Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç Kahramanmaraş'ta Konuştu

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, "Yargı, birilerinin çıkarları için birilerinin hayat tarzlarını güvence altına alabilmek için elitlerin ve vesayetlerin aracı haline gelmişti" dedi.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç Kahramanmaraş'ta Konuştu

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, "Yargı, birilerinin çıkarları için birilerinin hayat tarzlarını güvence altına alabilmek için elitlerin ve vesayetlerin aracı haline gelmişti" dedi.

17 Mayıs 2013 Cuma 19:56
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç Kahramanmaraş'ta Konuştu
banner203
Kılıç, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinin (KSÜ) Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezinde düzenlediği, Temel Haklar ve Anayasa Konferansında, iktidarla muhalefet arasında, "elinde düdüğü" ile her zaman hakemlik yapan bir kurumun mensupları olduklarını söyledi. 
     Anaya Mahkemesi'nin bu zamana kadar ekonomik, sosyal ve siyasal alanda yasama ve yürütme organının yapmak istediği şeyleri engellemekten başka bir şey yapmadığını dile getiren Kılıç, şöyle devam etti: 
     "Yargı, birilerinin çıkarları için birilerinin hayat tarzlarını güvence altına alabilmek için elitlerin ve vesayetlerin aracı haline gelmişti. Yargı, 'madem ki siz bizim arzu ettiğimiz, bizim söylediğimiz ya da bizim ortaya koyduğumuz bu ideolojinin mensuplarına oy vermiyorsunuz, ben de sizin oy verdiğiniz insanları çalıştırmamak ve engellemek suretiyle sizden intikam alacağım' dedi ve intikam aldı. Bu günler geride kaldı inşallah. Bunları yaşamayacağız. Size artık aydınlık bir Türkiye'nin müjdesini veriyorum. Artık üzüldüklerinize üzülen, sizin sevindiklerinize sevinen insanlar var. Bu insanlar sizin hakkınızı ve hukukunuzu koruyacaktır. Bundan emin olun." 
     
     -"Türkiye'yi partiler mezarlığına çevirdik"- 
     
     Kılıç, düşünce özgürlüğü konusunda sicili düzgün olmayan kurumların başında Anayasa Mahkemesi'nin geldiğini belirterek, kurumun 2000'li yıllara kadar 25 parti kapattığını anımsattı. 
     Türkiye'de "O şunu söyledi, bu bunu söyledi" diye parti kapatıldığını savunan Kılıç, "Türkiye'yi partiler mezarlığına çevirdik" diye konuştu. 
     2000'li yıllarından sonra bu düşüncenin değiştiğine işaret eden Kılıç, şunları kaydetti: 
     "2000'li yıllardan sonra Anayasa Mahkemesi'ne parti kapatmaya ilişkin yaklaşık 14 dava açıldı. 2010'da yapılan anayasa değişikliğinden sonra artık bir siyasi partinin kapatılma imkanı hemen hemen yok gibi. Bir kere bir partinin kapatılması için üçte iki çoğunluk gerekiyor. Bugün Anayasa Mahkemesi'nin geldiği noktayı büyük bir sevinçle söylüyorum. Artık düşüncelerinden dolayı, düşüncelerini ifade ettiğinden dolayı bir siyasi partinin kapatılması mümkün değil. Bu ülkede seçmenin yüzde 47 oy verdiği bir siyasi parti, gazete kupürleriyle kapatılmaya kalkıldı. Ne yazık ki konuşamıyoruz, söylemiyoruz. Çok şeyler söylenir bununla ilgili. Kapalı kapılar arkasında olan bitenleri elbet bir gün tarih yazacak. Ama şuna inanın, bu bir zalimlikti, başka bir şey değildi." 
     
