Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şener: “Türkiye Sıcak Bir Çatışmanın Ortasında"

Türkiye’nin sıcak bir çatışma ortasında olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İhsan Şener, Türkiye’nin uluslararası pek çok ulusun istihbarat örgütünün temsili olarak savaştığı bir alan haline gelen Ortadoğu’da olduğunu,...

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şener: “Türkiye Sıcak Bir Çatışmanın Ortasında"

Türkiye’nin sıcak bir çatışma ortasında olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İhsan Şener, Türkiye’nin uluslararası pek çok ulusun istihbarat örgütünün temsili olarak savaştığı bir alan haline gelen Ortadoğu’da olduğunu,...

02 Mayıs 2016 Pazartesi 16:20
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şener: “Türkiye Sıcak Bir Çatışmanın Ortasında"
banner203
Türkiye’nin sıcak bir çatışma ortasında olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İhsan Şener, Türkiye’nin uluslararası pek çok ulusun istihbarat örgütünün temsili olarak savaştığı bir alan haline gelen Ortadoğu’da olduğunu, Irak, Suriye ve Türkiye’nin belirli bölgelerinde çok ciddi sıkıntılar olduğunu söyledi.
Elazığ Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Mavera Öğrenci Topluluğu tarafından “İnsan Hakları Bağlamında Yeni Anayasa” adlı panel düzenlendi. Konuşmacı olarak Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İhsan Şener’in yer aldığı panele, Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, Rektör Prof. Dr. Kutbeddin Demirdağ, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
Yabancı Diller Yüksekokulu konferans salonunda düzenlenen panelin açılış konuşmasını yapan Rektörü Demirdağ, yeni Anayasa’nın bu dönem neticelenmesi beklediklerini kaydetti. Fırat Üniversitesi’nde okumanın bir şans olduğunu anlatan Belediye Başkanı Yanılmaz ise, “Elazığ Türkiye’nin farklı ve özel illerinden bir tanesidir. Birlikte yaşama kültürünün nasıl olduğunu dünyaya örnek gösterebileceğimiz bir ildir. Türkiye’nin en kısa zamanda yeni, çağdaş, demokratik özgürlüklerin olduğu bir Anayasa’ya ihtiyacı vardır” dedi.
“PEK ÇOK MADDESİ DEĞİŞTİRİLDİ, OLMADI”
Ardından konuşma yapan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İhsan Şener, serbest seçimlerin 1950’den itibaren olduğunu anımsatarak, “Serbest seçim açısından değerlendirdiğimiz de 65 yıllık bir demokrasi tarihimiz var. Yazılı Anayasa çalışmaları ise 200 yıla yakın bir süredir var. Çoğu zaman bunların yönetenler tarafından, bürokrasi tarafından hazırlandığı bir makadır. En son muhatap olduğumuz 1982 Anayasası’dır. Her ihtilal Anayasa’yı hazırlarken, ihtilalcileri korumak, ihtilal eylemlerini meşrulaştırmak üzere hazırlanmıştır. Yani kendilerini koruma altına almak bir zaruret haline gelmiştir. ‘Bu Anayasa’nın nesini değiştirsek rahat ederiz’ diye soruldu. Pek çok maddesi değiştirildi, olmadı” ifadelerinde bulundu.
Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek olmadığını aktaran Şener, şunları kaydetti:
“En yakın olduğumuz rejimlerden bir tanesi Fransa’dır. Zannediyorum 1961’de yarı başkanlık sistemine geçti. Yarı başkanlığa geçtikten sonra ekonomik olarak gayri mili hasılası kişi başına 1,5’a katlanmıştır. Dolayısı ile bu Anayasa yaklaşık 13-14 yıldır tek başına iktidar olan AK Parti’nin halkı zenginleştirme çabasına rağmen, 10 bin dolara geldiğinde patinaj atmaya başlamıştır. Demek ki bu Anayasa tek başına gayri milli hasılanın 10 bin doların üzerine çıkmasına müsaade etmiyor. Zenginleştirmiyor, barışı sağlamıyor. Test edildi, yıllara baktığımız zaman barışı da tesis etmek imkansız. Çünkü çoğu insan kendisini bu Anayasa’nın şemsiyesi altında hissetmiyor. Kendisini yabancı hissediyor. Dolayısı ile herkesin kendisini bir Anayasal şemsiyesi altında hissettiği meşrutiyeti tartışmasız, halkın değerleriyle kavgasız yeni bir Anayasa’ya geçmek lazım.”
