DHMİ Genel Müdürü'nden THY'ye eleştiri: En büyük değil, en iyi olmakla övünün!

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürü Serdar Hüseyin Yıldırım, Türk Hava Yolları’na (THY) eleştirilerde bulundu. Yıldırım, “ ‘Biz şu kadar yere uçuyoruz. Şu kadar uçağımız var’ diye övünmeyelim. En iyi havayolu...

DHMİ Genel Müdürü'nden THY'ye eleştiri: En büyük değil, en iyi olmakla övünün!

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürü Serdar Hüseyin Yıldırım, Türk Hava Yolları’na (THY) eleştirilerde bulundu. Yıldırım, “ ‘Biz şu kadar yere uçuyoruz. Şu kadar uçağımız var’ diye övünmeyelim. En iyi havayolu...

11 Nisan 2015 Cumartesi 11:05
DHMİ Genel Müdürü'nden THY'ye eleştiri: En büyük değil, en iyi olmakla övünün!
banner203
Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürü Serdar Hüseyin Yıldırım, Türk Hava Yolları’na (THY) eleştirilerde bulundu. Yıldırım, “ ‘Biz şu kadar yere uçuyoruz. Şu kadar uçağımız var’ diye övünmeyelim. En iyi havayolu olmakla övünelim, en büyük olmakla değil. Bu konuda eksiklerimiz var.” dedi.

DHMİ Genel Müdürü Serdar Hüseyin Yıldırım, Atatürk Havalimanı’nda görev yapan havacılık muhabirleriyle Florya’daki sosyal tesislerde bir araya geldi. Havacılık sektöründen DHMİ’nin başına kısa bir süre önce geçen Yıldırım, üçüncü havalimanı, 'memur zihniyeti', Sabiha Gökçen Havalimanı, bağlantı yolları gibi pek çok konuya değindi.

Üçüncü havalimanın DHMİ elindeki en önemli proje olduğunu dile getiren Yıldırım, projenin Türkiye’nin de önemli projelerinden olduğunu söyledi. Üçüncü havalimanı projesini ‘çok gecikmiş bir proje’ olarak nitelendiren Yıldırım, “Keşke daha evvel başlasaydı, şu gün bitmiş olsaydı. İstanbul hava trafiği artık zorlanıyor. Atatürk Havalimanı haddini doldurmuş durumda. Sabiha Gökçen ortada. Dolayısıyla bu havalimanı aslında çoktan bitmiş olmalıydı. Ama bugün başlama noktasında daha henüz. Biliyorsunuz, deklare edilen bir tarih var. 2017’nin sonu gibi. Bu hedefin tutturabilmesi için çok yoğun, hummalı, ciddi bir çalışma gerekiyor. İhaleyi alan yükleniciler güçlü şirketler, güçlü konsorsiyum. Bunu yapabilecek güçleri var. Ama iyi organize olmak kaydıyla. İnşallah bu iyi organizasyonu başarıp bunu halledecekler diye düşünüyorum. Şu an inşaat henüz başlamadı çünkü yer biraz zemin olarak problemli bir zemin olduğu için henüz onla uğraşıyorlar. O zeminin ıslahıyla uğraşıyorlar.” diye konuştu.

‘ÜÇÜNCÜ HAVALİMANIYLA İYİ BAĞLANTILAR KURULMAZSA SIKINTI YAŞANABİLİR’

İstanbul’da o çapta bir havalimanının sığabileceği başka bir yer olmadığını aktaran Yıldırım, “Sağlıklı olarak çok uzağa gitmemek kaydıyla. Şu anki yer bile aslında mesafe olarak ciddi bir mesafedir. İyi bağlantılar kurulmazsa sıkıntılar yaşanabilecek bir mesafedir. Bağlantı meselesi paralel yürüyor zaten. Biz o koordinasyon toplantılarına da katılıyoruz bütün ikazlarımızı da yapıyoruz. Yani havalimanını tek başına yapmak yetmez bu havalimanının entegrasyonunun da sağlanması lazım. Gerek demiryolu sistemleri, yeterli karayolu bağlantılarıyla… Bu yapılmadığı müddetçe tek başına havalimanı bir şey ifade etmez diye söylüyoruz. Bunun farkında herkes bu manada koordineli bir çalışma yürüyor. İnşallah tabi temennimiz odur ki, bu havalimanının ilk safhasının açılış döneminde yeterli bağlantılar da kurulmuş olacaktır. Üçüncü köprü üzerinden hızlı tren hattı çok önemli bir bağlantı. Bu bağlantı hem Sabiha Gökçen’i hem de üçüncü havalimanını bağlayacak. Böylece o 2 havalimanı da birbirine entegre olacak. Gayrettepe’den bir metro hattı, oda şehrin içinden havalimanına geçiş sağlanacak. Diğer karayolu bağlantılarıyla bunlar paralel olarak bitirildiğinde sadece İstanbul’un değil, hem Türkiye’nin hem de dünya sivil havacılığının durumunu etkileyecek çapta bir projedir.” ifadesini kullandı.

