ÖSS sisteminde radikal değişiklik

YÖK üniveristeye giriş sınavlarında değişiklik yaptı. İki aşamalı sınav sisteminde ilk sınav haziranda! İşte ilk bilgiler..

ÖSS sisteminde radikal değişiklik

YÖK üniveristeye giriş sınavlarında değişiklik yaptı. İki aşamalı sınav sisteminde ilk sınav haziranda! İşte ilk bilgiler..

22 Temmuz 2009 Çarşamba 18:15
ÖSS sisteminde radikal değişiklik
banner203
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nın (YGS), nisan ayının ilk yarısında, Lisans Yerleştirme Sınavı'nın da (LYS) haziran ayının ikinci yarısında bir ya da iki hafta sonunda yapılacağını bildirdi. Üniversiteye girişle ilgili yeni sistemin ayrıntılarını anlatmak üzere YÖK'te basın toplantısı düzenleyen Yarımağan, daha önce alınan 2 aşamalı sınav sistemi kararı doğrultusunda, birinci aşama sınavı olan YGS'nin nisan ayının ilk yarısında yapılacağını bildirdi. Yarımağan, sınavda Türkçe, temel matematik, sosyal bilimler ve fen bilimler testleri uygulanacağını belirterek, ''Buradaki testlerin niteliği, ortak müfredata dayalı testler olacak. Yani tüm okul türleri ve alanlarda okutulan derslerle ilgili sorular sorulacak. Aynen bugün, 2009 yılındaki sınavdaki ilk dört testte olduğu gibi'' dedi. Yarımağan, sınavda, tek soru kitapçığı ve tek cevap kağıdı kullanılacağını belirtti. YGS sonucunda altı puan türü oluşturulacağını anlatan Yarımağan, daha önce Sayısal-1, Sözel-1, Eşit Ağırlık-1 olmak üzere üç puan türü olduğunu hatırlattı. Yarımağan, YGS-1 ve YGS-2'nin Sayısal-1 yerine, YGS-3 ve YGS-4'ün Sözel-1 yerine, YGS-5 ve YGS-6'nın da Eşit Ağırlık-1 yerine kullanılacağını kaydetti. Yeni puan türleri arasındaki farka da değinen Yarımağan, YGS-1'de temel matematiğin, YGS-2'de de fen bilimlerinin ağırlıklı olacağını ifade etti. Yarımağan, ''2009'da Sayısal-1 ile girilen programların bir kısmına YGS-1 ile girilecek, bir kısmına da YGS-2 ile girilecek'' diye konuştu. YGS puanlarının değer aralıklarını anlatan Yarımağan, her puan türündeki puanların en küçüğünün 100, en büyüğünün 500 olan puanlar olarak hesaplanacağını söyledi. Bu sınavda elde edilecek puanlar sonucunda üç taban puan olacağını belirten Yarımağan, ''Bir tanesi Önlisans Taban Puanı-1... Bu taban puanını geçen adaylar önlisans programları ile açık öğretim programlarını tercih edebilecek, bu seneki 145'in karşılığı. İkinci bir taban puan adaylara, ikinci aşama sınavlara katılma hakkı sağlayacak. Üçüncü taban puan da lisans programlarını tercih etmek için kullanılacak'' dedi. Yarımağan, YÖK Genel Kurulu'nun taban puanların daha sonra belirlenmesi kararını aldığını anımsatarak, taban puanların en geç sonbaharda 2010 ÖSYS Kılavuzu'nda açıklanacağını bildirdi. -İKİNCİ AŞAMA SINAVI (LYS)- LYS'nin Haziran ayının ikinci yarısında bir ya da iki hafta sonunda yapılacağını belirten Yarımağan, bunun yapılacak kamuoyu araştırmasıyla, adaylara uygulanacak anketler sonucunda belirleneceğini kaydetti. Yarımağan, LYS'de matematik, fen bilimleri, edebiyat, coğrafya, sosyal bilimler ve yabancı dil sınavının uygulanacağını ifade ederek, testler için ayrı soru kitapçıklarının kullanılacağını, cevap kağıtlarının ise ortak olacağını belirtti. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, gelecek yıldan itibaren uygulanmaya başlanacak sınav sisteminde puan türlerinin önemli olduğunu vurguladı. Yarımağan, '' Örneğin katsayı farkı kalmadı diye Sosyal Bilimler'den mezun bir öğrenci önümüzdeki yıl tıp fakültelerine veya mühendislik fakültelerine bu senekine göre daha fazla gidemeyecek çünkü o programların puan türü Matematik-Fen (MF) puan türü ve bu puan türünde başarılı bir sonuç elde etmek için de lisede okutulan Matematik, Geometri, Fizik, Kimya ve Biyoloji konularını bilmek gerekir'' dedi. Yarımağan, üniversiteye girişte uygulanacak yeni sistem hakkında bilgi vermek amacıyla YÖK'te düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. ''Soru sayıları arttığı için sınavın daha zor olup olmayacağı ve ikinci aşamada sınav esnasında soru kitapçıklarının ayrı ayrı mı dağıtılacağı'' soruları üzerine Yarımağan, şunları kaydetti: ''Soruların zorluk derecesi ve içeriğiyle ilgili bu yıla göre bir değişiklik olmayacak. Zaten bu sınav sisteminde yapılan değişikliğin amaçlarından bir tanesi öğrencinin bilgisini daha detaylı ölçüp şansın rolünü azaltmak. 2009 yılında Psikoloji'den 3-4 soru sorduk. Bir yıl süreyle okutulan bir konudan 3 soruyla öğrencinin bilgisini sağlıklı bir biçimde ölçmek zor. O zaman şans faktörü ön plana çıkabiliyor. Sorular adayın bildiği konulardan gelirse şanslı, bilmediği konulardan gelirse azalıyor. Daha çok soru sorduğunuzda şans faktörünün rolü azalacak. Daha zor sorular olmayacak. Müfredatla sınırlı olacak ve bu seneki soruların benzerleri olacak. Sadece soruların sayısı artacak. -''KATSAYILAR EŞİTLENDİ''- Yarımağan, ikinci sınavda da adayın test bilgilerini sağlıklı bir biçimde ölçmek istediklerini belirterek, adayın örneğin Fizik, Kimya, Biyoloji, Matematik bilgisini ayrı ayrı ölçmek istediklerini söyledi. Yarımağan, ''Eğer tek soru kitapçığı verirseniz, ortak bir süre verirseniz aday bazen sürenin tamamını Fizik'e harcıyor, bazen yarısını Fizik'e harcıyor. Yani her aday farklı bir davranış içinde bulunuyor. İki adayın aldığı Fizik puanlarını karşılaştıramıyorsunuz. Çünkü birisi Fizik'e 30 dakika, diğeri 45 dakika süre vermiş. Karşılaştırılabilir olması için eşit sürelerde elde edilmiş ölçüm değerleri olmasında yarar var. Biz bu zorluğun üstesinden geleceğiz. Önümüzdeki yıl ikinci aşamada testlerin soru kitapçıklarını ayıracağız'' dedi. ''Meslek lisesi mezunu öğrencilerin gidebilecekleri alanlarla ilgili bir düzenleme yapılıp yapılmadığı'' sorusu üzerine Yarımağan, yapılmadığını söyledi. Yarımağan, bu mezunların ek puan alacakları programlarda bir değişiklik olmadığını, diğer programları da zaten herkesin tercih edebildiklerini, gelecek yılki sistemde katsayılar eşitlendiği için diğer programlara başarılı öğrencilerin gitme şansının daha yüksek olacağını anlattı. Yarımağan, şöyle konuştu: ''Alan ve alan dışı ayrımı için kullanılan iki farklı katsayı vardı, şimdi tek katsayı var. Ama puan türleri önemli. Buna dikkatinizi çekmek istiyorum. Örneğin katsayı farkı kalmadı diye sosyal bilimlerden mezun bir öğrenci önümüzdeki yıl tıp fakültelerine veya mühendislik fakültelerine bu senekine göre kat kat fazla gidemeyecek. Çünkü o programların puan türü MF puan türü ve bu puan türünde başarılı bir sonuç elde etmek için de lisede okutulan Matematik, Geometri, Fizik, Kimya ve Biyoloji konularını bilmek gerekir. Ancak