Kocabaş Konağı'nın Hanımı Kadriye Mezir'le "Maraş Sevdası'nı ve Yaşamını Konuştuk

Kahramanmaraş'ta geçtiğimiz yıllarda restore edilerek daha çok Maraş damak tadının müşterilere sunulduğu "Maraş Kültür Evi" bilinen adıyla Kocabaş Konağı işletmecisi Kadriye Mezir'le 8 Mart Dünya Kadınla Günü münasebetiyle bir sohbette bulunduk. Kadriye Mezir kimdir, neden Kahramanmaraş'ta kalıyor, iş hayatındaki başarısının sırrı nelerdir? İşte o söyleşimiz...

Kocabaş Konağı'nın Hanımı Kadriye Mezir'le "Maraş Sevdası'nı ve Yaşamını Konuştuk

Kahramanmaraş'ta geçtiğimiz yıllarda restore edilerek daha çok Maraş damak tadının müşterilere sunulduğu "Maraş Kültür Evi" bilinen adıyla Kocabaş Konağı işletmecisi Kadriye Mezir'le 8 Mart Dünya Kadınla Günü münasebetiyle bir sohbette bulunduk. Kadriye Mezir kimdir, neden Kahramanmaraş'ta kalıyor, iş hayatındaki başarısının sırrı nelerdir? İşte o söyleşimiz...

08 Mart 2016 Salı 10:04
Kocabaş Konağı'nın Hanımı Kadriye Mezir'le "Maraş Sevdası'nı ve Yaşamını Konuştuk
Kendinizi tanıtır mısınız? Kadriye Mezir kimdir?

Devrek/Zonguldak doğumluyum, Akdeniz Üniversitesi turizm İşletmeciliği ve Otelcilik mezunuyum. 1991 yılında evlenerek Kahrmanmmaraş’a yerleştim. Uzun süre iş yaşamım olmadı. Daha sonra mobilya sektöründe uzun yıllar yönetici olarak görev yaptım. Özel sebepler yüzünden 2011 yılının ocak ayında işten ayrıldım. Yani 25 yıldır Kahramanmaraş'ta yaşıyorum, bu gün itibaryle en az bir Maraşlı kadar Maraşlıyım...

Konak Fikri Nereden Geldi Aklınıza?

Özel sebepler yüzünden 2011 yılının ocak ayında  uzun yıllar çalıştığım mobilya sektöründen ayrıldım, fakat evde oturmak bana göre değildi. Ne iş yapabilirim diye düşünmeye başladım. Aklıma çeşitli fikirler geliyordu, çevremdeki kişiler de fikir veriyordu ama hiç biri cazip gelmiyordu bana. Öyle bir iş yapmalıydım ki Kahramanmmaraş’ta daha önce yapılmamış bir iş olmalıydı, tarihi evler eskiden beri çok hoşuma giderdi ve aklıma butik otel fikri geldi.


Kadriye Mezir

İlginç.. Şehrimizde olmayan bir şey...


Evet ilginç. Ama daha ilgincini de yaptım ben. Bu fikir aklıma çok yattı ve fırsat buldukça Kahrmanmaraş sokaklarında elimde fotoğraf makinası eski evlerin fotoğraflarını çekmeye başladım. Tarihi mekânlara eskiden beri özel bir ilgim vardı ama yoğun iş yaşamımdan dolayı, gezmeye pek vaktim olmuyordu... Bu arada Urfa, Mardin ve Doğu Karadeniz gezilerine katıldım, özellikle Mardin’ in tarihi dokusu beni büyüledi ve tarihi evlerin çoğu değerlendirilmişti. Gezdiğim yerlerde eski evlerin çoğu restoran ya da butik otel olarak kullanılmaktaydı.  Kahramanmaraş’ta ki tarihi evler harikaydı ancak hiç biri şimdiye kadar değerlendirilmemişti. Dışardan bir misafir geldiğinde gösterebileceğimiz özel bir mekân yoktu. Maraş’ ta ki bu evler butik otel olarak ya da yöresel yemeklerin yapıldığı restoran olarak kullanılsa çok dikkat çeker ve gelen kişileri de etkilerdi.

Kahramanmaraşta, ayrıca canlı müzik eşliğinde yemek yemeyi istediğimiz zaman da şehir dışına gitmemiz gerekiyordu ve Maraş’ın yöresel yemeklerinin gün yüzüne çıkması gerekiyordu. Dışardan gelen konukları ağırlayabileceğimiz, yöresel yemekler sunan bir mekân yoktu.

