Saim Orhan, Burdur’da Türk okullarını anlattı

Burdur Eğitim Gönüllüleri Derneği’nin davetlisi olarak Burdur’a gelen Samanyolu televizyonunda yayınlanan Ayna programı yapımcı ve sunucusu Saim Orhan, Burdur'da 'Türk Okulları ve Ayna'ya Yansımayanlar' konulu konferans verdi.Burdur ve...

Saim Orhan, Burdur’da Türk okullarını anlattı

Burdur Eğitim Gönüllüleri Derneği’nin davetlisi olarak Burdur’a gelen Samanyolu televizyonunda yayınlanan Ayna programı yapımcı ve sunucusu Saim Orhan, Burdur'da 'Türk Okulları ve Ayna'ya Yansımayanlar' konulu konferans verdi.Burdur ve...

27 Mart 2015 Cuma 09:55
Saim Orhan, Burdur’da Türk okullarını anlattı
Burdur Eğitim Gönüllüleri Derneği’nin davetlisi olarak Burdur’a gelen Samanyolu televizyonunda yayınlanan Ayna programı yapımcı ve sunucusu Saim Orhan, Burdur'da 'Türk Okulları ve Ayna'ya Yansımayanlar' konulu konferans verdi.
Burdur ve ilçelerinden otobüslerle programa gelerek yoğun ilgi gösteren katılımcıların bazıları yer yokluğundan programı ayakta izlemek zorunda kaldı.

Burdur Belediyesi Konferans ve Sergi Salonu’nda gerçekleşen program, sponsorlardan Özel Alpaslan Alican Koleji Okul Müdürü Soner Oğuzhanoğlu’nun konuşması ile başladı. Açış konuşmasını yapan programın organizatörü Burdur Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Necip Bedur, eğitime ve düzenledikleri kültürel etkinliğe salonlara sığmayacak şekilde bir katılım göstermeleri nedeni ile Burdurlu vatandaşlara teşekkür etti.

Sunucu Saim Orhan, konuşma öncesinde katılımcılara gittiği ülkelerde yaptığı çekimlerden kısa bir bölümü sinevizyondan seyrettirdi. Dünyada neredeyse çekim yapmadığı ülke kalmadığını, dünyadaki birçok ilk görüntüyü Türk insanına Ayna'nın aktardığını belirten Saim Orhan, Samanyolu televizyonu olarak bu programı hazırlamalarının tek gayesinin Türkiye'yi dünyaya doğru tanıtmak olduğunu söyledi.

'GİDEMEDİĞİNİZ YERDE SÖZ SAHİBİ OLAMAZSINIZ'

Program çekimleri için gittiği hemen her yerde, dünyanın değişik ülkelerinde açılan Türk okulları sayesinde Türkiye’nin sevildiğini ve tanındığını anlatan Saim Orhan, "Lesuti diye bir Afrika ülkesinde Türkiye’den geldiğimi söylediğimde, ‘O ülke de neresi?’ dedi bana. Arkasından da ‘Herhalde bizim gibi küçük ve gelişmemiş bir ülkedir. Duyulmadığına göre.’ diye de ekledi. Ülkem adına çok üzüldüm. Biz dünyada kendimizi ne kadar anlatır ve sevdirirsek, dünya devlet muvazenesinde ne kadar tanınır ve dilimizin konuşulmasını sağlarsak, o kadar sesimiz soluğumuz fazla çıkar. O kadar artar. Ülkemizi ne kadar tanıtırsak, ülkemiz lehine kalkan parmaklar o kadar artar. Bunu da fazlası ile dünya coğrafyasında Türk Bayrağını dalgalandıran marka haline gelmiş Türk Okulları yapıyor." diye konuştu.

'DÜNYANIN GELECEĞİNİ TÜRK OKULLARINDAN MEZUN OLANLAR ŞEKİLLENDİRECEK'

Ülkelerin tanınmasının, ticari, siyasi ve eğitim alanında yapılacak çalışmalarla olabileceğini anlatan Sunucu Orhan, "Dünyanın her yerinde olmayan ayakları üzerinde duramaz. Dünyanın geleceğini, iyiliğin ve güzelliğin hâkim olduğu bir dünyayı şekillendirecek olan Türk Okullarından mezun çocuklar şekillendirecek. Anadolu insanın himmet, gayret ve bursları ile dünyanın dört bir yanında açılan Türk Okulları’ndan mezun olup yetişen çocuklar, yarın öbür gün Türkiye lehine parmak kaldıracaklar. Dilimizi lehçeleri ile bilecek kadar süper öğrenen bu çocuklar, ülkeler arasındaki ticari köprülerin kurulmasında da etkin rol alacaklar. Bundan daha güzel bir şey olabilir mi?" şeklinde konuştu.

