'Ekonomi alarm veriyor; reformlar acilen devreye sokulmalı'

Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, ekonominin alarm verdiğini belirterek, reformların acilen devreye sokulması gerektiğini söyledi. Gürsel, "...göstergeler rafa kaldırılan reformların acilen devreye sokulmasının gerektiğini yüzümüze çarpıyor....

'Ekonomi alarm veriyor; reformlar acilen devreye sokulmalı'

Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, ekonominin alarm verdiğini belirterek, reformların acilen devreye sokulması gerektiğini söyledi. Gürsel, "...göstergeler rafa kaldırılan reformların acilen devreye sokulmasının gerektiğini yüzümüze çarpıyor....

13 Temmuz 2015 Pazartesi 11:14
'Ekonomi alarm veriyor; reformlar acilen devreye sokulmalı'
Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, ekonominin alarm verdiğini belirterek, reformların acilen devreye sokulması gerektiğini söyledi. Gürsel, "...göstergeler rafa kaldırılan reformların acilen devreye sokulmasının gerektiğini yüzümüze çarpıyor. Bunun farkında olan iş camiası da 'aman bir an önce hükümet kurun' diye adeta yalvarıyor." ifadelerini kullandı.

Gürsel'in, Zaman gazetesinde yayınlanan 'Ekonomi alarm veriyor' başlıklı yazısı şöyle:

"Geçen hafta pazartesi yazımda ekonomiyi zor bir dönemin beklediğini söylemiştim. TÜİK'in çarşamba günü açıkladığı mayıs ayı sanayi üretim rakamları bu kötümser bakışı desteklerken diğer göstergelerle birlikte değerlendirildiklerinde ekonomik gidişatın zorluğun ötesinde vahimleşebileceğine işaret ediyor.
Kötümser bakışımın temel nedeni siyasal belirsizliğin daha uzun süre devam edeceğine dair kanaatim. Geçen yazımda da belirttiğim gibi askıya alınan çözüm süreci ve iflas eden dış politika bir yana, ekonomik sorunları bütünlüklü olarak ele alacak istikrarlı ve tutarlı bir koalisyonun kurulma ihtimalini çok düşük görüyorum. AKP Genel Başkanı Davutoğlu bu hafta ilk tur görüşmeleri yapacak. Umarım yanıldığımı gösteren işaretler ortaya çıkar. Ama partilerin temel sorunlarla ilgili pozisyonları o kadar tezat halinde ki, açıkçası yapılacak müzakerelerin esasen bir algı oyununun sahnelenmesinden ibaret olacağını düşünüyorum.

Taraflar hükümet kuruluşunu ne kadar çok istedikleri, bunun için ne kadar sağduyulu, makul önerilerle geldikleri, tavizden çekinmedikleri ama karşı tarafın kabul edilemez koşullar öne sürdüğü konusunda seçmenleri ikna etmeye çalışacaklar. Bu algı savaşını kim kazanırsa yenilenecek seçimlerde oylarını artırma şansının o kadar yüksek olacağını biliyorlar. Bu yaklaşım özellikle AKP için son derece kritik. Bülent Arınç, cumartesi günü Manisa'da muhalefet partilerinin hiçbirinin hükümet ortaklığından yana olmadıklarını iddia ederek “AKP'nin tek başına iktidara mahkûm” olduğunu çünkü Türkiye'nin başka türlü yönetilemeyeceğini savunarak perdeyi açmış görünüyor.

Sözü biraz uzattım, ekonomiye dönelim. Nisandan mayısa mevsim etkilerinden arındırılmış üretim yüzde 2, imalat sanayiinde de yüzde 2,3 azaldı. Marttan nisana yerinde saymıştı. Bu gerilemeyle birlikte yıllık artış da yüzde 2,4'te kaldı. Yatırım mallarında aylık yüzde 7,8'e ulaşan düşüş çok daha alarm verici. Son üç yıldır özel yatırımlarda durgunluk hakim. Mayıs ayında ortaya çıkan olağanüstü yüksek üretim düşüşünde otomativ sektöründe yaşanan geniş çaplı işi durdurma eylemlerinin kuşkusuz payı var. Nitekim binek otomobil üretimi mayıs ayında yüzde 27, yatırım malı kaleminde yer alan ticarî otomobil üretiminde de yüzde 33 düşüş gerçekleşti. Ancak bu eylemler sanayi kesimindeki durgunluğun ancak bir bölümünü açıklayabilir.

Öncü gösterge olarak kullanılan Kariyer Net'in verileri de işsizlikte sert bir artışa işaret ediyor. Önümüzdeki çarşamba işgücü piyasası istatistikleri açıklandığında işsizlik cephesinde gelişmeyi daha iyi göreceğiz. Bu arada ihracat miktar endeksi de mayıs ayında önceki aya kıyasla yüzde 14,6 gibi olağanüstü bir düşüş sergiledi. Böylelikle ilk beş ayda toplam düşüş yüzde 10'u buldu. Cari açıkta bir yandan artış eğilimi diğer yandan da bu açığın önemli ölçüde kayıt dışı transferlerle (net hata noksan kalemi) finansmanı söz konusu.

Tüm bu göstergeler rafa kaldırılan reformların acilen devreye sokulmasının gerektiğini yüzümüze çarpıyor. Bunun farkında olan iş camiası da “aman bir an önce hükümet kurun” diye adeta yalvarıyor. Bu başarılsa bile, ki ihtimali düşük gördüğümü bir kez daha not edeyim, gereken poltikaları ve reformları uygulayacak bir koalisyon ihtimalini sıfıra yakın görüyorum. Siyasal belirsizliklerin daha uzun süre devam etme ihtimali gündemde. Bu ortamda, yatırımlarda canlanma beklenemez. Bu yıl için yüzde 3'e kadar düşürülen büyüme tahminleri daha da aşağıya çekilmek zorunda. Dahası, gelecek birkaç yıl da yüzde 3'ün altında büyüme ihtimali ufukta belirmeye başladı."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126