çok özel durumlarda öğrenciler okumadıkları derslerle ilgili bilgiyi edinip öbür programlara giderler. Yoksa örneğin mühendislik programlarına gitmek için ana kulvar liselerin fen koludur.'' -''DERSHANE FAKTÖRÜNÜ DÜŞÜNEREK SİSTEM BELİRLEMİYORUZ''- Yeni sistemin dershanelere gitme oranını artıracağı eleştirilerinin anımsatılması üzerine Yarımağan, şunları söyledi: ''Buna katılmıyorum. Adaylar zaten dershanelere gidiyorlar. Açıkçası biz sistem belirlerken dershane faktörünü düşünerek sistem belirlemiyoruz. Biz daha başarılı olma olasılığı yüksek adayları seçerek programlara yönlendirmeye çalışıyoruz. Aday bilgisini okulda öğrenmiş, dershanede öğrenmiş veya anne babasından öğrenmiş, veya arkadaşlarıyla öğrenmiş, bu bizim ölçmeye çalıştığımız bir durum değil ve bu başka bir konu. O konu açıkçası bizim gündeme aldığımız yani öyle bir sınav sistemi yapalım ki bu sınav sistemi öğrencinin dershaneye gitmesini önlesin veya önlemesin amacıyla hareket etmiyoruz. Biz öyle bir sınav sistemi yapalım ki bu sınav sistemi daha iyi mühendis olma olasılığı yüksek olan öğrencileri mühendislik programlarına yönlendirsin noktasından hareket ederek sınav sistemi belirliyoruz. Ama bütün bunların ötesinde ben önümüzdeki yıl dershaneye gitmenin bu seneye göre daha çok olacağını sanmıyorum. Çünkü aynı konulardan, derslerden aynı tür sorular soracağız. 3 soru yerine 10 soru soracağız diye öğrencinin daha çok dershaneye gitmesine gerek yok.'' ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, ''Birinci sınav puanlarıyla mühendisliklere ve diğer birçok programlara girmek mümkün değil'' dedi. Yarımağan, üniversiteye girişte yeni sistemin detaylarına ilişkin bilgi vermek üzere YÖK'te basın toplantısı düzenledi. 2010-ÖSYS'nin birinci aşama sınavı Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nın (YGS) Nisan ayının ilk yarısında yapılacağını belirten Yarımağan, sınavda Türkçe, Temel Matematik, Sosyal Bilimler ve Fen Bilimlerinde 40'ar olmak üzere 160 soru sorulacağını ve adaylara 160 dakika süre verileceğini anlattı. Testlerin niteliğinin ortak müfredata dayalı olacağını, tüm okul türü ve alanlarda okutulan derslerle ilgili sorular sorulacağını belirten Yarımağan, ''Aynen bugün 2009 yılındaki sınavdaki ilk 4 testte olduğu gibi. Bu testler, 2009 ÖSS'deki ilk 4 testin soru sayıları artırılmış biçimi. Tek soru kitapçığı ve tek cevap kağıdı kullanılacak. Dolayısıyla bu sınav bizim klasik sınavlardan biri olacak, yani bugüne kadar yapmış olduğumuz sınavlardan farklı bir sınav olmayacak'' diye konuştu. YGS sonunda 6 puan türünün oluşturulacağını belirten Yarımağan, daha önce SAY-1, ÖSZ-1 ve EA-3 olmak üzere 3 puan türünü olduğunu hatırlattı. YGS-1 ve YGS-2 puan türlerinin SAY-1, YGS-3 ve YGS-4 puan türlerinin SÖZ-1, YGS-5 ve YGS-6 puan türlerinin EA-1 yerine kullanılacağını anlatan Yarımağan, ''Bu puan türleri arasında fark nedir derseniz, örneğin YGS-1'de Matematik, YGS-2'de Fen Bilimleri daha ağırlıklı. 