Asker annesinin feryadı: Artık anneler sesini çıkarsın

Amasya’da düzenlenen ‘Teröre Karşı Tek Ses Tek Yürek’ eyleminde, 7 aydır uzman çavuş olarak görev yapan oğlundan haber alamadığını söyleyen anne, yetkililere tepki gösterdi. Asker annesinin gösterdiği tepkiden, eylemi düzenleyen Memur-Sen...

Asker annesinin feryadı: Artık anneler sesini çıkarsın

Amasya’da düzenlenen ‘Teröre Karşı Tek Ses Tek Yürek’ eyleminde, 7 aydır uzman çavuş olarak görev yapan oğlundan haber alamadığını söyleyen anne, yetkililere tepki gösterdi. Asker annesinin gösterdiği tepkiden, eylemi düzenleyen Memur-Sen...

08 Eylül 2015 Salı 16:15
Asker annesinin feryadı: Artık anneler sesini çıkarsın
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye-Bosna Hersek Çalışma Forumu’nda konuşma yaptı.

Türkiye’nin ve Türk milletinin Bosna Hersek’in her zaman yanında olduğunu belirten Davutoğlu, “Bosna Herksek’ten gelen dostlarımıza şunu ifade etmek isterim: Türkiye’de başta ben olmak üzere, bütün bakan arkadaşlarım ve 78 milyon Türk’e ‘Türkiye dışında en yakın hissettiğiniz ülke neresi’ diye sorduğunuzda, herhalde en başta Bosna Hersek gelir. Ben Dışişleri Bakanı olarak Bosna Hersek’e 12 kere ziyarette bulundum. Başbakan olarak bu dönemde 2 ziyaret gerçekleştirdim, kısa zamanda tekrar gitmeye niyetliyim. Akademik hayatımda da, savaşın bittiği günlerde Bosna Hersek’teydim. Bosna Hersek‘in acısını biz acımız biliriz, Bosna Hersek’in başarısını biz başarımız biliriz. Onun için Bosna Hersek huzur içinde, istikrar içinde, barış içinde, refah içinde olursa biz İstanbul’da, Ankara’da, Türkiye’nin her yerinde rahat içinde uyuyabiliriz. Ama Bosna Hersek’te acı ve hüzün varsa bize de uyku haram olur” diye konuştu.

“BU KADAR DOSTLUKTAN SONRA BOSNA HERSEK’İN İTHALATINDA DA İHRACATINDA DA TÜRKİYE BİR NUMARA OLMALI”

