Cumhurbaşkanı Erdoğan: İdam kararını peşinen söylüyorum onarım

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, İstanbul Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi desteğiyle Yenikapı Miting Alanı'nda düzenlenen "Demokrasi ve Şehitler Mitingi"nde vatandaşlara hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İdam kararını peşinen söylüyorum onarım

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, İstanbul Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi desteğiyle Yenikapı Miting Alanı'nda düzenlenen "Demokrasi ve Şehitler Mitingi"nde vatandaşlara hitap etti.

08 Ağustos 2016 Pazartesi 00:47
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İdam kararını peşinen söylüyorum onarım
banner203
 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "O gece (15  Temmuz) adeta ölümü öldürerek sokakları, meydanları dolduran milyonlarca  vatandaşımız içinden şehitlik ve gazilik şerefine nail olanlar, isimlerini tarihe  altın harflerle yazdırdılar. İnanın bana vatan uğruna verilen mücadelede bu  rütbelere ulaşabilmek her zaman yakalanabilecek, her zaman elde edilebilecek bir  ayrıcalık değildir." dedi. 
 
Erdoğan, himayelerinde İstanbul Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi  tarafından Yenikapı'da düzenlenen "Demokrasi ve Şehitler Mitingi"nde konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcıları ve 81 ilde mitingi canlı olarak  takip eden vatandaşları selamladı. Erdoğan, İsmail Kahraman'ı selamlarken,  "Gazilik şerefine ikinci defa nail olan TBMM'nin Başkanı" ifadesini kullandı.
 
Erdoğan, "Dünyanın dört bir tarafında gözü ve gönlü bizimle olan  kıymetli kardeşlerim, 15 Temmuz gecesi bir kez daha istiklali ve istikbali için  kıyam eden, canı pahasına ülkesini Fetullahçı Terör Örgütü'ne, işgalcilere teslim  etmeyen aziz milletim, sizleri en kalbi duygularımla hasretle, muhabbetle  selamlıyorum." dedi.
 
Darbe girişiminde bulunulan gece sokaklara, meydanlara inerek,  havalimanlarını doldurarak, namluların, tankların, helikopterlerin, uçakların  karşısına dikilme cesareti gösterenlere şükranlarını sunan Erdoğan, konuşmasını  şöyle sürdürdü:
 
"Bu kardeşlerimizden 172'si sivil, 63'ü polis ve 5'i asker olmak üzere  240'ı şehadet makamına ulaştılar. Kendilerine bir kez daha Allah'tan rahmet,  yakınlarına başsağlığı diliyorum. Milletimizin başı sağolsun. Yine o gece  kahramanca darbecilerin üzerine yürüyen kardeşlerimizden 2 bin 195 tanesi  yaralanarak, gazilik rütbesine ulaşmıştır. Hastanelerde ve evlerinde tedavileri  süren yaralılarımıza Rabbimden şifalar niyaz ediyorum. O gece adeta ölümü  öldürerek sokakları, meydanları dolduran milyonlarca vatandaşımız içinden  şehitlik ve gazilik şerefine nail olanlar, isimlerini tarihe altın harflerle  yazdırdılar. İnanın bana vatan uğruna verilen mücadelede bu rütbelere ulaşabilmek  her zaman yakalanabilecek, her zaman elde edilebilecek bir ayrıcalık değildir."
 

 
İstiklal Marşı'nın "Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?/Şüheda  fışkıracak, toprağı sıksan şüheda/Canı, cananı, bütün varımı alsın da  Hüda/Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda" dizelerini okuyan Erdoğan, şunları  kaydetti:
 
"15 Temmuz gecesi sokakları ve meydanları dolduran kardeşlerimizin her  birinin vatanımızın,  demokrasimizin, özgürlüğümüzün korunmasında katkısı vardır,  payı vardır, rolü vardır. Onun için diyorum ki 79 milyon olarak hepimizin gazası  mübarek olsun. İstanbul'un gazası mübarek olsun, Ankara'nın gazası mübarek olsun.  Darbe girişimine maruz kalan her şehrimizin gazası mübarek olsun."
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "15 Temmuz,  dostlarımıza bu ülkenin sadece siyasi, ekonomik, diplomatik saldırılara değil,  aynı zamanda askeri sabotajlara karşı da güçlü olduğunu, yıkılmayacağını,  rayından çıkmayacağını göstermiştir. Aynı gece Türkiye'nin yerle yeksan olması  için ellerini ovuşturarak bekleyen düşmanlarımız ise ertesi güne bundan sonra  işlerinin çok daha zor olduğunu görmenin kahrıyla uyandılar." dedi. 
 