2009'da SAY-1 ile girilen programların bir kısmına YGS-1 ile bir kısmına YGS-2 ile girilecek'' dedi. Yarımağan, YGS puanlarının en küçüğü 100, en büyüğü 500 puan olarak hesaplanacağını belirterek, birinci aşamada 3 taban puanı olacağını kaydetti. Yarımağan, Taban Puan-1'in adaylara önlisans programları ile açıköğretim programlarını tercih etme, Taban Puan-2'nin ikinci aşama sınavlara katılma ve Taban Puan-3'ün de birinci aşama puanlarıyla öğrenci alan lisans programlarını tercih etme hakkı sağlayacağını söyledi. -LİSANS YERLEŞTİRME SINAVLARI- İkinci aşama sınavı Lisans Yerleştirme Sınavları'nın (LYS) Haziran ayının ikinci yarısında bir ya da iki hafta sonunda yapılmasının planlandığını belirten Yarımağan, LYS'deki ''Matematik Sınavı''nda adaylara 50 soru ve 75 dakikalık matematik testi, 30 soru ve 45 dakika geometri testi uygulanacağını kaydetti. Matematik ve geometri testleri için ayrı soru kitapçıkları kullanılacağının altını çizen Yarımağan, cevap kağıdının iki test için ortak olacağını belirtti. Yarımağan, geometri testindeki soruların 8 tanesinin analitik geometri sorusu olacağını ifade etti. Yarımağan'ın verdiği bilgilere göre, LYS'deki ''Fen Bilimleri Sınavı''nda Fizik, Biyoloji ve Kimya testlerinde her biri için 30'ar soru soru sorulacak ve adaylara 35'er dakika süre verilecek. ''Edebiyat ve Coğrafya Sınavı''nda Türk Dili ve Edebiyatı testinde 56 soruya 85 dakika, Coğrafya-1 testinde 24 soruya 35 dakika süre verilecek. ''Sosyal Bilimler Sınavı''nda Tarih testinde 44 soru için 65 dakika, Coğrafya-2 testinde 16 soru için 25 dakika ve Felsefe Grubu testindeki 30 soru için 45 dakika süre verilecek. Felsefe grubundaki testte 10 psikoloji, 10 sosyoloji ve 10 mantık sorusu yer alacak. ''Yabancı Dil Sınavı''nda Yabancı Dil testinde 80 soru soruya 120 dakika süre verilecek. Test, İngilizce, Almanca ve Fransızca dillerinde hazırlanacak. Sınavlardaki her test içen ayrı kitapçık kullanılırken sınav kağıtları ortak olacak. -LYS'DE PUAN TÜRLERİNE GÖRE TESTLERİN AĞIRLIKLARI- LYS'deki MF grubu puan türlerinin şimdiki sınavda SAY-2 yerine kullanılacağını belirten Ünal Yarımağan, MF-1 puan türünün ''Matematik Ağırlıklı Temel Bilim programları'' için, MF-2 puan türünün ''Fen Ağırlıklı Temel Bilim programları için, MF-3 puan türünün ''Sağlık Bilimleri programları için ve MF-4 puan türünün ise ''Mühendislik ve Teknik Programlar'' için öngörüldüğünü anlattı. MF grubu puan türlerinde testlerin ağırlıkları şöyle: ''-MF-1'de Türkçe yüzde 11, Temel Matematik yüzde 16, Sosyal yüzde 5, Fen yüzde 8, Matematik yüzde 26, Geometri yüzde 13, Fizik yüzde 10, Kimya yüzde 6 ve Biyoloji yüzde 5; MF-2'de Türkçe yüzde 11, Temel Matematik yüzde 11, Sosyal yüzde 5, Fen yüzde 13, Matematik yüzde 16, Geometri yüzde 7, Fizik yüzde 13, Kimya yüzde 12, Biyoloji yüzde 12; MF-3'te Türkçe yüzde 11, Temel Matematik yüzde 11, Sosyal yüzde 7, Fen yüzde 11, Matematik yüzde 13, Geometri yüzde 5, Fizik yüzde 13, Kimya yüzde 14 ve Biyoloji yüzde 15; MF-4'de Türkçe yüzde 11, Temel Matematik yüzde 14, Sosyal yüzde 6, Fen yüzde 9, Matematik yüzde 22, Geometri yüzde 11, Fizik yüzde 13, Kimya yüzde 9 ve Biyoloji yüzde 5.'' LYS'deki TM grubu puan türlerinin EA-2 yerine kullanılacağını belirten Yarımağan, TM-1 puan türünün az da olsa Matematik ağırlıklı, TM-2 puan türünün az da olsa Matematik ve Türkçe-Edebiyat eşit ağırlıklı, TM-3 puan türünün az da olsa Türkçe-Edebiyat ağırlıklı olduğunu söyledi. TM grubu puan türlerinde testlerin ağırlıkları şöyle: ''-TM grubundaki puan türlerine göre, TM-1'de Türkçe yüzde 14, Temel Matematik yüzde 