madde bağımlılığı insanların sağlıklı düşünmelerini engelleyen, hayatlarını sekteye uğratan ve kişinin kontrolden çıkarak kendisine, ailesine ve çevresine zarar vermesine neden olan bir hastalıktır. Madde bağımlılığı denildiğinde kamuoyunda ilk akla gelen sigara, alkol ve uyuşturucu bağımlılığıdır. Üzülerek izliyoruz ki Türkiye'de madde kullanımı giderek artıyor. 1997 yılında madde kullanım oranı yüzde 1 iken 2006 yılında madde kullanım oranının yüzde 4' yükseldiğini görüyoruz. Nerdeyse 3 kat artış var. Bu artışı her yerde görüyoruz. Madde bağımlılığından dolayı hastaneye başvuran sayısında, madde kullanımında ve madde bağımlılığından dolayı işlenen suçlarda artış görülüyor. Bu artış, nüfus artış hızından çok daha yüksek olabilmektedir. Sigara içme yaşı 9'a kadar düşmüştür. Yılda sadece sigaraya 18”“20 milyar dolar para ödüyoruz. Ülkemizdeki boşanma, cinayet, trafik kazalarının yüzde 50'si alkol bağımlılığı nedeniyledir. Maalesef madde ile tanışma en sık ergenlik çağlarında olmaktadır. Yine bu çağdaki madde kullanımı en çok akran etkisiyle ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden gençlerin ergenlik çağında madde ile tanışmasını önlemek gerekiyor. Toplumda giderek yaygınlaşan bu hastalık, Kahramanmaraş'ımız cephesinde şu an için çok ciddi bir problem oluşturmadığından kendimizi şanslı görüyoruz. Ancak gelişen şartlar içinde gençlerimizi uyuşturucuya yönlendirme çabası içinde olanlar mutlaka olacaktır. Ülkemizde uyuşturucu kullanma yaşının bazı verilere göre 13 yaşına kadar düşmüş olması bizleri de bu manada ürkütmektedir. Kahramanmaraş'taki sanayileşme ve üniversiteleşme sürecinin başlangıcında gelecekte çocuklarımızın ve ailelerimizin sıkıntı yaşamaması için bugünden gerekli tedbirleri almak hepimizin görevidir. Sosyal ve ekonomik statü ayırt etmeden oluşan madde bağımlılığı bir veba gibidir ve kurtuluşu çok zordur. Bizler gençlerimize yönelik çok ciddi eğitim, kültür faaliyetleri ve sosyal içerikli projeler yaparak onları topluma yararlı işlere çekmeye çalışıyoruz. Emniyet Müdürlüğümüzün, Tıp Fakültemizin destekleriyle düzenlediğimiz bu eğitim toplantısı da bu anlamda büyük bir önem arz etmektedir. Çocuklarımızı, gençlerimizi madde bağımlılığı konusunda uyarırken başka bağımlılıklar da gözden kaçırılmamalıdır. Bana göre madde bağımlılığı kadar tehlikeli ve gençlerimizin beyinlerini uyuşturacak bir diğer tehlike de internet cafeler, oyun salonları ve hatta televizyonlardır. Çocuklarımızı ve gençlerimizi sosyalleştirmekten uzaklaştıran bu bağımlılık için de bir mücadele yöntemi geliştirilmelidir diye düşünüyorum. Madde bağımlılığına düşmeden, madde bağımlılığının olumsuz yanlarını göstererek çocuklarımızı gençlerimizi, geleceğimizi bu yanlış alışkanlıktan korumalıyız. Ben inanıyorum ki “3 S” formülü ile sadece madde bağımlılığını değil her türlü sosyal problemi yenebiliriz. SEVGİ, SAYGI, SABIR. Sağlıklı bir nesil, umutlu bir gelecek için bu çalışmaların artarak devam etmesini diliyor katılımlarınız için teşekkür ediyorum.” [URL=http://www.haber46.com.tr/gallerydetails.asp?id=227#]FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ[/URL] Bu konuşmadan sonra Rehber Öğretmen Emine D. Şad Ergenlik Dönemi Gelişim Özellikleri konusunu anlatı ve eğer anne baba çocukluk döneminde kullandıkları yöntemleri kullanmaya devam ederse ergenle aralarında çatışma devam eder dedi ve sözlerini şöyle tamamladı: “Çünkü ergen; Çocuk olmadığını kanıtlamak ister, yeni taleplerde bulunur, daha çok arkadaşı ile zaman geçirmek ister ve istediğini uygulamaya kalkar.” Hemen peşinden Rehber öğretmen Emel topçu şu bilgileri verdi: “ Çocuklarımız bizim çiçeklerimizdir, öyleyse onların sağlıklı olmalarına yardımcı olmalıyız. Sahip oldukları özelliklerini üst seviyede kullandırmalıyız. Baskı tutumun kullanıldığı bir ailede çocuğa olan ilişki bozulur, anne baba ve çocuk mutsuz olur. Çocuk içten içe anneye, babaya düşmanlık besler. Çocuk yalancı olur. Çünkü ceza ve dayaktan kurtulmak için yalan söyler” Bu konuşmanın peşinden Atatürk Anadolu Lisesi öğrencilerinin kendi yazdıkları ve oynadıkları “Zamansız Başlangıçlar” isimli skeç sahnede oynandı. Yard. Doç. Dr. Mesut Garipardıç tarafından Madde Bağımlılığının Fizyolojik etkileri geniş bir şekilde örneklerle anlatıldı. Ardından “Kır Zincirleri” skeci oynandı. Madde Bağımlılığında Risk Faktörleri ve Koruma Yolları Başkomser Osman Almalı tarafından anlatılırken öğrencilerin oynadığı Biz Kayıp Ettik skeci mesaj doluydu. Programın son bölümünde Müzik öğretmeni Fatih Kabakçı yönetiminde Atatürk Anadolu Lisesi korosu okuduğu eserlerle davetlilere anlamlı bir gece yaşattı. Heber&Foto:Mehmet Said Karakoç
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126