Davutoğlu: Bu yasayla güvenlik ortamını sağlayacağız

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bu yasayla bizim hedeflediğimiz şey güvenlik ortamını sağlamaktır. Eğer biz Kobani olaylarını görmezden gelirsek ve Kürt sorunu üzerinden yerleşmeye çalışan çevreleri görmezden gelirsek, tedbir almazsak tarih...

Davutoğlu: Bu yasayla güvenlik ortamını sağlayacağız

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bu yasayla bizim hedeflediğimiz şey güvenlik ortamını sağlamaktır. Eğer biz Kobani olaylarını görmezden gelirsek ve Kürt sorunu üzerinden yerleşmeye çalışan çevreleri görmezden gelirsek, tedbir almazsak tarih...

19 Şubat 2015 Perşembe 22:49
Davutoğlu: Bu yasayla güvenlik ortamını sağlayacağız
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bu yasayla bizim hedeflediğimiz şey güvenlik ortamını sağlamaktır. Eğer biz Kobani olaylarını görmezden gelirsek ve Kürt sorunu üzerinden yerleşmeye çalışan çevreleri görmezden gelirsek, tedbir almazsak tarih ve millet bizden hesap sorar. Eylemde yüzü kapalı gelen eleştiri değil suç işlemektir. Bu tedbir barışçı gösteriler yapmaya çalışanlar için alınan bir tedbir değildir."

Başbakan Ahmet Davutoğlu Ankara’da katıldığı bir programda gündeme ilişkin konuları değerlendirdi. Mersin'de katledilen Özgecan Aslan cinayetine değinen Davutoğlu, süreç içinde Özgecan Aslan’ın babası Mehmet Aslan’ın gösterdiği tavrı taktir etti. Davutoğlu, "Geçen hafta yaşadığımız acı olay. Hatta masum bir kız olduğu için şehit edilmesi. Herkes bir tavır içine girdi ama en erdemli ses kızımızın babasından geldi. Hiçbir intikam duygusu taşımadan, hiçbir olumsuz düşünce taşımadan. Öylesine güzel mesajlar verdi ki işte belki de bu acı olay yaşanmasa belki de ismini hiç öğrenemeyeceğimiz Mehmet Aslan bence yakın dönem Türk irfanın en önemli sözcüsü oldu. Bunun için çok kitap okumak, her gün bir köşe yazmak gerekmez. İşte bir irfan sesi biranda bütün ülkede yankı buldu. Ama o acıyı konuşan baba o irfanla konuşken, annesiyle ben bizzat konuştum. Vakur bir şekilde telefonla konuşurken. Muhalefet ve diğer partililer iktidara fatura çıkarmaya çalıştı. Bu konuda ne yapılabilir diye çalışıyoruz. Kadına yönelik şiddet konusunda hem hukuki en önemli adımları biz attık. Bunu da bir siyasi prim olarak görmedik. Kadınlarını çocuklarını koruyamayan bir toplumun geleceğini imar etmek mümkün değildir. Belli anlayışlara dayalı olarak geleneksel kültürümüze dönek yorum yapmaya çalışanlar var. Yerel medya bu konuda vakur bir tavır aldı. Her şey aslında ailede başlıyor. Ailenin babasına ya da eşine sesleniyorum eşine şefkatle yaklaşsın. Öfkeyi yerle bir edecek olan tebessümdür. Kim nefret dili kullanırsa ona karşı nefret dili kullanalım. Kadınlara el kaldıran bu manada namertlerin en namerdidir. Başka yerde göstermediği yiğitliği işte arabasına binen Özgecan gibi bir kıza göstermeye çalışan mert olamaz namerdin ta kendisidir. Mertlik öfkeyi bastırabilmektedir aynen Özgecan’ın babasının gösterdiği gibidir. Mertlik gönül genişliğindedir aynen Özgecan’ın annesinin yaptığı gibidir. " dedi.

'ÇÖZÜM SÜRECİ MEKANİK BİR MÜZAKERE SÜRECİ DEĞİLDİR'

Davutoğlu, çözüm sürecinin mekanik süreç olmadığını belirtti. Davutoğlu, "Çözüm süreci mekanik bir müzakere süreci değildir. Bizim için çözüm süreci asırlardır bir arada yaşamış olan kardeşler arasında gönül sürecidir. Yaşanan trajedileri benimsemiş ve mutlaka başarıya ulaşacak bir gönül seferberliğidir.” şeklinde konuştu.

"BU YASAYLA BİZİM HEDEFLEDİĞİMİZ ŞEY GÜVENLİK ORTAMINI SAĞLAMAKTIR"

TBMM’de görüşülen ve tartışmalara sebep olan iç güvenlik paketini de değerlendiren Davutoğlu şöyle konuştu, "6-7 Ekim olaylarının yaşandığı anlarda televizyonlarda seyredilen görüntüler Türkiye’ye yakışan görüntüler miydi. Yakılan binalar, tahrip edilen arabalar, Diyarbakır’da 4’üncü kattan atılanlar. Ya da Gezi olaylarını hatırlayın. Uluslararası medya bu süreçte buradan yaptıklarıyla savaş yayınları yaptılar. Birileri Diyarbakır sokaklarını Halep sokaklarına dönüşsün istiyordu. Buradan hareketle Türkiye’de Molotof kokteyline özgürlük yapılabilir mi. 2 kez uzatıldı görüşmeler ve ben de çağrıda bulundum, kimin heybesinde ne varsa ortaya koysun. Tek söyledikleri, Türkiye polis devletine dönüşüyormuş. Neden molotof kokteyli gösterilerde kullanıyor. Bu insanları yakmak, binaları tahrip etmek için üretilen bir şeydir. Neymiş özgürlükleri kısıtlayan husus polise 24 saat gözaltı vermesi ve savcılıkla bunun 48 saat çıkarılması. Kobani olaylarıyla bu açıkça ortaya çıktı ki bu istismar ediliyor. O 24-48 saat hukuki tahkikatın yapılması için gerekli yapılan süredir. İngiltere’de polis 36 saat hiçbir gerekçe göstermeden gözaltında tutabiliyor. Onların meselesi özgürlük değil, onların meselesi seçime giderken ülkeyi kaos ortamına sokmak. Yaptığımız yeni düzenlemeye onlar karşı çıkıyor. Hiçbir zaman bir araya gelmeyen MHP ve HDP bu kanuna karşı koyma noktasında anlaşıyor. Bu yasayla bizim hedeflediğimiz şey güvenlik ortamını sağlamaktır. Eğer biz Kobani olaylarını görmezden gelirsek ve Kürt sorunu üzerinden yerleşmeye çalışan çevreleri görmezden gelirsek, tedbir almazsak tarih ve millet bizden hesap sorar. Eylemde yüzü kapalı gelen eleştiri değil suç işlemektir. Bu tedbir barışçı gösteriler yapmaya çalışanlar için alınan bir tedbir değildir."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126