Kocabaş Konağı

Peki gezdiniz, araştırdınız, aklınıza çeşitli fikirler geldi? Sonra ne yaptınız?

İŞte o gezileri tamamlayıp Kahramanmaraş a gelir gelmez hobi olarak gezdiğim tarihi evleri alıcı gözü ile gezmeye başladım. Aklıma koyduğum bu fikirle butik otel ya da restoran yapabileceğim bir yer aramaya başladım. Tarihi bir konağı alıp restorasyonunu yapıp butik otel ve restoran olarak hizmete açacaktım. Bir kaç tane istediğim gibi tarihi mekan buldum ve o sıralarda turizm bakanlığı bu tip yerler için yüzde 70 kadarını hibe veriyordu, bundan faydalanmayı düşündüm. Fakat evlerin çoğunun birden fazla mirasçısı vardı ve onlara ulaşmak çok zordu. Ulaştığımı farz etsem bile evi almak için nakitim yoktu ve eşim hiç bir şekilde destek olmuyordu. Ona göre bir rüyanın peşinden koşuyordum ve zamanımı boşa harcıyordum, sıradan bir mağaza açmalıydım. O bana bir aksesuar mağazası açmak istiyordu ve bunun için girişimlerde bile bulundu, fakat bu benim istediğim iş değildi ve bana hiç cazip gelmiyordu. Benim aklım tarihi mekânlardaydı. Kahramanmaraş’ın tarihi konakları harikaydı ama değerlendirilmiyordu ve bu durum beni çok üzüyordu. Elimde fotoğraf makinası ben yine sokakları dolaşmaya başlamıştım, kimi konaklar çok büyük, kimi konaklar küçük ama şirin, kiminin içinde hamamı bile vardı, kiminin manzarası harika, kiminin şadırvanı nefisti. Çoğu konaklarda, şimdilerde teras diye nitelendirdiğimiz cihan-ı nümalar vardı...

Kocabaş Konağı

Bir Sevdanın Peşinden Koşuyor Gibi Anlatıyorsunuz?

Evet, öyle oldu. Günlerden bir pazar günü, yine evde içim sıkılmıştı ve dışarda yağmur yağıyordu, eşime;’ ben konakları gezmeye gidiyorum’ dedim ve o bana; ‘deli misin yağmur yağıyor?’ diye kalkıştı. Yine de peşimden geldi, onunla beraber bir iki yere baktıktan sonra Maraş’ ın Kayabaşı olarak anılan kenar mahalle diye tabir edilen bir mahallesine geldik. Eşim sigara almak için bir bakkala girdi ve ben de orada restorasyonu bitmek üzere olan bir konak gördüm. İçini gezmek istedim. Konağın avlusuna bir girdim ki (tesadüfen konağın kapısı açıktı) harika bir manzara. Anlatılması imkânsız bir güzellik, muhteşem bir konak karşımda duruyordu, hala anlatırken heyecanlanıyorum. Konağın iç mekânlarını gezmeye başladım, üç katlı buram buram tarih kokan bir mekân. Kapıları, yerleri, tavanlarıyla harika bir konak, kimbilir kaç yıllık ve kimbilir kimler yaşadı bu konak ta, dili olsa da konuşsa diye düşünmeye başladım.

Konağın balkonunda yere çömeldim ve sanırım yarım saat yağmurun yağmasını seyrettim ve o sırada;’ keşke bu konak benim olsa neler neler yapardım’ diye hayal kurmaya başladım. Uzun bir süre konakta vakit geçirdikten sonra eve geldim ve ertesi günü konağın kime ait olduğunu araştırmaya başladım.

Kocabaş Konağı

Hiç zaman kaybetmiyorsunuz? 

