Av. Aksoy: Üzerinde oynanmış evraklarla algı oluşturmaya çalışıyorlar

İzmir’de düzenlenen operasyonda adliyeye sevk edilen 20 polisin ifade işlemleri devam ediyor. Polislerin avukatlarından Ali Aksoy gelinen noktayı değerlendirdi. Soruşturma savcısının bu işin tarafı olduğunu ileri süren Aksoy, “Biz onun hakkında...

Av. Aksoy: Üzerinde oynanmış evraklarla algı oluşturmaya çalışıyorlar

İzmir’de düzenlenen operasyonda adliyeye sevk edilen 20 polisin ifade işlemleri devam ediyor. Polislerin avukatlarından Ali Aksoy gelinen noktayı değerlendirdi. Soruşturma savcısının bu işin tarafı olduğunu ileri süren Aksoy, “Biz onun hakkında...

29 Ocak 2015 Perşembe 17:35
Av. Aksoy: Üzerinde oynanmış evraklarla algı oluşturmaya çalışıyorlar
İzmir’de düzenlenen operasyonda adliyeye sevk edilen 20 polisin ifade işlemleri devam ediyor. Polislerin avukatlarından Ali Aksoy gelinen noktayı değerlendirdi. Soruşturma savcısının bu işin tarafı olduğunu ileri süren Aksoy, “Biz onun hakkında 20 tane müvekkil lehine şikayette bulunduk. Kumpasın tarafı olması nedeniyle hem HSYK’ya hem de cumhuriyet savcılığına şikayette bulunduk. Savcı bu işte taraftır, İstihbarat Şube Müdürü bu işte taraftır, personeller taraftır dedik. Bunların hazırladığı evraklarla, bunların yürüttüğü soruşturmayla bu soruşturmanın yürümeyeceğini, el çekmesi gerektiğini açıkça ifade ettik.” dedi.

'TAHRİF EDİLMİŞ EVRAKLAR GÖSTERİLİYOR'

Av. Aksoy, savcılık sorgusunda müvekkillerine, İstihbarat Şube’de üzerlerinde her türlü oynama yapılmış, tahrif edilmiş evraklarla sorular sorulduğunu aktararak, “Müvekkilimiz şu an evraklarla ilgili dedi ki, ‘Gösterdiğiniz evraklar, tahrifat evrakları.’ Hakikaten evrakların üzerinde oynanmış, imzaların yerleri değiştirilmiş. Üzerlerine, kanaat ifade eden notlar alınmış. Mahkeme evrakının üzerine, fotokopinin fotokopisi olmasına rağmen mahkeme evrakına ‘Aslı gibidir’ kaşesi vurmuş fotokopi evrakına şube müdürü. Bunlarla alakalı hepsi hukuksuz. Bunlar üzerinden savunma yaptık. Müvekkillerimiz diyor ki, 'Siz bana sistemi getirin, beni koyun oraya, deyin ki o zaman veya tapeleri getirin, yani kim dinlemiş ortaya çıkar zaten.' diyor. 'Bunu mu dinledin, bunu mu dinledin?' demenin anlamı yok, artı bu önleme dinlemesi zaten. Önleme dinlemesinde suçlu var mıydı, yok muydu bakılmaz zaten. Suç oluşmuşsa zaten o zaman KOM daire, TEM şube devreye girer. Diğer birimler devreye girer. Kanuni dinleme dediğimiz, savcılık ve hakimlik aşaması başlar zaten. İstihbari dinleme, önleme dinlemesidir. Buradan şüphe olması bile yeterlidir. İstihbaratın yaptığı, önleme dinlemesidir. Halkımızın anlamayacağını bilen insanlar, bu algıyı bunun üzerinden yürütüyor. 'Ahmet’i Mehmet diye dinlemiş' diyor ama bununla alakalı ikinci aşama şu olması lazım, o zaman mağdur göster. Mesela farz edelim ben seni önleme dinlemesinde dinledim. Senin diyelim ki sırrına vâkıf oldum. Eee, ben sana gelip şantaj yaptım mı? Senden bir şey istedim mi? Bununla ilgili bugüne kadar kıl kadar mağdur var mı? Yok. Hattâ siz dedik, 18 Mart’ta 30 ilin çarşaf çarşaf, devletin namusu denen evrakları sızdırdınız. Bu evraklarla ilgili beklediniz, bir tane insan şikayete gelmedi. Yani ismi yayımlanan insanların bile bir tanesi şikayete gelmedi, 'Vay beni neden dinlediniz?' demedi. Bunlardan şikayet gelmeyince sulh ceza hakimliği kuruldu, o zamanın başbakanı tarafından talimatla kuruldu. Onunla diyor, biz bu operasyonları yürüteceğiz. Bizim müvekkilimiz, şu an birinci ifadeyi veren müvekkilimiz dedi ki, ‘Ben bu dosyadaki çalışmalar yapılırken istihbarat şubedeydim. Şu andaki şube müdür yardımcısı beni çağırdı, 'Sen, dedi, tarafını seç', yani öbür taraf mısın bu taraf mısın? Diğer elemanlara kesin talimat veriyor, ''Arkadaşlar, diyor, dikkatli çalışın. Şu anda bizim mevcut elemanlarımıza dokunmayacak şekilde evrak bulun. Diğerlerine buradan giden, yani hükümetin hukuka darbesiyle sağa sola gönderilen polislerle ilgili suç bulun.' diye emretti.’ diyor. O zaman başlandı işte suç bulmaya evraklarda. Hangisi kanun dışı gösterilebilir diye çalışma yapıldı diyor. Biz bunun soruşturmasını yürütüyoruz. Ben diyor, şimdi sizin einizdeki evraklarla ilgili size algı yaptırılıyor diyor. Bana müsaade edin dedi, bir gün gideyim, şu an kimse şube müdürleri, kimse onların üzerinde çalıştıkları dosyaları çıkarayım. Size 100 tane istiyorsanız 100 tane, bin tane istiyorsanız bin tane evrak getireyim size. Bunların usulsüz olduğunu da ispat ederim bu mantıkla, çünkü bu istihbari manadaki evraklarla istediğiniz gibi oynarsınız. Şu adamı diyorlar, sen öldürdün. Eee, soruyorsun, öldürdüğüm adam nerede? Yok. Pekiyi neyle öldürdüm, suç aleti nerede? Ee yok. Sen ispat et öldürmediğini. Böyle bir mantıkla yürütülüyor. İnsanların makam karşılığında, para karşılığında bu işe karar vericileri bu işi yürütüyorlar. Onun ötesinde bir şey yok. Suçlu olmadığını kendileri de çok iyi biliyor.” diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126