'Bir tane kara fatma tanırız o da Erzurum'un kadın kahramanı Kara Fatma'dır'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hamam böceğinden, ‘karafatma’ diye söz etmesi, Kurtuluş Savaşı’nda aktif rol alan Erzurum’un kadın kahramanlarından Kara Fatma lakaplı Seher Elden’i hatırlatması tepkilere neden oldu.Cumhurbaşkanı...

'Bir tane kara fatma tanırız o da Erzurum'un kadın kahramanı Kara Fatma'dır'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hamam böceğinden, ‘karafatma’ diye söz etmesi, Kurtuluş Savaşı’nda aktif rol alan Erzurum’un kadın kahramanlarından Kara Fatma lakaplı Seher Elden’i hatırlatması tepkilere neden oldu.Cumhurbaşkanı...

06 Haziran 2015 Cumartesi 17:54
'Bir tane kara fatma tanırız o da Erzurum'un kadın kahramanı Kara Fatma'dır'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hamam böceğinden, ‘karafatma’ diye söz etmesi, Kurtuluş Savaşı’nda aktif rol alan Erzurum’un kadın kahramanlarından Kara Fatma lakaplı Seher Elden’i hatırlatması tepkilere neden oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katıldığı bir televizyon programında sarayı yaptırmalarının nedenleri arasında eski başbakanlıkta hamamböceklerinin çokluğunu göstererek, "Misafir gelse eski başbakanlıkta karafatmalı lavaboyu kullanacaktı. O yüzden bu sarayı yaptık. Temsilde israf olmaz" demişti. BBP Erzurum İl Başkanı Yener Gözütok, kullandığı karafatma sözüne tepki gösterdi. BBP Erzurum İl Başkanı Yener Gözütok, bir tane kara fatma tanıdıklarını, onun da Cumhuriyet'in kuruluşunda düşmana karşı amansız savaşan ve kahramanlıklarından dolayı 'Kara Fatma' lakabı alan Seher Elden olduğunu söyledi.

Gözütok şunları söyledi: "Biz bu ülkede bir tane Kara Fatma tanıyoruz. O da Erzurumlu Fatma Seher Hanım, nam-ı diğer Kara Fatma, Kurtuluş Savaşı'nın sembolleşmiş kadın şahsiyetlerinden biridir. İstiklal Madalyası sahibidir. Ve üsteğmen rütbesine kadar yükselmiştir. Emekli edilirken, üsteğmen rütbesinden maaş bağlanmıştır kendisine. Ancak Kara Fatma burada örnek bir davranışta bulunarak para için savaşmadığını, bu maaşı alamayacağını söyleyerek onu tamamen Kızılay'a bağışlamıştır. Halk ağzında bu böceğin ismi böyle konmuş olabilir. Ama Cumhurbaşkanı kullanmamalı. Cumhurbaşkanı bir böceği anlatırken karafatma tabirini kullanması bizi ve Erzurumluyu incitmiştir. Milli kahramanlarımıza sahip çıkmalıyız. Ayrıca bu 'pireye kızıp yorgan yakma' atasözümüze de benziyor. Böceğe kızıp 10 milyara saray yaptırdık demek insanların aklı ile alay etmektir. Ayrıca madem böcekler başbakanlıktan çıktı, burası da başbakanlık olarak yapıldı, neden Cumhurbaşkanı oturuyor. Başbakan böceklerle baş başa mı bırakıldı, sormak lazım."

KARA FATMA KİMDİR?

Kara Fatma (Fatma Seher Erden), (1888, Erzurum- 2 Temmuz 1955, İstanbul), Kurtuluş Savaşı kahramanı kadın asker. İstiklal Madalyası sahibidir. Erzurum’da doğdu. Subay Dervişlerden Ahmet Bey ile evlendiğinde Balkan Savaşı’na katıldı, askerlik hayatını eşi ile birlikte paylaştı. 1. Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesi'nde kendi ailesinden dokuz-on kadınla birlikte savaştı. Eşi Binbaşı Ahmet Bey'in Sarıkamış'ta şehit olduğu haberini aldıktan sonra memleketi Erzurum'a döndü.

1919'daki kongre günlerinde, Mustafa Kemal'le bizzat görüşebilmek için Sivas'a gitti. Milis Müfreze Komutanı olarak batı cephesinde görevlendirildi. Aldığı talimatla İstanbul'a gitti, silah ve adam kaçırma faaliyetlerinde bulundu. İzmir'in Yunan işgaline uğraması üzerine İzmir'e geçerek kurtuluşu için savaştı. 300 kişiyi aşkın birliği ile I., II. İnönü muharebeleri, Sakarya Meydan Muharebesi ile Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde çarpıştı.

Büyük Taarruz’un ilk günlerinde General Trikopis‘in birliğine esir düşmüşse de kaçarak yeniden müfrezesinin başına geçti; Bursa'nın Yunan işgalinden kurtuluşunda rol oynadı. Bir keresinde, onbaşı olduğunda neredeyse sadece kadınlardan oluşan birliği ile düşmanın cephe gerisine bir saldırı düzenledi ve aralarında bir Yunan subayı toplam 25 esir askerle geri döndü.

Savaştan sonra Fatma Seher Hanım, çavuşluk rütbesiyle başladığı askerlikten üsteğmen rütbesi ile emekli oldu. Emekli maaşını Kızılay’a bağışladı. iki oğlu ve Eşini savaşta şehit vermiştir. Savaştan sonra, kendisi ile birlikte savaşa katılan ve bir çatışmada elini ve akli dengesi bozulan yeğeni küçük Fatma'yı ve çocuklarını sahiplendi.

İstanbul'da bir Rus manastırında yaşamakta iken tanınmış gazeteci Mekki Sait Esen kendisini buldu. Sait Esen'in kendisiyle yaptığı röportaj 1933 yılında Yedigün Dergisi'nde yayımlandı. Bu haberin yurtta geniş yankı uyandırması ile zamanın Belediye Başkanı Lütfi Kırdar ona Kasımpaşa'da bir vakıf evi tahsis etti. Bu evde ölünceye dek yaşadı.

Kendisi ile karşılaşan ve fakru zarureti gözler önünde olan Kara Fatma için Kars mebusu Tezer Taşkıran ve Rize mebusu Yusuf İzzet Akçal tarafından 1954 yılında verdikleri önerge ile TBMM kendisine yeni aylık tahsil etti. Fatma Seher Hanım, 2 Temmuz 1955 günü İstanbul'da hayatını kaybetti, Kasımpaşa'daki Kulaksız mezarlığına defnedildi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126