Evet, çünkü çok istiyorum böyle bir iş yapmayı. Konağın Kahramanmaraş İl Özel İdaresi’ne ait olduğunu öğrendikten sonra, konağı kimden isteyebilirim? diye düşünmeye başladım. Tabi ki şehrin mülki amiri sayın valimizden başkasıyla görüşmemeliydim. Kafamda neler yapabileceğimi yavaş yavaş şekillendirmeye başladıktan sonra. Kahramanmaraş Valisi Şükrü Kocatepe’den randevu talep ettim ve Sayın Valimiz beni kırmayarak müsait bir gününe randevu verdi.
Randevu günü çok heyecanlıydım. Konağı sayın valimizden isteyecektim, bu hal ki;- belki vakti geldiğinde yapacağım- oğluma kız isteme işinden daha zordu. Sabah 9 ‘da sayın valimizin odasındaydım, heyecanla konağı ve konakta neler yapabileceğimi anlattım. Avlusunda 150 kişilik yemek, nişan, kına vb. gibi organizasyonlar yapacaktım, konağın içinde özellikle kış aylarında odalarda hizmet verecektim, odalar 8 kişilikle 20 kişilik arasında değişiyordu. Hafta sonları bahçede fasıl geceleri, sıra geceleri düzenleyecektim, ayrıca pazar günleri köy kahvaltısı olacaktı, branc’tan insanlar bıkmıştı. Köy kahvaltısında her şey masaya gelecek ve çay servisi bakır çaydanlıkta sunulacaktı. Konağın girişinde satış ofisi olacaktı, satış ofisinde; bakır eşyalar, sim sırma işi ve oyma işleri gibi Maraş’a özgü sanat dolu güzellikler olacaktı. Konakta yöresel yemekler ve ızgara çeşitleri sunulacaktı…

Heyecanla bunları anlatıyordum sayın valimize. O benim heyecanımı hissetti ve kendisi de heyecanlandı, bu konularda tecrübeli bir kişiydi, Kütahya’ da böyle işlere çok imza atmıştı. Sayın Valimiz;’ değerlendirebiliriz ama orası ters bir yer, merkezi bir yer değil, kenar mahalle işletebilecek misin? Altından kalkabilecek misin? Bu işin’ diye sordu, tabi ki endişelerinde haklıydı. Beni tanımıyordu, bir kadın gelmiş ve ondan konağı isteme cüreti gösteriyordu.

İş tecrübelerimi anlattım sayın valimize, nasıl işlek bir hale getirebileceğimi anlattım, ’önce restorasyonun bitmesi gerekiyor’ dedi Sayın Valimiz. Görüşmemin olumlu geçmesi beni çok mutlu etti ve sabırsızlıkla konağın bitmesini bekledim, bu arada sık sık konağa gidiyor ve hayal kuruyordum, konağı çok benimsemiştim, artık aklımdan farklı bir iş yapma planı geçmiyordu, bu iş tam bana göre bir işti…

Kocabaş Konağı

Peki Restorasyon bittikten sonra ihale aşaması oldu. İhaleyi nasıl aldınız?

Konağın restorasyonu tamamlandıktan sonra ihale aşamasına gelindi. Pek çok büyük firmanın konakla ilgilendiği haberleri geliyordu ama ben yine de şansımı denemek istiyordum. Ancak ihale günü tek başıma kaldığımı öğrendim. Çünkü konak işletmek riskli bir işte ve bu riski kimse almak istememişti. 

İhale sonrasında ben de büyük bir mutluluk vardı. Sonunda hayallerimin konağı benim olmuştu, daha sonra sevincimi paylaşmak için eşimin yanına gittim ama üzülerek yanından ayrıldım. Konağı başıma dert ettiğimi ve bu durumdan kendisinin de zarar göreceğini, hiç bir şekilde para ayıramayacağını söyledi.

Adeta hayalimle sınanıyordum: bu arada eski çalıştığım iş dalından çok cazip iş teklifi gelmişti. Birçok kişinin reddedemeyeceği bir iş teklifi idi bu, eşim o işi kabul etmem konusunda baskı yaptı ama bir an bile tereddüt etmedim reddetmek için, hayalim olan konağın ihalesini almıştım ve konağı kapılarını hizmete açmaya çok az bir zaman kalmıştı.

Kocabaş Konağı

Peki Konağı restorana nasıl çevirdiniz?

Kahramanmaraş Belediyesi’nde tarihi evlerle ilgilenen bir müdürlük vardı. Adı; Kudep, zaten onlarla sürekli irtibat halindeydim. Kudep Müdürlüğü’ne vardığımda neler yapılması gerektiğini öğrendim ama bu işleri benim değil de ev sahibi olarak İl Özel İdaresi’nin yapması gerektiğini söylemişlerdi. Öncelikle: restorana çevrilmesi için, yüksek mimarın, yüksek inşaat mühendisinin, üniversiteden bir sanat tarihçisinin imzaları gerekiyordu. Ayrıca, proje değişikliği yapılması lazımdı ve bunu da bir raporla birlikte proje müellifinin değiştirip imzalaması gerekiyordu...