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, İstanbul Valiliği ve Büyükşehir  Belediyesi desteğiyle İstanbul Yenikapı Miting Alanı'nda düzenlenen "Demokrasi ve  Şehitler Mitingi"ndeki konuşmasında, "Darbe girişimine karşı tüm farklılıklarını  bir kenara bırakarak, kadınıyla, çocuğuyla, yaşlısıyla her kökenden, her  meşrepten insanıyla dünyayı kendine hayran bırakan tüm vatandaşlarımızın gazası  mübarek olsun." ifadesini kullandı.
 
Türk milletinin başka bir millet olduğunu dile getiren Erdoğan,  konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Gerçekten Türk milleti, bin yıl önce Malazgirt'te hangi inanç ve  kararlılıkla Anadolu'nun kapılarını açmışsa, 15 Temmuz'da da aynı hissiyatla  darbecilerin karşısına dikilmiştir. Süleyman Şah, 1075 yılında bu coğrafyadaki  ilk devletimizi hangi vizyonla kurmuşsa, 15 Temmuz'da da ülkemize aynı vizyonla,  aynı ufukla sahip çıktık. Osman Gazi, 1299'da tarihin en kudretli devletini hangi  temeller üzerine bina ettiyse, biz de o gece Türkiye'yi aynı ilkeler etrafında  müdafaa ettik. Ecdadımız 100 yıl önce hangi idrakle Çanakkale'de kanının son  damlasına kadar mücadele ettiyse, 15 Temmuz'da da aynı iradeyle FETÖ'cü terör  örgütünü, darbecileri geri püskürttük. Gazi Mustafa Kemal'in İstiklal Harbi'ni  başlatmasını ve zafere ulaştırmasını sağlayan inancın bir benzeri, 15 Temmuz'da  Türkiye'nin tüm şehirlerinde adeta kol geziyordu.
 
15 Temmuz, dostlarımıza bu ülkenin sadece siyasi, ekonomik, diplomatik  saldırılara değil, aynı zamanda askeri sabotajlara karşı da güçlü olduğunu,  yıkılmayacağını, rayından çıkmayacağını göstermiştir. Aynı gece Türkiye'nin yerle  yeksan olması için ellerini ovuşturarak bekleyen düşmanlarımız ise ertesi güne  bundan sonra işlerinin çok daha zor olduğunu görmenin kahrıyla uyandılar. Şimdi  bugün burada Genelkurmay Başkanıyla, Yenikapı Meydanı'nda Cumhurbaşkanıyla,  Başbakanıyla, Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi genel  başkanlarıyla, 81 vilayetimizdeki her görüşten, her meşrepten insanımızla  verdiğimiz şu görüntü var ya işte bu görüntü inanın bana ülkemizin düşmanlarını  en az 16 Temmuz sabahı kadar üzmüştür, kahretmiştir."
 
"Bu manzara, Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşacağının ilanı ve  ispatıdır"
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her zaman "Bir olacağız, iri  olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız" dediğine  değinerek, "Bu manzara Türkiye'dir. Tüm renkleriyle, bağımsızlığına ve geleceğine  yönelik atılan bu adımlar çok önemli. Bu geleceğe yönelik adeta vatanımıza sahip  çıkmanın ilanı ve ispatıdır. Bu manzara, bin yıllık vatanımızın tek bir taşına  dahi göz dikenlerin, ödemeyi göze alacakları bedelin ilanı ve ispatıdır. Bu  manzara, Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşacağının ilanı ve ispatıdır." diye  konuştu.
 
