Soykan: “İfade Özgürlüğünün Kısıtlanması İstisna Olmalı”

Hakim ve savcılar, Mersin’de ifade özgürlüğü eğitimine alındı. Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Kıdemli Yöneticisi Tankut Soykan, “İfade özgürlüğünün kısıtlanması, özgürlük esas olduğu için istisna olmak durumundadır. İstisna...

Soykan: “İfade Özgürlüğünün Kısıtlanması İstisna Olmalı”

Hakim ve savcılar, Mersin’de ifade özgürlüğü eğitimine alındı. Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Kıdemli Yöneticisi Tankut Soykan, “İfade özgürlüğünün kısıtlanması, özgürlük esas olduğu için istisna olmak durumundadır. İstisna...

26 Mayıs 2016 Perşembe 12:18
Soykan: “İfade Özgürlüğünün Kısıtlanması İstisna Olmalı”
Hakim ve savcılar, Mersin’de ifade özgürlüğü eğitimine alındı. Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Kıdemli Yöneticisi Tankut Soykan, “İfade özgürlüğünün kısıtlanması, özgürlük esas olduğu için istisna olmak durumundadır. İstisna olduğu noktada da ancak gerekli olduğu durumlarda ve mutlaka gerekli olduğu kadar kısıtlanmalıdır” dedi.
Türkiye’nin çeşitli illerinden yaklaşık 150 hakim ve savcı, Türkiye Adalet Akademisi, Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa Konseyi Ortak Projesi kapsamında “Türk Yargısının İfade Özgürlüğü Konusunda Kapasitesinin Güçlendirilmesi” isimli iki günlük eğitime alındı. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ev sahipliğinde Hilton Otel’de başlayan meslek içi eğitimde, hakim ve cumhuriyet savcılarına ‘Terörizm’, ‘Hakaret Suçu’ ve ‘Hakaret Tazminat’ alt başlıklarında ifade özgürlüğü anlatılacak. Eğitimin açılışına, Türkiye Adalet Akademisi Başkan Yardımcısı Mikail Özdemir, Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekili Nebi Kurtgöz, Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Kıdemli Yöneticisi Tankut Soykan, hakim ve savcılar katıldı.
Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekili Kurtgöz, açılışta yaptığı konuşmada, ifade özgürlüğünün, İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesinde iki madde halinde düzenlendiğini, sınırlarının belirlendiğini, kapsamı ve tanımının yapıldığını söyledi. İfade özgürlüğünün bu bağlamda aynı şekilde Türk yargı sisteminde de yerini bulduğunu belirten Kurtgöz, “Bu seminerimizde ifade özgürlüğünün kapasitesinin belirlenmesi, genişletilmesi, belki günümüz koşullarını uygun yeniden tanımı yapılması için buradasınız. Eğitimin yargı camiasına faydası olacağını düşünüyorum. Sizin katkılarınızla belki de ifade özgürlüğüne yeniden bir tanım getireceğini, kapasitesinin genişleyeceğini düşünüyorum” dedi.
“TÜRKİYE’NİN PROFİLİNİN AVRUPA KONSEYİ’NDE GİTTİKÇE YÜKSELİYOR”
Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Kıdemli Yöneticisi Soykan ise genellikle AB ile karıştırılan Avrupa Konseyi’nin, merkezi Strazburg’da olan, Türkiye’nin de üye olduğu bağımsız bir Avrupa kurumu olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin, Avrupa Konseyi’nin en büyük bağışçılarından biri olduğuna işaret eden Soykan, bundan dolayı geçen yıl konseyin çalışma dillerinden birinin de Türkçe olarak belirlendiğini kaydetti. “Türkiye’nin profilinin Avrupa Konseyi’nde gittikçe yükseliyor” diyen Soykan, şöyle devam etti: “Özellikle insan hakları alanında son yaptığı reformlar, örneğin Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkının tanınması, tazminat komisyonlarının kurulmasıyla ihlaller ve daha önceki bazı olumsuz imajların da Konsey nezdinde gittikçe kırılmaya başladığı bir dönemdeyiz. Bu olumlu gelişmelerin devamı için de bizim elimizden gelen katkıyı yapmaya çalışıyoruz.”
“İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ANCAK GEREKLİ OLDUĞU DURUMLARDA VE GEREKLİ OLDUĞU KADAR KISITLANMALIDIR”
Ankara Program Ofisi’nin yürüttüğü projelerde en aktif olduğu alanlardan birinin yargı olduğunu dile getiren Soykan, Adalet Bakanlığı ile çok yakın temasta çalıştıklarını ve birçok projeleri bulunduğunu anlattı. Yargı alanında devam eden projeleri hakkında bilgi veren Soykan, ifade özgürlüğü projesinin de bunlardan biri olduğunu söyledi. Bu projenin ana paydaşının Türkiye Adalet Akademisi olduğunu belirten Soykan, “Bu projeyi Adalet Akademisi ile birlikte bir yılı aşkın bir süredir çok başarılı şekilde yürütüyoruz. Mersin’deki bu eğitim 5’inci çalışmamız ve devam edeceğiz. Yaklaşık bin 900 hakim ve savcıya ulaşmayı hedefliyoruz. Bu eğitimlerde özellikle kapasitenin artırılması konusunda büyük yararını görüyoruz” diye konuştu.
Eğitimlerde, ifade özgürlüğü kavramında özgürlüğün esas olduğu noktasından harekete geçtiklerini vurgulayan Soykan, “Evet, ifade özgürlüğü esastır ama mutlak bir hak değildir, nispi bir haktır. Nispi hak olması şunu gerektiriyor; ifade özgürlüğünün kısıtlanması, özgürlük esas olduğu için istisna olmak durumundadır. İstisna olduğu noktada da ancak gerekli olduğu durumlarda kısıtlanmalıdır ve ancak mutlaka gerekli olduğu kadar kısıtlanmalıdır. Onun bir üstüne çıkmamalıdır. Kısıtlanması zorunlu olduğu durumlarda da özgürlüğü en az kısıtlayabilecek araçları kullanmak gerekir. Bunlar, her bir olayın kendi özelinde incelenmesi gereken son derece komplike konular. Çünkü sürekli olarak hakların çatışması vardır ve hakların çatışması arasında bir denge kurmak gerekir. Dolayısıyla tartışmalı bir konu. Biz de bunu dikkate alarak, çok etkileşimli, interaktif bir eğitim yöntemi kullandık” ifadelerini kullandı.
“İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ÇOK POPÜLER BİR KONU”
Türkiye Adalet Akademisi Başkan Yardımcısı Özdemir de ifade özgürlüğü projesinin çok kapsamlı bir proje olduğunu belirtti. Projenin 2017 Mart ayına kadar devam edeceğini dile getiren Özdemir, projenin amacına ulaşmasını diledi. İfade özgürlüğünün çok popüler ve her zaman gündemde olan bir konu olduğuna dikkat çeken Özdemir, “İfade özgürlüğü nerede başlar, nerede biter, nerede suç oluşturur, nerede özgürlük kapsamında değerlendirilir? Bu seminerimizde bunları değerlendireceğiz. Bu konuda çok büyük katkılar sağlayacağımıza eminim” şeklinde konuştu.
Adalet Akademisi olarak çok sayıda proje yürüttüklerini aktaran Özdemir, Türkiye’deki çalışmaları dışında 80 ülkeyle de işbirliklerinin devam ettiğini söyledi. Özelikle Balkan ülkeleri ve Türki cumhuriyetlerin Türkiye’den çok şey beklediklerine dikkat çeken Özdemir, “Türkiye örnek ülke konumunda. Birçok ülke Türkiye Adalet Akademisi’nden eğitim almak için ülkemize geliyor. Yaptıkları işlerde de Türkiye’nin izlerini görüyoruz. Bu çok sevindirici bir olay” diye konuştu.
Meslek içi eğitimler kapsamında geçen yıl 3 bin hakim ve savcıyı meslek içi eğitimden geçirdikleri bilgisini veren Özdemir, bu yıl da eğitimlere devam ettiklerinin altını çizdi.
Eğitime katılan hakim ve savcılar, iki gün boyunca ifade özgürlüğü konusunda çok ayrıntılı bilgiler alarak, kendi görüşlerini de aktarma fırsatı bulacaklar.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126