Başbakan Davutoğlu, Türkiye ve Bosna Hersek arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilere değindi. İki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin her zaman iyi olduğunu, ekonomik ilişkilerin ise istenen düzeyde olmadığını kaydeden Davutoğlu, “Türkiye ile Bosna Hersek arasında siyasi ilişkiler her zaman mükemmel seyretti. Her zaman bir araya geldiğimizde Bosna Hersek’in meselesini Türkiye’nin meselesi görmenin, Bosna Hersekli dostlarımız da Türkiye’nin meselelerini kendi meselesi olarak görmenin bilinci, şuuru içinde davrandı. Fakat hep beni üzen bir husus vardı; bütün bu yıllar içinde bu kadar köklü tarihi ilişkiler, bu kadar maneviyata dayalı ilişkiler ve son derece sağlam siyasi ilişkiler varken ekonomik ilişkilerimiz maalesef hiçbir zaman istediğimiz düzeye çıkmadı. Biz hep, Bosna Hersek Avrupa’da yükselen bir ekonomi olsun istedik, Türk yatırımcılar Bosna Hersek’in kalkınmasına katkıda bulunsun istedik. Tabi başarılar elde ettik. Rakamlar, özellikle son 12-13 yılda, bizim iktidarlarımız döneminde geldiğimiz düzeyi gösteriyor. 2005 yılında toplam ticaret hacmimiz 143 milyon Dolar’dı, şimdi 542 milyon Dolar, yaklaşık dört misli. Özellikle Bosna Hersek’ten bize yapılan ithalatta gerçekten bizi mutlu eden bir sıçrayış var. 2005 yılında toplam Bosna Hersek’in Türkiye’ye yaptığı ihracat, bizim ithalatımız 15 milyon dolarken, bu sene 250 milyon dolara çıktı. Bundan mutluluk duyuyoruz, ancak bunun yeterli olacağına da inanmıyorum. Bosna Hersek’in ithalatında Türkiye beşinci. Bosna Hersek’in ihracatında ilk 5 ülke arasında Türkiye yok. Bu kadar dostluktan sonra Bosna Hersek’in ithalatında da ihracatında da Türkiye bir numara olmalı. Başka hiçbir ülkeye bunu bırakmayız, bırakamayız. 542 milyon dolarlık toplam ticaret hacmi bizim için yeterli değil, en kısa sürede bunu 1 milyar dolara çıkarmalıyız. Ticarette aslında birbirimizi tamamlayan özelliklere sahibiz. Bosna Hersek’te olan bazı imkanlar Türkiye’de, Türkiye’de olan bazı imkanlar Bosna Hersek’te, birbirini tamamlayıcı mahiyette. Yapmamız gereken bürokrasiyi azaltarak, ticaretimizi en üst seviyeye çıkarmak. Bunun için serbest ticaret anlaşmasını değerli ekonomi bakanlarımızın en kısa sürede genişletmelerini istedik. Bugün öğle yemeğinde söz verdiler, yoksa yemeği de yiyemeyeceklerdi. En kısa zamanda inşallah bu serbest ticaret anlaşmasını genişletme çalışmasını da tamamlarlar, yoksa bizim olduğumuz yerde yemek yiyemeyecekler” ifadelerini kullandı.

“BOSNA HERSEK’E YAPILAN YATIRIM, TÜRKİYE’YE YAPILAN YATIRIM GİBİDİR”

Türk şirketlerine Bosna Hersek’e yatırımda bulunmaları yönünde çağrı yapan Davutoğlu, “Ticaret hususunda bizim en çok görmek istediklerimizden birisi, Türk şirketlerin Bosna Hersek’teki yatırımları. Başka hiçbir ülke için bu kadar açık konuşmam; Bosna Hersek’e yaptığınız yatırım, Türkiye’ye yaptığınız yatırım gibidir. Türkiye’ye yatırım yaparak istihdama katkıda bulunuyorsunuz ve bundan mutluluk duyuyoruz ama Bosna Hersek’in istihdamına katkıda bulunursanız oraya barış da getirirsiniz, oradaki genç istihdamı artırırsınız. Onun için daha fazla Türk şirketini Bosna Hersek’e yatırım yapmaya davet ediyoruz. 77 şirketimizin 305 milyon dolarlık yatırımı var. Bunu da en kısa sürede 1 milyar dolara çıkarmak istiyoruz. Bosna Hersekli girişimcilerin de Türkiye’ye yatırım yapması bizi memnun eder. 71 Bosna Hersekli şirket Türkiye’de sadece 23 milyon dolarlık yatırımı var. Türkiye alt yapı imkanları ve ulaşım imkanlarıyla dünyanın en kolay ulaşılır ve kendisinde dünyaya en kolay ulaşabilecek ülkeler arasında geliyor” değerlendirmelerinde bulundu.