     -"Pozitif anlamda bir laiklik anlayışı"- 
     
     Kılıç, Türkiye'de "laiklik adı altında olmadık maskaralıkların çıkartıldığını" ileri sürerek, artık yasakçı, yasakta eşitliği sağlayan bir laiklik anlayışının değil, imkanlarda eşitlik, pozitif anlamda bir laiklik anlayışın var olduğunu, artık bu anlayışın bundan sonra ülkede hüküm süreceğini kaydetti. 
     CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter'i eleştiren Kılıç, "İkna odalarının kurucusu ve yaratıcısı olan o hanımefendi, Anayasa Mahkemesi'ne karşı çok ağır cümlelerle mahkemenin koyduğu yeni laiklik anlayışını eleştiriyor. Eleştirdi ve sonuçta biz düşündük ki doğru yoldayız" dedi. 
     2010'da yaşanan cumhurbaşkanlığı seçimindeki krize de değinen Kılıç, şöyle konuştu: 
     "Cumhurbaşkanlığı seçiminde 2 kere 2 eşittir 4 şeklindeki bir kuralı, 'hayır biz iki kere iki eşittir 367' dedik. Böyle bir ülkele yaşadık. Demek ki dürüst yorum yapan, haysiyetli namuslu ve adil hareket edebilen bir yargıcınız varsa anayasanın, yasanın çok da önemi yok. Mahkemelerimizde ifade özgürlüğü kapsamında hakaret davası olarak 180 bin civarında dava sürüyor. Bu herhalde ülkemizde öfkenin kinin ve nefret kültürünün nerelere geldiğini en güzel göstergesidir." 
     
     -"Biz kavgadan ve gürültüden gözümüzü açamadık"- 
     
     Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bir törende yaşadığı anısını aktaran Kılıç, "Bugünlerde el ele verdiğiniz her tokalaşma inanın bu ülkede tansiyonu en az iki üç derece düşürüyor' dedim. Bu nedenle tokalaşmayı becermek durumundayız" diye konuştu. 
     Farklılıklarla aydınlık bir Türkiye'yi yaratmak için barış ortamının sağlaması gerektiğini dile getiren Kılıç, bunların zenginlik olduğunu ve korkulmaması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: 
     "Geçmişte korktuk. Korktuk ve partileri kapattık. Sonuç ne oldu- Birisi iktidar oldu diğeri de görüyorsunuz büyüyerek daha da gidiyor. Çözüm oldu mu- Düşüncelerden korkmaya gerek yok. İnançlardan korkmaya gerek yok. Yeter ki şiddete bulaşılmasın, zora başvurulmasın ve ırkçılık yapılmasın. Bunlar yapılmadığı sürece çözemeyeceğimiz hiç bir sorun yoktur. O meşhur 66 kuşağı dediğiniz kuşağın mensuplarının birisi de benim. Biz kavgadan ve gürültüden gözümüzü açamadık. El ele veremedik, konuşamadık. Ama sizler bu özgürlüklerini kullanın. Konuşun ve halleşin. Birbirinizin gözünün içine bakın. Birbirinizi anlamaya çalışın. Diyalog kurun. Bundan hiç zarar gelmez, korkmayın. Siz bunu yaparsanız, bu ülkenin yolları aydınlanacaktır, bunu da unutmayın." 
     Anayasa çalışmalarını değerlendiren Kılıç, ülkede çok canlı ve heyecanlı bir şekilde anayasa tartışması yaşandığını vurguladı. 
     
     -"Anayasa yapma arzusu zora girmeye başladı"- 
     
     Kılıç, anayasa çalışmaları kapsamında Uzlaşma Komisyonu oluşturulduğunu anımsatarak, şöyle devam etti: 
     "Maalesef Uzlaşma Komisyonu üzülerek ifade ediyorum, uzlaşamama komisyonuna dönüşmek üzere. Böyle bir noktaya gelmelerini arzu etmeyiz. Bu çalışmaların olumlu şekilleneceği konusunda çok ümitli olmadığımızı belirtmek isterim. Bu komisyon kurulduğunda büyük bir heyecan ve özveriyle milletvekilleri bu komisyonu oluşturdu. Partilerimiz eşit şekilde temsil edilmek suretiyle bu komisyona üye verdiler. Ancak 18 ay sonra bu komisyonda görev yapan arkadaşlarımız ceplerindeki kırmızı çizgileri olan önerilerini ortaya çıkartmaya başladılar. Kırmızı çizgiler ortaya çıktıkça da yeni bir anayasa yapma arzusu zora girmeye başladı." 
     Kılıç, komisyonun uzlaşma ve görüşme aşamasını geçemediğini ifade etti. 
     Konuşmanın ardından, Kılıç'a, KSÜ Senatosu'nun kararıyla sosyal bilimler alanında fahri doktora unvanı verildi. Kılıç'ın cübbesini KSÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Fatih Karaaslan giydirdi. 
     Konferansa, Vali Şükrü Kocatepe, Belediye Başkanı Mustafa Poyraz, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekilleri Yıldırım Ramazanoğlu, Sıtkı Güvenç, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Küçük, İl Emniyet Müdürü Metin Aşık, Baro Başkanı Metin Doğan, AK Parti İl Başkanı Fatih Mehmet Erkoç ile akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126