Fili inşaata başlama tarihinin Mayıs ayında gözüktüğünü dile getiren Yıldırım, o zamana kadar gerekli çalışmaların tamamlanacağını kaydetti. Çalışmalara başlamak için hepsinin bitmesi gerekmediğini aktaran Yıldırım, “Başlanacak kesimi öncelikli olarak ıslah ediyorlar. Terminalin yapılacağı kesim ve ilk etapta yapılacak 2 pistin zemini bunlar yapılırken paralel olarak diğer yan taraftaki arazilerin diğer paralel pistlerin ve diğer binaların da zemin çalışmaları yapılacak. Bu şekilde çok kuvvetli bir çalışma yürütülmesi bekleniyor. Şuandaki öngörümüz Mayıs ayında başlayacağı yönünde.” şeklinde konuştu. Sabiha Gökçen’deki ikinci pistin yapımıyla ilgili kaybeden firmanın itirazda bulunduğunu ama itirazın reddedildiğini söyleyen Yıldırım, ikinci pistin inşaatının önümüzdeki günlerde başlayacağını belirtti.

‘SIKINTI ŞAHISLARDA DEĞİL, MEMUR ZİHNİYETİNDE’

DHMİ kadrosunda değişikliğe gidilip gidilmeyeceği yönünde bir soru üzerine Yıldırım, kadronun çok tecrübeli bir kadrosu olduğunu dile getirdi. ‘Memur zihniyeti’ üzerinde eleştirilerde bulunan Yıldırım şöyle konuştu: “Buradaki sıkıntının şahısların kendilerinden ziyade kumu zihniyetinde, daha doğrusu memur zihniyetinde. Burası önemli, burayı aşabilirsek, burada bir dönüşüp sağlayabilirsek… Yani Ahmet gitmiş, Mehmet gelmiş meselesinde değil bu iş. Ahmet gidip Mehmet geri döndüğünde aynı zihniyette çalışırsa bir şey değişmez. Dolayısıyla bizim yapmamız gereken memur anlayışını değiştirmek. Buda kolay bir şey değil. Çok uzun bir sürelerdir gelen bir alışılmışlık, rutin var. Bana da garip geliyor bazı şeyler. Biz hızlı hareket etmeye alışmışız. Özellikle havacılar. Havacılığın en büyük özelliği sürattir, hızdır. Denizcilikle havacılığın farkı nedir deseniz hızdır deriz. Yoksa gemiyle de gidersiniz bir ayda gideceğiniz yere biz uçakla 5 saatte gidiyoruz. Yani hızdır burada ayırıcı faktör dolayısıyla bizde hızlı hareket etmek zorundayız. Zamanın önüne geçmek zorundayız. Her şeyi önceden planlamak zorundayız.”

Üçüncü havalimanı büyüklüğündeki bir havalimanının her yerde işletilemeyeceğini, fakat İstanbul’un bunun için uygun bir şehir olduğunu dile getiren Yıldırım, geçmişten getirilen sıkıntıların aşıldığı taktirde burasının Frankfurt’tu da Heathrow Havalimanı da sileceğini ifade etti.

THY’YE ELEŞTİRİ

THY’yi de eleştiren Serdar Hüseyin Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı: “Ben şununla övünen birisi değilim; ‘En büyüğünü yapıyoruz, en büyük bizim, en yüksek bizim, en geniş’ falan bunlarla övünmeyi seven birisi değilim. O yönü beni ilgilendirmiyor. Türk Hava Yolları için de aynı şey geçerlidir. Ben onlara da söylüyorum. ‘Biz şu kadar yere uçuyoruz. Şu kadar uçağımız var’ diye övünmeyelim. En iyi havayolu olmakla övünelim, en büyük olmakla değil. Verimli olmakla, daha iyi daha kaliteli hizmetle bununla övünmemiz lazım. Bu konuda eksiklerimiz var. Bunları gidermemiz lazım. Havalimanı için de aynı şey geçerli. 150 milyon dünyanın en büyüğü olacak şekilde gözüküyor. Ama ölçü bu değil. Biz orada 150-100 milyon yolcuya layıkıyla, güvenli, konforlu güzel bir hizmet vermek meselesidir. Bunu verebiliyorsak hiçbir sıkıntısı yok. Bizim potansiyelimizin Türkiye sivil havacılık potansiyelinin çok küçük bir kısmını kullandığımızı düşünüyorum.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126