"Bir gün önce baş tacıyken bir gün sonra casus olunmaz"

Usulsüz dinleme iddiaları ile ilgili olarak 18 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması başladı. Savunmasını veren sanık Hüseyin Özbilgin, "Bir gün önce baş tacıyken bir gün sonra casus olunmaz. Casusluk ile ceza almaktansa ölmeyi...

"Bir gün önce baş tacıyken bir gün sonra casus olunmaz"

Usulsüz dinleme iddiaları ile ilgili olarak 18 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması başladı. Savunmasını veren sanık Hüseyin Özbilgin, "Bir gün önce baş tacıyken bir gün sonra casus olunmaz. Casusluk ile ceza almaktansa ölmeyi...

17 Mart 2015 Salı 13:05
"Bir gün önce baş tacıyken bir gün sonra casus olunmaz"
banner203
Usulsüz dinleme iddiaları ile ilgili olarak 18 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması başladı. Savunmasını veren sanık Hüseyin Özbilgin, "Bir gün önce baş tacıyken bir gün sonra casus olunmaz. Casusluk ile ceza almaktansa ölmeyi tercih ederim." dedi.

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya sanıklar Ömer Altıparmak, Mehmet Erdil, Mehmet Dinçer, Hüseyin Özbilgin, Tamer Demirel, Lokman Kırcılı, Uğur Eski, Serkan Şahan, Emre Baykal, Serahsi Şen, Seyit Gölcük, Muhammet Yılmaz, Mustafa Sakin ve Ali Aslantaş katıldı. Duruşmaya katılan bazı sanıklar avukatlarının başka bir duruşmada olması nedeni ile savunma yapmadı. Savunması alınan sanık Hüseyin Özbilgin, “Bir gün önce baş tacıyken bir gün sonra casus olunmaz. Bu hayatın olağan akışına aykırıdır. Casusluk ile ceza almaktansa ölmeyi tercih ederim. Hakkımda raporlar hazırlayan müfettişler hakkında suç duyurusunda bulundum.” ifadelerini kullandı.

Yaptığım tüm iş ve işlemlerin kanunlar yerine getirilerek yapıldığını aktaran Özbilgin, “Hukuka aykırı hiçbir fiil içerisinde olmadım. İddianamede bahsedildiği gibi MİT’teki görevime suç tarihinden sonra başladım. Eğer suç işleseydim MİT bunu tespit ederdi. Suçlamaları reddediyorum.” şeklinde konuştu.

“CASUSLUK DENİYOR, İDDİANAMEDE ÜLKE YOK”

Söz alan Özbilgin’in avukatı ise "Dosyada müfettiş raporu haricinde bilgi belge girmemiştir. Casusluk deniliyor. İddianamede ülke yok.” şeklinde savunma yaptı. Savunması alınan Lokman Kırcılı ise şu ifadeleri kullandı: “Suçlamalara baktım, hiçbir delil görmedim. Sadece müfettiş raporları var. Müfettişlere emir ve talimatla hukuksuz raporlar yazdırıldı. Bu soruşturma anayasaya aykırıdır. Hukuki delilleri mahkemenin sorgulama yetkisi yoktur. İnsanları bu kadar ağır bir şekilde suçlamanı bu kadar basit olduğunu burada gördüm. Şikâyetçilerin hiçbirini tanımam. Bilgi alma amaçlı istihbarı dinleme yapılır. Suç yoksa kayıtlar imha edilir." Sanık Ali Arslantaş ise yaptıkları tüm işlemlerin hukuki olduğunu ve yaptıkları dinlemelerin istihbarı dinlemeler olduğunu söyledi.

"İDDİANAMEYİ HAZIRLAYAN SAVCI MÜŞTEKİLERİ ÖRGÜT ÜYESİ DİYE ORAYA OTURTTU"

Arslantaşı’ın avukatı Hüseyin Mehan ise "17-25 Aralık’tan sonra kadroların değiştirilmesi amacı ile bu dosya açılmıştır. Dosyada askeri ve siyasi casusluk ile ilgili delil yoktur. İddianameyi hazırlayan savcı müştekileri örgüt üyesi diye oraya oturttu." şeklinde savunma yaptı.

Sanık Emre Baykal ise şu şekilde savunma yaptı: "Madem yaptığımız dinlemeler suç neden kamuoyunun tanıdığı kişiler müşteki olarak gösterilmiş. Aynı dosya ile istihbarı dinleme yaptığımız diğer kişiler neden müşteki olarak müfettiş raporlarına girmemiş."

Sanık Uğur Eski’nin savunmasının ardından duruşmaya öğle arası verildi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126