16, Sosyal yüzde 5, Fen yüzde 5, Matematik yüzde 25, Geometri yüzde 10, Türk Dili ve Edebiyatı yüzde 18 ve Coğrafya-1 yüzde 7; TM-2'de Türkçe yüzde 14, Temel Matematik yüzde 14, Sosyal yüzde 7, Fen yüzde 5, Matematik yüzde 22, Geometri yüzde 8, Türk Dili ve Edebiyatı yüzde 22 ve Coğrafya-1 yüzde 8; TM-3'te Türkçe yüzde 15, Temel Matematik yüzde 10, Sosyal yüzde 10, Fen yüzde 5, Matematik yüzde 18, Geometri yüzde 7, Türk Dili ve Edebiyatı yüzde 25 ve Coğrafya-1 yüzde 10.'' Yarımağan, LYS'deki TS grubu puan türlerinin SÖZ-2 yerine kullanılacağını ifade ederek, TS-1 puan türünün sosyal programlar için, TS-2 puan türünün dil (Türkçe, edebiyat) ve Tarih programları için öngörüldüğünü ifade etti. TS grubu puan türlerindeki testlerin ağırlıkları şöyle: ''-TS grubundaki puan türlerine göre, TS-1'de Türkçe yüzde 13, Temel Matematik yüzde 10, Sosyal yüzde 12, Fen yüzde 5, Türk Dili ve Edebiyatı yüzde 15, Coğrafya-1 yüzde 8, Tarih yüzde 15, Coğrafya-2 yüzde 7 ve Felsefe Grubu yüzde 15; TS-2'de Türkçe yüzde 18, Temel Matematik yüzde 6, Sosyal yüzde 11, Fen yüzde 5, Türk Dili ve Edebiyatı yüzde 25, Coğrafya-1 yüzde 5, Tarih yüzde 15, Coğrafya-2 yüzde 5 ve Felsefe Grubu yüzde 10.'' LYS'deki Yabancı Dil grubu puan türlerinde DİL-1'in İngilizce, Almanca ve Fransızca Yabancı Dil Programları için, DİL-2 puan türünün ise diğer Dil programları için öngörüldüğünü anlattı. -PUAN TÜRLERİNİN KARŞILAŞTIRMASI- LYS puanlarının değer aralıklarına da değinen Yarımağan, her puan türündeki puanların en küçüğü 100, en büyüğü 500 puan olarak hesaplanacağını söyledi. İkinci aşama sınavında adayların bir puanı olacak, Taban Puan-3 adaylara lisans programlarını tercih etme hakkı sağlayacak. 2009-ÖSYS puan türlerinin 2010 ÖSYS'deki karşılıkları ise şöyle: ''1. Önlisans ve Açıköğretim Programları 2009-ÖSYS 2010-ÖSYS ---------- ---------- SAY-1 YGS-1 veya YGS-2 SÖZ-1 YGS-3 veya YGS-4 EA-1 YGS-5 veya YGS-6 2. Lisans programları (Meslek Lisesi çıkışlı adayların ek puanla girdikleri hariç) 2009-ÖSYS 2010-ÖSYS --------- ---------- SAY-2 MF-1, MF-2, MF-3 veya MF-4 SÖZ-2 TS-1 veya TS-2 EA-2 TM-1, TM-2 veya TM-3 DİL DİL-1 veya DİL-2 3.Lisans programları (Meslek Lisesi çıkışlı adayların ek puanla girdikleri) 2009-ÖSYS 2010-ÖSYS --------- ---------- SAY-1 Birinci Puan Türü: MF-1, MF-2, MF-3 veya MF-4 İkinci Puan Türü: YGS-1 veya YGS-2 SÖZ-1 Birinci Puan Türü: TS-1 veya TS-2 İkinci Puan Türü: YGS-3 veya YGS-4 EA-1 Birinci Puan Türü: TM-1, TM-2 veya TM-3 İkinci Puan Türü: YGS-5 veya YGS-6.'' İki puan türü bulunan programlara yerleştirmede, iki puandan büyük olanı kullanılacak. ÖSYM Başkanı Yarımağan, bir mühendislik programına yerleşmek isteyen bir meslek lisesi mezununun LYS'ye girerek MF sorularını yanıtlamak zorunda olduğuna işaret etti. Yarımağan, ''Birinci sınav puanlarıyla mühendisliklere ve diğer birçok programlara girmek mümkün değil'' dedi. -AĞIRLIKLI ORTAÖĞRETİM BAŞARI PUANI- Ortaöğretim Başarı Puanı'nın (OBP) ve Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı'nın (AOBP) hesaplama yönteminin değiştirilmediğini vurgulayan Yarımağan, ancak değer aralığının 50-100 yerine 100-500 olacağını söyledi. Yarımağan, şöyle konuştu: ''Sınav puanları ile okul puanlarının değer aralığının farklı olması algılamayı zorlaştırıyor. Okul