’Özgürlük ve demokrasi indirimi’ talebi

Tüketiciyi Destekleme Derneği (TÜKDES) Genel Başkanı Süleyman Bakal, kredi ve borçlanma konusunda yapılan değişiklikleri olumlu karşılarken, bunun karşılığında satıcı ve sağlayıcılardan da özgürlük ve demokrasi indirimi yapması yönünde...

’Özgürlük ve demokrasi indirimi’ talebi

Tüketiciyi Destekleme Derneği (TÜKDES) Genel Başkanı Süleyman Bakal, kredi ve borçlanma konusunda yapılan değişiklikleri olumlu karşılarken, bunun karşılığında satıcı ve sağlayıcılardan da özgürlük ve demokrasi indirimi yapması yönünde...

24 Eylül 2016 Cumartesi 11:38
’Özgürlük ve demokrasi indirimi’ talebi
Tüketiciyi Destekleme Derneği (TÜKDES) Genel Başkanı Süleyman Bakal, kredi ve borçlanma konusunda yapılan değişiklikleri olumlu karşılarken, bunun karşılığında satıcı ve sağlayıcılardan da özgürlük ve demokrasi indirimi yapması yönünde öneride bulundu.
Başbakan Binali Yıldırım’ın kredi kartı taksit miktarı ve kredi sözleşmelerindeki süre artırımı yönündeki açıklamaları hakkında konuşan TÜKDES Genel Başkanı Bakal, “Hükümetimizin iş talebi canlandırmak amacıyla 15 Temmuz darbe girişimine müteakip tüketicileri koruyan bir kanun çıkarmasını olumlu buluyoruz. Hükümetimiz gereğini yapıyor. Bu konuda tüketicilerin, satıcı ve sağlayıcıların da yapması gerekenler de var. Hükümetimizin bu olumlu yaklaşımına Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanaatkârlar Konfederasyonu ve bunun gibi iş adamı birliklerinin önderliğinde tüketicilere bir özgürlük ve demokrasi indirimi yapmalarını öneriyoruz. Hükümetimizin bu iş talebi canlandırma girişimine satıcı ve sağlayıcılar da özgürlük ve demokrasi indirimi yaparak karşılık vermelidir. Tüketiciler kredi kartı borçlarının yeniden yapılandırılması ve bunun yanında tüketici kredi sözleşmelerinin süresinin uzatılması, konut kredilerindeki peşinat oranının yüzde 20’ye düşürülmesi gibi konulardan istifade ederken öncelikle tüm bankalardan bu konularda görüş almalılar bu aldıkları görüşe istinaden kendileri için en uygun seçeneği seçmeliler. Ayrıca indirim yapıldı, kredi kartı borçları yapılandırıldı, tüketici kredilerinin süresi uzatıldı diye tüketiciler ihtiyacı olmayan mal ve hizmetleri satın almamalıdır. Bunun yanında tüketiciler mutlaka bir planlama yapmalı, bir gün tüketip 48 ay tükenmemelidir. Biz bu tarz bir uygulamayı doğru buluyoruz. Uygulamanın üç sorumlusu var, satıcı ve sağlayıcı, kamu otoritesi ve tüketici bu üçü dengede hareket etmelidir. Bu uygulamaların tüketici güven endeksini yükselteceğine inanıyorum. Bu ülke hepimizin yapılacak olanların hepimizin menfaatine olacağına inanıyorum“ ifadelerini kullandı.
“BU YAPILANDIRMA AŞIRI BORÇLANMAYI DOĞURMAMALI”
Ayrıca konuyla ilgili Tüketiciyi Destekleme Derneği Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Adil Atasoy’un görüşlerini dile getiren Bakal, “Değerli hocamız da konuyla ilgili görüşlerini bize şöyle aktardı: Kredi kartı borçlarının yeniden yapılandırılması, borcu olan tüketiciler bakımından iyi bir imkân ve fırsat sağlamaktadır. Tüketicilerin ödeme gücüne göre bu yapılandırmadan yararlanması teşvik edilmelidir. Yalnız bu yapılandırma borcun borçla karşılanması ve aşırı borçlanma kısır döngüsünün devam etmesi sonucunu doğurmamalıdır. Borcun yapılandırması gerçekçi olmazsa şu tehlike ihtimali her zaman vardır: Birincisi, ödemelerde süreklilik olmaz. Yapılandırma zinciri kırılır. Kanuni takibatlar yeniden başlar. İkincisi, bizim vatandaşımız yaratılan imkânları iyi değerlendirmesini bilir. Yakın gelecekte uygulamaya girecek olan çeşitli alışverişlerde vadelerin uzaması ve ortaya çıkacak olan uzun vadeli taksitle mal alma imkânı finansal bir ödeme aracına dönüşebilir. Yapılandırmada ana borç miktarına faiz tahakkuk ettirilmemeli veya tahakkuk ettirilen faiz miktarı Hesap bulunan Bankanın veya Devletin sosyal fonlarınca karşılanmalıdır. Yapılandırmanın ne şekilde olacağı henüz net değildir. Bu konuda tüketicinin gelir ve rahat ödeme gücüne göre esnek bir yol izlenmesi ve kişisel durumlar dikkate alınarak vade ve ödenecek miktar bakımından uygun bir yapılandırma sağlanmalıdır. Özellikle; Tüketicinin gelir düzeyi, oturduğu evin kira olup olmadığı, bakmakla yükümlü olduğu hane halkı sayı, tahsil yapmakta olan ve burs desteği almayan aile fertlerinin sayısı ve öğrenim düzeyleri gibi durumlar dikkate alınmak suretiyle gerçekçi ve ödenebilir bir yapılandırma yapmak gerekir. Bu ve benzeri ölçütler dikkate alınarak yetkili idari birim tarafından çıkarılacak düzenlemede belirlenen ölçütleri açıklamak ve yapılandırmayı yapacak kurum ve kişilerin dikkate alması gereken başkaca hususları göstermek hem tüketicinin işini kolaylaştırır, borcunu ödemede cesaret verir, hem de yetkili kişiler yapılandırma yetkisini kullanırken yararlı olur” dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126