Bebekler, güven duygusunu öperek kazanıyor

Hayatın ilk yılında bebeğin psiko-sosyal faaliyeti; güvenmeyi öğrenmek oluyor. Bebekle annesi arasındaki ilişkiden doğan güven duygusu, ileride kurulacak ilişkilerin temelini oluşturuyor. Güven duygusunun oluşumunda annenin sevgisini ifade...

Bebekler, güven duygusunu öperek kazanıyor

Hayatın ilk yılında bebeğin psiko-sosyal faaliyeti; güvenmeyi öğrenmek oluyor. Bebekle annesi arasındaki ilişkiden doğan güven duygusu, ileride kurulacak ilişkilerin temelini oluşturuyor. Güven duygusunun oluşumunda annenin sevgisini ifade...

28 Ocak 2015 Çarşamba 14:31
Bebekler, güven duygusunu öperek kazanıyor
Hayatın ilk yılında bebeğin psiko-sosyal faaliyeti; güvenmeyi öğrenmek oluyor. Bebekle annesi arasındaki ilişkiden doğan güven duygusu, ileride kurulacak ilişkilerin temelini oluşturuyor. Güven duygusunun oluşumunda annenin sevgisini ifade eden dengeli ve kararlı tutumu büyük önem taşıyor. Bunun temelleri ise bebeklik döneminde beslenme, temas, uyku ve temizlik ihtiyaçlarının belirli bir düzen içinde karşılanmasıyla atılıyor.

Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Demirdöven, bebekle annenin doğumdan hemen sonraki 2-3 gün içinde birbirlerine uyum sağladığını, bu dönemde beraberliğin en yoğun yaşandığı kısmın ise beslenme zamanı olduğunu ifade etti. "Beslenme, anne-çocuk ilişkisinde ilk ve en önemli dönemdir." diyen Demirdöven, "Bu bağlamda fizyolojik ve psikolojik, açıdan yoğun bir beraberliğin sağlanması bakımından anne sütü ile beslenme, biberonla beslenmeye oranla daha etkilidir. Anne-çocuk ilişkisi beslenme ile birlikte, çocuğun banyosu ve altının değiştirilmesiyle genişler. Bu ilişki fiziksel temas büyük önem taşır. Annenin beden kokusu, ısısı ve bebekle teması iletişim açısında çok önemlidir. Annenin yokluğundan kaynaklanan “duygusal yoksunluk” çocukta duygusal ve sosyal gelişim gerilemesine ve gecikmesine neden olmaktadır." bilgisini verdi.

İLK 18 AYA DİKKAT EDİN!

Demirdöven, en başarılı anne-çocuk ilişkisinin bebeğin doğal faaliyetine annenin getirdiği, geliştirdiği cevapla başladığını ve gelişimin temelinde anne ile çocuk arasındaki sıcak ilişkinin bulunduğu ifade etti. İlk 18 aylık dönem içinde çocuğun temel bağımlılık ihtiyaçları karşılanmazsa çocuk kendini kişilik gelişimi açısından özerklik dönemi olan ikinci evreye hazır hissetmediğini kaydeden Demirdöven, “Çocukların gelişiminde doğumdan itibaren anne ilgisinin sevginin bir yansıması olarak öpmek de bebeğin sağlıklı ruh gelişimine katkıda bulunur.” dedi. Demirdöven, bebekleri öpüp koklarken şu noktalara dikkat edilmesi gerektiğine de işaret etti.

BEBEKLERİ KESİNLİKLE AĞZINDAN ÖPMEYİN!

Demirdöven, ebeveynlerin bebeklere yaklaşımı konusundaki uyarılarını şöyle sıraladı:

"1. Özellikle savunma sistemi henüz yeterince gelişmemiş olan prematüre bebeklerle, ağız temasından kaçınılmalıdır.

2. Zamanında doğmuş bebekleri de ilk 3 ay içinde ağız ve tükürük temasından korumak gerekir.

3. Üçüncü aydan sonra bebekleri buse şeklinde öpmek genellikle zarar vermez, hatta faydalıdır da. Özellikle annelerinin bebeklerini öpmeleri, bebeğin ve annesinin ruh sağlığını olumlu yönde etkiler.

4. Öksüren, burun akıntısı olan, ateşi olan kişilerin bebeğe enfeksiyon bulaştırmamak için bebekleri buse şeklinde de olsa öpmemeleri gerekir.

5. Bebekleri kesinlikle ağızlarından öpmemek gerekir. Çünkü ağız florasındaki mikroplar bu şekilde bebeğe bulaştırılmış olur.

6. Sigara içen kişilerin de bebekleri öpmesi doğru olmaz. Bebek nahoş kokuyu fark eder. İlerdeki yaşamında ruh sağlığına olumsuz katkı yapar.

7. Alkol alan kişilerin de alkollüyken bebeklerden kesinlikle uzak durması gerekir. Bebeği öpmek için ona yaklaşmamalıdır. Bebek odaya alkollü giren kişinin kokusunu hemen tanır ve o kişiye karşı negatif algı geliştirir."


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126