ATSO Başkanı Çetin: Türkiye'nin ilk 10 ekonomi arasına girmesi hayal

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, siyasi belirsizlik ve artan terör olayları sebebiyle sıkıntılı günler yaşayan Türkiye'de ekonominin de iyi sinyaller vermediğini belirtti. Ekonominin acil yapısal reformalara ihtiyaç...

ATSO Başkanı Çetin: Türkiye'nin ilk 10 ekonomi arasına girmesi hayal

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, siyasi belirsizlik ve artan terör olayları sebebiyle sıkıntılı günler yaşayan Türkiye'de ekonominin de iyi sinyaller vermediğini belirtti. Ekonominin acil yapısal reformalara ihtiyaç...

25 Ağustos 2015 Salı 12:27
ATSO Başkanı Çetin: Türkiye'nin ilk 10 ekonomi arasına girmesi hayal
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, siyasi belirsizlik ve artan terör olayları sebebiyle sıkıntılı günler yaşayan Türkiye'de ekonominin de iyi sinyaller vermediğini belirtti. Ekonominin acil yapısal reformalara ihtiyaç duyduğu bir dönemde hükümet kurulamamasının 2016 yılının kaybedilmesi riski doğurduğunu ifade eden Çetin, “Türkiye’nin görünür tarihte ilk 10 ekonomi arasına girmesi artık hayal, çünkü mevcut yerini bile korumakta zorlanmaktadır.” dedi. Ekonomik gerçeklere ve artar teröre rağmen TBMM'nin tatilde olmasını eleştiren Çetin, “Bu kadar acil soruna rağmen siyasi partilerimiz arasında en küçük bir uzlaşma sağlanamamış olması Türkiye için büyük bir talihsizliktir.” değerlendirmesinde bulundu.

ATSO'nun ağustos ayı meclis toplantısında konuşan Davut Çetin, toplumun güzel şeyler, olumlu gelişmeler duymaya ihtiyacı olduğu bir dönemde Türkiye'nin yakın tarihinin en zor anlarını yaşadığını, olağanüstü günlerden geçildiğini söyledi. Çetin, her gün gelen şehit haberleriyle sacede ocakların değil milletin yüreğine de ateş düştüğünü ifade etti.

Terörün yürekleri yaktığı bir dönemde ekonomide de 'moral bozan' gelişmeler yaşandığına işaret eden ATSO Başkanı Davut Çetin, Türkiye'nin yapısal sorunlarına dünden bu yana Çin'den gelen olumsuz haberlerin eklendiğini belirtti. Küresel bir panik hali yaşandığını kaydeden Çetin, bu durumda en fazla kaybı, TL gibi zayıf paraların yaşadığına işaret etti. Çetin, “Artık Türkiye’nin piyasalara güven verecek adımlar atması zorunludur.” dedi.

2016 DA KAYBEDİLEBİLİR

Türkiye'nin sorunlarını ulusal uzlaşma olmadan çözemeyeceğine değinen Çetin, “Bu gerçeklere rağmen, artan teröre rağmen Büyük Millet Meclisi'nin tatilde olması yanlıştır. Bu kadar acil soruna rağmen siyasi partilerimiz arasında en küçük bir uzlaşma sağlanamamış olması Türkiye için büyük bir talihsizliktir. Bu ortamda siyasi belirsizlik devam ettirilmiş ve nasıl olacağı ve ne getireceği belli olmayan erken seçim gündeme girmiştir. Bu süreçte Türkiye 1,5 ay kaybetmiştir. 40 gün görüşme yapılmış, 40 gün sonra koalisyon görüşmedik denilmiştir. Bu nasıl iştir, akıl almıyor. Seçim süreci Şubat ayında başlamış ve böylece ekonomide 2015 yılı kaybedilmiştir. Şimdi 2016 yılının da kaybedilmesi riski bulunmaktadır. Çünkü ciddi kararlar alacak bir hükümet olmayacaktır. Seçimden sonra da uzlaşma olmaz ise Türkiye’de demokrasinin geleceği sorgulanır hale gelir.” diye konuştu.

