Evladiyelik tohumları nesilden nesile aktararak sebze yetiştiriyorlar

Antalya'nın Korkuteli ilçesi İmrahor Mahallesi'nde yaşayan Ramazan Büyükkeskin (88), annesinden ve babasından kalan domates, biber, fasulye, kabak, patlıcan, karpuz, kavun, bamya ve bakla tohumlarını torunlarına aktarıyor. İlerlemiş yaşına...

Evladiyelik tohumları nesilden nesile aktararak sebze yetiştiriyorlar

Antalya'nın Korkuteli ilçesi İmrahor Mahallesi'nde yaşayan Ramazan Büyükkeskin (88), annesinden ve babasından kalan domates, biber, fasulye, kabak, patlıcan, karpuz, kavun, bamya ve bakla tohumlarını torunlarına aktarıyor. İlerlemiş yaşına...

13 Mayıs 2015 Çarşamba 14:27
Evladiyelik tohumları nesilden nesile aktararak sebze yetiştiriyorlar
Antalya'nın Korkuteli ilçesi İmrahor Mahallesi'nde yaşayan Ramazan Büyükkeskin (88), annesinden ve babasından kalan domates, biber, fasulye, kabak, patlıcan, karpuz, kavun, bamya ve bakla tohumlarını torunlarına aktarıyor.

İlerlemiş yaşına rağmen damlama sistemiyle evladiyelik tohumlarla sebze yetiştirdiğini belirten Büyükkeskin, bugüne kadar sebze yetiştirmede pazardan fide alımı yapmadığını söyledi.

70 yıldır arazisinde anne ve babasında kalma sebze tohumlarıyla sebze yetiştirdiğini belirten Büyükkeskin, sebze yetiştirmede sadece koyun gübresi kullandığını ifade etti. Ramazan Büyükkeskin, "Sebze yetiştireme de evladiyelik tohum kullandığım için ailecek yediğimiz domatesin, salatalığın, biberin, fasulyenin, karpuz ve kavunun tadını alıyoruz. 40 yıl önceki domatesin tadı neyse bugün de aynı. Toprağa fenni gübre atmıyor, tohumlar da aynı." diye konuştu.

Gelin Sultan Büyükkeskin, nesilden nesile aktarılan tohumlarla sebze yetiştirdikleri için yetişen sebzelerin yemeklerinin lezzetli olduğunu söyledi.

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Antalya Şubesi Başkanı Vahap Tuncer, nesileden nesile aktarılan yerel tohumların o bölgenin kimliği hükmünde olduğunu söyledi. Yerel tohumculuğun korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının önemli olduğunu belirten Tuncer, günümüzde yabancı tohum firmalarının çiftçiyi esir aldığını kaydetti.

Tuncer, "Yerel tohumlarımıza sahip çıkamadığımız için 1980 sonrası beşi geçmeyen ithal tohum pazarı ele geçirdi. Yerel tatlar kayboldu. Yerel tohumlarımıza sahip çıkamadığımız için mısırı, ayçiçeğini, susamı ithal eder hale geldi. Yerel tohumlarımıza sahip çıkamadığımız için 'ah o eski yediğimiz domatesin, salatalığın, kavunun karpuzun tadı nerede' diyoruz. Hibrit tohum kullanımı çiftçimizi esir aldı. 35 yıl önce sadece Manavgat'a özgü olan Manavgat misket karpuzunu bugün göremiyoruz. Onun yerine tarım arazilerinde ithal karpuz tohumlarla yetişen karpuzları görüyoruz. Bugün herkes 'nerede o Manavgat'ın misket karpuzunun tadı' diyor. Evladiyelik tohumlarına sahip çıkanlar geleceklerine sahip çıkar. Gen kaynaklarına sahip çıkamayanlar yerel tatlarını koruyamaz. " diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126