"Yatırımcı, Merkez Bankası’nın bağımsızlığını tehdit altında görüyor"

İpek Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Köksal, Türk Lirası'nın ABD Doları karşısında rekor seviyede düşüşünü yatırımcıların Merkez Bankası’nın bağımsızlığının tehdit altında görmeye başlamasına bağladı....

"Yatırımcı, Merkez Bankası’nın bağımsızlığını tehdit altında görüyor"

İpek Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Köksal, Türk Lirası'nın ABD Doları karşısında rekor seviyede düşüşünü yatırımcıların Merkez Bankası’nın bağımsızlığının tehdit altında görmeye başlamasına bağladı....

13 Şubat 2015 Cuma 10:10
İpek Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Köksal, Türk Lirası'nın ABD Doları karşısında rekor seviyede düşüşünü yatırımcıların Merkez Bankası’nın bağımsızlığının tehdit altında görmeye başlamasına bağladı. Köksal değerlendirmesinde ‘’Türk Lirası'ndaki son günlerde görülen rekor düşüşün en önemli faktörlerinden biri olarak yatırımcıların Merkez Bankası'nın bağımsızlığının tehdit altında olduğunu düşünmelerini görüyorum.’’ dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yüksek faizin enflasyonu arttıracağı açıklamalarının Merkez Bankası’nın faiz politikalarıyla ilgili alanını daralttığına değinen Köksal, ‘’Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi biliminin gerçekleriyle bağdaşmayan faizin enflasyona sebep olduğu yönündeki yorumları kurlarda dünya ekonomisindeki gelişmelerin neden olacağından çok daha fazla bir artışa sebebiyet verdi.’’ diye konuştu.

Doç. Dr. Bülent Köksal, Merkez Bankası tartışmaları ve doların rekor seviyede yükselmesi hakkındaki soruları cevaplandırdı. Türk Lirası'nın dolar karşısında rekor seviyede düşüş yaşaması hakkında Köksal şunları söyledi:

‘’Türk Lirası'nın son günlerde yaşadığı değer kaybının sebepleri olarak ABD’den gelen olumlu istihdam verisi ve ABD’nin faiz artırımına gitme beklentilerinin güçlenmesi gösterilebilir. ABD’deki faiz artışı gelişmekte olan ülkelere giren sıcak paranın bu ülkelerden çıkması anlamına geliyor ve dolar üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturuyor.’’

‘’DOLARDAKİ ARTIŞ ÖZEL SEKTÖRÜN YURTDIŞI BORCUNU ETKİLER’’

Dolardaki artışın özel sektörün yurtdışı borucunu da yakından ilgilendirdiğini dile getiren Köksal, ‘’Dolardaki bu artış yüksek miktarda dış borca sahip özel sektör için de çok olumsuz bir durum. Dolar son üç haftada yüzde 8-9 oranında yaklaşık 20 kuruşluk bir artış gösterdi. Türkiye’nin brüt dış borcunun 396 milyar dolar civarında olduğunu düşünürsek, kurlardaki bu yükseliş dış borçta yaklaşık 80 milyar Türk Lirası artış anlamına geliyor.’’ dedi.

‘’YATIRIMCILAR MERKEZ BANKASI’NIN BAĞIMSIZLIĞINI TEHDİT ALTINDA GÖRÜYOR’’

Köksal, yatırımcıların son dönemde Merkez Bankası’nın bağımsızlığını tehdit altında görmeye başladığını ve bunun Türk ekonomisi için olumsuz bir durum oluşturduğunu söyledi. Köksal bu konuda şunları kaydetti:

‘’Türk Lirası'ndaki son günlerde görülen rekor düşüşün en önemli faktörlerinden biri olarak yatırımcıların Merkez Bankası'nın bağımsızlığının tehdit altında olduğunu düşünmelerini görüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi biliminin gerçekleriyle bağdaşmayan faizin enflasyona sebep olduğu yönündeki yorumları kurlarda dünya ekonomisindeki gelişmelerin neden olacağından çok daha fazla bir artışa sebebiyet verdi. Merkez Bankası'nın faiz indirme konusunda sahip olduğu alanı da ortadan kaldırdı çünkü kurlardaki artış üretici fiyatları kanalı yoluyla enflasyonu artıracaktır.’’

‘’MB VE BDDK’NIN BAĞIMSIZLIĞI KORUNMALI’’

Köksal, Merkez Bankası ve BDDK gibi ekonomiyi denetleyen kurumların bağımsızlığının korunması gerektiğinin altını çizdi. Köksal ‘’Düşük faiz ekonomik büyümeyi ancak kısa vadede canlandırabilir ki anlaşıldığı kadarıyla hükümetin istediği seçimlere böyle bir ekonomi ile girmek. Türkiye ise popülist politikaların zararını çok çekti bu güne kadar. Eski Merkez Bankası Durmuş Yılmaz’ın da belirttiği gibi kısa vadeli faizleri indirmek Türkiye’nin sorunlarını çözmez. Kalıcı ekonomik büyüme yatırım ortamının iyileştirilmesi, iş gücü verimliliğinin artırılması, beşeri sermayenin güçlendirilmesi gibi yapısal önlemlerle ve Merkez Bankası ve BDDK gibi kurumların bağımsızlığı korunarak gerçekleşebilir ancak. Hükümetin kısa vadeli faizlerle geçici bir ekonomik canlanma sağlamak yerine bu kanallara odaklanması gerekir.’’ görüşünü dile getirdi.

Faiz-enflasyon ilişkisine de değinen Köksal, ‘’Kanaatimce Sayın Cumhurbaşkanı, yüksek faizin yüksek enflasyona sebep olduğu kanaatini hangi ekonomik çalışmaya dayanarak söylediğini açıklamalı. Ekonomi yazını ve geçmiş ülke tecrübeleri tam ters bir ilişkiden yani yüksek enflasyonun yüksek faize sebep olmasından bahsediyor çünkü. Bu arada Ali Babacan ve Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun Merkez Bankası'na verdikleri destekleri de önemli ama geç kalmış buluyorum.’’ diye konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126