Baro yönetimi başörtüsü davasında beraat etti

İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal ve yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu 21 avukat hakkında, staj yapan başörtülü bir avukatın dersten çıkarılması, hakkında işlem yapılması ve avukatlık kanununa aykırı davranılarak...

Baro yönetimi başörtüsü davasında beraat etti

İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal ve yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu 21 avukat hakkında, staj yapan başörtülü bir avukatın dersten çıkarılması, hakkında işlem yapılması ve avukatlık kanununa aykırı davranılarak...

01 Haziran 2015 Pazartesi 15:45
Baro yönetimi başörtüsü davasında beraat etti
İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal ve yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu 21 avukat hakkında, staj yapan başörtülü bir avukatın dersten çıkarılması, hakkında işlem yapılması ve avukatlık kanununa aykırı davranılarak mağdur edilmesi gerekçeleriyle "görevi kötüye kullanmak" suçundan açılan davada beraat kararı çıktı.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya 21 sanığın tamamı da katıldı. Şikayetçi avukat Şule Dağlı Gökkılıç da duruşmada hazır bulundu.

Sanıklardan ilk savunmayı İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal yaptı. Davanın hukuki olmadığını ileri süren Kocasakal, İstanbul Barosu ile hesaplaşma söz konusu olduğunu iddia etti. Teknik anlamda da ortada bir suç olmadığını ileri süren Kocasakal, kimsenin stajının da yanmadığını söyledi. Avukatlık kanunu ve Türkiye Barılar Birliği’nin genelgeleri doğrultusunda işlem yapıldığını söyleyen Kocasakal, Avukatlık Kanunu’na aykırı bir şekilde hukuksuzca haklarında dava açıldığını iddia etti.

Sanık Nuran Kurtuluş Atahan da Gökkılıç’ın sunum yaptığı sırada başörtülü olması nedeniyle bu şekilde sunum yapamayacağı uyarısında bulunulduğunu anlattı. Atahan, Gökkılıç’ın başörtüsünü çıkarmayacağını söylemesi üzerine kendisine bu durumun tutanak altına alınıp yönetim kuruluna bildirileceğinin söylendiğini kaydetti. Tutanak tutulduğunu ve baroya bildirildiğini aktaran Atahan, “Bizim eylemimiz bundan ibaret. Şule sunumunu da yapmıştır. Başarılı da sayılmıştır. Ortada bir zarar da kasıt da mevcut değildir.” dedi.

Gökkılıç’tan başörtüsünü çıkarmasını isteyen sanık Ekrem Erdal Üner de Barolar Birliği’nin genelgesi doğrultusunda işlem yaptığını kaydetti. Diğer sanıklar da benzer şekilde savunma yaptı.

Şikayetinin sürdüğünü belirten Şule Dağlı Gökkılıç, bir başka arkadaşının da başörtüsü ile alınmadığı için kaydını Bursa Barosu’na aldırdığını söyledi. Başörtülü olarak derslere girdiğini anlatan Gökkılıç, 20-25 tane hocanın dersine bu şekilde girdiğini sadece bir tanesinin uyarıda bulunduğunu kaydetti. Ekrem Erdal Üner’in başını açması veya perukla girmesi yönünde uyardığını ifade eden Gökkılıç, kendisinin desrten çıkmadığını belirtti. Üner’in ‘bunlar sonradan türedi, siyasi iktidar sayesinde türediler’ dediğini, kendisini baskı altında hissettiğini söyledi. Daha sonra Üner’in tutanak tutup imzalatmak istediğini anlatan Gökkılıç, tutanağı imzalamadığını ifade etti.

Baronun bir başka seminerinde de benzer olayla karşılaştığını dile getiren Gökkılıç, sanıklardan Nuran Kurtuluş Atahan’ın çıkmasını istediğini kaydetti. Başörtülü olarak katılacağını söylediğini anlatan Gökkılıç, Atahan’ın ısrar ettiğini ve tutanak tutulacağını belirttiğini kaydetti. Sanıklardan Nizar Özkaya’nın ise kendisine yönelik, ‘hangi okula gittin, nereden mezunsun, başını kapatmanı kim istedi, sanıl bu şekilde giriyorsun?’ şeklinde sorular sormaya başladığını ifade eden Gökkılıç, “Tutanak tutarlarsa tutsunlar dedim ve daha sonra da aynı şekilde derse girdim. Başarılı şekilde stajımı tamamladım belgemi aldım. Tutanak tutuldu imzalamadım. Daha sonra ruhsatımı almak için müracaat ettim. Başörtülü alamayacağım bildirildi. Baronun 7. katında başımı açarak ruhsat aldım.” dedi.

Duruşma savcısı Nurten Altınok mütalaasında, sanıkların, sadece başörtülülere değil tüm kılık kıyafet kurallarına uymayanlara uyarı yaptığı, mecvut düzenlemelere uygun davrandıkları, Gökkılıç’ın başörtüsüyle derslere katılması, belgesini de alması nedeniyle mağduriyetinin olmaması gerekçeleriyle beraat kararı verilmesini bildirdi.

