Türkiye-AB Suriyeli Sığınmacılara Yardım Programı

- Almanya Başbakanı Merkel: - “Türkiye-Suriye sınırında silahların sustuğu, insanların güvende olduğu bir alanın oluşturulması mümkün olabilir ve insanlar kendilerini ne kadar güvende hissederlerse o kadar az vatanlarından gelirler diye düşünüyorum” - AB Konseyi Başkanı Tusk: - "Bu yaza kadar (Türkiye'ye Suriyeliler için) vereceğimiz para 1 milyar avro olacak" - AB Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Timmermans: - “Eğitimin maliyetini karşılama noktasında doğrudan Türk yetkililerle anlaşmalar da yapabiliriz. Sanıyorum bu taahhüdü yerine getirme konusunda pek çok olanak var. Acil bir şekilde Türk mercileriyle beraber çalışmalı ve her bir çocuğun eğitim alabilme şansını sağlamalıyız. Çünkü gelecekte müreffeh Suriye için yapabileceğimiz en iyi şey bu”

Türkiye-AB Suriyeli Sığınmacılara Yardım Programı

- Almanya Başbakanı Merkel: - “Türkiye-Suriye sınırında silahların sustuğu, insanların güvende olduğu bir alanın oluşturulması mümkün olabilir ve insanlar kendilerini ne kadar güvende hissederlerse o kadar az vatanlarından gelirler diye düşünüyorum” - AB Konseyi Başkanı Tusk: - "Bu yaza kadar (Türkiye'ye Suriyeliler için) vereceğimiz para 1 milyar avro olacak" - AB Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Timmermans: - “Eğitimin maliyetini karşılama noktasında doğrudan Türk yetkililerle anlaşmalar da yapabiliriz. Sanıyorum bu taahhüdü yerine getirme konusunda pek çok olanak var. Acil bir şekilde Türk mercileriyle beraber çalışmalı ve her bir çocuğun eğitim alabilme şansını sağlamalıyız. Çünkü gelecekte müreffeh Suriye için yapabileceğimiz en iyi şey bu”

23 Nisan 2016 Cumartesi 23:27
Türkiye-AB Suriyeli Sığınmacılara Yardım Programı
banner203

GAZİANTEP (AA) - Almanya Başbakanı Angela Merkel, Suriye'de güvenli bölge oluşturulması tartışmalarına ilişkin, “Türkiye-Suriye sınırında silahların sustuğu, insanların güvende olduğu bir alanın oluşturulması mümkün olabilir ve insanlar kendilerini ne kadar güvende hissederlerse o kadar az vatanlarından gelirler diye düşünüyorum.” dedi.

Merkel, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans ile Gaziantep Üniversitesi Kongre ve Sanat Merkezi'nde, Türkiye-AB Suriyeli Sığınmacılara Yardım Programı'na ilişkin düzenlenen ortak basın toplantısında soruları yanıtladı.

Angela Merkel, “Türk vatandaşları haziran ayında Avrupa’ya vizesiz seyahat edebilecek mi?“ sorusuna karşılık şunları söyledi:

“Vize serbestisi için haziran sonu itibariyle Türkiye’nin şartları yerine getirmesi gerekiyor. 72 kriterden bahsediyoruz. Bugün de bu konunun bazı yönlerini ele aldık. AB Komisyonu 4 Mayıs’ta bir rapor sunacak. Ben de bu konudaki anlaşmaya uymamızı istiyorum, uyacağız. Sonuçta Türkiye de bu sonuçları bize sunacaktır. Çok yakın çalışılıyor. Bu konuda endişeler varsa tabii ki ele almamız gerekiyor. Çünkü bir yandan güvenliği sağlamak, diğer taraftan da vize serbestisi taahhüdünü yerine getirmek istiyoruz. Bunun ekim ayında uygulanması öngörülüyordu ama haziran ayında da geri kabul anlaşması öngörülüyordu. Türkiye bunu sadece Yunanistan ile değil aynı zamanda sığınmacılarla ilgili de kabul etti. Bu nedenle ekim yerine hazirana çekildi. Yani bu aslında uzun süreden beri gündemimizde olan bir konuydu.”