başarısının etkisinin ne kadar olduğunu tartışmalı hale getiriyor. O nedenle önümüzdeki yıl bütün puanları, ister okul puanı olsun, ister sınav puanı olsun hepsini aynı değer aralığına getirdik. Dolayısıyla önümüzdeki yıl AOBP puanları da 100-500 arasında puanlar olarak hesaplanacak.'' Yerleştirme puanları hesaplanırken AOBP'nin 0.15 ile çarpılarak LYS ve YGS puanlarına ekleneceğini belirten Yarımağan, LYS, YGS ve AOBP puanlarının en büyük değeri 500 olduğu için, yerleştirme puanının en büyük değerinin 500 (500 x 0.15)=575 olacağını anlattı. -YERLEŞTİRME PUANLARININ HESAPLANMASI- Yerleştirme puanlarının hesaplanmasına ilişkin de bilgi veren Yarımağan, meslek lisesi ve öğretmen lisesi çıkışlı adayların kendi alanlarındaki lisans programlarına yerleştirilirken yasa gereği ek puan verildiğini söyledi. Yarımağan, bu adayların yerleştirme puanlarına eklenecek ek puanın 0.06 x AOBP olarak hesaplanacağını belirterek, ''Bu puanın da maksimum değeri 30 ediyor. Bunu da dikkate alırsak 575 30=605 Demek ki önümüzdeki yıl belirli programlara girişte alınabilecek en yüksek yerleştirme puanı da 605 olacak. Örneğin İngilizce Öğretmenliğine, Bankacılık, Hemşirelik Yüksekokuluna girişte bu puanlar alınabilir'' dedi. Yarımağan, bir önceki yıl bir yükseköğretim programına merkezi sistemle yerleştirilen veya ön kayıtla kaydolan adayların yerleştirme puanları hesaplanırken 0.15 ve 0.06 katsayılarının yarısının (0.15 yerine 0.075; 0.06 yerine 0.03) alınacağını belirtti. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, okul başarısı da dikkate alınarak hesaplanan Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanının (AOBP) değer aralığının 100-500 olarak belirlendiğini kaydederek bu nedenle yeni sistemde okul başarısının etkisinin biraz azalacağını bildirdi. Yarımağan, YÖK'te düzenlediği basın toplantısında yeni üniversiteye giriş sistemi hakkında bilgi verdikten sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin sorusu üzerine Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı'nın (AOBP) hesaplanma yönteminde hiçbir değişiklik olmadığını yineleyen Yarımağan, ''Tek değişiklik puan aralığının lineer biçimde 50-100 yerine 100-500 olması'' dedi. Gazetecinin ''Bu durumda Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı'nın ÖSS'ye etkisi azaltılmış oluyor'' sözleri üzerine Yarımağan, şöyle devam etti: ''Ağırlıklı ortaöğretim başarı puanının yerleştirmeye etkisi mevcut uygulamada bir hesaba göre yüzde 21, bir hesaba göre yüzde 16.67 idi. Yeni sistemde nasıl hesaplarsanız hesaplayın bu oran yüzde 13.05'dir. Dolayısıyla bir ölçüde azalmış oluyor ama yüzde 21'den mi 13'e indi, 16.67'den mi indi onu tartışabilirsiniz. Bütün puanların değer aralığını aynı noktaya getirirseniz tartışma olmuyor. Bana göre mevcut durumda yüzde 16.67, brütü yüzde 21. Yeni sistemde neti de brütü de hepsi yüzde 13.05.'' ''Lise eğitiminin etkisinin azalması, öğrencilerin okullara ilgisini azaltan bir durum değil mi?'' sorusu üzerine Yarımağan, ''Bunun artırılmasını isteyenler de var, azaltılmasını isteyenler de var. Müzakerelerden sonra YÖK bu konuda karar aldı. Ben kendi görüşümü saklı tutuyorum. Şu anda artık alınmış kararlar var onu uygulayacağız. Ama şu yorumu yapıyoruz, okul başarısının etkisi 2009'a göre 2010 