Aşırı kıskançlık tedavi edilmesi gereken bir sorun

Kıskançlık, öfke, değersizlik, mutsuzluk, yalnızlık ve çaresizlik, kendini değersiz görme duygularını ve özgüven eksikliğini de beraberinde getiriyor. Kıskançlığın insanları duygusal bir çıkmaza sürüklediğini belirten Acıbadem Bursa...

Aşırı kıskançlık tedavi edilmesi gereken bir sorun

Kıskançlık, öfke, değersizlik, mutsuzluk, yalnızlık ve çaresizlik, kendini değersiz görme duygularını ve özgüven eksikliğini de beraberinde getiriyor. Kıskançlığın insanları duygusal bir çıkmaza sürüklediğini belirten Acıbadem Bursa...

14 Temmuz 2015 Salı 10:27
Aşırı kıskançlık tedavi edilmesi gereken bir sorun
Kıskançlık, öfke, değersizlik, mutsuzluk, yalnızlık ve çaresizlik, kendini değersiz görme duygularını ve özgüven eksikliğini de beraberinde getiriyor.
Kıskançlığın insanları duygusal bir çıkmaza sürüklediğini belirten Acıbadem Bursa Hastanesi Psikoloğu Deniz Erden, kıskançlık yaşayan kişilerin hayatında ciddi travmalar meydana geldiğini dile getirdi. Kıskanma duygusunu uç noktalarda yaşayan kişi için tehlikeli hale gelen bu sorunun mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini belirten Erden, aksi takdirde kıskanç kişinin hayatının çekilmez hale geldiğini, yakınlarının da bu duygusal durumdan olumsuz etkilendiğini kaydetti.

KISKANAN KİŞİ SEVDİKLERİNİN ZİHNİNDEKİ DEĞERİNİ ÖLÇMEYE ÇALIŞIYOR

Kıskançlığın nedenleri arasında kişinin, karşısındakinin zihnindeki değerini ölçme çabası olduğunu ifade eden Erden, şu bilgileri verdi: “Kıskanç kişiler için bir süre sonra olaylar ve kıskanma süreci kıskandıkları birey ya da nesnelerden daha önemli hale gelmeye başlıyor. Bu durum kimi zaman tamamen bireyin kendi takıntılarıyla ilgili olabilirken, kimi zamanda karşısındakinin davranışları tetikleyici olabiliyor. Yapılan araştırmalar, kıskanılan kişilerin sıklıkla durumdan şikayetçi görünürken içsel bir menfaat ve tatmin duygusu yaşadıklarını gösteriyor. Bu menfaat ve tatmin duygusu, zamanla karşısındakini kışkırtma eğilimi ile sonuçlanabiliyor. Kıskançlık sorunun gözlendiği durumlarda kıskanılan kişinin mantık aramaktansa bu duygunun nedenlerini algılamaya çalışması gerekir. Kıskanan kişilerin de bu duygu haliyle sevdiklerine bilinçaltında ne anlatmaya çalıştığını tahlil etmesi gerekiyor.”

SEVİLMEME KORKUSU KİŞİNİN SEVİLDİĞİNİ GÖRMESİNE ENGEL OLUYOR!

Özgüven eksikliği, karşı tarafa güvenmeme ve karşı tarafı kaybetme korkusunun da kıskançlığa yol açtığını belirten Erden, şöyle devam etti: “Özellikle çocukların erken yaşlarda ailelerinde tanık oldukları aldatılma gibi güven sarsıcı bir durumun yaşanması ve bu süreçlerin çocuklara özensizce yansıtılması, ruhsal gelişimlerinin bozulmasına ve aşırı kıskanç bireyler olmalarına neden olabiliyor. Ergenlik dönemine kadar böyle bir sorunla karşılaşan bireyler, ilerleyen yaşlarda kendi romantik ilişkilerinde güvensiz hale gelebiliyor. Bu durumdaki kişi, önlenemez bir şekilde herhangi bir belirti olmaksızın takıntılı olarak kıskançlık hissediyor ve sevgiden mahrum kalma korkusu, sevildiğini görmesine engel oluyor. Kişi, kıskançlık duygusunun onu bu olumsuz sonuçlardan koruyacağını sanabiliyor. Bazen kıskançlık duygusuna, öfke, değersizlik, mutsuzluk, yalnızlık ve çaresizlik duyguları da eşlik edebiliyor.”

ERKEKLERİN KISKANÇLIĞI DAHA TEHLİKELİ

Sevilenin hatalı davranışlarının da kıskançlığı tetiklediğine dikkat çeken Erden, sevdiğini kendine saklama takıntısının altını çizdi. Erden, “Kıskançlığın kontrolden çıktığı durumlarda, bireyler sevdiklerini sürekli takip edebiliyor, telefonlarını, mesajlarını, bilgisayarlarını kontrol edebiliyor. Sahiplendiği kişiyi başkalarıyla iletişim halinde olmaması için eve kapatabiliyor, ailesi ve arkadaşlarıyla görüşmesini dahi engelleyebiliyor. Böylece birlikte olduğu kişinin kimse tarafından görülmeyeceğine, fark edilmeyeceğine inandığından içi bir nebze olsun rahat edebiliyor ama yine de günün belirli saatlerinde kontroller yaparak bu durumu sağlamlaştırmak isteyebiliyor. Erkeklerin kıskançlıkları daha tehlikeli boyutlarda seyredebiliyor. Bunun en önemli nedenlerinin başında sahip oldukları fiziksel güç geliyor. Aşırı kıskanan erkek, birlikte olduğu kadına duygusal ve fiziksel şiddet uygulayabiliyor ve bu kişiyi tehdit etme noktasına gelebiliyor.” diye konuştu.

KISKANILAN KİŞİ NE HİSSEDİYOR?

Kıskanılan kişinin ilk zamanlarında sahiplenilmeyi hoş karşılayabildiğini ancak daha sonra kendisi için de tehlikeli olmaya başladığını vurgulayan Erden, “Özellikle kıskanç kişinin bu duygu halinin şiddetini, sıklığını ve süresini arttırdığı durumlarda davranışlarının şiddeti de artmaya başlıyor. Zamanla kıskanılan bireyler bu noktaya nasıl geldiklerini dahi kestiremiyor ve o da duygusal bir çıkmaza sürükleniyor. Bu çıkmaz hatalı davranışları beraberinde getiriyor ve kıskanç kişinin şüpheleri daha da artıyor.” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126