Bundan sonraki işin "muassır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak"  olduğunu belirten Erdoğan, mitinge katılanlara şöyle seslendi:
 
"Bunu başarmaya var mıyız? Bu manzara birliğin, beraberliğin,  kardeşliğin, sadece temenni, sadece slogan değil gerektiğinde bir hakikat olarak  ortaya konulabileceğinin, fiile geçebileceğinin ilanı ve ispatıdır. Bütün  bunlarla beraber yolumuza dayanışma içerisinde geçeceğiz. Ete kemiğe bürüneceğiz,  mütevazi olacağız, birbirimizi makam mevki için değil, para pul için değil,  sadece Allah için seveceğiz."
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Egemenlik  kayıtsız şartsız milletin olduğuna göre, sizler de idam talebinde bulunduğunuza  göre, bunun kararını verecek olan merci Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir.  Meclisimiz böyle bir kararı verdikten sonra atılacak adım bellidir. Ona baksa,  Meclis'ten gelen böyle bir kararı peşinen ifade ediyorum, onarım." dedi. 
 
Erdoğan, Yenikapı Miting Alanı'nda düzenlenen "Demokrasi ve Şehitler  Mitingi"ndeki konuşmasında, böyle bir milletin evladı olarak vatandaşın huzurunda  olmanın kendilerine büyük bir gurur verdiğini belirterek, "Onun için Rabbime hamd  ediyordum" diye konuştu.
 
Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal, 1920 yılında İstanbul ve  İzmir başta olmak üzere ülkenin büyük bölümünün işgal altında olduğu o kara  günlerde şunu söylüyordu; 'Milletimiz çok büyüktür. Hiç korkmayalım. O, esaret ve  zillet kabul etmez. Fakat onu bir araya toplamak ve kendisine Ey millet sen  esaret ve zillet kabul eder misin? diye sormak lazımdır. Ben, milletimin vereceği  cevabı bekliyorum.' Şimdi burada bir kez daha soruyorum, Gazi'den 96 yıl sonra  Yenikapı Meydanı'ndan aynı soruyu sizlere soruyorum; Ey millet sen esaret ve  zillet kabul eder misin?"
 
Vatandaşların "Hayır" cevabı üzerine Erdoğan, "Mesele bu." dedi.
 
Bu millete kimsenin bu esareti asla getiremeyeceğini vurgulayan  Erdoğan, bu sırada vatandaşların "idam" şeklindeki sloganı üzerine konuşmasını  şöyle sürdürdü:
 
"Şu anda siyasi partilerimizin genel başkanları burada. Sizin zaten  talebinizi biliyorlar. Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olduğuna göre, sizler  de idam talebinde bulunduğunuza göre, bunun kararını verecek olan merci Türkiye  Büyük Millet Meclisi'dir. Meclisimiz böyle bir kararı verdikten sonra atılacak  adım bellidir. Ona baksa, Meclis'ten gelen böyle bir kararı peşinen ifade  ediyorum, onarım. Vatan Caddesi'nde vücudu ikiye bölünmüş kardeşimi gördüğüm  zaman kalkıp da bunu kenara koymak mümkün mü?  Ankara'da Cumhurbaşkanlığı  Külliyesi önünde uçaktan F-16'ların yağdırdığı bombayla başı vücudundan ayrılmış  olan hanım kardeşimin başı kongre merkezinin çatısına uçmuştu. Bunu gördükten  sonra biz kalkıp da 'Efendim Avrupa Birliği'nde idam yokmuş, konseyde yokmuş,  şurada yokmuş, burada yokmuş.' Amerika'da var. Büyük bir çoğunluğunda var.  Japonya'da var, Çin'de var. Bugün dünyanın büyük bir çoğunluğunda var. Onlarda  olunca oluyor da gerekirse burada zaten 84'e kadar vardı, ondan sonra kaldırıldı.  Bu millet... Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olduğuna göre, eğer böyle bir  kararı veriyorsa öyle zannediyorum ki siyasi partiler de bu karara uyacaktır.  Sizler 15 Temmuz'da esaret ve zillet kabul etmeyeceğinizi namlulara göğsünüzü  dayayarak, tankların önüne yatarak, uçaklara ve helikopterlere dahi hamleler  yaparak, bilfiil gösterdiniz. Hani ne diyor İstiklal Marşımızda; 'Siper et  gövdeni dursun bu hayasızca akın.' Siz göğsünüzü siper ettiniz, namluların ucuna  geldiniz, bizzat vücudunuzu koydunuz, tankların altına yattınız.  Bakıyorum ki  bir gazimiz tankların iki paletinin arasına kendini atıyor, birinci tanktan  kurtuluyor, ikinci tankın altına da kendini aynı şekilde atıyor. Sadece kolu  ciddi manada yaralanıyor. Kendisini telefonla aradığımda ne söyledi biliyor  musunuz? 'Siz beni bırakın Cumhurbaşkanım, siz nasılsınız?' diyor. Bu bambaşka  bir ruh, bambaşka bir aşk."
 

