Kırmızı et ve zeytinyağı tüketimimiz artacak

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cuma Akbay tarafından yapılan çalışmada, yurt genelinde 2020 yılına kadar kırmızı et ve zeytinyağı tüketiminin artacağı, ekmek, un ve diğer tahıl ürünlerinin tüketimin ise azalacağı öngörüldü.

Kırmızı et ve zeytinyağı tüketimimiz artacak

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cuma Akbay tarafından yapılan çalışmada, yurt genelinde 2020 yılına kadar kırmızı et ve zeytinyağı tüketiminin artacağı, ekmek, un ve diğer tahıl ürünlerinin tüketimin ise azalacağı öngörüldü.

30 Aralık 2011 Cuma 13:01
Kırmızı et ve zeytinyağı tüketimimiz artacak
banner203
Doç. Dr. Akbay, 26 il, 12 bölge ve 25 bin 764 aile üzerinde yapılan TÜİK, ''2003 Hanehalkı Bütçe Anketi'' verilerini baz alarak, gıda tüketiminde 2020 projeksiyonu hazırlandı. TÜBİTAK tarafından da desteklenen çalışmada ilginç sonuçlar ortaya çıktı. Çalışmada ülkemizde sosyoekonomik ve demografik faktörlerin ailelerin gıda ürünleri talep ve tüketim davranışlarına olan etkileri araştırıldı. 12 temel harcama kategorisi ve 62 temel gıda kategorisi grubunda yer alan ürünlerin araştırıldığı çalışma, kamu kurum ve kuruluşlarına ile yerli ve yabancı yatırımcı, girişimciler ve strateji uzmanlarına önemli açılımlar sunacağı belirtildi. KSÜ Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cuma Akbay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2020 yılında Türkiye'nin gıda tüketim ihtiyaçlarında büyük değişikliklerin olacağını söyledi. Türkiye'de yerleşim yerleri, gelir grupları, bölgeler ve iller itibarıyla yapılan gıda harcamalarının farklılık gösterdiğini belirten Akbay, ''Bunun en önemli nedeni gıda ürünlerinin zorunlu mallar kategorisine girmesi ve hane halklarının gelirleri arttıkça artan gelirlerinden oransal olarak gıda harcamalarına daha az bir pay ayırmasıdır'' dedi. Gıda harcamalarının toplam harcamalar içerisindeki oranı kırsal kesimde yüzde 31, kentlerde ise yüzde 21 olduğunun altını çizen Akbay, gıda tüketim harcamalarının toplam harcamalar içerisindeki oranı en yüksek olan bölgenin yüzde 30 ile Güneydoğu ve Kuzey Doğu Anadolu bölgesi olduğunu, en düşük olan bölgenin yüzde 18 ile İstanbul olduğunu ifade etti. Türkiye'de tahıl ve tahıl ürünleri en sık tüketilen ürün grubu olduğunu kaydeden Akbay, ''İkinci sırada sebze tüketimi gelmektedir. Bu ürünleri meyve ve yağlar takip etmektedir. Et ve et ürünleri protein açısından çok önemli olmasına karşılık Türkiye genelinde tüketim yüzdesi diğer gıda ürünleri içerisinde düşüktür. Bunun en önemli nedenini ise et ve et ürünlerinin fiyatlarının yüksek olmasıdır'' dedi. -Kırmızı et ve zeytinyağı tüketimi artacak- Yaptığı 2020 projeksiyonu ile ilgili bilgiler veren Doç. Dr. Akbay şöyle konuştu: ''Projede elde edilen sonuçlar, Türkiye'de gıda tüketim yapısının 2020 yılı öngörüsü açısında da önemli sonuçlar vermektedir. Tahmin edilen sonuçlar itibariyle 2003-2020 yılı dönemlerinde kişi başına tüketimin en fazla artacağı ürün grubu kırmızı et ve zeytinyağıdır. Ekmek, un ve diğer tahıl ürünlerinin azalacağı öngörülmüştür.'' -Tüketici gereksinimleri- Ortaya çıkan sonuçların fiyat politikasının gelir politikasına göre daha etkili olacağı sonucunu doğurduğunu ifade eden Akbay, şunları kaydetti: ''Fiyatların yüzde 20 düşmesi veya gelirin yüzde 20 artması durumunda örneğin pirinç tüketim miktarında yüzde 10'un üzerinde bir artış olacağı beklenmektedir. Patates, domates ve patlıcan gibi sebzelerin tüketiminin azalacağı, buna karşılık meyve tüketimlerinin artacağı öngörülmüştür. Kişi başına düşen dana ve koyun eti tüketimi, kümes hayvanları ve su ürünleri tüketimine oranla daha fazla artacaktır. Mercimek, kuru fasulye ve nohut tüketimlerinin azalacağı öngörülmüştür. Süt, yoğurt ve yumurta tüketimi sabit kalırken, peynir tüketiminin artacağı öngörülmüştür. Fındık, Antep fıstığı, badem, ceviz ve kuru kayısı tüketiminin önemli oranlarda artacağı beklenmektedir. 