'BEDDUA ALMAKTAN KORKUYORUM'

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi geçtiğimiz günlerde ekonomik gelişmeleri değerlendirirken kriz senaryosu yazanlara beddua ederek, “Krizlerde kalasın e mi? Kendi kendinin krizinde kalasın da kefen parasını bulamayasın.” sözleri hafızalardaki yerini koruyor. Ekonomik duruma ilişkin yorum yapmak istemediğini, olumsuz bir şey söyleyip 'beddua almaktan korktuğu'nu ifade eden ATSO Başkanı Çetin, ekonomiyle ilgili birkaç veriyi yorum yapmadan paylaştı: “İşsiz sayısı geçen yıla göre 250 bin arttı. Perakende ticarette yıllık artış yüzde 6.4 oranıyla enflasyonun altında. Reel sektör güven endeksi ve tüketici güven endeksi 2012 yılından bu yana en düşük düzeyde. Kredi ve kart borcunu ödeyemeyen kişi sayısı geçen yılın ilk altı ayında 692 binden 733 bine çıktı. Geçen yıllardan kalanlarla birlikte 2,5 milyon kişi kredi ve kart borcunu ödeyememiş durumda. Yılın ilk altı ayında karşılıksız çek sayısı geçen yıla göre yüzde 83 artış göstererek 7 binden 13 bine çıktı. Karşılıksız çek tutarında artış ise yüzde 15 düzeyinde. Protestolu senet tutarında yüzde 28 artış gerçekleşti.”

TURİZMDE 1,2 MİLYAR DOLAR KAYIP

Döviz cephesindeki durumu da herkesin gördüğünü, TL'nin dolar karşısında son bir yılda yüzde 40 değer kaybettiğini, son bir aydaki kaybıın ise yüzed 11 civarınad olduğunu kaydeden Çetin, yabancı kuruluşların “Ekonomik ve siyasi belirsizlik, terör, cari açık, turizm gelirinin düşmesi, yabancı sermaye girişinin azalması.” gerekçeleriyle TL satışı önerdiğini söyledi. Dövizdeki artışın ise henüz ihracata ve turizme fayda getirmediğine işaret eden Çetin, “İhracatta temmuzda yüzde 13, yedi aylık dönemde yüzde 9'a yakın düşüş sözkonusu. Turizm gelirinde ilk altı ayda 1,2 milyar dolar düşüş var.” dedi.

İLK 10 EKONOMİ HAYAL

Dövizdeki her bir kuruş artışın ülkeyi fakirleştirdiğini söyleyen Davut Çetin şu değerlendirmede bulundu: “Bu dolar kuruyla şu anda kişi başına gelirimiz 10 bin dolarlardan 8 bin dolarlara düşmüştür. Türkiye’nin görünür tarihte ilk 10 ekonomi arasına girmesi artık hayal, çünkü mevcut yerini bile korumakta zorlanmaktadır. Kimse konut satışına, otomobil satışına, lüks otomobillere bakıp kendini aldatmamalıdır. Türkiye’de yüzde 10-20 iyi, ortadaki kesim zar zor idare ediyor. En alttakiler ise gerçekten ezilmektedir. Gelir dağılımı şu açıdan önemlidir: Bir ülkede orta sınıf güçlü olmazsa orada sanayi gelişmiyor, markalaşma olmuyor ve bu geniş kesime hitap eden işletmeler de zorluk yaşıyor. Türkiye'de en zengin 2 milyon ve onlara satış yapanlar iyi durumda, diğerlerine Allah yardım etsin. Bu gelir dağılımı ile ekonomik ve sosyal istikrarın sürdürülmesi zordur. me yaşıyoruz. Birkaç ay daha seçim süreci, hükümet kurulması beklemeye bizim tahammülümüz yok. Mutlaka bu dönemde de Hükümetin ve merkez bankasının aktif olması gereklidir.”

SITMA NÖBETİNDEYİZ VE TİTRİYORUZ

Konuşmasında bankaları da eleştiren Davut Çetin, Merkez Bankası faizinin ortalama 8,5 olmasına karşın, bankaların verdiği kredi faizlerinin yıllık yüzde 15'ten başlayıp tüketici kredilerinde yüzde 25'e kadar yükseldiğine dikkat çekti. Yılın ilk 6 ayında ekonomiye 157 milyar lira yeni kredi veren bankaların, 77 milyarı faiz olarak geri aldığını, 10,5 milyar lira hizmet geliri ile 3 mlyar lira ücret ve komisyon tahsil ettiğini anlatan Çetin, “Yani 157 verip, 90 milyar almış oldular. Yani, alınan kredinin yarıdan fazlası yine kredi faizine gidiyor. 52 bankamız var ve 6 aylık net kar 13.6 milyar TL, yıllıkta bu 25-26 milyarı bulacak. Geçen ay söylemiştim, bankaların karı geçen yıl 500 büyük sanayi şirketi karına eşit diye, bu yıl onu da aşacak. Bankalar böyle kar ederken, halkın ve KOBİ'lerin bir kısmı faiz ödeme derdinde. Ekonomide sorun var, ama henüz kriz var, öldük demiyoruz. Şu anda sıtma nöbetinde gibi.” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126