 
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fetullahçı Terör  Örgütü'nün (FETÖ) Türkiye'ye yönelik tehdidin görünürdeki maşası olduğunu  belirterek, "Biliyoruz ki bu oyun, bu senaryo onların boylarını çok aşar. Elbette  bu örgütü tüm mensuplarıyla ortaya çıkarmak ve hukuk dairesinde imha etmek  mecburiyetindeyiz ama sadece bununla yetinirsek, devlet ve millet olarak  bünyemizi benzer virüslere karşı yine savunma noktasında zayıf bırakmış oluruz."  dedi. 
 
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, İstanbul Valiliği ve  Büyükşehir Belediyesi tarafından Yenikapı Miting Alanı'nda düzenlenen "Demokrasi  ve Şehitler Mitingi"nde konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür. İmansız  olan paslı yürek, sinede yüktür. İmansız olanlar, imanlı olanların karşısında  dayanamadılar. Bu FETÖ, birçok sinsilikleri hesap etti de bir şeyi hesap edemedi.  Neydi o? O da bu milleti hesap edemedi. Bu milletin imanını, bu milletin  inancını, dirayetini o hiç hesaba katmadı. Zannetti ki zaten bazı bunların  akıldaneleri konuşuyor ya 'Bunlar silahın önüne filan gelmez' diyor. Ne oldu?  Hani yetiştirdiğiniz bazı adamlar, Silahlı Kuvvetlerimizin içindeki o bazı  hainler..." diye konuştu.
 
Burada özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin büyük bir çoğunluğunu,  vatansever, milliyetperver olan askerleri tenzih ettiğini dile getiren Erdoğan,  "Bunu az önce zaten Genelkurmay Başkanımız konuşurken de gösterdiniz, aynı  şekilde polis teşkilatımızın içinde... Gerçekten her şeyleriyle vatansever  olanlar, milliyetperver olanlar kendilerini ortaya koymasaydılar işimiz çok daha  zor olacaktı" dedi.
 
"15 Temmuz darbe girişimini çok iyi analiz etmeliyiz"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hükümet askeri liselerin kapatılmasına yönelik  bir açıklama yaptı. Bazı eski askerler bunun yanlış olduğunu söylediler. Şimdi  ben de onlara buradan sesleniyorum, diyorum ki işte oradan yetiştirilmiş olan o  tek tip FETÖ'cüler işte bu olayı yaptılar. Şimdi biz de diyoruz ki Harp  Okullarımız duracak. Tüm liselerimizden, bu ülkenin liselerinden yetişenler hepsi  gelsin rahatlıkla buraya girsin. Tek tip niye olsun? Hepsinden girsin. Harp  Akademilerinde hangi eğitim veriliyorsa onlara orada verilsin." ifadelerini  kullandı.
 
Bundan sonra benzer teşebbüste bulunan herkesin milletten aynı cevabı  alacağına işaret eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Ne diyor o güzel türküsünde sanatçımız. Gez oğlum / Vatanına göz  dikeni ez oğlum / Dostun kim, düşmanın kim sez oğlum / Tarihini şerefinle yaz  oğlum / Senden gider sonsuzluğa yol oğlum / Dört bir yana salmalısın kol oğlum /  Ekmeğini aç olanla böl oğlum / Haram yeme, Hak uğruna öl oğlum / Ölmeye var  mıyız? Yol almaya var mıyız? Muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmaya var  mıyız? Evelallah... Devlet ve millet olarak 15 Temmuz darbe girişimini çok iyi  analiz etmeliyiz. Sadece bu ihaneti gerçekleştirenleri değil, onların  arkalarındaki güçleri, onları harekete geçiren saikleri de çok iyi  değerlendirmeliyiz. Fetullahçı Terör Örgütü mensupları, bunların ismini hala  ağzına almaktan çekinenler var. Çekinmeyelim. Muktedir olanlar, bunların  isimlerini aynen ifade etsinler ki bilmeyenler bu FETÖ'cüler kimdir, Fetullahçı  Terör Örgütü kimdir bunu öğrensin."
 
