Basın Konseyi: Şehit savcının cenazesindeki basın yasağını kınıyoruz

Basın Konseyi, şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın cenaze namazının takip edilmesiyle ilgili bazı medya kuruluşlarına akreditasyon uygulanmasını kınadı.Konseyden yapılan açıklamada, "Terör saldırısında şehit düşen Savcı Mehmet Selim...

Basın Konseyi: Şehit savcının cenazesindeki basın yasağını kınıyoruz

Basın Konseyi, şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın cenaze namazının takip edilmesiyle ilgili bazı medya kuruluşlarına akreditasyon uygulanmasını kınadı.Konseyden yapılan açıklamada, "Terör saldırısında şehit düşen Savcı Mehmet Selim...

01 Nisan 2015 Çarşamba 15:15
Basın Konseyi: Şehit savcının cenazesindeki basın yasağını kınıyoruz
Basın Konseyi, şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın cenaze namazının takip edilmesiyle ilgili bazı medya kuruluşlarına akreditasyon uygulanmasını kınadı.

Konseyden yapılan açıklamada, "Terör saldırısında şehit düşen Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın bugün yapılan cenazesine birçok medya grubu alınmamıştır. Bunun gerekçesi, teröristlerin şehit savcının başına silah dayadığı fotoğrafın yayınlanmasıdır. Bazı haber sitelerinde yer alan bilgiye göre, Başbakanlık tarafından sunulan gerekçe, söz konusu medya gruplarının 'bir terör örgütünün hedeflerine hizmet edecek propagandasına yardımcı olacak yayın yapması' ve 'terör örgütüne karşı net tavır göstermeyen yayın kurumlarına karşı vatandaşın gösterebileceği tepkiyi önlemek'tir. Şüphesiz, şehit savcımızın söz konusu fotoğrafının yayımlanmasının etik açıdan doğruluğu tartışılabilir. Fakat bir idari kararla bunun 'cezasını kesmek', basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına açık bir müdahaledir." denildi.

Açıklamada şu görüşlere yer verildi: "Başbakanlık basın danışmanı 'çok işi olması' nedeniyle konuya ilişkin sorumuzu yanıtsız bırakmış olmakla birlikte; basında belirtilen Başbakanlık gerekçeleri doğru ise, söz konusu medya gruplarının toptancı bir yaklaşımla 'terör propagandasına yardımcı' olmakla suçlanmaları, hele birçoğunun eylemi açıkça 'terör' olarak nitelendirmeleri karşısında kabul edilemez bir ithamdır.

Ayrıca, demokratik bir hukuk devletinde, basın mensuplarına karşı tepki veya saldırı riski varsa hükümetin görevi basını engellemek değil, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yerleşik içtihadında belirtildiği üzere, özgür basına yönelik olası saldırıları önleyerek basının görevini güven içinde sürdürebilmesini sağlamaktır. Her durumda, gerekçesi ne olursa olsun, yıllarca akreditasyon uygulamasından şikayetçi olanların, bugün aynısını bir kısım medya organlarına tatbik etmesinin kabul edilebilir olmadığı açıktır. Basın Konseyi olarak, basında ayrımcılığa karşı olduğumuzu bir kez daha tekrarlarken, çağdaş Türkiye söylemine yakışmayan antidemokratik uygulamalara son verilmesini talep ediyoruz."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126