AYM, 9 yılda bitmeyen işçi alacak davasında 19 bin lira tazminata hükmetti

İki ayrı özel şirkette kamyon sürücüsü olarak çalıştıktan sonra işten ayrılan kişi, Ankara 3. İş Mahkemesi'nde açtığı hizmet tespitine ve işçi alacaklarının tahsiline ilişkin davaların makul sürede tamamlanmadığını belirterek,...

AYM, 9 yılda bitmeyen işçi alacak davasında 19 bin lira tazminata hükmetti

İki ayrı özel şirkette kamyon sürücüsü olarak çalıştıktan sonra işten ayrılan kişi, Ankara 3. İş Mahkemesi'nde açtığı hizmet tespitine ve işçi alacaklarının tahsiline ilişkin davaların makul sürede tamamlanmadığını belirterek,...

25 Nisan 2015 Cumartesi 09:32
AYM, 9 yılda bitmeyen işçi alacak davasında 19 bin lira tazminata hükmetti
İki ayrı özel şirkette kamyon sürücüsü olarak çalıştıktan sonra işten ayrılan kişi, Ankara 3. İş Mahkemesi'nde açtığı hizmet tespitine ve işçi alacaklarının tahsiline ilişkin davaların makul sürede tamamlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvuruda bulundu. Bireysel başvuruları karara bağlayarak mağduriyetlerin önüne geçen yüksek mahkeme, kamyon sürücüsünün dokuz yılı aşkın süredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiğine dikkat çekerek başvurucuya 19 bin 450 lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Ankara'da 1 Nisan 1999 ile 15 Şubat 2004 tarihleri arasında iki ayrı özel şirkette kamyon sürücüsü olarak çalışan Mehmet S.A. isimli kişi, hizmet sürelerinin Sosyal Sigortalar Kurumu'na eksik bildirildiğini ve işçi alacaklarının eksik ödendiğini belirterek, 14 Ekim 2005'te Ankara 3. İş Mahkemesi'nde, çalıştığı iki şirket ile Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine işçi alacaklarının tahsili ve eksik bildirilen hizmetinin tespiti istemiyle dava açtı. Mahkeme 7 Şubat 2007'de verdiği ara kararla, hizmet tespitine ilişkin davanın mevcut dosya üzerinden yürütülmesine, işçi alacaklarına ilişkin davanın tefrik edilmesine (ayrılmasına) karar verdi. İşçi alacaklarına ilişkin dava aynı mahkemenin 2007/128 sayılı dosyasına kaydedildi. İşçi alacaklarının tahsiline ilişkin davada mahkeme, hizmet tespiti davasının sonucunun beklenmesine karar verdi.

Hizmet tespitine ilişkin davada ise mahkeme, 27 Nisan 2011'de verdiği kararla davanın kısmen kabulüne hükmetti. Davalı şirket avukatlarının temyiz müracaatı üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 28 Şubat 2013'te davalı şirketlerden birinin tasfiye halinde olduğu, dolayısıyla bu şirketin tasfiye sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı araştırılarak bu hususa göre tebligat yapılması ve tebliğ tarihinden itibaren temyiz süresinin dolmasının beklenmesinden sonra dosyanın Yargıtaya gönderilmesi gerektiği belirtilerek, dosyanın geri çevrilmesine karar verdi. Davalı şirketlerden biri, 25 Mayıs 2013'te hizmet tespitine ilişkin davaya ilişkin tavzih (açıklama) talebinde bulundu. Ancak mahkeme bu talebi reddetti. Daha sonra Mahkeme, 9 Haziran 2014'te tavzih kararı verdi. Tavzih kararı tebliğ aşamasında olduğu için dosya henüz temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmedi. İşçi alacaklarının tahsiline ilişkin davada ise 10 Eylül 2012'de hizmet tespiti davasının temyizden dönmesinin beklenmesine karar veririlirken dava halen devam ediyor.

Yargılamanın uzun sürdüğünü belirten Mehmet S.A., Ankara 3. İş Mahkemesinde açtığı, hizmet tespitine ve işçi alacaklarının tahsiline ilişkin davaların makul sürede tamamlanmadıklarını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu. Yüksek mahkemece hazırlanan raporda, başvuruya konu işçi alacağı davasının hizmet tespiti davasının bekletici mesele yapılması dışında, hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların niteliği, delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzak olduğu vurgulandı. Başvurucunun tutum ve davranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırken özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep olduğunun da söylenemeyeceğinin dile getirildiği raporda, devletin uyuşmazlıkların makul süre içinde nihai olarak sonuçlandırılmasını garanti edecek bir yargı sistemi oluşturma yükümlülüğü nazara alındığında, somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve dokuz yılı aşkın süredir devam eden yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varıldı.

DOKUZ YIL SÜRMESİ TAZMİNAT GEREKTİRİR
Kamyon sürücüsünün açtığı davaların dokuz yılı aşkın süredir devam etmesi sebebiyle makul sürede yargılanma hakkını ihlal edildiğine hükmeden AYM, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ilhal edildiğine karar verdi. Yüksek mahkeme, başvurucu Mehmet S.A.'a hizmet tespitine ilişkin dava yönünden net 8 bin 650 lira, işçi alacaklarının tahsiline ilişkin dava yönünden de net 10 bin 800 lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126