Çamlıdere'deki cephane 1992 tarihli gazeteye sarılı bulunmuş

Ankara'nın Çamlıdere ilçesi kırsalında Ankara-İstanbul otoyoluna yakın bir noktada, kayalıkların arasında toprağa gömülü çuvallardaki cephanelik, 1992 yılına ait gazeteye sarılı bulunmuş.

Çamlıdere'deki cephane 1992 tarihli gazeteye sarılı bulunmuş

Ankara'nın Çamlıdere ilçesi kırsalında Ankara-İstanbul otoyoluna yakın bir noktada, kayalıkların arasında toprağa gömülü çuvallardaki cephanelik, 1992 yılına ait gazeteye sarılı bulunmuş.

23 Aralık 2014 Salı 20:47
Çamlıdere'deki cephane 1992 tarihli gazeteye sarılı bulunmuş
Çamlıdere'de çobanlık yapan Arif T., bir buçuk ay önce koyun ve keçilerini otlatırken, yüksek tepede kayalıkların arasındaki çalıların arasında kalaşnikof tüfeği namlusu gördü. Çalıların arasına giren çoban Arif T. cephanelikle karşılaştı, bunun üzerine jandarmayı arayarak gördüklerini anlattı. Olay yerine gelen jandarma ekibi, yaptığı incelemede kayalıkların arasında üzerine atılan toprağın yağmur sularıyla gitmesi sonrası ortaya çıkan çuvalları buldu. Elvanlar köyünde çobanlık yapan Arif T., çamaşır valizi içinde mermiler olduğunu, Kalaşnikof tüfeğin gazeteye sarılı ve yağmurdan dolayı namlusunun yıprandığını, diğer patlayıcı ve mühimmatların taze göründüğünü ifade etti. Cephaneliğin bulunduğu tepeye çıkan medya mensupları, olay yerinde cephaneliğin konulduğu çuvalların parçaları, bölgede çalışma yapan jandarma ekiplerinin eldivenlerini görüntüledi. 

Çoban Arif T., silahların bulunduğu kayalıkların arasında olay anını şöyle anlattı: Çamlıdere Elvanlar köyünde çobanlık yapıyorum. Devamlı buralara gelirim. Keçilerim var. Keçilerim dala çıkmıştı. Keçileri çevireyim derken kayanın başında gördüm çuvalı. Yağmurdan dolayı açılmıştı. Ben de baktım, çamaşır valizi vardı, açtım yukarı çıkardım. Askeri mühimmatlar vardı. Hepsi çuvalın içindeydi. Çuvalın içinde sadece mühimmatlar vardı. El bombaları, şarjörler, keleş vardı, patlayıcı macun gibi bir şeyler vardı, kablo vardı, hepsini buradan çıkardık. Onları görünce korktum. Hemen jandarmayı aradım, geldiler, baktılar. Benim ifademi aldılar. 1990'lı yıllara, 1992 yılına ait gazeteye tüfek sarılıydı. İlk tüfeğin ucunu gördüm. Yağmurdan dolayı çürümüştü. Sadece tüfeğin ucu çuvalın çürümesinden dolayı açılmış diğer mühimmatlar tazeydi.”

"VATANDAŞLIK GÖREVİMİZİ YAPTIK"

Gölet olduğu için devamlı cephaneliğin bulunduğu yere geldiğini anlatan Arif T., “Askerliğimizi yaptık. Biz de Türk insanıyız, yine bulsam yine veririm, vatandaşlık görevimizi yaptık. Biz çıkardığımızda bir tane büyük un çuvalı vardı, bir tane de çamaşır valizi vardı. Çamaşır valizinde şarjörler vardı. Çuvalda da askeriye malzeme kasaları vardı. El bombaları, keleş şarjörleri, kablolar, macun gibi bir şey vardı, piyade tüfeği yoktu sadece keleş vardı. Tabanca mermileri vardı ama tabanca yoktu.” diye konuştu. Çoban Arif T., yağmurdan dolayı çuvalların üzerindeki kumun aktığını ve çuvalların ortaya çıktığını anlattı. 
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126