Basın özgürlüğüne ilişkin eleştirilere de açıklık getiren Merkel, Türkiye ile eskiye göre bu kadar sık görüşmelerinin tüm bu konuları konuştuklarını gösterdiğini vurguladı.

AB-Türkiye anlaşmasının mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde yapıldığını belirten Merkel, aynı zamanda Türkiye’nin de AB ile ilişkilerini güçlendirmek istediğini kaydetti. “Türkiye açısından baktığımızda olumlu gelişmeler görülebilir.” diyen Merkel, yasa dışı göçün önlenmesi konusunda da yükün paylaşılması gerektiğini vurguladı.

Angela Merkel, “AB ile de hemfikir olmamız mümkün olmayabiliyor ama bu görüşmeler bizim daha fazla ilerleme katetmemizi sağladı. Basın özgürlüğü, düşünce özgürlüğü gibi değerler bizim için önemlidir. Bunu her zaman ele alıyor ve somut konulara da dönüştürüyoruz.” şeklinde konuştu.

Alman Başbakan, Suriye’de güvenli bölge oluşturulmasına yönelik görüşünün sorulması üzerine, Suriye ile ilgili sürecin daha iyiye gitmesi için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını, bugün Nizip’teki kampta görüştükleri Suriyelilerin de ülkelerine dönmek istediklerini gördüklerini ve bunun da kendilerini daha da cesaretlendirdiğini ifade etti.

Birleşmiş Milletleri Özel Temsilcisi Staffan de Mistura yönetiminde görüşmelerin devam ettiğini ancak silahların bırakılmasına riayet edilmediğini, bombardımanın başladığını ve ayrıca Kilis'e DAEŞ tarafından saldırılar olduğunu dile getiren Merkel, tarafların ortak çözüm için çalışması gerektiğini, ülkesinin bu konuda katkı yapmaya devam edeceğini söyledi.

Çok sayıda aktör olması nedeniyle görüşmelerin çok da kolay olmadığını ifade eden Merkel, “Türkiye-Suriye sınırında silahların sustuğu, insanların güvende olduğu bir alanın oluşturulması mümkün olabilir ve insanlar kendilerini ne kadar güvende hissederlerse o kadar az vatanlarından gelirler diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

- "Yaza kadar 1 milyar avro vereceğiz"

AB Konseyi Başkanı Tusk, bir basın mensubunun “Türkiye’de fikir özgürlüğüyle ilgili bazı davalar var. Bu konularda görüştünüz mü” şeklindeki sorusu üzerine, 30 yıl önce Polonya'da komünist rejimi eleştirdiği için hapse düştüğünü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da okuduğu bir şiirden dolayı cezaevine konulduğunu öğrendiğini anlattı.

“Eleştiri ile hakaret arasında zaman zaman politikacılar farklı kararlar verebiliyorlar.” diyen Tusk, bunun her yerde böyle olduğunu belirtti. Tusk, “Umarım ki gelecekte ifade özgürlüğü ana konularımızdan birisi olmaz.” temennisinde bulundu.

AB tarafından Türkiye’ye Suriyeliler için verilmesi kararlaştırılan 3 milyar avroluk fona ilişkin yaşanan sıkıntılara yönelik bir soruya karşılık, oyunun en zor kısmının başlangıcı olduğunu söyleyen Tusk, “Ama bu yaza kadar vereceğimiz para 1 milyar avro olacaktır." dedi.

- "Her bir çocuğun eğitim alabilme şansını sağlamalıyız"

Aynı soruya karşılık, Timmermans ise uluslararası ortaklar, UNICEF, Dünya Gıda Programı gibi kuruluşlarla anlaşmalar imzaladıklarının altını çizdi. Bugün en büyük zorluğun eğitimde olduğunu tespit ettiklerini dile getiren Timmermans, “Eğitimin maliyetini karşılama noktasında doğrudan Türk yetkililerle anlaşmalar da yapabiliriz. Sanıyorum bu taahhüdü yerine getirme konusunda pek çok olanak var. Acil bir şekilde Türk mercileriyle beraber çalışmalı ve her bir çocuğun eğitim alabilme şansını sağlamalıyız. Çünkü gelecekte müreffeh Suriye için yapabileceğimiz en iyi şey bu.” ifadelerini kullandı.



Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126