Cihan-Sen: Kamu düzeni yeniden sağlanmalı

Cihan Sendikalar Konfederasyonu (Cihan-Sen) Genel Başkanı Naci Haliloğlu, ülkede kamu düzeninin normale dönmesi gerektiğini söyledi. Haliloğlu, “Kim hükümet kurarsa kursun, bu yolsuzlukların hesabı sorulmalı. 17-25 Aralık yeniden açılmalı....

Cihan-Sen: Kamu düzeni yeniden sağlanmalı

Cihan Sendikalar Konfederasyonu (Cihan-Sen) Genel Başkanı Naci Haliloğlu, ülkede kamu düzeninin normale dönmesi gerektiğini söyledi. Haliloğlu, “Kim hükümet kurarsa kursun, bu yolsuzlukların hesabı sorulmalı. 17-25 Aralık yeniden açılmalı....

30 Haziran 2015 Salı 01:02
Cihan-Sen: Kamu düzeni yeniden sağlanmalı
Cihan Sendikalar Konfederasyonu (Cihan-Sen) Genel Başkanı Naci Haliloğlu, ülkede kamu düzeninin normale dönmesi gerektiğini söyledi. Haliloğlu, “Kim hükümet kurarsa kursun, bu yolsuzlukların hesabı sorulmalı. 17-25 Aralık yeniden açılmalı. Torba yasa ile görevden alınanlar görevlerine iade edilmeli. Alt üst edilen kamuda her şey normale döndürülmeli." dedi.

Cihan-Sen Genel Başakanı Haliloğlu, Aydın’da sendika üyeleriyle iftarda bir araya geldi. Siyasi iktidara yaranmak için değil, üyelerinin haklarını korumak için sendikacılık yaptıklarını ve gelinen süreçte bu konuda ne kadar haklı olduklarının ortaya çıktığını ifade eden Naci Haliloğlu, siyasi partilerden sonra sendikaların, toplumda sivil toplumun sesini duyurma adına önemli görevler üstlendiğini ve bu amaçla yola çıktıklarını söyledi.

Haliloğlu şunları ifade etti: "10 sendika ile Cihan-Sen Konfederasyonu'nu kurduk. Şu anda 40 bine yakın kamu çalışanı üyemiz var. Bizim için son bir buçuk yıl çok önemli. İnsan hakları, demokrasi ve özgürlükler adına çok kötü bir buçuk yıl geçirdik. Bu, 7 Haziran’da milletin iradesiyle değişti. Bir kişinin istek ver arzularıyla 80 milyonun idare etme dönemi bitmiştir. Hangi siyasi parti olursa olsun biz sadece adalet, insan hakları, özgürlüklerin sonuna kadar kullanıldığı bir ülke istiyoruz. Cihan-Sen üyelerine baskılar, sürgünler uygulanıyor acımazsızca, AKP hükümeti döneminde devam etmiştir, devam etmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı’nda uygulanan 70 bine yakın görevden alınan müdür ve müdür yardımcısı... Bunların yerlerine getirilenlere bakın. Ben bir bakanlık müşaviriydim. Şu anda devam ediyor. O kadar tecrübesiz, liyakatsiz kişiler görevlere getirildi ki, bakanlığın yazışmalarını görseniz gülersiniz.”

'HER YASA İYİ YASA DEĞİLDİR'

Hükümetin yasalara uymadığını ve çıkardığı torba yasalarla özgürlükleri kısıtladığını iddia eden Cihan-Sen Genel Başkanı Naci Haliloğlu, “TOBB’un dershanelerle ilgili raporu yayınlandı. Çok gündemde olduğu için değinmek istiyorum. Dershanelerin kapatılması istendiği döneminde çalışmaların içerisinde biz de bulunduk. 'Yapmayın' dedik. 'Bir deli bir kuyuya taş atar, 40 akıllı çıkartamaz. Dershanelerle ilgili süreç budur' dedik. Şu anda üniversite sınavı kalkmadı. Dershaneler kaldırılınca yerine ne kondu? Paralı MEB kursları başladı. Bunlar da tam bir fiyasko okullarda. Ankara’da özel dersin saati 200-250 TL. Gariban vatandaş çocuğunu üniversiteye nasıl hazırlayacak gelecek sene? Bunları söylediğimiz için 'siz bizim meşruiyetimizi tartışıyorsunuz' dediler. Biz de 'hayır arkadaş, siz bizim hükümetimizsiniz, niye tartışalım' dedik. Seçim niye yapılır? Ülkeyi kimin yöneteceğini belirler. Ülkeyi nasıl yöneteceğini anayasa ve kanunlar belirler. Önce hükümet anayasa ve kanunlara uyacak. Herkesin yasalara uyma zorunluluğu vardır, ama her yasa iyi yasa değildir. Garabet bir torba yasa dönemi yaşadık. Memurlar, çalışanlar yönüyle özlük haklarıyla ilgili torba yasalarda bir şey çıktı mı? Hayır. Ama özgürlüklerin kısıtlanması adına, demokrasi de geriye gitme adına, haksızlıklar adına, yolsuzlukları üzerinin örtülmesi adına, her türlü yasayı torba yasalarla çıkardılar.” ifadelerini kullandı.

