Öğretirken Öğrenilenler.

Öğretmenlik! O kadar güzel bir meslektir ki; güzel olduğu gibi, renkli, öğretici ve bir o kadar da ilginçtir.

Öğretirken Öğrenilenler.

Öğretmenlik! O kadar güzel bir meslektir ki; güzel olduğu gibi, renkli, öğretici ve bir o kadar da ilginçtir.

30 Nisan 2012 Pazartesi 02:38
Öğretirken Öğrenilenler.
Güzelliği: Bir tohuma yetişmesi için suyu ve besini kendi men bağanızdan verir, hasadını kendiniz alırsınız. Sonra o bitki filizlenir mutlu olursunuz, yaprak verir mutlu olursunuz, çiçek açar mutlu olursunuz. İlginçliğine gelince: Bakın bunu yaşayan bilir! Çocuk bu, her şeyle karşılaşırsınız. İşte bu ilginç karşılaşmalarımdan ve diğer öğretmen arkadaşların karşılaşmalarından notlar: * Bir gün resim dersindeyiz. Resimleri kontrol ediyorum. Mahmut'un yanına geldiğimde bir de baktım resim sayfasına ufacık evler, dereler, arabalar, hayvanlar çizmiş. İlginç olan bir ağaç: Bu ağacı nerdeyse yarım sayfa büyüklüğünde yapmış. Sordum: ”” Oğlum Mahmut, neden evleri ağaçları dağları normal büyüklükte de bu ağaç kocaman ve dağlardan da büyük olmuş? Mahmut'un cevabı: ””Öğretmenim, o ağacın altındaki rengi görmedin herhalde! Bak ağaca derede su getirdim. O ağaç her zaman su alıyor da ondan. Der demez gülerek ekledim: ””Madem öyle, o zaman sen ağacını gübrelemişsindir de! ””Yok, öğretmenim traktörüm olsaydı gübre atardım. * İlk derste ödevleri kontrol ediyorum. Ahmet'in ödevini kontrol ederken, Ahmet hüngür hüngür ağlamaya başladı. Sordum: ””Ahmet neden ağlıyorsun? ””Ödevim öğretmenim! Diyor yine ağıda koyuluyordu. ””Ne ödevi oğlum, bak sınıfta en güzel ödevi sen yapmışsın. Dedikten sonra hayatımda hiç unutamayacağım bir cevap geldi. ””Öğretmenim akşam televizyonda sır kapısını seyrettim. Kadın yalan söyledi ayağı kırıldı, sonra da ağzı büzüştü. Şimdi ben de yalan söyledim ödevimi annem yapmıştı, ya benim de ayağıma ağzıma bir şeyler olursa diye korkuyorum. * Görevimde ilk yıldı. Sınıf öğretmeni olarak birleştirilmiş bir sınıfa atanmıştım. İlk defa müfettiş geldi benim sınıfta hababam sınıfından farksızdı yani. Müfettiş ortamı yumuşatmak için çocuklar ben kimim bilin bakalım dedi. 1. sınıfa giden bir çocuk kalktı "Ne bilicik, dedin mi ki?" deyince müfettiş şok geçirmişti. * Öğle vaktine yakın Halk Eğitim Müdürü aradı ve - Hocam köyünüzün muhtarının numarası var mı? dedi. Hemen verdim. aradan 1 dakika sonra tekrar aradı ve: - Hocam muhtarın adı neydi biliyor musun? dediğinde - Hemen bende müdürlüğe yeni başladım durun bir sınıfa sorayım, dedim. kapıyı çalıp 5. sınıfa girdim ve çocuklara sordum bilirler diye. -Çocuklar köyde muhtarın adı neydi, bileniniz var mı? dediğimde sınıfın hepsi bir ağızdan: - KAHYAAAAA Öğretmenim! *Yetiştirme kursu döneminde teneffüs vaktinde telefon çaldı. Bahçedeki müdür içerdeki öğrenciye telefona bakmasını söyler ve koşarak odasına gelir. Bir de ne görsün, öğrenci telefonun karşısına geçip telefona aval aval bakıyor. İlginç anısı anlatan öğretmen arkadaşlardan dinleyelim bir de: * Kayıt zamanı özürlü bir öğrenci geldi. Adı Resul'dü. ””Hocam özürlü diye kayıt etmediler okula, bunu sen kayıt et. Dedi babası. Çocuk 9 yaşındaydı. “Olur” dedim. Kaydını yaptım. Resul “Ali al” fişini bakarak bile defterine yazamıyordu. Diğer öğrenciler defterlerine yazıp bana getiriyorlar. Ben de imza atıyorum. Resul getirdi karalamış bir şeyler defterine. Ben de imzaladım “aferin” dedim. Bir dahaki ders gene imzalattı; ama imzaladıktan sonra defterine garip garip bakıp yerine oturuyor. Sonra ki ders gene getirdi. Tam imza atacağım defterini hızla çekip " o karalama defterim" dedi ve yerine oturdu. *1.sınıfları okutuyorum bir köyde. Öğrencimin adı Özgür'dü. Fasulyelerle fiş cümlesini sıraların üzerine ezbere yazıyorlar. Bu sırada bir öğrencim "Özgürün kulağına böğece kaçtı öğretmenim "dedi. Ben böcek anladım ve bakmaya gittim ki ne göreyim."Böğece "dedikleri fasulye imiş. Nasıl girdi bu fasulye kulağına söyler misin diye sorduğumda Özgür'ün cevabı şu oldu: "Öğretmenim arkadaşlarım çok gürültü yapıyordu benim de başım ağrıyordu. Seslerini duymamak için kulağıma böğece koydum daha da çıkartamadım."Sağ olsun okul müdürü cımbızla çıkardı böğeceyi. *Bir gün öğrencim okula gelmemişti. Bir alt sınıftaki kardeşine sordum. ”” Abin nerede? ”” Evde uyuyor öğretmenim. ”” Ben hasta olabileceğini düşünerek; ”” Nesi var? Diye sordum. Öğrenci rahat bir şekilde; ”” Uykusu var öğretmenim dedi. * Fen Bilgisi anlatıyorum. Özetle tipik bir Hollanda ineği ile yerli ineğin yavrularının gen yapısı nasıl olur... Bunu anlatmaya çalışıyorum. Bir soru-çözüm ile pekiştirme yapmak istedim. SORU: Bol süt veren anne-inek ile az süt veren-baba ineğin yavruları nasıl olur!? BİR ÖĞRENCİ ATILDI: "Öğretmenim, baba inek süt verir mi hiç?" Suat GÜNEŞ
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126