Mahkeme de suçun unsurları oluşmadığı, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle tüm sanıklar hakkında beraat kararı verdi.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Avukat Şule Gökkılıç, 27 Nisan 2012'de İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezi'nde katıldığı, ‘Avukatlık Mesleğinin Nitelikleri’ konulu ders sırasında, eğitimi veren avukat Ekrem Üner tarafından başörtüsü taktığı gerekçesiyle dersten çıkarılmak istendi.

Üner'e itiraz ederek dersten çıkmayan Gökkılıç, dini inancı gereği hakarete uğradığı gerekçesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Dilekçeyi işleme koyan ve kanunen özel izinle soruşturma açılabilen avukatlara yönelik fezleke hazırlayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu, bu fezlekeyi şüpheli avukatlarla ilgili soruşturma açılabilmesi talebiyle Adalet Bakanılğı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne gönderdi.

Adalet Bakanlığı'nın, kovuşturma yapılması için ‘olur’ yazısı üzerine Başsavcılık, Avukatlık Kanunu’nun 59/1-2 maddeleri uyarınca şüpheliler hakkında ‘görevi kötüye kullanmak’ suçundan soruşturma başlattı.

Avukatlık Kanunu'ndan kaynaklanan çapraz soruşturma kuralı gereği Bakırköy Adliyesi’ne gönderilen soruşturmayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcıvekili Yalçın Ezerçe yürüttü. İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal ve baro yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu 21 avukat hakkında, 2 yıla kadar hapis talebiyle dava açıldı.

İDDİANAME

İddianamede, İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezi'nde eğitim gören başörtülü stajyer avukat Şule Gökkılıç'ın başörtüsü gerekçesiyle dışarı çıkarılmak istendiği ve bunu reddettiği için kendisine bazı sözler söylendiği belirtildi. Disiplin işlemi yapılması amacıyla baro başkanlığına ihbarda bulunulduğu ifade edildi. Baro tarafından da kovuşturma izni verilmesi sonucu şüphelilerin, Gökkılıç'a baskı oluşturarak inanç özgürlüğünü kısıtlayıcı işlemler yaptıkları anlatıldı.

İddianamade, İstanbul Barosu avukatlarından Ekrem Üner'in, ders verdiği sırada başörtülülü olduğunu fark ettiği müşteki Şule Gökkılıç’a, "Lütfen çıkar mısınız dersten? Ya başınızı açın, ya da peruk takıp öyle girin." diyerek dersten çıkmasını talep ettiği aktarıldı.

Gökkılıç'ın bu talebi reddettiği belirtilen iddianamede Üner'in, "Ne var yani, çıkıp başını açıp girsen çok mu zor? Daha önce herkes başını açıp giriyordu, bunlar sonradan türediler. Siyasi simgenin burada bulunması doğru değil." ifadelerini kullandığı kaydedildi.

Şüpheli avukatlar Nizar Özkaya ve Nuran Kurtuluş Atahan'ın da İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezi'nde jüri üyesi olarak yer aldıkları, ‘Ceza hukuku bireysel çalışma raporu’ adlı sunumda şikayetçi Gökkılıç'a, başörtülü şekilde bu çalışmaya katılamayacağını söyledikleri belirtildi. Bu şüphelilerin de Gökkılıç hakkında İstanbul Barosu tarafından disiplin kovuşturması yapılması amacıyla tutanak düzenleyip baskı oluşturarak, inanç özgürlüğünü kısıtlayıcı işlemler yaptıkları ifade edildi.

Şüpheliler İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezi Başkanı Mustafa Şeref Kısacık ile yürütme kurulu üyeleri avukatlar Yalçın Veziroğlu, Sinan Naipoğlu, Figen Erbek, Muazzez Yılmaz, Filiz Saraç ve Mehmet Vakur Kulat'ın, kurul olarak aldıkları kararla başörtülü olarak eğitim merkezindeki derslere gelinmemesi yönünde irade açıklamasını içeren bir belgeyi sınıflara astıkları belirtildi.

Bu kişilerin derslere başörtülü şekilde gelenler hakkında tutanak tanzim edip disiplin cezaları almaları amacıyla baro başkanlığına ihbarda bulunarak inanç özgürlüğünü kısıtlayıcı işlemler yaptıkları da kaydedildi.

Şüphelilerden İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal ile yönetim kurulu üyesi avukatlar Turgay Demirci, Ayşe Füsun Dikmenli, Hasan Kılıç, Mehmet Durakoğlu, Hüseyin Özbek, Ufuk Özkap, Aydeniz Alisbah Tuskan, Süreyya Turan, Özlem Aksungar ve İsmail Altay'ın, Staj Eğitim Merkezi'nin düzenlediği eğitimlere başörtülü şekilde katılanlar hakkında, meslek kurallarına aykırı davrandıkları gerekçesiyle uyarılmalarına yönelik yönetim kurulu kararı aldıkları anlatılan iddianamede, bu şüphelilerin de baskı oluşturarak inanç özgürlüğünü kısıtlayıcı işlemler yaptıkları kaydedildi.

İddianamede, şüpheliler hakkında ‘görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine neden olmak’ suçundan 6 ay ile 2 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılması istenmişti.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126