'TÜRK OKULU ÖĞRETMENLERİ BÜYÜK FEDAKÂRLIK YAPIYOR'

Dünyanın dört bir yanında giden Türkiye’nin en kaliteli okullarından mezun bu genç idealist ve fedakar öğretmenlerden bir tanesi ile çekimlerde karşılaştığını belirten Orhan, "Öğretmenin bir tanesi ‘Geldiğimizde bir bardak su bulamadık. Su ihtiyacımızı yağmur suları ile giderdik.’ dedi. Bu okullar açılıyor ama hem destek olanlar hem de gidenler olağanüstü fedakârlıklar yapıyorlar." diye anlattı.

Orhan, Afrika çekimlerinde, kara kıtanın insanlarının kendisine, ‘Sizden önce bu topraklar, hep kan ve gözyaşı gördü. Şimdi ise Kara Kıta Afrika’ya açtığınız Türk Okulları sayesinde daha önce ecdadınızın da yaptığı gibi sizlerin gelmesi ile topraklarımızda kan ve gözyaşı akmaz oldu. Memleketlerini bırakıp dünyanın dört bir yanına giden öğretmen, işadamı ve doktorlarınıza teşekkür ediyoruz.’ dediklerini aktardı.

Yaptığı dünya turlarında eski ecdat topraklarında hep ataların izine rastlandığını aktaran, Orhan, "Ecdat o günün şartlarında dünyanın birçok yerine gitmiş. İyi ki de gitmiş. Gitmeseydi, senin olmadığın yerde, ya Fransız, ya İngiliz, ya Almanlar olacaktı. Ecdat camiler, hanlar, hamamlar, kervansaraylar yaparak kendi imzasını atmış. Eğer savaş dönemlerinde Osmanlı’nın Yetimi Bosna Hersek’e Türk Okulları açılmasaydı, Boşnak nesli Avrupa’nın elinde oyuncak olacaktı." ifadelerini kullandı.

Dünyanın büyük ülkelerinin dil konusuna önem verdiğini, Anadolu insanının fedakârlıkları ile en yakın zamanda Türkçe’nin de dünya dili olacağını belirten Orhan, şunları söyledi: "Türk okulları dünyanın tüm ülkelerinde dimdik ayakta. Çalışmalarına hizmetlerine devam ediyor. Türkiye’mizi ve dilimiz Türkçe’yi anlatmaya devam ediyor. Bu dava büyük bir dava. Bizi bizden başka dünyaya kimse anlatamaz. 200 Yıla yakın yaşadığımız, Müslüman coğrafyalarda çekim yapmak için ve namaz kılmak için gittiğim zaman kanımı donduran sorular soruldu. Libya, Mısır, Tunus ve Cezayir gibi yerlerde bana ‘Müslüman mısınız?’ diye soruyorlar. Tunus’ta bana cami imamı ile müezzini bana inanmadıkları için Şehadet getirttiler. Din bağımız olan bu topraklardan bu kadar kopmuşuz."

'DEVLET BAŞKANLARI ÇOCUKLARINI TÜRK OKULLARINA GÖNDERİYOR'

Orhan, Afrika ülkelerinin devlet başkanlarının çocuklarını Türk okullarına verdiğini, sebebini ise Türkiye’den gelen beyazların kendilerini sömüren diğer beyazlara benzememesi olarak açıkladıklarını kaydetti.

Su yerine çamur akan yerlerde yıllardır görev yapan öğretmenlerin hiç şikayet etmeden ülkelerinin tanıtımına devam ettiklerini anlatan Saim Orhan, "Bu davanın yolcuları çok sıkıntılar çekti. İmam Azam, İmam Şafi ve Bediüzzamanlar’ı çektikleri sıkıntılar, karşılaştıkları eziyet ve zulümler yollarından hiçbir zaman vazgeçirememiştir. Hak bildikleri yolda devam etmişler. Zulme karşı sessiz kalmamışlar. Zalimin yanında yer almamışlar. Zulme de hiçbir zaman boyun eğmemişler. İçinde bulunduğumuz şu sıkıntılı dönemde bile, Allah’ın izni ile, dünyanın dört bir yanında bayrağımızı dalgalandıran Anadolu İnsanı, rüzgâr hangi yönden eserse essin, Elif gibi dimdik olacak ve bu güzellikleri götürmeye devam edecektir." diye konuştu.

Belgesel sunucusu Saim Orhan, Allah yolunda koşturanların, bütün dünya karşısında olsa bile hak yolda azimle, gayretle çalıştıkları ve zulme karşı sessiz kalmadıkları müddetçe, Allah’ın davasının esen rüzgârlardan etkilenmeyeceğini sözlerine ekledi.

Konuşmanın ardından program, Burdur Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Necip Bedur’un, Saim Orhan’a, üzerinde ‘Maşallah’ yazılı bakır işlemeli bir levha hediye etti.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126