Uluslararası Osmanlıca Sempozyumu Sona Erdi

Uluslararası Osmanlıca sempozyumu, ‘Osmanlıca, yüzlerce yıllık kültürel mirasın anlaşılmasında ve gelecek nesillere aktarılmasında hayati öneme sahiptir’ vurgusuyla sona erdi.Kırıkkale Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi tarafından...

Uluslararası Osmanlıca Sempozyumu Sona Erdi

Uluslararası Osmanlıca sempozyumu, ‘Osmanlıca, yüzlerce yıllık kültürel mirasın anlaşılmasında ve gelecek nesillere aktarılmasında hayati öneme sahiptir’ vurgusuyla sona erdi.Kırıkkale Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi tarafından...

28 Nisan 2016 Perşembe 20:13
Uluslararası Osmanlıca Sempozyumu Sona Erdi
banner203
Uluslararası Osmanlıca sempozyumu, ‘Osmanlıca, yüzlerce yıllık kültürel mirasın anlaşılmasında ve gelecek nesillere aktarılmasında hayati öneme sahiptir’ vurgusuyla sona erdi.
Kırıkkale Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi tarafından 26-27 Nisan 2016 tarihlerinde Kırıkkale’de düzenlenen "Bütün Yönleriyle Osmanlıca ve Mirası" başlıklı uluslararası sempozyum, 73 tebliğcinin katılımı ile gerçekleştirildi. 17 oturum halinde yapılan sempozyumun sonuç bildirgesinde, Osmanlıca’nın yeri ve önemine vurgu yapıldı. Bildirgede şu ifadelere yer verildi:
“Osmanlıca/Osmanlı Türkçesi, yüzlerce yıllık kültürel mirasın anlaşılmasında ve gelecek nesillere aktarılmasında hayati öneme sahiptir. Türkçenin Arap harfleriyle yazılmış hali olan Osmanlıcanın geçmişte kalan bir yazı ve konuşma dili değil, mevcut ve gelecek nesillerin tarih, kültür ve genel anlamda medeniyet tasavvurunun sağlıklı bir şekilde oluşmasında kilit bir konuma sahip olduğu kabul edilmelidir.
Osmanlıcanın öğrenilmesi Osmanlı döneminde yazılmış eserlerin ve ortaya konulan engin içeriğin anlaşılmasında önem arz etmektedir. Özellikle Osmanlı devletinin yayıldığı coğrafyada siyaset, hukuk, tıp, eğitim, din, dil, sosyoloji, psikoloji, felsefe, ekonomi, ziraat ve benzeri konularda ortaya konulan birikime yönelik farkındalığın artırılması gerekmektedir.
Osmanlıcanın ve Osmanlı kültürünün mirası üzerinde ortaya konulan her değerlendirme, eleştiri ve yaklaşım önem arz etmektedir. Bununla birlikte konu önyargılarla ele alınmamalı, asıl amaç olan kültürel zenginliğimizden yararlanma, tarih ve medeniyet bilincini oluşturma hedefi göz ardı edilmemelidir.
Osmanlıca ve buna bağlı miras üzerindeki akademik çalışmalar teşvik edilmelidir. Konu üzerinde çalışan Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu, Yazma Eserler Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü gibi kamu kurumları araştırma ve üretim odaklı çalışmalar yapmalıdır. Bu çerçevede ortak veri tabanı oluşturulmalı ve adı geçen kurumlar arasında koordine artırılarak devam ettirilmelidir.
Üniversiteler bünyesindeki bütçesiz ve kadrosuz Osmanlı Araştırmaları Merkezleri yerine, bir başkan ve kurul tarafından yönetilen müstakil veya Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’na bağlı bütçeli ve kadrolu personeli olan "Osmanlı Araştırmaları ve Osmanlıca Eserleri Neşr Merkezi" kurulmalıdır. Tüm dünyadaki Osmanlı tarihi araştırmalarına yönelik takip, çeviri, değerlendirme vb. çalışmalar bu merkez tarafından yürütülmelidir.
Osmanlı Türkçesi dersi günümüzde bazı fakültelerde ve liselerde zorunlu veya seçmeli ders olarak farklı kredilerle yürütülmektedir. Bu nedenle ve diğer bazı gerekçelerle Osmanlı Türkçesi ders programı ve içeriklerinin bilim çevrelerince tartışılıp geliştirilmesi gereklidir.
Osmanlı Arşivlerinde alan uzmanlarının istihdamı artırılmalıdır. Ayrıca Osmanlıca olarak bize ulaşmış her tür malzemenin çeşidine göre öncelik sıraları belirlenerek, günümüz insanının yararlanabileceği şekle kavuşturulması için çeviri ve yayın merkezleri kurulmalı, var olanlar desteklenmelidir.
MEB Sosyal Bilimler Lisesi’nde olduğu gibi, sosyal bilimler alanında eğitim-öğretim yapan bütün fakültelerde Osmanlıca metinleri, okuma ve yazma pratiği kazandırmaya yetecek düzeyde kredili zorunlu Osmanlıca dersi konmalıdır.
Özel eğitim gerektiren yazı türlerinin öğrenilmesi ve okunması konusunda, ilgili bilim dallarında görev yapan akademisyenlere ya da söz konusu konulara merak duyan araştırmacılara katkı sağlanması amacıyla, gerekli niteliklere sahip müstakil eğitim merkezlerinin açılması bir zorunluluktur.
Osmanlı Türkçesinin okullarda seçmeli ders olarak okutulmasına ek olarak, ortaokul 1. Sınıftan itibaren Türkçe derslerinde öğrencilerin seviyelerine uygun olarak Osmanlı Türkçesi metinlerinin de okutulmasında fayda mülahaza edilmiştir.
Uzun yıllar Osmanlı tarihi ve Osmanlıca üzerine çalışmış ve başta üniversiteler olmak üzere çeşitli kurulmadan emekli olmuş uzmanların birikimlerinden mezkur alanda istifade edilmesi yönünde çalışmalar yapılmalıdır.
İşitme ve diğer engelliler için Osmanlıca öğretimine yönelik çalışmalar artırılmalı ve yeterlilik kazananların Osmanlı arşivlerinde istihdamı sağlanmalıdır.
Ülkemiz ile Malezya, Endonezya, Pakistan, Azerbaycan, Afganistan, İran, Balkanlar ve Kafkaslardaki devletlerle, Osmanlıca ve ilmi-kültürel mirası üzerine ortaklaşa proje ve çalışmalar artırılarak devam ettirilmelidir."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126