2020 yılında gelir ve nüfustaki olası artışlar dikkate alındığında, tüketici gereksinimlerinin de değişeceği kaçınılmazdır. Özellikle et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, meyve gibi ürünlerin üretimlerinin diğer ürünlere oranla daha fazla arttırılması ülke gereksinimleri açısından öncelikli politikalar arasında yer almalıdır.'' Gelecekte nüfusun refah seviyesi arttıkça, eğitim seviyesi yükseldikçe, ailenin genişliği azaldıkça ve genç nüfus oranı arttıkça gıda tüketim yapısının da önemli derecede değişeceğine dikkati çeken Akbay, 14 yaşından küçük çocukların olduğu ailelerin diğer ailelere göre daha fazla oranda süt ve süt ürünleri ile reçel, bal, çikolata ve şeker ürünleri tüketeceğine dikkati çekti. -''Tarım politikası değişebilir''- Aile başına düşen gelir arttıkça, zeytinyağı tüketiminin artacağını dile getiren Akbay, ''En düşük gelir grubunda bulunan bir ailenin toplam yağ harcamaları içerisinde zeytinyağı harcamalarının oranı yaklaşık yüzde 4,7 iken, en yüksek gelir grubunda bu oran yüzde 20,6'dır. Gelecekte kişi başına düşen gelirin artışıyla birlikte özellikle zeytinyağı tüketim miktarlarının artacağı, buna karşılık ayçiçek yağı, margarin ve tereyağı tüketim miktarlarının azalacağı tahmin edilmektedir. Bu sonuçlar, ülkemizde uygulanan tarım politikasının yeniden yapılandırılmasında yön verici olacaktır'' diye konuştu. -AB süreci ve gıda tüketimi- Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) üyeliği durumunda gıda talebinde de önemli değişimlerin olacağına dikkati çeken Akbay, şöyle dedi: ''Özellikle AB'ye girişle birlikte, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri gibi bazı ürünlerin fiyatlarda meydana gelebilecek bir düşme bu ürünlere talebi önemli oranda arttıracaktır. Ailenin gelir düzeyi sosyoekonomik ve demografik grupların gıda taleplerinde önemli bir rol oynamaktadır. Dolayısıyla AB üyeliğinin gelir düzeyini artıracağı varsayımından hareketle, tahıl kaynaklı beslenme alışkanlıklarının hayvansal kaynaklı ürünlere doğru kayacağı şüphesizdir.'' Araştırmanın, TÜİK, DPT ve özel sektör endüstri grupları için önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Akbay, sözlerini şöyle tamamladı: ''Gıda tüketim yapısının geleceğini ve bugününü anlayabilmek hem TÜİK, DPT ve özel sektör endüstri grupları için hem de ülkemizde gıda sektörü alanında yatırım yapmayı planlayan girişimciler ve yatırımcılar için oldukça önemlidir. Projeden elde edilen sonuçlar pek çok farklı alanda çalışan ziraat mühendisliği, iktisat, kamu yönetimi, tıp, çevre, akademisyenler, konuyla ilgili araştırıcılar, karar alıcılar, yerli ve yabancı yatırımcı ve girişimciler, strateji uzmanları, tıp doktorları ve diyetisyenler gibi pek çok meslek grubu üyelerine de önemli katkılar sağlayacaktır. Gıda ana kategorileri itibarıyla gıda talep tahminlerinin yapılmasında uygulanan gıda literatüre önemli katkılar sağlayacaktır. Yine talep projeksiyonlarının uygulanmasında kullanılan yöntem ülkemizde araştırıcılar tarafından bu konuda yapılacak birçok çalışmaya katkılar sağlayacaktır.''
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126