Ahmet Özal: Erdoğan'ın mitingleri, AK Parti'ye fayda değil zarar getirecek

Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) 7 Haziran Genel Seçimleri için kurduğu Milli İttifak'ın Mardin milletvekili adayı olan Ahmet Özal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mitinglerinin AK Parti'ye fayda değil zarar getireceğini...

Ahmet Özal: Erdoğan'ın mitingleri, AK Parti'ye fayda değil zarar getirecek

Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) 7 Haziran Genel Seçimleri için kurduğu Milli İttifak'ın Mardin milletvekili adayı olan Ahmet Özal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mitinglerinin AK Parti'ye fayda değil zarar getireceğini...

06 Mayıs 2015 Çarşamba 10:54
Ahmet Özal: Erdoğan'ın mitingleri, AK Parti'ye fayda değil zarar getirecek
Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) 7 Haziran Genel Seçimleri için kurduğu Milli İttifak'ın Mardin milletvekili adayı olan Ahmet Özal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mitinglerinin AK Parti'ye fayda değil zarar getireceğini söyledi. Özal, "Türkiye'de siyasi lider olarak cumhurbaşkanı var, başbakan var. Sayın Süleyman Demirel ve rahmetli Turgut Özal örneği var. Bunlar da cumhurbaşkanı, başbakan oldular. Ama hiçbir zaman anayasanın belirlediği çizgiler dışına çıkmadılar. Cumhuriyetin kuruluşundaki teamüller ve temellerle bu kadar fazla oynandığı zaman sıkıntı yaratır.” dedi.

Milli İttifak'ın Mardin milletvekili adayı Ahmet Özal, seçim çalışmaları kapsamında Mardin’e geldi. Özal'ı havaalanında Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi Mardin Milletvekilleri ve partililer karşıladı. Partililerle birlikte Mardin turu atan Ahmet Özal, daha sonra Saadet Partisi il başkanlığı binasında partililerle tanışma toplantısı düzenledi. Gündeme dair soruları cevaplayan Özal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim meydanlarında dolaşmasına tepki gösterdi. Türkiye’de devletin bütünlüğünün sarsıldığını ifade eden Özal, "Hâkim savcıyı dinlemiyor. Polis hâkimi dinlemiyor. Polis savcıyı dinlemiyor. Savcı hâkimi dinlemiyor. Türkiye'de devletin bütünlüğü sarsıldı. Devletin bütünlüğünü toparlamak daha zor oldu. Önce devletin bütünlüğünü sağlamız lazım.” diye konuştu.

Başkanlık modeline prensip olarak karşı olmadığını ifade eden Özal, şöyle konuştu: "Ama başkanlık sisteminden başkanlık sistemine fark vardır. Bazı başkanlık sistemi var, diktatörlüktür. Bazı başkanlık sistemi var, gerçek demokrasidir. Türkiye'de başkanlık sistemini sen batıdaki gibi demokratik bir sistem haline getireceksen ben karşı değilim. Sistemin adı ne olursa olsun. Yargının ve yasamanın birbirinden bağımsız olması gerekir. Bizde öyle değil. Parlamenter sistemin düzeltilmesi lazım. Anayasanın yenilenmesi lazım. Başkanlık sitemindeki en büyük sorun şudur; Türkiye’nin özerk bölgelere, federasyona, yani 7 bölgeye ayrılmasının doğru olduğunu düşünmüyorum. Ama yerel yönetimlerin güçlendirilmesi şartını düşünüyorum. Mutlaka yerelin güçlendirilmesi lazım. Ankara’dan Türkiyeyi idare edemez. Bunlara katılıyorum. Ama mutlaka Türkiyeyi 7 bölgeye bölün demek, ilerde şu olur; özerk bölgeler bir zaman sonra bağımsız olmak isterler. Bütün dünyada böyledir. İspanya’da Katalan ve Bask bölgesi özerk bölgelerdir. Şu anda devlet olmak istiyorlar. İspanya’dan ayrılmak istiyorlar. Ama enteresandır ayrılmak isteyen bölgeler İspanya’nın en zengin bölgesidir. Kuzey İtalya, İtalya’dan ayrılmak istiyor. İtalya’nın en zengin bölgesidir. Belçika’da Flaman bölgesi ayrılmak istiyor. Belçika’nın en zengin bölgesidir."