“SARAYBOSNA’NIN BEN HER SOKAĞINI BİLİRİM”

Başbakan Davutoğlu, Bosna’ya akademik kariyerinde ve Dışişleri Bakanı olduğu zamanlar çok sayıda ziyarette bulunduğunu, özellikle Saraybosna sokaklarını adım adım bildiğini ifade etti. Türkiye’nin dünyadaki bütün büyükelçiliklerini, Bosna Hersekli işadamlarının kendi büyükelçilikleri gibi kullanabileceğini belirten Davutoğlu, “Saraybosna’ya ben aşkla bağlıyımdır. Saraybosna’nın ben her sokağını bilirim, Mostar’ı bilirim, Tuzla’yı bilirim, Bosna Hersek’te adım atmadığım yerlerin sayısı azdır. Genç girişimcileri, öğrencileri, oradaki potansiyeli de bilirim. Aynı şekilde de sizler için İstanbul ve Türkiye’nin potansiyeli kendi memleketinizin potansiyeli gibi. Dünyanın en büyük havalimanını İstanbul’a sadece Türkler için yapmıyoruz, bütün komşu coğrafyaların işadamları için yapıyoruz. Yine Türkiye’den Edirne üzerinden çıkan her yolun Saraybosna’ya ulaşmasını istiyoruz. İnşallah hızlı trenle de Saraybosna’yı İstanbul’a bağladığımız günleri hep beraber görürüz. Bu bağlamda daha fazla karşılıklı yatırımları teşvik etmemiz gerekiyor. Bosna Hersekli değerli girişimcilere bugün karar verdiğimiz bir hususu da bildirmek isterim; Bosna Hersekli işadamlarının yurtdışındaki faaliyetleri sırasında, eğer orada Bosna Hersek büyükelçilikleri, dış temsilcilikleri yoksa bilinsin ki; Türkiye’nin büyükelçilikleri Bosna Hersekli herkesin büyükelçiliğidir. Hiçbir şekilde kendinizi oralarda yalnız hissetmeyin. Afrika’daki 39 büyükelçiliğimiz, bizim vatandaşlarımıza olduğu kadar size de hizmet edebilir. Libya’da 2011 yılında iç savaş çıktığında, 10 gün içinde 15 bin vatandaşımızı tahliye ettiğimizde, birçok ülke bize kendi vatandaşlarını tahliye etme talebinde bulunmuştu. Hepsini tabi bir insani faaliyet olarak tahliye etmeye çalıştık, arkadaşlar Dışişleri Bakanı olarak bana ‘ilk önce gemilere, uçaklara kimleri alalım’ dediklerinde, önce ‘Bosna Herseklileri alacaksınız’ dedim” diye konuştu.
Türk işadamlarını Bosna Hersek’teki ekonomik ve ticari forumlara katılmaya davet eden Davutoğlu, “Bugün değerli kardeşim Denis Bey, Türkiye’nin dışarıdaki ticaret merkezlerini Bosna Hersek’in kullanması talebinde bulundu, ona da ‘evet’ dedim. Yine turizm acentelerinde Bosna Hersek’in tanıtımlarının olmasını talep etti, ona da ‘evet’ dedim. Kendisine de söyledim; hiçbir Türk başbakanı Bosna Hersek’ten gelen teklife, talebe ‘hayır’ demez. O bakımdan bütün imkanlarımızla Bosna Hersek’in yanında olmaya devam edeceğiz. Türk işadamlarına, Bosna Hersek’te yapılan iş forumlarına katılmaları talebinde bulunuyorum. 19. Mostar Uluslararası Ekonomi Fuarı önümüzdeki günlerde toplanacak. Ben bizzat katılmayı düşünüyordum ama Türkiye’de aynı günlerde İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısı var, Başbakan Yardımcımızı inşallah oraya göndereceğiz. 5 Mayıs’ta Saraybosna Ekonomi Forumu var, oraya da birçok kez katılmışımdır, eğer katılamazsam mutlaka bir arkadaşımı göndereceğim. Denis Bey’e de söyledim inşallah olağanüstü bir gelişme olmazsa Banja Luka’daki Ferhadiye Camii’nin açılışını da birlikte yapmayı istiyoruz” şeklinde konuştu.