İşin gerisi gerideydi: konağın mutfağı yeterli değildi ve konağın içindeydi, binaya zarar verebilirdi, yemek kokuları konağın içine sinerdi zaten içerdeki mutfakla işletme ruhsatı vermezlerdi. Zira yeterince büyük değildi. Sebepler, sebepler, sebepler. O yüzden yan taraftaki ek binaya mutfak yapılması gerekiyordu ve bunun da proje de belirtilmesi lazımdı. Yüksek mimardan, tarihçiden, inşaat mühendisinden izinler alındıktan sonra projeyi çizdirmek bana kalmıştı. Proje değişikliğini yaptırdım ve Adana’da olan proje müellifine projeyi onaylattıktan sonra imzayı attırdım, İl Özel İdaresi de imzaladıktan sonra, iş Kahramanmaraş Belediyesi’nde takıldı kaldı. Eksikler ve hatalar vardı. Böylece bir kaç ay sürdü gitti. Belediye ve İl Özel İdare arasında mekik dokudum. Nihayet proje değişikliği Adana Anıtlar Kurulu’na intikal etti ve kuruldan geçti. Nihayet konağı teslim alacaktım. Sözleşmeyi imzalamak için İl Özel İdare Sekreterinin yanına gittiğimde; okuduğum sözleşmede teminat mektubu ya da nakit para istediklerini gördüm. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Çünkü bankalar, kurulmamış hiç bir  işletmeye teminat mektubu vermezlerdi, ben yine de şansımı denemek için banka banka dolaşmaya başladım ama çoğundan olumsuz yanıt aldım.

Kocabaş Konağı

Bu kadar emekten sonra yarı yolda pes etme ihtimaliniz çıkmış ortaya. Kaynağı nasıl hallettiniz?

Çok zor günler geçirdim. Kredi çekmek için banka banka dolaştım. KOSGEB'e başvurdum. Teminat mektubu verecek durumda değildim ve tüm kapılar yüzüme kapanıyordu. Gelirim olmadığı için bankalar kredi vermiyordu. Her gün akşam umutsuzluğa düşüyorsam da ertesi gün kalktığımda olumlu olarak güne başlıyor ve kendi kendime:’ bugün bu işi halledeceğim’ diyordum. Kimse, başaracağına inanmış bir kadından daha güçlü olamazdı. Sonrasında zor da olsa tüm engelleri aşarak nakit sorununu da hallettim.

Peki Konağı Ne Zaman Açtınız?

Konağı 15 Nisan 2012 pazar günü gerçekleşen kahvaltı ile hizmete açmıştım. O gece heyecandan uyuyamadım, duyuru yapmıştım ama insanlar gelecek miydi? Gelenler beğenecek miydi? Konağın çok eksiği vardı. Bu durumu gelenlere yansıtmadan, hizmeti kusursuz yürütmeliydim. Bunu başarabilecek miydim? Aklımda bin bir türlü sorular vardı.

İlk gün nasıl geçti? Korktuğunuz gibi oldu mu?

İlk gün resmi bir açılış değildi ama yine de kahvaltı çok güzel geçmişti. Dostlarım, arkadaşlarım kahvaltıya geldiler, çok yoğun olmamakla beraber ilk gün harika idi.

Kocabaş Konağı

Açılış her şey değil ama asıl sorun geride... Sonrası nasıl gelişti?

Konak yavaş yavaş duyulmaya başlamıştı. İnsanların tepkisi çok güzeldi, her gelen konağı çok beğeniyordu ve bir bayan elinin değmiş olması, insanlar için ayrı bir ayrıcalıktı. İçli köfte, mumbar, sömelek köfte, ekşili aya sulusu, tarhana çorbası, kuru dolması vs. Maraş’ın yöresel yemeklerini sunarak konak hizmete girmişti. Resmi açılış ise; 19 Mayıs 2012 cumartesi akşamüstü gerçekleşecekti.

Nihayet, tamamen yöresel ürünlerin sunulduğu bir kokteyle, Sayın Valimiz Şükrü Kocatepe başta olmak üzere, milletvekilimiz Sevde Beyazıt Kaçar’ ın ve Kahramanmmaraş’ın önde gelen birçok güzel isimlerinin katılımıyla konağın açılışını gerçekleştirmiştim.