yılında birazcık da olsa azalmıştır'' diye konuştu. YGS'nin LYS'ye etkisinin hangi oranda olacağı sorusuna Yarımağan, ''Birinci basamak sınavındaki testler sınavı bir bütün olarak etkilemiyor. Birinci sınavdaki testlerin ikinci aşama puanlarını etkileme oranı yabancı dil puanları hariç yüzde 40. Yabancı dil puanlarında da birinde yüzde 50, birinde yüzde 35'' yanıtını verdi. -''İNTERNETE KONULACAK''- ''Hangi yükseköğretim programlarının hangi puan türüyle öğrenci kabul edeceğinin belirlenip belirlenmediği'' sorusu üzerine Yarımağan, bunların belirlendiğini ifade ederek, birkaç gün içinde internet sitelerine koyacaklarını bildirdi. Yarımağan, şöyle konuştu: ''Örneğin mühendisliklerin neredeyse tümüne MF-4 puan türüyle giriliyor, istisna olarak orman veya ziraat mühendislikleri, su ürünleri mühendislikleri vardır. Tıp fakülteleri, eczacılık fakülteleri, dişçilik fakültelerinin hepsine MF-3; Matematik, İstatistik, Astronomi gibi programlara MF-1 ile Fizik, Kimya, Biyoloji gibi programlara MF-2 ile giriliyor. İşletme, İktisat, Muhasebe gibi programlara TM-1 ile Coğrafya programlarına TS-1, Türçe Öğretmenliği, Edebiyat programlarına TS-2, İngiliz Dili ve Edebiyatı'na Dil-1 ile giriliyor.'' Yarımağan, ikinci aşamadaki sınavların tümüne adayların hepsinin girmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi. Mühendislik programlarını seçecek adayların sadece Matematik-Fen sınavına gireceği örneğini veren Yarımağan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Adayların bir kısmı üç sınava, bir kısmı bir sınava girecek. Adayların yaklaşık üçte biri gelecek sene birinci sınava girecek, bir kısmı iki sınava girecek. Yabancı dil grubu sadece birinci sınav ile dil sınavına girecek. Ama adayların önemli bir kısmı üç sınava girecek, bu sınavlardan da ikisi ikinci aşamada. Mutlaka beş sınavın beşine de giren aday olacaktır. 100 dolayında aday beş sınavın beşine de girebilir, yüz binlerce aday girmez.'' YGS'nin nisan ayında yapılacağı anımsatılarak, müfredatın henüz tamamlanmamış olacağına işaret edilmesi üzerine Yarımağan, YGS'nin ortak müfredata dayanacağını ve soruların büyük kısmının 9. sınıf öncesinde okutulan dersleri kapsadığını anlattı. Yarımağan, YGS'deki soruların az bir kısmının da 9. sınıf sonrasında okutulan İnkılap Tarihi, Felsefe gibi derslerden geleceğini belirterek, ''Bu derslerden de son bir-iki ayda okutulan konulardan soru sormayacağız'' dedi. Bir başka soru üzerine Yarımağan, ÖSYM olarak ikinci aşama sınavlarını iki hafta sonunda yapmayı tercih edeceklerini belirterek, ''Ancak öğrenci açısından hangisi iyi olacaksa onu yapalım istiyoruz'' diye konuştu. Yarımağan, bir soruya karşılık ek puan verilecek programlarının sınırlı olduğunu belirterek, ''Mesela hemşirelik yüksekokuluna gitmek isteyen sağlık meslek lisesi hemşirelik bölümü öğrencilerine bu ek puan veriliyor. Yoksa tıp fakültesine giderken, mühendisliklere giderken ek puan hiç kimseye verilmez'' dedi. ''Yeni sistem, bu senekine benzer bir tablonun önüne geçilmesine, liselere gelen eleştirilerin önüne geçilmesine katkı sağlayacak mı?'' sorusuna Yarımağan, ilköğretim ve ortaöğretim sistemlerinde gerek öğrenci sayıları gerekse öğretmen ve personel açısından büyük sistemler olduğuna işaret etti. Yarımağan, ''3 saatlik