Niksar’da “Cumhuriyet Ve Demokrasi” konferansı

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, yargıya güvenin yüzde 20’lere düştüğünü söyledi.Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Tokat’ın Niksar ilçesinde “Cumhuriyet ve Demokrasi” konulu konferansa konuşmacı...

Niksar’da “Cumhuriyet Ve Demokrasi” konferansı

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, yargıya güvenin yüzde 20’lere düştüğünü söyledi.Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Tokat’ın Niksar ilçesinde “Cumhuriyet ve Demokrasi” konulu konferansa konuşmacı...

25 Ekim 2016 Salı 14:16
Niksar’da “Cumhuriyet Ve Demokrasi” konferansı
banner203
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, yargıya güvenin yüzde 20’lere düştüğünü söyledi.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Tokat’ın Niksar ilçesinde “Cumhuriyet ve Demokrasi” konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı. Atatürkçü Düşünce Derneği Niksar Şubesi tarafından düzenlenen konferansta konuşan Feyzioğlu, “İster başkanlık sistemi ister parlamenter sistem, önünüze anayasa paketi geldiğinde yargıya bakın. Yargı tarafsız bağımsız, hesap verebilir ve şeffaf yapılmamışsa, diktatörlük geliyordur. Yapılmışsa, ötesi tercih meselesidir, konuşur, Türkiye için en iyisi hangisidir tartışırız. Kuvvetler ayrılığının yerini kuvvetler birliğinin aldığı, HSYK’nın RTÜK modeline dönüştürüldüğü bir yerde demokrasi olmaz” dedi.
Feyzioğlu, 15 Temmuz darbe girişiminden Türkiye’nin çok sancılı bir süreçten geçtiğini belirterek, “79 milyon insanımızın her biri etnik kökeni dini mezhebi siyasi düşüncesi ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan gurur ve güven duymalıdır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmakla güven duymak ancak adalet mekanizmasına güvenmekle mümkün olabilir. Yargının bağımsız tarafsız, şeffaf yani güvenilir olması lazım. Bu mahkemede bu adalet binasında adalet dağıtılıyor denilmesi bizi millet olarak tutacak bizi Türk milletinin asli unsuru haline getirecek vazgeçilmez bir ön şarttır. Şu halde biz avukatların ve Türkiye Barolar Birliği’nin Türkiye’de bağımsız tarafsız şeffaf hesap veren yani güveneceğimiz sığınacağımız adamına göre değil hukuka göre karar veren bir yargı istememizin sebebi aslında Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin bekası içindir geleceği içindir. Hakkın hukukun dışında hiçbir uygulama yapılamayan yerde demokrasi vardır. Bizim istediğimiz herkes için budur, herkes için adalet dediğimizde istediğimiz herkesin yargıya güvenebileceği yargıya sığınabileceği bir ülkedir” diye konuştu.
“Yargıya güven yüzde 20’lere düşmüştür”
Feyzioğlu yargıya güvenin çok zayıfladığını belirterek, “Şimdi başkanlık sistemi veya parlamenter sistem, hangisi diye konuşuluyor. Burada uyanık olmalıyız, burada dikkatli olmalıyız. Bizim meselemiz başkanlık, bizim meselemiz parlamenter sistem değil. Bizim meselemiz yargıya güveniyor musunuz güvenmiyor musunuz? Mesele bu. Maalesef yargıya yargının en başındakilerin dahi söylediği üzere güven yüzde 20’lere düşmüştür. Başkanlık mı yoksa parlamenter sistem devam etsin mi diye sorduklarında sizden ricam şu yargının ne olacağını sorun, yargıda tanıdığı olan işini görecek mi, yoksa yargı garibanı da aynı şekilde sahiplenecek mi. Yargı iş takipçisinin işini yürüttüğü bir yargımı olacak, yoksa yargı herkesin güvendiği sığındığı bir yargımı olacak. Eğer yargıyı bağımsız ve tarafsız hale getirmezseniz, kimin yakını olup olmadığına göre karar vermeye başlarsa eğer suçlu olup olmadığına arkan sağlam mı diye baktıktan sonra karar verir hale gelirse işte o zaman sığınabileceğimiz bir yargı yoktur. Mesele hakim ve savcıların bütün özlük işlerini, disiplin işlerini, tayinlerini terfilerini soruşturmalarını yürütmekle sorumlu HSYK’nın nasıl oluşacağıdır. Biz başkanlık sistemimi olsun, parlamenter sistem mi olsun tartışması içinde yine 2010 referandumunda olduğu üzere işin aslını gözen kaçırıyoruz. İşin aslı HSYK‘nın yani yargının yeniden yapılanmasıdır. Yargı eğer RTÜK modeli ile yapılanırsa o andan sonra uyuşmazlıkların davaların nerede ne zaman kime karşı açılacağına iktidar partisinin ilçe başkanları karar verir. Hakimler iktidar partisinin ilçe başkanının kapısında önleri ilikli hazır olda beklemek zorunda bırakılır, konu budur. Konu ne başkanlık rejimidir ne de parlamenter sistemdir. Konu bu ülkede yargı iktidarın ve başkanın yargısı mı olacaktır, yoksa milletin mi yargısı olacaktır” şeklinde konuştu.
Feyzioğlu konuşmasının sonunda Lozan Atlaşması’nın bir hezimet olmadığını da savundu.
Vakıf İş Merkezi Mehtap Sinema Salonu’nda düzenlenen programa ayrıca Tokat Baro Başkanı Av. Faruk Bostancı, ADD Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Emre Altınışık, CHP Tokat İl Başkanı Feramuz Şahin, CHP İlçe Başkanı Zafer Başar, ADD yönetim kurulu üyeleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Konferans hediye takdiminin ardından sona erdi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126