"Geldiğimiz noktada saflar gayet net"
 
Erdoğan, FETÖ'nün Türkiye'ye yönelik tehdidin görünürdeki maşası  olduğunu vurgulayarak, "Biliyoruz ki bu oyun, bu senaryo onların boylarını çok  aşar. Elbette bu örgütü tüm mensuplarıyla ortaya çıkarmak ve hukuk dairesinde  imha etmek mecburiyetindeyiz. Ama sadece bununla yetinirsek devlet ve millet  olarak bünyemizi benzer virüslere karşı savunma noktasında zayıf bırakmış  oluruz." diye konuştu.
 
Silahlı Kuvvetlerden yargıya, polis teşkilatından istihbarat  kuruluşlarına, okullardan hastanelere kadar her yere sızabilen ihanet  şebekelerine karşı kendilerini güçlendirmeleri gerektiğine dikkati çeken Erdoğan,  şöyle devam etti:
 
"Bu ihanet şebekesinin adı PKK da olsa, FETÖ de olsa, DAEŞ de olsa,  başka örgüt de olsa fark etmez. Örgütlerin isimleri, kadroları, söylemleri  değişebilir ama hepsinin de Türk devletinin, milletinin düşmanları olduğu gerçeği  asla değişmez. Geldiğimiz noktada saflar gayet net. Bir tarafta tüm kurumlarıyla,  tüm siyasi partileriyle, tüm kesimleriyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti vardır,  diğer tarafta ise kimi etnik istismar, kimi dini istismar, kimi ideolojik  sapkınlık içinde olan terör örgütleri vardır. Onların arkasındaki karanlık güçler  vardır. Devletinden, milletinden, haktan ve hakikatten yana olan herkes bugün  burada, Yenikapı'dadır. Buradan 80 vilayete selam olsun. Buradan 79 milyona selam  olsun. Terör örgütleri mensuplarının ise kimi adliyede akıbetini bekliyor, kimi  cezaevinde cezasını çekiyor, kimi de mezarda nihai hesabını veriyor. Onların  arkalarındaki güçleri de çok iyi biliyoruz. Vakti saati geldiğinde hesaplarını  önlerine koyacağız. Yakaladığımız bu birlik ve beraberlik ruhunu en iyi şekilde  değerlendirerek, 15 Temmuz'u daha güçlü, daha büyük, daha müreffeh Türkiye'nin  inşası için bir milat haline dönüştürmeliyiz."
 
Yakın tarihte vicdanları kanatan, kafalarda soru işaretleri oluşturan  tüm sorunlu, sıkıntılı olayları yeniden masaya yatırarak, eksikleri, yanlışları  ortaya koymaları gerektiğini ifade eden Erdoğan, "FETÖ ihanet çetesinin Türk  Silahlı Kuvvetleri'ndeki etkinliğinin önünü açan davaları yeni baştan  incelemeliyiz. Buna benzer birçok davaları incelemeliyiz." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fetullahçı Terör  Örgütü (FETÖ) mensuplarının yurt içinde milletin dini hassasiyetini, merhametini,  iyilik ve yardımlaşma duygularını istismar ederek elde ettikleri tüm imkanların  milletin emrine verilmesi gerektiğini belirterek, "Hiç kimse, kapatılan  yurtlardan, okullardan, evlerden dolayı endişeye kapılmasın. Gerek devletimizin  ilgili kurumları, gerekse aynı alanda hizmet veren sivil toplum kuruluşlarımız  çok daha iyisiyle, çok daha fazlasıyla bu boşluğu dolduracaklardır. Yurt dışında  ülkemizin adını ve itibarını kullanarak elde ettikleri imkanları da asli  sahibine, yani devletimize ve milletimize kazandırmalıyız." dedi. 
 
Erdoğan, "Demokrasi ve Şehitler Mitingi"nde yaptığı konuşmada, şaibeli  tüm sınavların gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.
 