bir sınavla bu sistemlerin sorunlarını gidermek veya handikaplarını yok etmek veya onları iyileştirmek mümkün değil. Eğer ortaöğretim sisteminin birtakım sorunları varsa biz o sorunlara yeni sorunlar eklememeye çalışıyoruz ama biz o sorunları çözemeyiz'' karşılığını verdi. Bir gazetecinin dün gerçekleştirilen YÖK Genel Kurulu toplantısında tartışmalar yaşandığını ve bir üyenin muhalefet şerhi koyduğunu anımsatarak, ''Yapılan son düzenlemede farklı katsayı uygulamasının kaldırılmasını imam hatip liselerinin önünün açılması olarak değerlendiriyor musunuz?'' sorusu üzerine Yarımağan, dünkü toplantının bir kısmına katıldığını ve toplantıda bugün anlattığı konuların özetini sunarak soruları yanıtladığını anlattı. Yarımağan, ''Benim katıldığım kısımda katsayılarla ilgili bir tartışma olmadı. O daha sonra olmuş. Ben bu konuda konumum gereği görüş belirtmek istemiyorum'' dedi. -ÖSS'DE SIFIR ALANLAR- 2009-ÖSS'de 30 bin adayın sıfır puan aldığının anımsatılarak, yeni sistemde durumun nasıl olacağının sorulması üzerine Yarımağan, şunları söyledi: ''Bizim amacımız alttaki 30 bin aday değil. 30 bin aday sistemin sonucunda ortaya çıkan bir sorunu gözler önüne seriyor. Bizim amacımız öndeki 30 bin kişiyi daha iyi seçmek. Bizim sınav sistemimizin amacı doğru öğrenciyi doğru programa yönlendirmek. 30 bin aday üzerinde gerek basın, gerekse kamuoyu çok durdu. Geçmiş yıllarda o sayının 57 bin olduğu yıl da olmuş. O adaylarla ilgili analizleri de yaptık. Şu tablo görülüyor, her gruptan, fen lisesinden de sıfır alan aday var. Ama belirli öğrenim gruplarında daha çok var. Örneğin meslek liselerinde genel liselere göre sıfır alan aday sayısı daha çok. Şırnak'ta Denizli'ye göre sıfır alan daha çok. Belli illerde belli okul türlerinde daha çok ama hepsinde var. İstanbul'da da Ankara'da da var, fen lisesinde de var, Anadolu lisesinde de var. Bu adaylarla ilgili yüz yüze görüşme yapmak lazım. Ben bu adayların bilgi düzeyinin sıfır olduğuna inanmıyorum. Bu adayların moralleri mi bozuluyor, kendilerine güvenlerini mi kaybediyorlar... Bu adaylar ne kadar işaret koyuyor onu da inceledim, boş kağıt verenlerin oranı çok az. Çoğu işaret koymuş, hatta 180 tane işaret koyanlar var ama tamamen rastgele koymuş. 4 yanlış 1 doğruyu götürdüğü için bütün testlerden sıfır veya sıfırın altında almış. Bunlarla ilgili yorum, ÖSYM'nin görev alanının dışına çıkan bir yorum. Sosyal bilim, eğitim araştırmacılarına yardımcı olmaya hazırız.'' -SINAV ÜCRETLERİ HENÜZ BELLİ DEĞİL- Sınav ücretlerinin ne kadar olacağına ilişkin soruya Yarımağan, gelecek yıl toplam 3 sınava girecek adayın sadece bu yılki kadar ücret ödemesinin mümkün olmayacağını ifade etti. Yarımağan, hem birinci aşama için hem de ikinci aşamaya girecek adaylardan ayrı ayrı ücret alınacağını, bunun miktarının henüz belirlenmediğini bildirdi. Yarımağan, açıklamalarının ardından kendisine YÖK üyelerinden geldiğini söylediği bir notu da okudu. Notta, YÖK'ten Milli Eğitim Bakanlığına meslek yüksekokullarına sınavsız geçişin kaldırılmasıyla ilgili öneriler götürüldüğü belirtilerek, sınavsız geçişin kaldırılmasının yasa değişikliği gerektirdiği, yasa değişikliği gerçekleşirse 2010'da sınavsız geçişin kalkacağı belirtildi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126