Türkiye'nin 7 bölgeye bölünmesi durumunda ilk ayrılacak olanların Doğu veya Güneydoğu değil, Ege, Marmara ve Akdeniz olacağını söyleyen Özal şöyle devam etti: "Avrupa 100 yıl önce Çanakkale’de yapamadığını çok rahat yapar. Marmara Ege ve Akdeniz bölgesine gelin arkadaşlar sizi Avrupa’ya alıyorum der oylama yapar. Özerk bölgeler devlet olarak ayrılırlar. O zaman ne olur biliyor musunuz? Anadolu’daki vatandaşlarımız İstanbul’a pasaport ve vize alarak gider. Antalya’ya vize alarak gider. Vize alabilirsen gidersin. O zaman ayrı bir ülke olur. Orada yaşayan, Güneydoğu’dan giden Kürt kardeşlerimiz orada rahat yaşayamazlar Burada ne işiniz var derler. Onun için Türkiye’de başkanlık sisteminin getireceği en büyük sorun ilerde Türkiye’nin ayrı ayrı devletlere bölünmesidir. Bu hep Doğu ve Güneydoğu bölgesi parçalanıp gider diye bize öğrettiler geçmişte. Ama esasen bunun tam tersi olur. Ege, Marmara, Akdeniz elden gider. Doğu, Güneydoğu orta Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgesi ortada kalır."

Türkiye’nin toplam gelirlerinin yüzde yüzde 93’ünün batıdaki 18 vilayetten geldiğini anlatan Ahmet Özal şunları kaydetti: "Geri kalan 60 vilayetten vergilerin toplamı yüzde 7’dir.Yani hiçbir şey yok. Orada işsiz kalır, aç kalır. Eğer batı olmazsa, Batı'da Avrupa’ya giderse burası çöker. Yani Çanakkale’de yapamadıklarını burada çok rahatlıkla yaparlar. Onun için başkanlık, özerklik, bölünme, federasyon, bunların Türkiye’de şu anda konuşulacak zamanı değildir. Önce bazı şeylerin oturması lazım. Başkanlığın konuşulması için Doğu’nun Orta Anadolu’un güçlendirilmesi lazım. Doğu’ya Güneydoğu’ya sanayi gelmesi lazım. İstanbul’da 25 bin fabrika var. İstanbul’daki sanayinin tamamını Anadolu’ya kaydırmak lazım. İstanbul'un sadece tarih ve kültür şehri olması lazım. Onun için Türkiye’de bazı kişiler Türkiye parçalanmaz diyenler var. 1900 başında dünyada 35-40 tane ülke vardı. Şu anda dünyada 240 tane ülke vardır. 2050 yılında tahmin elden ülke sayı 2 bindir. Bu coğrafyadan, bu Türkiye coğrafyasından 5 tane ülke çıkarırlar.”

'Mardin'den neden aday olduğu' sorusuna da cevap veren Ahmet Özal, "Her yerden milletvekili olabilirdim. İstanbul veya Ankara’dan.. Ama ben Mardin’i seçtim. Babam ailesi, babaannem, babam burada oturdular. Babaannem Mardin’de öğretmenlik yaptı. Babam burada ortaokulu okudu. Mardin Malatya’dan çok farklı değildir. Onun için Mardin sevdiğim bir yerdir. Onların da burada ihtiyaçları da vardı. Mardin sevdiğim bir şehirdir. Onun için burada aday oldum." açıklamasında bulundu.




Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126