Bu örgütün gayri meşru şekilde elde ettiği güçle dizayn etmek istediği  siyaset, medya ve iş dünyasının yeniden kendi tabii seyrine oturtulması  gerektiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Yurt içinde milletimizin dini hassasiyetini, merhametini, iyilik ve  yardımlaşma duygularını istismar ederek elde ettikleri tüm imkanları milletimizin  emrine vermeliyiz. Hiç kimse, kapatılan yurtlardan, okullardan, evlerden dolayı  endişeye kapılmasın. Gerek devletimizin ilgili kurumları, gerekse aynı alanda  hizmet veren sivil toplum kuruluşlarımız çok daha iyisiyle, çok daha fazlasıyla  bu boşluğu dolduracaklardır. Yurt dışında ülkemizin adını ve itibarını kullanarak  elde ettikleri imkanları da asli sahibine, yani devletimize ve milletimize  kazandırmalıyız. Hükümetimiz, Olağanüstü Hal İlanı sonrasında sahip olduğu  yetkiyle tüm bu alanlarda çok önemli adımlar attı, atmaya devam ediyor."
 
Gazi Meclisin de bu konuda üzerine düşenleri yapmayı sürdüreceğini,  siyasi partilerin ve medyanın da süreci çok iyi değerlendireceğini, desteğini  vereceğini ifade eden Erdoğan, anayasa değişikliği, yasa değişikliği veya yeni  yasaların hızla hazırlanacağını dile getirdi.
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"15 Temmuz gecesinden beri atılan her adımda 79 milyon tek yürek  oldunuz, tek ses oldunuz. Demokrasi nöbetini farklı yürüttünüz. İşte burada  Yenikapı Meydanı'nda bugün demokrasi nöbetini taçlandırıyorsunuz. Hepimiz ay  yıldızlı bayrağımızın, al bayrağımızın birleştiriciliği altında buluştuk. Daha  güçlü, daha müreffeh bir ülke için de devletin yeniden yapılandırılması sürecini,  bu yönde bir siyaset inşasını, inşallah hep birlikte gerçekleştireceğiz.  Kardeşlerim, 3 haftadır her vesileyle ifade ettiğimiz bir hususu burada bilhassa  tekrarlamak istiyorum. 15 Temmuz evet bir yönüyle ordumuz içine sızmış FETÖ  ihanet şebekesi mensuplarının başlattığı bir darbe girişimidir. Ama hadise sadece  bundan ibaret değildir. Aynı zamanda PKK ve DAEŞ'in silahlı eylemleriyle elde  edilmek istenen neticenin asker elbisesi giymiş teröristler eliyle yeni bir  safhaya çıkartılma girişimidir. Yani bu girişim aynı zamanda bir terör eylemidir.  15 Temmuz, ülkesine ve milletine ihanet eden bir silahlı güç eliyle ülkemizi  işgal girişimidir. Şayet darbe başarılı olsaydı bin yıldır bizim olan bu  coğrafyanın kimlere altın tepsi içerisinde sunulacağını hepimiz gayet iyi  biliyoruz."
 
"79 milyon sokaklarda omuz omuza mücadele verdi"
 
Bu gerçeklerin 15 Temmuz gecesi, AK Parti, CHP, MHP ve diğer partilere  mensup vatandaşlar ve millet tarafından görüldüğünü belirten Erdoğan, bu gerçeği  Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Boşnağıyla, Çerkeziyle, Arabıyla, Romanıyla 79  milyonun hep birlikte gördüğü için sokaklarda omuz omuza mücadele edildiğini  vurguladı.
 
O gece insanların partisini, hayat biçimini, meşrebini ve kendi  çıkarını değil, ülke ve millet olarak topyekun istiklalini ve istikbalini  düşünmek suretiyle mermilerin önünde kucak kucağa şehit ve gazi olduğunu dile  getiren Erdoğan, susturulmak istenen minarelerden ezan sesleri ve selalar  yükseldiğini söyledi.
 
"Hiçbir çıkar insanın kendi canından daha önce değildir, daha tatlı  değildir" diyen Erdoğan, o gece darbecilerin karşısına dikilenlerin şayet ülkesi  bağımsızlığını kaybederse, milletinin geleceği kararırsa, geride zaten hiçbir şey  kalmayacağını çok iyi bildiğini kaydetti.
Son Güncelleme: 08.08.2016 00:56
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126