Alparslan Arslan'ın avukatı: Tahliye dilekçelerimiz buhar olup uçmuş

Danıştay saldırısını gerçekleştiren Ergenekon sanığı Alparslan Arslan’ın avukatı tahliye taleplerini içeren dilekçelerin kaybolduğunu savundu. Yargıtay’a gönderilmek üzere İstanbul Adalet Sarayı’na verdikleri dilekçelerin nerede...

Alparslan Arslan'ın avukatı: Tahliye dilekçelerimiz buhar olup uçmuş

Danıştay saldırısını gerçekleştiren Ergenekon sanığı Alparslan Arslan’ın avukatı tahliye taleplerini içeren dilekçelerin kaybolduğunu savundu. Yargıtay’a gönderilmek üzere İstanbul Adalet Sarayı’na verdikleri dilekçelerin nerede...

14 Nisan 2015 Salı 17:30
Alparslan Arslan'ın avukatı: Tahliye dilekçelerimiz buhar olup uçmuş
Danıştay saldırısını gerçekleştiren Ergenekon sanığı Alparslan Arslan’ın avukatı tahliye taleplerini içeren dilekçelerin kaybolduğunu savundu. Yargıtay’a gönderilmek üzere İstanbul Adalet Sarayı’na verdikleri dilekçelerin nerede olduğunun bilinmediğini belirten avukat Oğuz Kayıran, “Yargıda dilekçeleri çekip yutan kara delik mi var?” dedi. Kayıran, tahliye taleplerine ilişkin de hala bir karar verilmediğini söyledi.

Ergenekon’da 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 90 yıl hapis cezasına çarptırılan Alparslan Arslan’ın avukatı Oğuz Kayıran müvekkilinin tahliyesi için hem İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne hem de Yargıtay 9. Ceza Dairesi’ne dilekçeler vermişti. Tahliye taleplerinin akıbetini öğrenmek isteyen avukat Kayıran dilekçelerinin nerede olduğunun bilinmediğini söyledi.

İstanbul Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yapan Kayıran müvekkilinin 21 Mayıs 2006 tarihinden beri tutuklu yaklaşık 9 yıldır tutuklu olduğunu hatırlattı. Daha önce de tahliye taleplerinde bulunduklarını ve reddedildiğini kaydeden Kayıran, son dönemde ilk tahliye başvurusunu 10 Mart’ta yaptıklarını belirtti. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ve Yargıtay 9. Ceza Dairesi’ne ayrı ayrı başvuruda bulunduklarını ifade eden Kayıran, “Bu başvuru dilekçemiz 10-15 gün sonra Yargıtay 9. Ceza Dairesi’ni aramamıza rağmen ulaşmamıştı. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi de talebimiz hakkında olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar vermemişti.” dedi.

Yargıtay ile görüştüklerinde dilekçelerinin gelmediğini söylediklerini anlatan Kayıran, “Gelirse bu tür suçlara bakan 16. Ceza Dairesi’ne göndereceklerini söylediler. Fakat bir türlü dilekçemiz ulaşmadı. Bunun üzerine 25 Mart’ta tekar Yargıtay 16. Ceza Dairesi’ne tahliye dilekçemizi gönderdik. 8 Nisan’da bizzat Yargıtay’a giderek bu dilekçelerimizin akıbetini sorduk. Dilekçelerimizin ulaşmadığını gördük.” diye konuştu.

8 Nisan’da gittiklerinde 16. Ceza Dairesi’ne bizzat başvuru yapmak istediklerini ancak mahkemenin dilekçelerini almak istemediğini ileri süren Kayıran, “Mahkeme ‘biz alamayız’ dedi. Bunun üzerine basını çağıracağımı ve ceza dairesinin önünde basın açıklaması yapacağımı söylediğimde sanıyorum kalemdeki müdür beydi, hakimlerden biriyle muhtemelen görüştü geldi dilekçemizi aldı. Aradan geçen 6 günlük süreye rağmen bu konuda herhangi bir karar verilmiş değil. CMK 105. madde açıktır, başvuru yapıldıktan itibaren 3 gün içerisinde olumlu ya da olumsuz tahliye konusunda bir karar vermesi gerekir ilgili yargı mercinin.” şeklinde konuştu.

Dilekçelerinin nerede olduğunun bilinmemesine tepki gösteren Kayıran, “Burada asıl sorun şu; yapmış olduğumuz bu tahliye dilekçeleri ne oldu? Yerel mahkemesine soruyoruz ‘gönderdik’ diyorlar. 9. ve 16. Ceza Dairesi’ne soruyoruz ‘gelmedi’ diyorlar. UYAP sistemiyle mutlaka ulaşması gerekir. Yani dilekçelerin bir nevi buharlaşıp uçmuş olmasıyla karşı karşıya kaldığımızı görüyoruz. Burada şu soru geliyor; acaba yargıya kara kedi mi girdi? Ya da yargının içinde bir kara delik mi var? Dilekçeleri çekiyor, kara deliğin güneş sistemlerini çekmesi gibi böyle çekip yutan bir özelliği mi var?” dedi.

Kayıran, önceden adil yargılanmanın olup olmadığı tartışılırken gelinen aşamada ise yargının fiilen devrede olup olmadığı sorunuyla karşı karşıya olunduğunu ileri sürdü. Kayıran ilgili aşamalar tamamlandıktan sonra netice alamamaları durumunda Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuracaklarını belirtti.

Kayıran, Alparslan Arslan’ın tahliye ve yeniden yargılanma talebinde bulunmuştu. Yeniden yargılanmaya Ergenekon’da kumpas kurulduğu iddiasıyla başlatılan soruşturmayı gerekçe göstermişti.

AYM’nin hak ihlali kararından sonra Ergenekon sanıkları tahliye edilmişti. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi, 6526 sayılı yasa kapsamında çıkan uzun tutukluluğa ilişkin kararı dikkate alarak sanık Alparslan Arslan'ı da tahliye etmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise bu karara itiraz etmişti. Savcılık itirazında, sanık Arslan'ın dava kapsamında 5 yıllık tutukluluk süresini doldurmadığı, başka mahkemelerce hakkında verilmiş birden çok karar bulunduğu ve bu cezaların mahsup edilmesiyle kalan cezanın 5 yılı doldurmadığı gerekçesini belirtmişti.

İtirazı değerlendiren İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi, oy birliğiyle kabul kararı vermişti. Sanık Arslan hakkında tutuklama müzekkeresi çıkaran mahkeme, çıkarılan tutuklama müzekkerisini infaz amacıyla Arslan'ın tutuklu bulunduğu cezaevine göndermişti.

Ergenekon davası kapsamında tutuklu tutuklu tek sanık olan Arslan, halen Maltepe Cezaevi’nde kalıyor.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126