“PEK ÇOK ULUSUN İSTİHBARAT ÖRGÜTÜNÜN TEMSİLİ SAVAŞTIĞI ORTADOĞU VAR”
Toplumun yüzde 70’ninin mevcut Anayasa’nın değişmesinden yana olduğunu dile getiren Şener, “Yapılan son araştırmalar da yüzde 68 ile 74 arasında çıkan sonuçlar var. Ortalaması yüzde 70’tir. Demek ki yüzde 70’i Anayasa’dan memnun değil. Peki insanların yüzde kaçı Anayasa’yı bilir. Mesela Anayasa’nın 5 maddesini eksiksiz sayacak biri var mı desem, sınav yapmış gibi olurum. Bundan çekinirim ama yoktur. Anayasa Profesörü Burhan Kuzu bile belki arka arkaya 5 maddeyi yanlışsız sayamayabilir. Peki o zaman insanlar bilmediği şeyin değişmesini neden istiyor. İnsanlar şunun için istiyor. Şimdi sıcak bir çatışmanın ortasındayız. Türkiye’de uluslararası pek çok ulusun istihbarat örgütünün temsili olarak savaştığı bir alan haline gelen Ortadoğu var. Irak, Suriye, Türkiye’nin belirli bölgelerinde çok ciddi bir sıkıntı var. Yaşadığımız fiili durum budur. Her gün onlarca şehit veriyoruz. Erkanı devlet şehit cenazelerine katılıyor ama siz neden bizim çocuklarımızın ölümüne sebep oldunuz diye halk soru sormuyor. Halk, ‘Bu devlet, bu hükümet, bu terörü bitirmeye karar vermiştir, bu hususta inancımız tamdır. Dolayısı ile bu fedakarlığı bizim de yapmamız lazım. Ciğerimiz yanıyor, çocuğumuz şehit oldu, ateş düştüğü yakar. Çok ciddi bir sorundur ama buna tahammül etmeliyiz. Sebebi tavırdır. Devletin tavrı, terörü bitirme hususunda açık ve nettir. Millet olarak biz düşen fedakarlık neyse biz yaparız’ diyor. Anayasa’da da yine insanları rahatsız eden şeyler temsilcileri tarafından toplumla paylaşılıyor” diye konuştu.
“BÜTÜN SİYASİLER BAŞKANLIK SİSTEMİNİ İSTİYOR”
Yakın siyasi tarihe de değinen Şener, şunları söyledi:
“Menderes, Özal, Demiral, Necmettin Erbakan, Muhsin Yazıcıoğlu ve Alparsan Türkeş’in de içinde olduğu bütün siyasiler aslında başkanlık sistemini istiyor. Kenan Evren 80 ihtilalini yaptıktan sonra da Anayasa tartışmalarında bile başkanlık sistemi gelmesi gerektiğini kendisi söylemiştir. Başkanlık sistemi bir hükümet şeklidir. Başkanlık sisteminin süre açısından avantajı var. Karar alma aşamasında da bir başkana bağlı, bakanlar başkanın sekretaryası gibidir. Genel siyaseti başkan belirler, bakanlar kendi hazırladıkları yıllık bütçe ve programlarını yapar. Bakanlar başkana, başkan da halka karşı sorumludur. Başarılı olmak zorundadırlar. Bu kadar avantajları olan sistem niçin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsi üzerinden tartışılıyor. Kendisine yeni bir alan açarak, biraz da başkan olarak mı kalmak istiyor. Halk isterse kalır, milletin yüzde 52 oy verdiği tek gerçek sayın Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasıdır. Dolayısı ile cumhurbaşkanımızın elindeki imkanları yetkileri milletle, parlamento ve yargıyla paylaşmak istemesidir başkanlık sistemindeki arzusu.”
“CUMHURİYETİN KURULMASINDA İKİ TANE KAMA YERLEŞTİRİLDİ”
Cumhuriyetin kurulmasında dış politikada iki tane kama yerleştirildiğini kaydeden Şener, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir tanesi Kıbrıs kamasıdır. Bir tanesi de Ermeni meselesi kamasıdır. Her defasında adım atmamızı zorlaştıran çözümsüz bırakılan Kıbrıs meselesidir. Her defasında uluslararası arenada önümüze engel olarak çıkarılmıştır. Bu karışıklığın tek sorumlusu bu millet görülmüştür. Türkiye Cumhuriyeti’ne bu fatura edilmiştir. Bu iki meselesi aşmamız lazım. İç politikada da bizim gelişmemizi önleyecek 2 tane yazılı metin vardır. Bir tanesi Anayasa, bir tanesi de iç tüzüğüdür.”
Panel, Şener’e plaket verilmesiyle program sona erdi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126