Bölge barolarından 'İç Güvenlik Paketi'ne itiraz

Hükümet tarafından hazırlanarak Meclis'e sunulacak sıkıyönetim dönemini aratmayan düzenlemeler içeren ‘İç Güvenlik Paketi Yasa Tasarısı’na Doğu ve Güneydoğu bölge illerinin baro başkanları itiraz etti. Düzenlemenin yasalaşması...

Bölge barolarından 'İç Güvenlik Paketi'ne itiraz

Hükümet tarafından hazırlanarak Meclis'e sunulacak sıkıyönetim dönemini aratmayan düzenlemeler içeren ‘İç Güvenlik Paketi Yasa Tasarısı’na Doğu ve Güneydoğu bölge illerinin baro başkanları itiraz etti. Düzenlemenin yasalaşması...

05 Şubat 2015 Perşembe 13:46
Bölge barolarından 'İç Güvenlik Paketi'ne itiraz
banner203
Hükümet tarafından hazırlanarak Meclis'e sunulacak sıkıyönetim dönemini aratmayan düzenlemeler içeren ‘İç Güvenlik Paketi Yasa Tasarısı’na Doğu ve Güneydoğu bölge illerinin baro başkanları itiraz etti. Düzenlemenin yasalaşması halinde insan hak ve özgürlüklerin tehdit altına alınacağı dile getirildi.

Batman Baro Başkanı Ahmet Sevim, düzenlediği basın toplantısında 'İç Güvenlik Paketi' hakkında kaygılarını dile getirerek, 17 baro başkanı olarak pakete karşı olduklarını ifade etti.
Sevim, yaptığı açıklamada, hazırlanan tasarının kendilerini ciddi anlamda kaygılandırdığını anlatarak, "Meclis gündemine gelmesi beklenen ve 'İç Güvenlik Paketi' olarak isimlendirilen çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören düzenlemenin yasalaşması ile demokratik bir toplum için olmazsa olmaz birçok hak sınırlanacak ve söz konusu hakların kullanımı oldukça ağır cezalarla karşılık bulacaktır." dedi.

'YAŞAM HAKKI DAHİL TEMEL HAK VE HÜRRİYETLER TEHDİT ALTINA ALINIYOR'

Düzenlemenin yasalaşması halinde insan hak ve özgürlüklerin tehdit altına alınacağını dile getiren Sevim, şöyle devam etti: "Söz konusu tasarı ile hâkim ve savcı kararı aranmaksızın polisin arama yetkisi hiçbir ölçü aranmaksızın genişletilmekte, kolluğa gözaltına alma ve yakalama yetkisi tanınmakta, yine polise yargı denetimi olmadan telefon dinleme yetkisi verilmekte, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının meşru olup olmadığının nitelemesi ve dolayısıyla müdahale yetkisi polisin takdirine bırakılmaktadır. Toplantı ve gösteri yürüyüşleri hakkının kullanımı sırasında insan sağlığı üzerinde olumsuz etkisi tartışmasız olan çıkmayan boyalı su kullanımının önü açılmakta, gaz ve boyalı su kullanımından korunmak için yüzün kısmen kapatılması halinde bile, bireylerin ağır bir şekilde cezalandırılmasının yolu açılmaktadır. Düzenleme ile bireysel ve topluluk haklarının kullanımı ciddi ceza tehdidi altına alınmakta, ceza miktarı artırılarak ve cezaların ertelenmesi imkânı da ortadan kaldırılmaktadır. Düzenlemenin yasalaşması ile valilerin idari tasarrufu ile verdiği kararlar adeta yargısal bir nitelik taşıyacak ve bu kararlara uymayanlar hakkında ceza verilebilecek, toplumsal olaylarda araçlarını valilik emrine vermeyen belediyelerin araçları polis marifetiyle alınabilecek. Tüm bunların yanı sıra polise tanınan oldukça geniş ve hiçbir objektif kriterle sınırlanmayan silah kullanma yetkisiyle kişilerin yaşam hakkı tehdit altına alınmaktadır."

'KOLLUĞUN SUÇLARINA YASAL GÜVENCE GELİYOR'

Sevim, "Toplumsal olaylarda kolluk güçlerinin yetki aşımı ile yaşam hakkının ihlaline kadar varan suçları sorunlu idari ve yargısal pratiklerle cezasız kalmakta iken, bu düzenlemenin yasalaşması ile adeta yasal bir güvenceye kavuşturulmuş olacaktır." ifadelerini kullandı.

"TOPLUM 'CEZASIZLIKLA MÜCADELE YASASI' BEKLİYOR"

Paketin vatandaşlara olumsuzluklar yaşatacağını belirten Sevim, "Kolluk güçlerinin yetki aşımı, orantısız güç ve hatta kasti eylemleri ile yaşanan can kayıplarına rağmen, yoğun kamuoyu baskısı ile açılan davaların cezasızlıkla sonuçlanması karşısında toplumun beklentisi Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nda (PVSK) güç kullanımının sınırlanması ve kolluk eliyle işlenen suçlarda etkili soruşturma ve cezalandırma iken, tam tersi bir düzenleme ile demokratik bir toplumun gerektirdiği hakların kullanımını engelleyecek ve hatta yaşam hakkını pervasızca ihlal edecek uygulamaların önünün açılmasını kabul etmek mümkün değildir. Yargının ve kolluğun günlük siyasi hesaplarla toplum beklentileri ve demokratik değerler yerine, siyasal iktidarın ihtiyaç ve amaçlarına hizmet edecek şekilde dizayn edilmesinin bedellerini bütün bir toplum ağır bir şekilde ödeyecektir." diye konuştu.

'KAMU DÜZENİ BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ YARGI VE İNSAN HAKLARINA SAYGILI İDARİ EYLEMLERLE SAĞLANABİLİR'

17 baro başkanı adına böyle bir açıklamada bulunduklarını aktaran Sevim, konuşmasını şöyle tamamladı: "Kamu düzeninin polisiye tedbirlerle sağlanamayacağı konusunda yaşadığımız bunca acı tecrübeye rağmen, güvenlikçi yaklaşımlarla temel hak ve hürriyetleri sınırlamak aksine toplum devlet ilişkilerinde derin bir güvensizliğe sebebiyet verecektir. Kamu düzeni tarafsız ve bağımsız bir yargı ile suç ve suçlu ile mücadelede demokratik ölçüler içinde temel insan haklarına saygılı bir idari pratik ile sağlanabilir. Biz aşağıda imzası bulunan Doğu ve Güneydoğu Bölge Baroları olarak, iktidar partisine gerek mecliste bulunan tüm partilerin gerekse de sivil toplum örgütlerinin itirazlarına ve muhalefetine kulak vermesini ve bu düzenlemeyi meclisten bir an önce geri çekmesi çağrısını yapıyoruz."

ORTAK AÇIKLAMA YAPAN BAROLAR ŞUNLAR:
Adıyaman Barosu
Ağrı Barosu
Batman Barosu
Bingöl Barosu
Bitlis Barosu
Diyarbakır Barosu
Erzincan Barosu
Gaziantep Barosu
Hakkari Barosu
Kars-Ardahan Bölge Barosu
Mardin Barosu
Muş Barosu
Siirt Barosu
Şırnak Barosu
Şanlıurfa Barosu
Tunceli Barosu
Van Barosu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126