Başarısız karnede ailelerin rolü çok büyük

Tüm Türkiye, karne heyecanı yaşıyor. Uzun bir okul maratonu sona erdi ve büyük gün nihayet geldi. Bütün bir yıl boyunca büyük emekler sarf ederek ders çalışan öğrenciler karne alıyor. Uzmanlar, başarısız karnede ailelerin rolüne dikkat...

Başarısız karnede ailelerin rolü çok büyük

Tüm Türkiye, karne heyecanı yaşıyor. Uzun bir okul maratonu sona erdi ve büyük gün nihayet geldi. Bütün bir yıl boyunca büyük emekler sarf ederek ders çalışan öğrenciler karne alıyor. Uzmanlar, başarısız karnede ailelerin rolüne dikkat...

12 Haziran 2015 Cuma 15:26
Başarısız karnede ailelerin rolü çok büyük
Tüm Türkiye, karne heyecanı yaşıyor. Uzun bir okul maratonu sona erdi ve büyük gün nihayet geldi. Bütün bir yıl boyunca büyük emekler sarf ederek ders çalışan öğrenciler karne alıyor. Uzmanlar, başarısız karnede ailelerin rolüne dikkat çekiyor. Aile ve Evlilik Terapisti Dr. Obengül Ejder, velilere başarısız karne karşısındaki tutumu ile ilgili uyarıda bulunurken “Tatilde çocuğunuzun dinlenmesine izin verin. Hayatta başarısını gösterebileceği başka alanlar da olduğunu fark etmesine olanak tanıyın, başka yeteneklerini keşfetmesine yardımcı olun.” dedi.

Aileleri de etkisi altına alan karne heyecanıyla ilgili açıklama yapan Aile ve Evlilik Terapisti Dr. Obengül Ejder, başarısız karnede ailelerin rolünün büyük olduğunu belirtti. Çocuğun performansı kadar, anne ve baba arasındaki ilişkinin de karne notlarına etkisinin büyük olduğuna vurgu yapan Dr. Ejder, şunları kaydetti: “Veliler başarısız bir karne ile karşılaştıklarında kendilerine, çocuğumuza yıl boyunca sağlıklı bir aile ortamı mı sunabildik mi? Birbirimizi iyi dinleyip saygı gösterebildik mi? Yoksa problemlerimizi sürekli tartışma ve kavgalarla kısır döngüye sokarak, sağlıklı iletişimin olmadığı bir aile ortamı mı yarattık? Çocuğumuzun dersleriyle yeterince ilgilendik mi? Ona ders çalışma alışkanlığı kazandırdık mı? Yoksa bir an önce dersleri bitsin diye ödevlerini biz mi yaptık? Çocuğumuzun en iyi öğrenme yolunun model alma olduğunu bildiğimiz halde arzu ettiğimiz davranışlarda ona model olabildik mi? Yoksa sürekli nasihatlerde mi bulunduk? Çocuğumuzun özgüvenini kazanması için ona yardımcı olduk mu? Başka alanlarda da kendini tanıyıp sınamasına yeterince olanak sağladık mı? Yoksa sürekli başarısızlıklarını ön plana çıkarıp, onu etiketleyip, eleştirip, azarladık mı? Sınavlardan düşük not aldığında oturup sorunu birlikte çözmeye çalıştık mı? Sorunun okul ve öğretmenlerin bilgi ve tutumlarından ya da okuldaki uyum güçlüğünden olabileceğini hiç düşündük mü? Yoksa sorunun kaynağını yeterince araştırmadan sadece çocuğumuzu suçlayıp, yargıladık mı? Her çocuğun gelişim dönemi ve yeteneğine göre başarısının değişebileceğini bildiğimiz halde, çocuğumuzun bireysel kapasitesine göre onun başarısını bir adım öne taşıması ile mi ilgilendik? Yoksa başkaları ile kıyaslayıp, onu bitmek bilmeyen yarışların içine bir oyucu gibi mi soktuk? sorularını sormaları lazım.”

BAŞARININ TEK GÖSTERGESİ KARNE DEĞİLDİR

Obengül Ejder, ailelere şu tavsiyelerde bulundu: “Başarının tek göstergesi karne değildir. Karne notları iyi de olsa, kötü de olsa sevginizin karneye bağlı olmadığını, sonucu ne olursa olsun onu seveceğinizi vurgulayın. Karne notları düşükse başarısızlığının nedenlerini araştırın, mutlaka çözüm yolları üretin. Yıl içindeki ders eksiklerini tamamlaması için ona yardım edin. Okul hayatının başlangıcından itibaren ders başarısızlığı var ise çocuğunuzun öğrenmesini etkileyen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ya da özel öğrenme güçlüğü olup olmadığının belirlenmesi için mutlaka bir uzmana başvurun. Karne notları iyi ise bunu görmemezlikten gelmeyin 'zaten benim çocuğuma bu yakışırdı, bu senin görevin tabiî ki iyi notların olacak' ya da 'sana o kadar imkan sunduk bir de zayıf mı alacaktın, tabiî ki karnen iyi olacaktı' gibi cümleler kullanamayın. Onun başarısını takdir edin, küçük ödüller ile motivasyonunu arttırın. Ancak fazla abartmayın, çocuğunuzda endişe ve korku yaratacak, yüksek beklentilerinizden bahsetmeyin. Çocuğunuzu kendinizle, başka çocuklarla ya da kardeşleri arasında kıyaslamayın. Kendi hayatınızda gerçekleştiremediğiniz ideallerinizi çocuğunuzun gerçekleştirmesi için beklenti içine girmeyin, ideallerinizin ve hırslarınızın kurbanı etmeyin.

TATİLDE ÇOCUĞUNUZUN DİNLENMESİNE İZİN VERİN

Düşük karne notu yada sınav puanı alan çocuğunuzda, sık sık ağlama, olağan aktivitelerden zevk almama, sosyal soyutlanma, suçluluk duygusu, yeme veya uyku düzeninde bozulma, öfke patlamaları, baş ağrısı, karın ağrısı gibi fiziksel belirtiler ya da evden kaçma, intihar gibi düşünceler fark ederseniz; bunlar depresyon belirtisidir, mutlaka profesyonel yardım almanız gerekir. Tatilde çocuğunuzun dinlenmesine izin verin. Hayatta başarısını gösterebileceği, başka alanlar da olduğunu fark etmesine olanak tanıyın, başka yeteneklerini keşfetmesine yardımcı olun. Tatilde çocuğunuz ile iletişiminizi arttıracağınız alanlar yaratın, ona zaman ayırın, fiziksel ve ruhsal gelişimini takip ettiğinizi, ona değer verdiğinizi hissettirin."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126