"TÜRKİYE-BOSNA HERSEK-SIRBİSTAN ÜÇLÜ MEKANİZMALARINA ÖNEM VERİYORUZ"

Davutoğlu, TİKA’nın Bosna Hersek’teki projelerinden bahsetti. Türkiye-Bosna Hersek-Sırbistan üçlü mekanizmalarına önem verilmesi gerektiğine değinen Davutoğlu, şöyle konuştu:
“Bosna Hersek’te TİKA’nın 700 projesi gerçekleşti, 1 milyar Euro 1997’den bu yana TİKA projesi gerçekleşti. Bosna Hersek’in her yerinde TİKA’nın yaptığı çalışmaları bundan sonra da arttıracağız. Bosna Hesek’te istihdam oluşturmak üzere, Ziraat Bankamızdan sağladığımız 100 milyon Euro’luk kredi, bu kredilerin en etkin şekilde kullanılması ve yeni kredilerin açılması için çalışmalarımız sürdüreceğiz. Çünkü Bosna Hersek’in nihai barışı, bütün Bosna Herseklilerin her yerde iş güç sahibi olması ve Bosna Hersek topraklarının her yerine ailelerin geri dönmeleridir. Özellikle de Srebrenitsa’da katledilen kardeşlerimizin çocuklarının, kardeşlerinin evlerine dönmeleri için ne gerekiyorsa yardımcı olmaya devam edeceğiz. Allah bir daha Bosna Hersek’e bu acıları göstermesin. Müslümanlar, Hristiyanlar, Ortodokslar, Katolikler, Sırplar, Boşnaklar, Hırvatlar, hepsinin barış içinde yaşamasını arzu ediyoruz. Bu bağlamda Türkiye-Bosna Hersek-Sırbistan üçlü mekanizmalarına önem veriyoruz. Üçlü ekonomi bakanları toplantısı var, başbakanlar, cumhurbaşkanları olarak bir araya gelmeyi düşünüyoruz, Bosna Hersek, Sırbistan ve Hırvatistan arasındaki ilişkilerin gelişmesi, bizim her zaman özel önem verdiğimiz hususlardan biridir.”
“O BEREKETLİ TOPRAKLARA TÜRK İŞADAMLARININ DAHA FAZLA İLGİ GÖSTERMESİNİ BEKLİYORUZ”
Bosna Hersek’in tarımdaki potansiyeline vurgu yapan Davutoğlu, “Tarım alanı Bosna Hersek’in en güçlü alanlarından bir tanesidir. Son dönemde 15 bin ton et ithal etmemiz, Bosna Hersek’in bu anlamdaki potansiyeline güvenimizin yansımasıdır. Bu konuda kota uygulamasında herhangi bir durağanlık olmayacaktır. Bosna Hersek ne kadar et üretirse, oranın bereketli topraklarından beslenen, sağlıklı besi hayvanlarının ürünlerinin Türkiye’ye gelmesinden mutluluk duyarız. Tarım, önemli bir istihdam kaynağıdır. O bereketli topraklara Türk işadamlarının daha fazla ilgi göstermesini bekliyoruz. Yine turizmin tanıtımına katkıda bulunacağız. Avrupa’nın belki de dünyanın en güzel ormanları, nehirleri, doğal güzellikleri ve tarihi güzelliğine sahip Bosna Hersek. Bosna Hersek’i Balkanların en fazla turist çekebilecek ülkesi haline gelmesi için çaba sarf edeceğiz. Turizm şirketlerimizi bu anlamda da yatırıma teşvik ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE AYAKTAYKEN BOSNA HERSEK BİR DAHA KÖTÜ GÜN GÖRMEYECEKTİR”
Başbakan Davutoğlu, konuşmasını, “Türkiye ayaktayken Bosna Hersek bir daha kötü gün görmeyecektir. Saraybosna’da doğan güneş, İstanbul’da doğan güneş kadar bize azizdir. Allah Bosna Hersek’i her zaman barış içinde, istikrar içinde yükselen bir ülke, Bosna Herseklileri de onur içinde yaşayan insanlar eylesin. Her zaman yanınızdayız, yine yanınızda olacağız” ifadeleriyle tamamladı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126