'ZENGİNLİKTEN TÜM ÜLKE HALKI EŞİT FAYDALANSIN'

Yaşadıkları bir buçuk yıllık süreçte kendilerini yalnız bırakmayan sendika üyelerine teşekkür eden Haliloğlu, şöyle devam etti: “ 'Ülke zengin, şu kadar kalkındık' diyorlar. O zaman memurun hali neden böyle? O zaman yalan söyleniyor. Ya bu ülke kalkınmadı, ya da ekonomi iyi değil. Bu süreçte bizi yalnız bırakmayan üyelerimize teşekkür ediyoruz. Üyelerimizin gayretleriyle üye sayımızı ikiye katlayacağız. Bunda en çok üyelerimizin ve yöneticilerimizin şahsiyetli duruşu, davranışı, her türlü baskıya, zorlamaya, sürgüne rağmen üyelikten vazgeçmemenizdir. Validen milli eğitim müdürüne, şube müdüründen diğerlerine hepsi üst tarafa yalakalık yapma adına her türlü baskıyı ve zulmü reva gördüler. Bunları yapanlar akıllarını başlarına almalılar. Zulüm ilelebet sürmez. Biz biliyoruz bizim sendikalılara yapılanları. Sürgün yaşayan sendika üyelerimizle, arkadaşlarımız görüştük. Bu sürgünleri cana minnet sayıyorlar. 'Zalimin yanında olmaktansa mazlumiyeti tercih ediyoruz' diyorlar. Bizim sürgün edilen üyelerimiz hırsızlık mı yapmış, yolsuzluk mu yapmış, adam mı kayırmış, devletin malını mı çalmış? Yok. Hiçbiri değil. Biz de kurum müdürüne telefon açıp soruyoruz. 'Nedir bu arkadaşlar derdiniz?' diye? 'Bizlen alakası yok, üstten söylediler' diyorlar. Bir buçuk yıldır bu üst neresidir? Bu zulmü yapan hiç kimse halinden ve durumundan memnun da değil. Bize 'elimiz kolumuz bağlı' diyorlar. Neymiş? Paralel! Bu paralel neyse bilmiyoruz. Paralel olmaktan şeref duyuyor arkadaşlarımız. Eğer paralel olmak çalışkanlıksa, dürüstlükse, vatanını milletini sevmekse... Biz hırsızlık yapmıyoruz arkadaşlar. Milletin malını çalmıyor, malını yenmiyoruz. Hiçbir arkadaşımız bizi mahcup edecek eylemin ve fiilin içerisine girmiş değil. Ama gel gör ki bir kişinin arzu ve istekleri doğrultusunda 80 milyonluk bir ülke diyazn edilemez. Bu sürdürülebilir bir süreç değildir. Duvara toslayacaklarını daha önceden söyledik 'bu gidiş iyiye bir gidiş değildir' diye. Bu memleketi seviyoruz. Bu memleketin değerlerini ve zenginliklerini hep beraber paylaşmalıyız. Sadece yandaşlara kıyak çekilen bir ülke... Böyle bir şey olamaz. Madem bu ülke zengin, o zaman bu zenginlikten herkes hakkını ve payını isteyip alacak. Yanlış bir şey mi istiyoruz? 12 yıl önce iktidara geldiler. Nüfusun yüzde 1’i ülkenin gelirinin yüzde 39’unu paylaşıyordu. Adalet ve kalkınma dediniz. Yıl 2015, nüfusun yüzde 1’i gelirin yüzde 54’ünü yiyor şu anda. Bu nasıl adalettir?"

Aydın’da tüm baskılara rağmen 400 üyeye ulaştıklarını belirten Cihan-Sen Aydın Temsilcisi Ömer Küçükgüldal ise “Biz öğretmenlerin haklarını için mücadele ediyoruz. Siyasi değil, sosyal sendikacılık yapıyoruz. Biz yetkili değil, etkili sendika üyelerinin haklarını savunan sendikacılık yapıyoruz. Sendika üyeliği için korkanlar var. Korkmakta haklılar. Sendikalar da bu yüzden kurulmuştur. Bu korkulardan emin olmanın çaresi de sendikaya üye olmaktır.” ifadelerini kullandı.

Kardeşköy Mahallesi’nde Şehr-i Yar’da düzenlenen Cihan-Sen'in iftarına sendika temsilcileri, aileleri ve 200’e yakın üye katıldı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126