Hayırlı Olsun... Genelde Maraş'ın Yöresel Tadlarını Sunuyorsunuz Müşterilerinize... Konağa gelenler konağın yapısıyla uyumlu bir şekilde ev tadında yemekler isterler. Bunu başarabildiniz mi?

Hayallerim gerçek olmuştu… Tarifi imkansız bir duygu içindeydim, bir yıl önce hayal bile edemediğim olayları yaşıyordum, ancak bundan sonrası kolay gibi gözükse de, daha da zordu. Hizmet sektörü asla bir hatayı kabul etmiyordu. Kahramanmmaraş’ ta bir ilki gerçekleştirmiştim ve en iyi hizmetle birlikte en lezzetli yemekleri de sunmak zorundaydım. Evde yapıldığı gibi lezzetli ve hijyen olmalıydı. Bu yüzden Kahramanmaraşlı ev hanımları çalışıyordu mutfağımda.

Konak harikaydı, yemekler de çok lezzetli olmalıydı. Lezzetten taviz vermemek için en kaliteli ürünleri kullanıyordum. Dışardan misafiri gelenler konağa geliyordu. Tamamen yöresel yemekler yemek isteyenler konağa gelmeye başlamıştı. Hatta düğün fotoğrafı çektirmek isteyenler konakta sıraya girmeye başlamışlardı. Hafta sonları fasıl dinlemek isteyenler konağa geliyordu

Kocabaş Konağı

Pek Çok ünlü ismi de ağırladınız konakta. Komşu illerden bile sırf konakta zaman geçirmek için gelenler bile var, doğru mu?

Dışardan gelen ünlü isimleri; Burcu Güneş, Kenan Işık, İbrahim Sadri, Uğur Işılak gibi birçok ünlü ismi konakta ağırladım. Konağın her odasını değerlendidim, bazı odalar altı kişilik, bazı odalar 10 kişilik, bazıları 25 kişilik. Gelen gruplar odalarda rahatça yemeklerini yiyerek toplantılarını yapabiliyorlar. Ayrıca bir de projeksiyon cihazı bulunan oda sayesinde sunum yapmak isteyen firmalar rahat ediyorlar…

Konağı Ziyaret Edenlerin Tepkileri Nasıl?

Şöyle ifade edeyim. Konağı bilmeyen, bilip gelmeyen zaten gelmiyor. Ancak bir defa gelen, bir defa yemek yiyen buranın müdavimi oluyor. Yoldan geçerken merak edip içeri giren ve içerideki ortamı görenler eşini arayıp "hazırlan seni almaya geliyorum" diyerek aynı gün ailece yemek yiyorlar. Gelen konuklarımın söylediklerine göre; konağın bahçesi de ayrı bir güzel. Bahçede oturup yemek yiyerek ya da çay, kahve içerek özellikle Kahramanmaraş’ın yöresel kahvesi menengiç kahvesini içerek, konağı seyretmek ayrı bir keyif.

İl dışından şehrimize misafir olarak gelen işadamları da daha sonra yeniden ve özel olarak Konağa geliyorlar. Başka illerden Kahrmanmaraş’ a gelen bir kişi konakta hem yöresel yemekleri yiyebiliyor, hem de Kahramanmaraş’ın sim sırması, bakır eşyaları, oyma işlerinden ve Maraş biberi gibi özel ürünlerini satın alabiliyor.

Kadriye Mezir

Peki Konak Özel Günlere Açık mı?

Konağımız özellikle hafta sonları canlı müzik eşliğinde yemek yemek isteyenlerle dolup taşıyor. Bunların dışında kına, nişan, doğum günü, toplantı gibi organizasyonlar da yapılmaktadır. 

Peki son olarak ne söylemek istersiniz okuyucularımıza?

Sözün özü, benim gerçekleşen hayalim, konağa gelen konuklarımın bazılarını kendi hayallerine kimilerini de hatıralarına götürüyor. Bütün yorgunluğumu atmak için çok sebebim var: 
Bir kadın olarak başarmanın keyfi, huzurun ayak seslerine karıştı…

Yepyeni başarı öykülerini yazmak ve bu öykülerin kahramanı olmak için konağın içinde koskoca bir aile olmaya devam etmekten başka ne kaldı? Hayallerimin peşini asla bırakmayacağım.


Son Güncelleme: 08.03.2016 10:08
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hajelh 10 ay önce

çalıştıran bir maraşlı değil demek, olsun kültürü yaşatması önemli, eline sağlık

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126